Bedava Ödev İndir > Akademik-Üniversite Kaynaklar > Maliye Kaynaklar > KAMU KESİMİ DENGESİ

Reklamlar
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: KAMU KESİMİ DENGESİ  (Okunma Sayısı 148 defa)
Mart 30, 2008, 17:19:02 ÖS
Abruzzi
Çalışkan öğrenci
****

Rep +4/-0
Mesaj Sayısı: 1031



Üyelik Bilgileri
« : Mart 30, 2008, 17:19:02 ÖS »




KAMU KESİMİ DENGESİ
Aralık ayında IMF ile imzalanan Stand-by Antlaşması'nın önemli ayakla¬rından birini kamu kesimi dengesinin sağlanması oluşturmaktadır. Ka¬mu maliyesi performansı, programın uygulanabilirliği, hederlerin tuttu¬rulması ve dengede kalınması açısından önem taşımaktadır. Stand-by anlaşması çerçevesinde, 2000 yılında bütçe ve kamu maliyesinde say¬damlık ve güvenebilirlik öne çıkacaktır.
1999 yılında genel seçim, ekonomik durgunluk ve doğal afetlerin bir arada yaşanması kamu yönetimini güçleştirmiştir. 1999 yılı kamu kesimi göstergeleri, tarihsel olarak rekor seviyelere gelindiğini göstermektedir. Kamu kesimi borçlanma gereğinin GSMH'ya oranı 1998 yılında % 9,2 iken, 1999 yılında % 14,3'e sıçramıştır.

Kamu Kesimi Açığı (GSMH'ya oranı, %)







Ancak tek başına KKBG tüm kamu kesimi dengesini yansıtmamakta¬dır. Aralık ayında IMF'ye verilen niyet mektubunda, devlet bankaları¬nın görev zararları ve Merkez Bankası'nın net varlık pozisyonları da dahil olmak üzere hesaplanan net kamu borcunun GSMH'ya oranının 1998 yılında % 44,5 seviyesinden 1999 yılında % 58'e yükseldiği belir¬tilmiştir. Stand-by anlaşmasının kapsadığı önümüzdeki üç yıllık dö¬nemde bu oranın % 55'ler seviyesine çekilmesi planlanmıştır.
 
Kamu Kesimi Borçlanma Gereği (GSMH'ya oranı, %)
                                                             1994    1995    1996     1997    1998     1999*
Konsolide bütçe•

   3.9
   4.0
   8.3
   7.6
   7.0
   11.8

KİT

   1.4
   -0.2
   -0.5
   -0.3
   1.3
   1.2

Mahalli idareler
   0.4
   0.2
   0.2
   0.3
   0.5
   0.4

Sosyal güvenlik kurumlan
   0.6
   0.6
   0.2
   0.0
   0.4
   0.2

Diğer
   1.6
   0.5
   0.6
   0.0
   0.0
   0.7

Toplam
   7.9
   5.2
   8.8
   7.6
   9.2
   14.3

Toplam (faiz hariç)
   0.2
   -4.1
   -2.4
   -1.2
   -3.4
   0.4

Toplam (Özelleştirme hariç)
   8.3
   5.5
   9.0
   7.9
   10.1
   14.3

Toplam (faiz ve özelleştirme hariç)
   0.6
   -3.8
   -2.3
   -0.9
   -2.5
   0.5

"DPT gerçekleşme talimini, 2000 Yılı Programı Kaynak: DPT
1999 yılı kamu kesimi dengesindeki bozulma, asıl olarak konsolide bütçe açıklarından kaynaklanmaktadır. KİT ve sosyal güvenlik açıkları¬nın büyük bir bölümü konsolide bütçe yoluyla finanse edilmekte, bu nedenle KKBG içinde büyük bir yer tutmamaktadır. Diğer kalemi altın¬da ise, fonlar, özelleştirme kapsamında bulunan kuruluşlar ve döner sermaye yer almaktadır. Bunlar içinde özellikle fonlar 1999 yılında bü¬yük miktarda açık vermiştir.
1999 yılında faiz dışı toplam kamu kesimi dengesi, 1994 yılından bu yana ilk defa açık vermiştir. 1999 yılı özelleştirme gelirlerinin küçük kal¬ması nedeniyle, özelleştirme gelirlerinin 1999 yılı kamu kesimi denge¬sine katkısı olmamıştır.
2000 yılında ise, Stand-by çerçevesinde uygulanacak sıkı maliye politi¬kaları ve özelleştirme gelirleri sayesinde kamu kesimi dengesinin GSMH'ya oranının % 12,1'e düşmesi beklenmektedir. Bu amaçta, bir¬çok fonun 2000 ve 2001 yıllarında kapatılması planlanmakta; devlet bankaları tarafından verilen kredilere limitler tanımlanmakta ve tarım politikaları gözden geçirilmektedir. Büyük miktarlarda yapılması plan¬lanan özelleştirme uygulamalarının gerçekleştirilememesi, KKBG'ni GSMH'nın % 15,2'sine yükseltecektir.
 
Toplam Kamu Borcunun GSMH'ya Oranı (Milyon $)
                                       1985       1990        1995        1996         1997       1998        1999
İç Borç   2,666          8,445      20,115     26,560    29,795   37,808     43,542
D4 Borç (Kamu)*       14,971     30,4l6       39,472     40,213    39,313   40,209     40,584
GSMH                        67,723   152,255     171,609   184,305  193,858  205,640   187,328
Kamu borcu/GSMH   26,0         25,5              34,7     36,2       35,7         38,0          44,9
1996'dan itibaren yeni tanım kullanılmıştır (Kaynak Hazine)
1999 Aralık ayında Helsinki zirvesinde Türkiye'nin AB tam üye adaylı¬ğı ilan edilmiştir. AB tam üyeliğine hazırlık sürecinde Türkiye'nin, Maastricht ve Kopenhag ekonomik kriterleri ile belirlenen ekonomik per¬formans düzeyini yakalaması gerekmektedir. Ekonomik ve parasal bir¬liğe geçişte ekonomik uyum için oluşturulan Maastricht kriterleri enf¬lasyon, bütçe disiplini, devlet borçları, faiz oranları ve ulusal paranın istikran gibi beş ana başlığı kapsamaktadır. Bu beş kriterden yalnız toplam devlet borçlarının GSMH'ya oranı % 60'ı aşmayacak kriteri Tür¬kiye tarafından yakalanmıştır. Bununla birlikte 901ı yıllar boyunca % 30'lar civarında olan bu oran 1999 yılında iç borçlanmadaki hızlı artış¬la % 44,9'a yükselmiştir.
Konsolide Bütçe
Kontrollü bütçe politikalarıyla yürütülen 1998 yılı bütçe performansı açısından başarılı bir yıl olmuştur. Ancak bu başarı 1999 yılma taşınamamıştır. Popülist politikalar uygulanmamasına karşın, Nisan 1999 Se¬çimleri ve ekonomik aktiveyi bir miktar canlandırma eğilimlerinin etki¬siyle 1999 yılının İlk aylarında bütçe politikası gevşemiştir. Aynı zaman¬da yeni vergi yasası ve ekonomik durgunluk vergi gelirlerinin hederle¬rin altında kalmasına neden olmuştur. 17 Ağustos Marmara ve 12 Ka¬sım Düzce Depremleri ise bütçe harcamalarını daha da yüksek seviye¬lere çıkarmıştır. Bu gelişmeler sonucunda, 1998 yılında % 7 olan kon¬solide bütçe açığının GSMH'ya oranı, 1999 yılında ekonomideki hızla daralmanın da etkisiyle % 11,6'ya. çıkmıştır. 2000 yılında ise uygu¬lanacak olan sıkı maliye politikalarına rağmen, açığın GSMH'ya oranın % 11,5 seviyesinde kalması beklenmektedir.
 

Konsolide Bütçe Açığı (GSMH'ya oranı, %)






 

 
Kaynak: DPT, DİE

Temmuz 1998'de yürürlüğe giren yeni vergi yasasıyla, gelir vergisi oran¬ları kademeli olarak 1998'İn ikinci yansında ve 1999'da düşürülmüştür. 1998 yılı vergi gelirlerinde olumsuz bir etki gözlenmezken, dolaylı ver¬gilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı yükselmiştir. Özellikle akar¬yakıt vergisindeki (ATV) yüksek tahsilat, dolaylı vergi yükünün 1998 yılındaki % 53,4 seviyesinden % 54,7 seviyesine çıkmasında etkili ol¬muştur. Ancak ekonomik aktivitedeki gerileme ve deprem sonrası böl¬gede vergi ertelemeleri 1999 yılı vergi gelirlerini olumsuz etkilemiştir. Ancak deprem vergisi adı alanda konulan ek vergi tahsilatında elde edilen yüksek performans, 1999 yılında vergi gelirlerinin reel olarak % 3,6 artmasını ve toplam gelirlere oranının, 1998 yılı düzeyinde kalması¬nı sağlamıştır. Ancak gelirler reel olarak sınırlı artış gösterirken, bütçe harcamalarının, özellikle faiz harcamalarının hız kazanması, vergi gelir¬lerinin harcamaları karşılama oranını % 59,1'den 52,8'e indirmiştir.
Bütçe Gelirlerinin (Dağılım, %)
                                                                1994     1995      1996     1997     1998      1999
Dolaylı vergile r A/ergi gelirleri      51.7   59.3   60.7   59-3      53-4   54.7
Vergi gelirleri/Toplam gelirler      78.1   77.4   82.1   81.1      77.7   78.0
Vergi gelirleri/Toplam harcamalar   65.4   63.1   56.8   59.1      59.2   52.8
Kaynak: Hazine Müsteşarlığı, DPT
 
Kasım ayı sonunda deprem harcamalarının finanse edilmesi amacıyla, "Deprem Vergisi" adı altında ek bir vergi paketi uygulamaya konmuş¬tur Bu pakete göre, 1998 yılı matrahı üzerinden ek gelir ve kurumlar vergisi, özel işlem vergisi, emlak vergisi, ek taşıt vergisi ve cep telefo¬nu vergilerinin yanı sıra, l Aralık 1999'dan önce ihraç edilmiş devlet iç-borçlanma senetlerine % 4-14 oranlarında vergi getirilmiştir. Ayrıca, Aralık ayında bazı maddelere uygulanan KDV oranları ve repo ve mev¬duat faizlerine uygulanan stopaj % 2 artırılmıştır.
2000 yılı programı hazırlanırken, ek vergi uygulaması öngörülmüştür. Ek vergilerle dolaylı vergilerin payı yükselirken, hedeflenen yüksek özelleştirme gelirleri, vergi gelirlerinin toplam gelirlerin içindeki payı¬nın daha da düşeceğine işaret etmektedir. Ayrıca bir istikrar programı çerçevesinde hazırlanmış olmasına karşın, bütçe harcamalarının yük¬sek düzeyde hedeflenmesi, 2000 yılında da vergi gelirlerinin toplanı harcamaların ancak yansına yeteceğini göstermektedir.
       Faiz Harcamaları (Vergi gelirlerine oranı, %)






Kaynak: Hazine Müsteşarlığı, DPT

2000 yılı programına göre 1999 yılında faiz harcamalarının % 72,9, ver¬gi gelirlerinin ise % 56,3 artacağı öngörülmektedir. Bu durumda, vergi gelirlerinin faiz harcamalarına ayrılan payı, 1998'de % 66,9'dan, 1999 yılında % 74'e yükseleceği tahmin edilmiştir. 1999 yılı gerçekleşmesi ise gerçekleşme tahminin altında kalarak % 72,4 seviyesinde olmuştur. 2000 yılında ise, 1999 yılındaki yüksek reel faizlerin etkisiyle artması beklenen faiz harcamaları sonucu, bu oran yıllık bazda daha büyük boyutlara ulaşacaktır. Ancak, 2000 yılında büyümenin canlanması ve faiz oranlarının düşmesi, 2001'den İtibaren bu oranı yeniden normal seviyelerine doğru hareket ettirecektir.
Konsolide Bütçe (Trilyon TL)
   1999* Tahmin
   1998
   1999
   % değişim

Gelirler
   18,348
   11,888
   18,973
   59.6

Vergiler
   14,428
   9,233
   14,807
   60.4

Dolaysız
   6,420
   4,304
   6,713
   56.0

Dolaylı
   8,008
   4,929
   8,094
   64.2

Diğer gelirler
   3,920
   2,655
   4,166
   56.9

Harcamalar
   28,133
   15,585
   28,018
   79.8

Personel
   7,000
   3,870
   6,908
   78.5

Diğer cari
   2,375
   1,309
   2,240
   71.1

Yatırım
   1,440
   998
   1,540
   54.3

Faiz ödemeleri
   10,680
   6,177
   10,721
   73.6

İç borç
   9,820
   5,630
   9,825
   74.5

Dış borç
   860
   547
   896
   63.8

Diğer transferler
   6,638
   3,071
   6,192
   101.6

KİT'lere transferler
   -
   160
   417
   160.6

Faiz dışı denge
   895
   2,479
   1,676
   -32.4

Bütçe dengesi
   -9,785
   -3,698
   -9,044
   144.6

Bütçe nakit dengesi
   -9,785
   -3,810
   -9,097
   138.8

TÜFE anısı (%)           
   
   
   
   68.8

*DPT gerçekleşme tahmini, 2000 Yılı Programı Kaynak: Hazine Müsteşarlığı, DPT. DİE

1999 yılında bütçe gerçekleşmeleri 1998 yılına göre önemli farklılıklar göstermektedir. Bütçe gelirleri % 59,6 artarken, Özellikle dolaysız vergi gelirlerindeki artış enflasyon oranın altında kalmış; bütçe harcamaları ise % 79,8 oranında artmıştır Harcamalardaki artışın büyük ölçüde per¬sonel, iç borç faiz ödemeleri ve özellikle başta KİT ve sosyal güvenlik olmak üzere transfer harcamalarından kaynaklandığı görülmektedir, KİT'lere transferler % 160,6 artarken, faiz ve KİT dışı transferlerdeki ar¬tış % 101,6 olmuştur. Harcama-gelir dengesinin 1998 yılında yakalanan disiplinden sapması, faiz dışı fazlanın erimesine ve bütçe açığının yeniden yükselmesine neden olmuştur. 1999 yılında, bütçe açığı % 144,6 yükselerek, 9 katrilyon TL'ya çıkarken, faiz dışı denge % 32,4 oranında azalarak 1,7 katrilyon TL'ye inmiştir.
1999 Yılı Programında, 1999 yılı konsolide bütçe gelirleri 18,1 katrilyon TL bütçe harcamaları 23,6 katrilyon TL olarak hedeflenmiş; 3,4 katril¬yon TL faiz dışı fazla ve 5,5 katrilyon TL bütçe açığı öngörülmüştür. An¬cak 1999 yılının kriz yılı olması nedeniyle, 2000 Yılı Programında bütçe gelirleri 18 katrilyon TL'de kalırken harcamalar 27,1 katrilyon TL'ye revize edilmiştir. Yıl boyunca başarısız bir bütçe performansı sergilenmesine ve yaşanan deprem felaketlerine rağmen bütçe kalemlerin¬deki bozulma beklenildiği kadar yüksek olmamıştır. Bütçe gelirleri beklenenden bir trilyon TL fazla ile 19 katrilyon TL'ye ulaşmış, bütçe harca¬maları ise 28 katrilyon TL olarak gerçekleşmiştir. 1998 yılında faiz dışı fazlanın GSMH'ya oranı % 4,4 iken, 1999 yılında, % 2,1'e gerilemiştir.
Konsolide Bütçe Harcamaları (Dağılım, %)







Harcamaların dağılımına bakıldığında, 1999 yılında faiz harcamalarının toplam harcamalar içindeki payı % 39.6'dan % 38'e, personel harcama¬larının payı % 24,8'den % 24'e ve yatırım harcamalarının payı % 6,4'den % 5,2'e düşmüştür. Faiz dışı transfer harcamalarının ise % 20,8'den % 23,6'ya yükselmiştir. 1999 yılında harcamalar içindeki ağır¬lığı düşmüş olmasına rağmen, faiz ödemeleri hala en büyük kalemi oluşturmaktadır. 2000 yılında personel, yatırım ve transfer harcamalarının kontrol altında tutulması politikası ve faiz harcamalarının reel ola¬rak artacağı beklentileri faiz ödemelerinin payını % 45'e yükseltecektir.
Bütçe Açığının Finansmanı
1999 yılında, finansman gereği geçen senenin aynı dönemine göre % 138,8 artarak 9,1 katrilyon TL'ya ulaşmıştır.
Nakit Dengesi ve Finansmanı (Trilyon TL)








* DPT gerçekleşme tahmini, 2000 Yılı Programı Kaynak- Hazine Müsteşarlığı, DPT
1998 yılında vadelerin kısalması sonucu, bütçe açığı finansmanı ağırlık olarak hazine bonosuna yönelmiştir. 1999 yılı bütçe açığının da bu yol¬la finanse edilmesi programlanmıştır. Ancak Hazinenin vadeleri iki ve¬ya üç yıla çıkan kupon ödemeli ve değişken/sabit faizli tahviller ihraç etmesi vadeleri uzatmış; devlet tahvili finansmanını artırmıştır.
1999 yılı bütçenin finansmanında uzun vadeli iç borçlanma senetleri ağırlık kazanmıştır. 1999 Yılı Programında, 8,7 katrilyon TL devlet tah¬vili satışı planlanırken, gerçekleşen satış 16,9 katrilyon TL olmuş net tahvil borçlanması 12,2 katrilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bu gelişme¬ye paralel olarak, hazine bonosunun ağırlığı ise düşmektedir. 1999 yılı boyunca, hazine bonolarında net geri ödeme yapılmıştır. 1999 yılında 2,6 katrilyon TL tutarında dış borç kullanılmış, 2,4 katrilyon TL dış borç geri ödemesi yapılmıştır. 1998 yılında olduğu gibi, 1999'da da Merkez Bankası'ndan kısa vadeli avans kullanılmamıştır.
İç Borç Stoku ve Faizler
Rusya Krizi sonrası yabancı fon bulmakta karşılaşılan zorluklar, seçim Öncesi siyasi istikrarsızlıklar ve İlk aylarda bozulan bütçe dengesi, 1999 yılı başında faiz oranlarını % 1201er seviyelerinde tutmuştur. Seçim er¬tesinde IMF ile uzun vadeli bir programda anlaşma beklentileri ve PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yakalanması gibi psikolojik etkiler yıl ortasın¬da faizleri °/o 100'ler seviyelerine çekmiştir. Haziran ayında, 1999 bütçe açığının tahminlerin üstünde gerçekleşeceğinin anlaşılması ve % 11 gi¬bi rekor bir seviyeye revize edilmesi, faizler üstünde yukarı doğru yeni bir baskı oluşturmuştur. 17 Ağustos Depremi faizleri bir miktar yükselt¬miş; ancak deprem sonrası yurtdışı yardım beklentileri, IMF ile Stand-by anlaşması ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday ülke olarak açıklan¬ması ihtimallerinin güçlenmesi faizleri kısa sürede aşağı çekmiştir.
Hazine ihaleleri (Satış miktarı ağırlıklı, vade: gün sayısı, yıllık bileşik faiz:%)





Vade (Sol ölçek),   Faiz (Sağ ölçek)
* Bu ayda ihale açılmamıştır. Kaynak: TCMB
İç borçlanma vadeleri de bu gelişmelerden olumlu etkilenmiştir. İlk altı ayda vadeler yaklaşık 350 gün iken, Temmuz sonu İtibariyle üç yıllık üç ayda bir faiz ödemeli değişken faizli tahvillerin ihracı vadeleri bir anda 600 güne çekmiştir.
1999 yılının son ihalesi 16 Kasım tarihinde yapılmış ve Hazine Müste¬şarlığı Aralık sonunda Stand-by anlaşması yapılacağı ve faizlerin düşe¬ceği beklentilerini dikkate alarak Aralık ayında ihale açmamıştır. Kasım ayında ortalama bileşik faiz % 96,6 seviyesine gerilemiş, vade 660 gü¬ne çıkmıştır.
İç Borç Stoku (Trilyon TL)
                                 1994          1995         1996        1997        1998        1999
Tahvil
   239
   512
   1,250
   3,571
   5772
   19,683

Bono
   304
   631
   1,528
   2,375
   5,841
   3,237

Avans
   122
   192
   371
   338
   0
   0

Kur farkı
   133
   26
   0
   0
   0
   0

Toplam
   799
   -1,361
   3,149
   6,284
   11,613
   22,673

Kaynak Hazine Müsteşarlığı
İç borç stoku, 1998 sonunda 11,6 katrilyon TL (37,9 milyar dolar) sevi¬yesinde iken, Aralık 1999 itibariyle 22,9 katrilyon TL'ye (43,5 milyar dolar) ulaşmıştır. 1999 yılında ihale vadelerinin uzaması sonucu, iç borç stokunun % 86,0'sı devlet tahvilinden oluşmuştur. 1998 yılında Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankası arasında imzalanan bir proto¬kolle uygulamaya geçen kısa vadeli avans kullanımı sınırlaması 1999 yılında da devam etmiştir. Buna göre, Hazine Müsteşarlığı ay içinde kı¬sa vadeli avans kullanabilmekte ancak, ay sonu itibariyle borcunu sıfır¬lamaktadır.

İç Borç Stoku (Dağılım, %)








Hazine Müsteşarlığı, Nisan 2000 tarihinden itibaren birçok OECD ülke¬sinde yaygın olarak kullanılan yeni bir iç borçlanma sistemine geçmeyi planlamaktadır. "Piyasa Yapıcılığı Sistemi", devlet iç borçlanma senetle¬rinin ihracında ve ikinci piyasa işlemlerinde etkinliğini artırmak ama¬cıyla, bazı mali kuruluşların piyasa yapıcısı olarak seçilerek, yükümlü¬lükler ve ayrıcalıklara sahip olmalarım içermektedir.
Kamu İktisadi Teşebbüsleri
1995 ve 1996 yıllarında uygun fiyatlandırma politikaları sonucu, özel¬leştirme kapsamında olmayan işletmeci KİT borçlanma gereğinde azal¬ma gözlenirken, 1997 İtibariyle denge yeniden bozulmuştur. 1998 yılın¬da, enflasyonla mücadele programı doğrultusunda yapılan kamu fiyatlandırması KİT açıklarını GSMH'nın % 1,5'ine yükseltmiş, ve bütçe he¬deflerinin tutturulması açısından KİTlere bütçeden yapılan transferler sınırlı tutulmuştur.
 
B. KAMU HARCAMALAR]
1996 yılında toplam kamu harcama¬larının yüzde 117,2 oranında artarak, GSMH içindeki payının yüzde 30,1'e ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu gelişmede, faiz ödemeleri ve sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan transferi erde ki artışın da etkisiyle transfer harcamalarının GSMH içindeki payının bir önceki yıla göre 2.7 puan yükselmesi etkili olmuştur. 1996 yılında, sabit sermaye yatırımları ve diğer cari harcamaların GSMH içindeki payının da 0,7 puan yükselmesi beklenmektedir.
Logged

OgrenciForum.Org
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengli Theme By Burak & Forum - Tagged
intaniye - barbie oyunları - kpss 2008 - iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması - evden eve nakliye - evden eve taşıma - Sesli Chat
izlesene bilgi - Forumlar - Blouse - Sohbet - sohbet - bayrak - ingilizce eğitim seti - ÖDEV - Ayyıldız - AVOYUN - Dönem ödevi - ödev
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Arşiv (Basit Görünüm)
Bu Sayfa 0.131 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu