|
Abruzzi
|
 |
« : Mayıs 22, 2008, 10:14:36 ÖÖ » |
|
*…KAPİTALİZM…*
Kapitalizm özel mülkiyet ve girişim özgürlüğüne dayanan bir piyasa ekonomisi sistemidir.Bu düzende doğa vergisi ve insan yapısı üretim vasıtaları ‘arazi ve sermaye’ esas itibariyle özel mülkiyettedir.Girişim özgürlüğü,meslek ve iş yerini seçme serbestisi vardır.Kapitalizmde sermaye esas olarak özel mülkiyettedir.’Marx Kapitalizm için üretim araçlarının toplumda ayrı bir sınıf meydana getiren kapitalistlerin mülkiyetin de bulunduğu bir üretim biçimidir. Modern toplumlarda üretim araçlarının bireysel mülkiyetine dayalı bir sistem,aynı zamanda bu türlü mülkiyetin oldukça az sayıda elde toplanması anlamına gelmek zorundadır.Ve sınıf bu toplanma olgusu ,kendi karşıtını ,başkalarının mülkiyetten yoksun kalmaları sonucunu birlikte getirir ve yada doğurur.Böylece bazıları,üretim araçları sahipleri için çalışmak zorundadırlar.,çünkü:hiçbir şeyleri yoktur ve üretim araçlarına sahip olmaları olanaksızdır.Sermaye ile Emek arasındaki bilinen çatışmanın temeli budur Kapitalist sistemde bireyler yada firmalar(belli sınırlar içinde)istediklerini yapmakta serbesttirler.Ne isterlerse onu üretir,sermayelerini nerede ve nasıl isterlerse orada yaratırlar.Bu demektir ki kapitalizm plansız bir sistemdir. Kapitalizm için ‘üretim keşmekeşi,’(anarşisi)sözü kullanıldığı zaman anlatılmak istenen budur.Bu mutlaka sistemin tüm keyfe bağlı ve bir kaos halinde işlediği anlamına değil,fakat merkezi bir yönetim olmaksızın yürüyüp gittiği anlamına gelir.Üretim gittikçe toplumsal bir olay haline gelmesi ile bireysel mülkiyet arasındaki büyüyen çelişkiden söz ederken Engıls buna işaret ediyordu. Bütün bu söylenenleri,kapitalizmin bir piyasa sistemi biçimidir yada Marx’ın deyimiyle,bir mal üretimi sistemidir demeye geliyor.’Mal ile,bu arada üreticinin doğrudan doğruya kendi gereksinimleri için değil,herhangi bir piyasada.değişim için ürettiği nesneler anlatılmaktadır.Ancak,bu demek değildir ki,kapitalizm biricilik piyasa sistemi yad amal üretimi şeklidir.Tarihte kapitalist olmadığı halde(hiç değilse kısmen)mal üretimine ve değişimine dayanmış olan daha eski toplum şekilleri görülmüştür. Lenin,kapitalizmi,’kapitalizm,iş gücünün kendisinin bir mal haline geldiği,gelişmenin en yüksek aşamasındaki mal üretimidir’ diye tanımlamakla farkı çok açık bir şekilde özetlemiş oluyor. Kapitalizm Nasıl Gelişti? Kapitalizmin beşiği sayılan Batı Avrupa Ülkeleri XI.VE XII.yüzyıla gelinceye kadar kapalı aile ekonomileri ve malikane ekonomilerine dayalı feodal bir toplum düzeni vardır.İş bölümünün ilkel,üretimin büyük ölçüde bireysel nitelikte bulunduğu bu dönemde para için değil ve malikane gereksinimleri için üretim vardı. XI.yüzyılda başlatılan Haçlı Seferleri XI-XII. Yüzyıldan itibaren Doğu ülkeleri ile ilişkilerin artmasına.Batı Avrupa Ülkelerinde ticaretin gelişmesine sebep oldu.1300lerde barutun keşfi.1450lerde matbanın bulunması,1492 de Amerika’nın keşfi,1458 de deniz yolu ile Hindistan’a ulaşılması,1550lerde Peru ve Meksika altın ve gümüş hazinelerine ulaşılması sonucu Batı Avrupa ülkelerini de fiyat büyük ölçüde değişmesi bu gelişmeyi hızlandırdı. Ticaretin gelişmesi malikane ekonomilerinin çöküşüne ve yardım eden bir ortam oluşturdu.Gelişen kentlerde iş gücüne gereksinimin artması,köylük yerlerin baskısı altındaki halkın buralarda daha özgür ve daha iyi bir yaşantı bulmaları,kentlere göçü arttırdı.Ticaret ve para ekonomisinin gelişmesi tüketim için üretim yanında para için üretimi hızlandırdı.XVI.yüzyılın yarısında feodalite çözülmeğe,zengin ve nüfus sahibi bir ticaret burjuva sınıfı doğmaya;kentlerde el sanatları ve kırsal alanda zengin ve orta halli mülk sahibi çiftçiler feodalisteye karşı bağımsızlığını kazanmış bir üretim biçimi sürdürmeye başladı.
İlk aşamada küçük üretici sırtındaki feodal yükümlülüklerden bir ölçüde yada tüm kurtuluşunu sağladı.İkincisinde ise üretim araçları üzerindeki mülkiyetinden eser kalmadı:ve bunun sonucu olarak,geçimini sağlamak için ücret karşılığında çalışmak zorunda kaldı.Marx buna ‘İlk Birikim’ adını vermiştir. Kapitalizmin yükselişinde can alıcı dönem genellikle ‘Endüstri Devrimi denilen dönem olduğu kabul edilir.Bu can alıcı değişme sadece teknik yenilik sonucu ortaya çıkmazdı.Kapitalist öncüleri (bunlar başlangıçta çok kez küçük sermaye sahipleriydi) bu yenilikleri benimsemeye ve başkalarının bunları daha da geliştirmeye hazır oluşları,uzun süredir devam ede gelmiş olan daha önceki bir seri gelişmelerin olgunlaşma noktasına varmış bulunmasına dayanıyordu. Modern kapitalizm dediğimiz İngiliz sanayinin egemen ve seçik üretim biçimi haline gelişi 19.yüzyılın ortasında olmuştur. KAPİTALİZMİN TEMEL EKONOMİK KURUMLARI a)Özel Mülkiyet Özel mülkiyet kapitalizmin dayandığı temel kurumlardan biridir.Özel mülkiyet malike mülkiyet hakkını verir.Hukuki deyimle.malik mülkiyet hakkına konu olan şeyi doğrudan kullanma,onun başkaları tarafından kullanılabilmesi için gerekli şartları koyma hakkına sahiptir. b)Miras Miras hakkının tanınmadığı bir özel mülkiyet rejimi kapitalizmin muhafazası için değildir.Mal sahibine,ölüm halinde mallarının mülkiyetini kime veya kimlere devredeceğini seçme hakkının tanınması,ölen kimsenin malları üzerinde yakınlarının hak talep edebilmesi mülkiyet hakkının zorunlu bir sonucu olarak görülmektedir. c)Girişim Özgürlüğü,Meslek ve İşyerini Seçme Serbestisi Kapitalizm piyasa ekonomisinde malik olan,malik oldukları şeyleri kamu yararına konulan kısıtlamalar dışında kullanma,başkaları tarafından kullanılması için gerekli şartları koyma hakkına sahip olan bireyler girişim özgürlüğüne,meslek ve işyerini seçme serbestisine sahiptirler. d)Mukavele Yapma Serbestisi;Kurum ve Ortaklık Kurma Özgürlüğü Kapitalist piyasa ekonomisi düzeninde insanlar arasında alışveriş serbesttir.Bu alışverişin hukuki şekli ise mukaveledir.İnsanlar adaba ahlaka ve kamu düzenine aykırı olmamak kaydı ile istedikleri gibi anlaşma yapma hakkına sahiptirler.Mukavele yapma serbestisi özel mülkiyetin ve iktisadi hürriyetin zorunlu bir sonucudur. e)Rekabet Serbestisi Kapitalist iktisat düzeninde özel mülkiyet ve kişi hürriyetinin bir sonucu olarak rekabet serbesttir.Aynı şeyi satanlar,aynı şeyleri alanlar birbirinin yerine ikame edilebilen üretim faktörleri arasında rekabet vardır. f)Ekonomik Motif Kapitalist piyasa ekonomisi düzeninde insanlar kişisel çıkarlarına göre hareket derler:üretim ve tüketim faaliyetlerinde iktisadi davranırlar.Örneğin,tüketiciler gelirlerini harcarken en fazla fayda temin etmeye;üreticiler üretimde bulunurken belli emek masraflara en yüksek hasılayı elde etmeye çalışırlar. g)Fiyat Mekanizması Özel mülkiyetin ve iktisadi hürriyetin esas olduğu,insanların iktisadi davrandığı kapitalist piyasa ekonomisinde fiyatlar insanların üretim ve tüketim kararlarında düzenleyeceği bir rol oynarlar. Firmalar yatırım kararı verirken muhtemel satış miktarının,bu miktarın neye mal olacağının,sermaye ihtiyacının,katı rantabilite bulunup bulunmadığının kuruluş yerinin maksada en uygun finansman şeklinin tahmin ve hesabına fiyata göre yaparlar.
*…SOSYALİZM…*
Düşünsel düzeyde oluşturulan ikinci ekonomik sistem modeli,merkezden yönetimli sosyalist planlı ekonomik sistemdir.Bu sistemde ekonominin temel koordinasyonu,merkezi yönetim tarafından yerine getirilmektedir.
Merkezi yönetim bu fonksiyonu yerine getirirken,merkezi ve makro bir ekonomik planı araç olarak kullanmaktadır.Merkezi yönetimle uyumlu temel öncelik ilkesi,sosyallik ilkesi olmaktadır.Bu iki temel ve genel ilkeye uyumlu olarak,üretim araçları üzerindeki mülkiyet biçimi,kamusal mülkiyet şeklinde olmaktadır. Bu ekonomik sistemde ağırlık piyasa alanında değil,üretim alanındadır.Koordinasyonun merkezi yönetime yapılması,ekonomik sisteme yoğun ölçüde dikey bir organizasyon yapısı kazandırmıştır.Merkezden koordinasyon ve sosyallik ilkelerinin mantıksal sonucu olarak,bu sistemde ekonomik birimler merkezileşmiştir;aynı anda üretim alanında kamusal mülkiyet biçiminin geçerli olması,üretim ve bölüşümün merkezi birimlerce kontrol edilmesi sonucunu doğurmuştur.Merkezi yönetim,ekonomik koordinasyonu,merkezi planla çözerken,ortaya koyduğu plan emredici ve hiyerarşik bir yapıya sahiptir.Bu plan çerçevesinde merkezi birim,üretim,gelir,tüketim ve bölüşümü doğrudan etkileyip belirlemektedir.Planlama öncelikle fizik-i mal planlaması şeklinde yapılmaktadır.Parasal planlamanın önemi ikinci derecedendir.Bu sistemdeki fiyatlar piyasa fiyatı olmayıp;merkezi birimce belirlenen ‘politik-idari’ fiyatlardır.Bu sistemde başarı teşviki prim sistemiyle sağlanmaktadır.Kontrol fonksiyonu,merkezi birim tarafından merkezi planlamaya bağlı olarak yerine getirilmektedir. Bugün sosyalizm çeşitli anlamlarda kullanılmaktadır.Bu arada devletin bazı teşebbüslere sahip olmasını veya sosyal politika tedbirlerini almasını sosyalizm ile karıştıranlar bile var.Sosyalizm sistemi konu olduğu zaman,en azından büyük işletmelerin kamulaştırıldığı ve iktisadi faaliyetlerin merkezi planlara göre yürütüldüğü bir ekonomik düzeni anlaşılır. İktisat teorisinde sosyalist sistemden söz edildiği zaman,en azından büyük çapta üretime yarayan maddi üretim araçlarının kamulaştırıldığı,hangi mallarını ne miktarda nasıl kullanacağı merkezi planlama tarafından tespit edilen bir düzen anlaşılır 18.ve29.yüzyıllarda meydana gelen yeni toplum düzenin sebep olduğu sömürüyü ortadan kaldırmayı ve daha adil bir sistem kurmayı amaçlayan görüşler başlangıçta sosyal hayatın itici güçlerini yeter derecede tanımadan ortaya atılmış hayali görüşlerdir.Örneğin,Fransa’da Saint-simon’un öğrencileri Enfatin ve Bazo-a özel mülkiyet kurumunu eleştirmişlerdir.İnsanın insan tarafından sömürülmesine yol açan bu kurumun kaldırılmasını önermişlerdir. İngiltere’de Robert Qwan (1771-1858) ,Fransa’da Charles Faurier(1772-1837);rekabetin fenalığını ortadan kaldırmak,işçi sınıfının sömürülmesini önlemek için mevcut sistemin anarşik üretim biçimi,adil olmayan gelir bölüşümü yerine,üretim kooparatifler şekline organize edildiği,mahsulün yapılan işe göre pay edildiği bir toplum düzeni gerçekleştirmek istemişlerdir. Modern sosyalist akımların oluşumunda etkili olan iktisatçılar arasında en önemlisi hiç şüphe yok ki 1881-1883 yıllarında yaşayan K.Marx olmuştur.K.Marx ekonomik değişmelerden hareket ederek,sosyal sınıfların oluşumunu ve sosyal sınıf mücadelesini anlatmıştır.Ona göre,kapitalizm feodalizmi izleyen sosyalizmle son bulacak olan bir sistemdir. Çünkü kapitalizm ile birlikte sermaye belli ellerde toplanmakta ve emek gücü ile artan bir çatışmaya girecektir.Bu çatışma sonucu üretim araçları toplum mülkiyetine geçirilmesi suretiyle son bulacaktır.Yani kapitalizm sosyalizme dönüşecektir.
SOSYALİZİM’DE TEMEL EKONOMİK KURUMLAR a)Kamu Mülkiyeti Sosyalizmin dayandığı temel kurumlardan biridir.K:Marx tarafından sosyalizmin ileri aşaması olarak nitelenen ve herkesin yeteneklerine göre çalışması,gereksinimlerine göre pay alması esasına dayanan komünizmde arazi ve sermaye malları hatta tüketimi tüketicinin kendisine bağlı olmayan tüketim mallarının kamu mülkiyetinde olacağı ileri sürülmektedir.
b)Özel Teşebbüsün Kısıtlanması ve İş Seçme Serbestisi Özel teşebbüs kabul edilmemekte ve tüm iş kurumları devlete aittir.Vatandaşlar istedikleri meslekte çalışma serbestisine istedikleri meslekte çalışma serbestisine istedikleri meslekte çalışma serbestisine sahiptirler.Fakat her işletmenin hangi girdileri kullanacağı,hangi teknik politikası izleyeceği ,ne kadar yöneticisi,teknik ve idari personel ve işçi istihdam edeceği,bunlara ne ücret ödeneceği merkezi planlama tarafından tespit edilir.
|