|
Abruzzi
|
 |
« : Mart 15, 2008, 17:54:27 ÖS » |
|
TÜRK TİCARET KANUNUNDAKİ ANONİM ŞİRKETLERİN TASFİYE SÜRECİ ‘TASFİYE’ kavram olarak,anonim ortaklığın mal varlığının paraya çevrilmesi,ortaklık alacaklarının tahsil edilmesi,borçların ödenmesive geriye bir bakiye kalıyorsa,bunun tasfiye payı hükümlerince,pay sahiplerine dağıtılması ve ve ortaklığın kaydının sicilden silinmesi işlemlerinin tümü olarak vasıflandırılabilir.
Hukuki Mahiyeti İnfisah ve fesih sebeplerinden biriyle sona eren bir anonim şirket,diğer bir şirketle birleşme,bir kamu tüzel kişisi tarafından devralınma veya bir limited şirket şekline dönüşme durumları haricinde,tasfiye haline girer. Anonim şirketin tasfiye haline girmesi ile sözleşmesinde gösterilen ekonomik amaç,tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder.Artık şirket ,faal işletme konusunu bırakmıştır. Sadece tasfiye gayesi için hukuki varlığını ve tüzel kişiliğini devam ettirir. Tasfiye kapsamına giren işlemler ise,tasfiye gayesinin gereği olan ve bu gaye ile sınırlı bulunan işlemlerdir.Bunlar,başlanmış işleri tamamlamak,pay bedellerini ve diğer alacakları tahsil etmek,aktifleri paraya çevirmek,şirketin borç ve taahütlerini yerine getirmek,tasfiye hasılatını bankaya yatırmak gibi işlemlerdir(TTK. Md. 230).Bu işlemlerin dışına çıkmak,tasfiye gayesi ile bağdaşmaz.Bu sebeple tasfiye gayesi ile sınırlı olarak,kanunda sayılanların haricinde yapılan işlemler,tasfiye gayesiyle yapıldığı ispat edilmedikçe anonim şirketi bağlamaz.Bu işlemlerin hukuki sonucu ve işlemlerden doğan sorumluluk,işleri yapanlara aittir. Ticaret kanununun 439. Maddesinde,sona eren anonim şirketin ,kaideten tasfiye haline gireceğ ihükme bağlanmıştır.
Tasfiye Halinde Anonim Şirketin Hukuki Durumu: Tüzel Kişilik ve Haklardan Yararlanma Ehliyeti: İnfisah veya fesih sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile anonim şirket sona erer.Ancak,tüzel kişiliği ortadan kalkmaz.Şirket,sadece tasfiye gayesiyle sınırlı olmak üzere,tüzel kişiliği muhafaza eder ( TTK. md. 439/2 ). Tasfiye gayesiyle sınırlı olarak tüzel kişiliğin devamı, hem ortaklarla, hem de üçüncü kişilerle olan münasebetler bakımından geçerlidir.Bu itibarla,şirketin hak ve borçlarında ,tasfiye haline girmeden önceki taahütleri ile bu taahütlerden doğan sorumluluklarda bir değişiklik meydana getirmez.Şirketin faaliyette bulunduğu devrede,üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmeler geçerliğini muhafaza eder.Şirketin lehine ve aleyhine açılmış davalar,tasfiye halinde de devam eder. Tasfiye halinde borçlanan bir anonim şirket,tasfiye gayesiyle sınırlı olarak hak kazanır,borç altına girebilir.Ancak gayesinde bir değişiklik meydana gelir.Aktif kazanç sağlama ve ortaklarına paylaştırma gayesi sona erer,yerini pasif,tasfiye gayesi alır.Bu gayeyi aşan her türlü işlem,ehliyet dışı yapılmış sayılır.
Ticaret Unvanı: Tasfiye halinde de anonim şirketin ticari faaliyet unsuru kaybolmakla beraber, tacir sıfatı saklı kalır.Tasfiye gereği yapılan bütün işlemler ticaridir.Bunun için, tasfiye halindeki şirket, ticaret unvanını ‘tasfiye halinde’ sözü eklenmek suretiyle kullanmakta devam eder.Bu bakımdan , tasfiyenin başka bir unvan altında yapılması mümkün değildir.
Tasfiye Halinde Anonim Şirketin Organlarının Hukuki Durumu: Tasfiye gayesinin , anonim şirketin ehliyetinde meydana getirdiği sınırlama,dolayısıyla şirket organlarının görev ve yetkilerini de sınırlandırır. Şirket organları,tasfiye halinde de organ sıfatını muhafaza etmekle beraber,yetki ve görevleri,tasfiyenin yürütülebilmesi için zorunlu olan ve niteliği itibariyle , tasfiye memurlarınca yapılamayan işlere inhisar eder.Çünkü , şirket borçlarından dolayı,sadece malvarlığı ile sorumlu bir şirket tipi olduğundan (TTK. md. 269), alacaklıların menfaatleri bilhassa tasfiyede korunmaya değer.
Genel Kurulun Yetki ve Görevleri:
Anonim şirketin en yüksek organı olan ve yetkileri kanunun emredici hükümlerine ve esas sözleşmeye dayanan genel kurul ,şirket tasfiye haline girmekle ,yine organ sıfatını muhafaza eder.Ancak yetki ve görevleri,tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan fakat nitelikleri itibariyle,tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlerle sınırlıdır. TTK. md. 440 hükmüne göre,tasfiye halinde genel kurulun yetki ve görevleri iki bakımdan sınırlandırılmıştır.
• Tasfiyenin Yapılabilmesi İçin Zorunlu Olan İşlemler:
Bu devrede her türlü ticari faaliyet ortadan kalktığından, şirket organları,dolayısıyla genel kurul,sadece tasfiyenin gerektirdiği ve tasfiye için zorunlu olan işlemleri yapabilir.Zorunluğun bulunup bulunmadığını,genel kurul takdir etmekle beraber,yapılması istenilen işlem,normal ölçülere göre,tasfiye bakımından zorunlu sayılabiliyorsa,bu işlemlerin yapılmasına genel kurulca karar verilebilir.Hatta,tasfiyeye yararlı olduğu ölçüde,yeni işlemler de yapılabilir. Genel kurul,tasfiye memurlarının tayin ve azline karar vermeye yetkilidir (TTK. md. 441,442 ). Fakat mahkemece tayin edilen bir tasfiye memuru,genel kurul kararıyla azledilemez. Genel kurul,kanunun emredici hükümlerine aykırı olmamak şartıyla,tasfiye memurlarına talimat da verebilir.
• Kanunen Tasfiye Memurlarınca Yapılamayan İşlemler:
Anonim şirket tasfiye haline girince haline girince,organların yetki ve görevleri,nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlerle sınırlanır (TTK. md. 440/1 ). Mahiyeti icabı tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlerin bir kısmını Ticaret Kanunu sınırlayıcı olmamakla beraber saymıştır (TTK. md. 443,446/3,441,442,450,444 ).Kanunun saydığı haller için,işlemin mahiyetini,tasfiye memurlarınca yapılıp yapılamayacağını incelemeye gerek olmayıp,bunlar kanunen tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemler özelliğini taşır.Bu işlemler,şirketin diğer organlarına da devredilemez.Aktiflerin toptan veya pazarlıkla satışına ancak genel kurul karar verebilir. Tasfiyenin başlangıcında, envanter defteri ile bilançonun tasdiki,genel kurula aittir (TTK. md.444 ).
Tasfiye Halinde Yönetim Kurulunun Yetki ve Görevleri
Anonim şirketin tasfiye haline girmesi ile yönetim kurulunun yetki ve görevleri,tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan ve fakat mahiyeti icabı tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlerle sınırlanmıştır ( TTK. md. 440 ).
• Yönetim ve Yemsil Yetkisinin Sona Ermesi:
Yönetim kurulu,tasfiye halinde de organ sıfatını muhafaza etmekle beraber,şirket malları üzerindeki tasarruf hakkı,hukuken ortadan kalkar ve şirket malları ile ilgili işlemlerde,yönetim kurulunun temsil yetkisi sona erer.Tasfiye halinde,temsil yetkisi tasfiye memurlarına intikal eder.Yönetim kurulunca tayin edilen ticari mümessillerin de temsil yetkileri tasfiye ile sona erer.
• Yönetim Kurulunun Tasfiye Memuru Sıfatı:
Anonim şirket tasfiyeye girdiği anda,sözleşmede açıkça belirtilmiş ise,bu kişiler,böyle bir açıklık yoksa genel kurulca seçilen kişiler,tasfiye memuru sıfatıyla tasfiye işlemlerini yaparlar. ( TTK. md. 441 ).Her ne sebeple olursa olsun genel kurul,tasfiye memuru tayin edemeyecek olursa,önceden faaliyette bulunan yönetim kurulu üyeleri,tasfiye memuru olarak görevlerine devam ederler ve kanunen tasfiye memurlarına yüklenmiş olan görevleri de yerine getirirler (TTK. md. 441).Bu durumda yönetim kurulu,tasfiye memuru sıfat ve yetkilerini kazanır ve tasfiye memuru statüsüne tabi olur.Bu sıfatla,şirketi birlikte veya sözleşmede açıkça belirtilmiş ise müstakil temsil ederler.Müstakil temsilin tescil ve ilan edilmesi gerekir.
• Yönetim Kurulunun Tescil Mükellefiyeti:
Sona eren anonim şirketin tescil ve ilanı görevi yönetim kuruluna ait olduğu gibi ( TTK md.438),tasfiye memurlarının ve bunların ayrı ayrı mı yoksa birlikte mi şirketi temsil edecekleri hususunun tescil ve ilanı da yine yönetim kurulu tarafından yerine getirilecektir (TTK md.441/2 ).
• Tasfiye Halinde Yönetim Kurulunun Diğer Yetki ve Görevleri
1. Tasfiye halinde yönetim kurulunun yönetim ve temsil yetkisi sona ermekle beraber ( TTK. md. 450,219 ),tasfiye gayesi dışında kalan işlerde,görev ve yetkileri devam eder ( TTK. md.440/1 ).Bu itibarla yönetim kurulu,genel kurulu fevkalade toplantıya çağırabilir.Tasfiye memurları,sadece tasfiye için gerekli olan hususlarda,genel kurulu toplantıya davet edebilir ( TTK. md. 440/2 ).Genel kurulca yapılacak işlemler,tasfiye gereğinden değilse davet yetkisi ve genel kurul toplantısı ile ilgili diğer işlemlerin yapılması,yönetim kuruluna aittir. 2. Keza,tasfiye gayesi sınırları dışında kalan genel kurul kararlarının iptali hususunda da,şirketi temsilen dava açmak yetkisi,yönetim kuruluna aittir.Yönetim kurulu,aynı zamanda tasfiye görevi ile yükümlü ise,tasfiye memuru sıfatıyla,tasfiye ile ilgili genel kurul kararlarının iptali için,dava açmak yetkisine de sahiptir ( TTK. md.441 ) 3. Yönetim kurulu,tasfiye memurlarına her türlü kolaylık ve yardımı sağlamak ve istenilen bütün defter ve belgeleri,onlara vermekle yükümlüdürler.Bu yönden yönetim kurulu, genel kurula karşı sorumludur. 4. Envanter ve Bilançonun Tanzimi: Ticaret Kanunu md.441 hükmüne göre,tasfiye memurluğu,yönetim kurulu üyeleri tarafından yapılıyorsa,tasfiye envanter ve bilançosunun tanzimi görevi yönetim kuruluna aittir. Sözleşme veya genel kurul kararı ile ayrıca tasfiye memuru tayin edilmiş ise,bu tasfiye memurları,yönetim kurulu üyelerini davet edip,onlarla işbirliği yaparak,envanter ve bilançoyu tanzim ve müştereken imza ederler ( TTK. md. 450/f.1 , 226 ) Tasfiye Halinde Denetçilerin Yetki ve Görevleri
Anonim şirketin tasfiye haline girmesi ile denetçilerin yetki ve görevleri ,TTK. Md. 440/1 gereğince tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan fakat nitelikleri icabı , tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlerle sınırlıdır. Ancak, 440. maddenin 1. fıkrası hükmü denetlemenin sadece muhtevasını sınırlar, bu organın görev ve yetkilerine tesir edemez. Tasfiye halinde de denetleme ,tasfiye işlemleri bakımından zorunlu olduğu gibi , denetleme görevi gayesi itibariyle de, tasfiye memurları tarafından yapılamaz. Nitekim, şirketin fesih ve tasfiyesi halinde , tasfiye, kimin tarafından yapılırsa yapılsın denetçiler, tasfiye işlemlerinin kanun ve esas sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilip getirilmediğine nezaret etmekle yükümlüdür.(TTK. Md. 353/b. 7)
1. Denetçiler, tasfiye bilançosu ile envanter defterlerinin birbirine uygun olup olmadığını kontrol ederler. 2. Tasfiye işlemlerine nezaretleri sırasında, tasfiyenin idaresi hususunda müşahede ettikleri noksanları tespit etmek, kanun veya esas sözleşme hükümlerini ihlal edenleri , yönetim kurulu ve önemli hallerde genel kurula ihbar etmek zorundadırlar.(TTK. Md. 354) 3. Ticaret Kanununun 353. md.’nin 8. fıkrası gereğince , yönetim kurulunun ihmali halinde genel kurulu olağan ve olağanüstü toplantıya davet ederler. Ancak, acele bir durum mevcut olmadan, yetkili bulunmadıkları halde , genel kurulu toplantıya çağıran denetçiler , bu suretlerle meydana gelen zararları tazmin etmekle yükümlüdürler. 4. genel kurulca alınan bir kararın uygulanması, tasfiye memurları ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını gerektirdiği taktirde , bunlardan her biri kararın iptalini dava edebilirler. (TTK. Md.381/1) 5. Denetçiler, tasfiye sırasında kanun veya esas sözleşme ile kendilerine verilen görevleri , hiç veya gereği gibi yapmadıkları taktirde, meydana gelen zararlardan, kusursuz olduklarını ispat etmedikçe, müteselsil olarak sorumludurlar.(TTK. Md. 359) Denetçilerin sorumlulukları , kusura dayanan sorumluluktur.
Tasfiye İşlemleri: • Anonim Şirketin Sona Ermesinin Tescil ve İlanı :
Anonim şirketin kanun veya esas sözleşmede öngörülen sebeplerden biri ile sona ermesi halinde , durum yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ve en çok birer hafta ara ile üç defa ilan ettirilir.(TTK. Md.438 TSN. Md.65) İlanda şirket alacaklılarının belgeleri ile birlikte, bir sene içinde şirkete başvurmaları gereği bildirilir. Bir senelik sürenin başlama tarihi , üçüncü ilanın yapıldığı tarihtir.(TTK. Md438) Bir senelik süre içinde, ortaklara, hiçbir ödemede bulunulamaz. Tescil görevi, yönetim kuruluna heyet halinde verilmiş olduğundan, üyelerin tek başlarına tescil talebinde bulunma yetkileri yoktur.(TTK. Md.30, TSN.md. 31) Yönetim kurulunun , şirketin sona ermesini tescil ettirecek şekilde mevcut olmaması halinde , genel kurul tescil görevini, başka kişilere veya denetçilere yahut tasfiye memurlarına verebilir. Anonim şirket , genel kurulun devamlı surette toplanmaması sebebiyle sona ermiş ise , tescil yükümü yönetim kurulunca , yönetim kurulu da mevcut değilse , tescil mahkemece tayin edilen tasfiye memurları tarafından yerine getirilir.(TTK. Md.438) Şirket, iflas sebebiyle sona ermişse, iflas kararı, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre (İİK. Md.166) iflas idaresince ticaret siciline bildirilir. Tescil iflas durumu hariç, yapıcı vasıf taşımaz, bildirici niteliktedir.
• Tasfiye Memurlarının Tayini: Anonim şirketlerin iflas sebebiyle sona ermesi hali istisna, tasfiye, tasfiye memurları tarafından yapılır.
Sözleşme ile Tayini: Tasfiye memuru,şirketin kuruluşu sırasında sözleşme ile tayin edilebileceği gibi, sonradan sözleşmede değişiklik yapmak suretiyle de tayin edilebilir. Bu durumda TTK. Md.388/3 hükmüne göre sözleşmenin değiştirilmesi için toplantı ve karar nisapları aranır. Sözleşme ile tayin edilen tasfiye memurunun şirkette ortak olması zorunlu değildir. Üçüncü kişiler de tasfiye memuru seçilebilirler.(TTK: md.450,212/3)
Genel Kurul Kararı ile Seçilmesi: Tasfiye memuru esas sözleşme ile tayin edilmemiş ise, şirketin sona ermesinden önce veya sonra, genel kurul kararı ile seçilebilir.(TTK md441) Tasfiye memurunun genel kurulca tayin edilmesi halinde de şirkette ortak olma zorunluluğu yoktur.Üçüncü kişilerde seçilebilir.(TTK: md450, 212/3) Ancak bu durumda da yine şirkette üçüncü kişi tasfiye memuru arasında, özel bir sözleşmenin yapılmış olması gerekir. Yönetim Kurulunun Tasfiye Memuru Sıfatı: Sözleşme, genel kurul veya mahkemenin tayin ettiği tasfiye memurlarının görev yapamadığı bütün hallerde , kanuni tasfiye memurluğu sıfatı, yönetim kuruluna intikal eder. Bütün bu durumlarda yönetim kurulu, tasfiye memuru sıfatıyla tasfiye görevlerini, yönetim organı olarak da tasfiye icabından olan, fakat tasfiye memurlarınca yapılamayan işleri bir arada ve fakat birbirinden bağımsız olarak yürütür.
Tasfiye Memurlarının Mahkemece Tayini: Anonim şirkete, mahkemece tasfiye memuru tayini istisnai hallerde olur. 1. Şirket genel kurulunun toplanamaması veya yönetim kurulunun mevcut olmaması sebebiyle feshedilmiş ise, 2. Haklı sebeplerin mevcudiyeti halinde , ortakların talebi ile ; bu durumda mahkemenin tasfiye memuru tayin edebilmesi için önceden tayin edilmiş tasfiye memurlarının mahkemece azlini gerektiren haklı sebeplerin mevcut olması ve ortaklardan birinin bunu talep etmesi gerekir. Tasfiye memurlarının azlini gerektiren haklı sebeplerin neler olduğu, kanunda açıkça belirtilmemiştir.
• Tasfiye Memurlarının Tescil ve İlanı: Tasfiye memurlarının, tayin değiştirilme ve azilleri ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir.(TTK. Md.441/2) Tasfiye memuru ister sözleşme ister genel kurulca tayin edilmiş olsun, tescil ve ilan görevi yönetim kuruluna aittir. Tasfiye memurunun tayininde de tescil ve ilan işleri yapıcı nitelik taşımaz, sadece bildirici mahiyettedir.
• İlk Envanter ve Bilançonun Tanzimi : Tasfiye memurları, tasfiye halinde bulunan anonim şirketin bütün mal ve haklarının muhafazası için, basiretli bir işadamı gibi gerekli tedbirler almak ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa zamanda sonuçlandırmakla yükümlüdür.(TTK. Md.450,225) Tasfiye memurlarının ilk görevi, şirketin sona erdiği andaki mali durumunu gösteren envanter ve bilançoyu hazırlamaktır. Bu tasfiye bakımından bir nevi açılış bilançosudur. Tasfiye bilançosunun, işletme bilançosundan farklı özelliği; aktifler, şirket için sahip oldukları değerlere göre değil muhtemel satış değerleri ile bilançoya geçirilirler. Gizli ihtiyatlara , şirketin alacak ve borçlarına gerçek değerleri takdir olunur. Yönetim kurulunun iştiraki ile tasfiye memurları tarafından düzenlenen ve tasfiye bilançosu olarak anılan, ilk envanter ve bilanço , genel kurulca tasdik edilir.(TTK.md441/1)
• Şirket Alacaklılarını Beyana Davet: Alacaklı oldukları, şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve ikametgahları veya merkezleri bilinen gerçek ve tüzel kişiler taahhütlü mektupla ve diğer alacaklılar, Türk Ticaret Sicili Gazetesi ile ve diğer ilan yolları ile , anonim şirketin tasfiyeye girdiğinden haberdar edilir ve alacaklarını bildirmeleri için davet olunurlar. Bu davette çağrı en az üç defa tekrarlanmalıdır.(TTK: md447/2) İcra yoluyla takip edilen veya dava konusu olan ihtilaflı alacaklarla, şarta bağlı alacaklar da beyan edilmelidir. Bu alacaklarla, henüz defter kayıtlarına intikal etmemiş alacaklar da diğer belgelerin muhtevasından anlaşılan alacaklılar gurubuna girer, bunlara da davet sicil gazetesi ve şirketin diğer yayın vasıtaları ile yapılır. Alacaklı oldukları şirketçe belli olanlar , beyanda bulunmazlar ise , bunlara ait alacakların tutarı ve şirketin henüz vadesi gelmeyen borçları ile ihtilaflı borçlarının karşılığı notere tevdi olunur.(TTK. Md279,326, 434,445) Yoksa alacağın bildirilmesi , onun düşmesi sonucunu doğurmaz.
• Şirket Borçlarının Şirketin Malvarlığından Fazla Olması Halinde İflas Talebi: Tasfiye envanter ve bilançosundan veya alacaklılara yapılan davetle ilan sonucu başvuran alacaklılardan, şirketlerin borç ve taahhütlerinin, şirket mevcudunu aştığı anlaşılırsa , tasfiye memurları, hiçbir ödeme yapmayarak, durumu derhal mahkemeye bildirmek zorundadırlar.(TTK. Md.446/2, İİK. Md.179) Bu durumda mahkeme , önceden takibe gerek olmadan, şirketin iflasına karar verir. Bu karar ile, tasfiye memurlarının görevi sona erer. Şirket borçlarının, mevcudundan fazla olması halinde, tasfiye memurları hiçbir ödemede bulunmazlar.(TTK. Md 446/2) Kanunun bu hükmü emredici mahiyettedir. Çünkü, anonim şirket, borçlarından dolayı , sadece malvarlığı ile sorumlu bir şirkettir. Şirketin mevcutları , borçların ödenmesine yetmiyorsa , sermaye paylarının, henüz ödenmemiş kısımlarının ödenmesi ortaklardan talep edilir.(TTK. Md.446)
• Şirketin Girişilmiş İşlerinin Tamamlanması, Aktiflerin Paraya Çevrilmesi: Tasfiye memurları öncelikle , şirketin devamı zamanında başlanmış olup henüz sonuçlandırılmamış olan iş ve işlemleri tamamlar, bunun için yeni işlemler de yapabilirler. Ancak bu yeni işlemlerin de yine tasfiye gayesiyle yapılması gerekir. Şirketin nakit mevcudu, borçların ödenmesine kafi gelmiyorsa , tasfiye memurları, şirket mevcudunu paraya çevirir; mal, kıymetli evrak ve gayri menkulleri satarlar. Sözleşme de aksine hüküm yoksa ve genel kurulca da aksine karar alınmamış ise, tasfiye memurları, satış şeklini tayin hususunda serbesttirler. Açık arttırma ile satmak zorunda olmayıp, bütün aktifleri pazarlık suretiyle satabilirler(TTK. Md.443) Tasfiye memurları, tasfiye sırasında elde edilen paralardan, bin liradan fazlasını yanlarında alıkoymazlar. Bu paraları, şirket adına Merkez Bankasına, olmayan yerlerde muteber bir bankaya yatırmak zorundadırlar.(TTK. Md. 450/1,235)
• Borçların Ödenmesi: Şirketin borçları, mevcudundan fazla ise tasfiye memurları, hiçbir ödemede bulunmazlar(TTK: md446/2, İİK. Md.179) Tasfiye bilançosundan ve alacaklıların daveti sonucu anlaşılan duruma göre, şirket borçlarının,mevcudundan fazla olmadığı anlaşılırsa , ancak bu halde tasfiye memurları, bu borçları ödemekle yükümlüdürler.(TTK. 446/1) Ancak, mevcutların bütün borçları karşılayamamasından endişe ediliyorsa, bu taktirde kısmi ödemeler yapılması mümkündür. Alacaklılar rüçhan hakları yoksa eşit işleme tabi tutulurlar. Vadesi gelmiş borçlar, mevcudun müsaadesi nispetinde ödenir. Vadesi gelmemiş borçlar, tasfiye memurları tarafından indirim yapılarak ödenebileceği gibi , indirim yapılmadan borç vadesinde ödenmek üzere, notere tevdi edilebilir. Borç faizli ise alacaklı faizden mahrum edilemeyeceğinden , indirim yapılamaz. Şarta bağlı borçlar, şayet paylaşma, bunların mevcut olup olmayacakları açıkça anlaşılıncaya kadar geri bırakılamıyorsa, karşılıkları yine notere tevdi edilir. Tasfiye memurları , şirket borçlarının ödenmesi hususunda , kusurlu oldukları taktirde müteselsil olarak sorumlu olurlar(TTK. Md.445/4).
1. Son ve Kesin Bilanço: Ticaret kanununun 446. maddesinin 3. fıkrasına göre, anonim şirketlerde tasfiye işlemi sona erdikten sonra, tasfiye memurları, son ve kesin bilançoyu düzenleyerek, denetçilerin raporu ile birlikte genel kurulun onayına sunarlar.
• Tasfiye Paylarının Dağıtılması: Tasfiye halinde bulunan anonim şirketin borçları ödendikten sonra kalan mevcudu,sözleşmede aksine hüküm olmadıkça ortaklar arasında ödedikleri sermaye nispetinde dağıtılır.(TTK. Md.447) Buna ortağın, “tasfiye sonucuna katılma payı” veya kısaca “tasfiye payı” denilir. Ticaret Kanunu dağıtmayı, şirket alacaklıları yararına bazı kurallara bağlamıştır. Şöyle ki : aa. Tasfiye memurları tarafından yapılan üçüncü davetten itibaren bir yıl geçmedikçe, tasfiye payı ortaklara dağıtılamaz. Bu sürenin başlangıcı, tasfiye memurlarınca yapılan üçüncü ilan tarihidir.(TTK. Md.447) bb. Tasfiye payının dağıtılabilmesi için , tasfiye memurları tarafından yapılan davet üzerine, ikametgahları veya merkezleri şirketçe bilinen ve beyanda bulunmuş olan gerçek ve tüzel kişi alacaklıların , vadesi gelmiş alacakları ödenmiş, bilinen fakat beyanda bulunmamış alacaklıların alacakları notere yatırılmış , vadesi gelmemiş borçlar , indirimi yapılmak suretiyle ödenmiş veya notere tevdi edilmiş veya vadesi gelmemiş borçlarla, ihtilaflı veya şarta bağlı borçlar , yeter bir teminatla karşılanmış ve kesin-bilanço genel kurulca tasdik edilmiş ise, tasfiye payı ortaklara dağıtılabilir. Tasfiye paylarının hesaplanmasında, önce sözleşme hükümleri uygulanır. Sözleşmede aksine hüküm yoksa , tasfiye payı, ortakların, sermaye payına mahsuben yaptıkları ödemeler ile orantılı olarak hesap edilir. Tasfiye paylarının dağıtılmasında, sözleşme hükümlerine veya genel kurul kararına aykırı hareket eden tasfiye memurları, ortaklara haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı TTK. Md. 224 hükmüne göre , kusursuz olduklarını ispat etmedikçe , müteselsil olarak sorumlu olurlar.
• Tasfiyenin Kapanması: Son bilançonun tasdiki üzerine tasfiye payları ortakları ödendikten ve karşılığı temin edildikten sonra, tasfiye son bulmuş sayılır ve tasfiye memurları tarafından düzenlenecek bir raporla tasfiye kapatılır.
• Şirketin Ticaret Sicilinden Kaydının Silinmesi: Tasfiyenin kapanması üzerine anonim şirket ve ticaret unvanı, tasfiye memurlarının talebi üzerine ticaret sicilinden silinir ve ticaret sicili gazetesinde ilan edilir(TTK. Md. 449). Kaydın silinmesi ile, o ana kadar tasfiye gayesiyle sınırlı olarak devam eden anonim şirketin tüzel kişiliği son bulur.
• Şirketin Evrak ve Defterlerinin Saklanması: Anonim şirketin, ticaret sicilinden kaydının silinmesinden sonra, şirkete ait defterler, diğer evrak ve belgeler, son kayıt tarihinden itibaren on yıl müddetle saklanmak üzere, notere tevdi edilir. Evrak ve defterlerin tevdi edileceği noter, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesince tayin edilir. Bu belgeler, mahkemece ortaklardan birine de tevdi olunabilir. Bu taktirde ortağa, defterleri muhafaza görevine karşılık bir ücret verilmesi gerekir.(TTK. Md.68) Anonim şirket, diğer bir şirket veya kamu tüzel kişisi tarafından devralınmak suretiyle sona ermişse, evrak ve defterler bu şirkete ve kamu tüzel kişisine devrolunur. Bu itibarla, muhafaza yükümü de bunlara aittir. Defter, diğer vesika ve belgeler, kanuni saklama süresi içinde, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi tabii afetler sebebiyle zayi olursa, defter ve evraklar kendisine verilmiş olan noter veya ortak, ziyan öğrendikleri tarihten itibaren on beş gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinden, kendilerine bir vesika verilmesini talep edebilirler.(TK. Md.68/4)
Anonim Ortaklığın Tasfiyesine İlişkin TTK.ndaki Hükümler Anonim ortaklığın tasfiyesi halinde uygulanacak hükümler Ticaret Kanunumuzda düzenlenmiştir. Bu hükümler TTK.nun 439-454 madde hükümleri olup, bu düzenleme yanında, 450nci maddenin yaptığı yollama ile, kollektif ortaklığın tasfiyesine ilişkin hükümler de uygulanacaktır. Bumaddenin atıf yaptığı ve anonim ortaklıkta da uygulanması icap eden hükümler şöyledir. • 207 nci maddenin 3ncü fıkrası (muhakeme usulüne dair) • 212 nci maddenin 3 ncü fıkrası (memurların statüsüne dair) • 217 nci madde, memurların muamele tarzına ilişki, • 218-219 nci madde, memurların tevkil ve temsilyetkisine ilişkin, • 220 nci madde, üçüncü şahıslarla yapılacak tebliğ ve ihtarlara ilişkin, • 221 nci madde, memurun yetkisinin genişletilmesi veya daraltılması, • 224 ncü madde, memurların mesuliyetine ilişkin, • 225 nci madde, muhafaza tebirlerine ilişkin, • 226 ncı madde,başlangıç envanteri ve bilançoya ilişkin, • 227 nci madde, kanuni defterlerin tutulmasına ilişkin, • 231 nci madde, yeni işler yapma yasağına ilişkin, • 232 nci madde, yeni işler yapma yasağının istisnasına ilişkin, • 235 nci madde, elde edilen paranın yatırılması ile ilgili • 236 ncı madde, vadesi gelmemiş borçların iskontosu yapılarak ödenmesi • 240ncı madde, memurların, bilgi ve hesap vermelerine ilişkin olup bu hükümler, anonim ortakların tasfiyesinde de uygulanacaktır.
Madde 434 - Anonim şirketler şu sebeplerden biri ile münfesih olur:
1. Akdolundukları müddetin sona ermesi; 2. Şirket maksadının husulü veya husulünün imkansızlığı; 3. Şirket sermayesinin 324 üncü madde gereğince üçte ikisinin zıyaı; 4. Pay sahiplerinin beş kişiden aşağıya düşmesi; 5. Şirket alacaklılarının 436 ncı maddeye göre talepte bulunması; 6. Esas mukavelede bir fesih sebebi tayin edilmiş ise onun tahakkuku; 7. Şirketin diğer bir şirketle birleşmesi; 8. Şirketin iflasına karar verilmiş olması; 9. (Değişik bent: 16/06/1989-3585/5 md.) 388 inci maddenin ikinci ve dördüncü fıkralarına uygun olarak umumi heyetçe feshe karar verilmiş olması. 274 üncü madde ile 299 uncu maddenin son iki fıkrası hükümleri mahfuzdur.
Madde 435 - Şirketin tescilinden sonra hakiki pay sahiplerinin sayısı beşten aşağıya düşer veya şirketin kanunen lüzumlu organlarından biri mevcut olmaz yahut umumi heyet toplanamazsa, pay sahiplerinden veya şirket alacaklılarından birinin yahut Ticaret Vekaletinin talebi üzerine, mahkeme şirketin durumunu kanuna uygun hale ifrağ için münasip bir müddet tayin eder ve buna rağmen durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verir. Davanın açılmasını mütaakıp mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine lüzumlu tedbirleri alabilir.
|