bedava ödev indir
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Kasım 21, 2008, 05:57:18 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Reklamlar

Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: KAYIT DIŞI EKONOMİ VE TÜRKİYE’DEKİ BOYUTLARI  (Okunma Sayısı 202 defa)
Abruzzi
Çalışkan öğrenci
****
Mesaj Sayısı: 1031



Üyelik Bilgileri
« : Mart 28, 2008, 09:58:35 ÖÖ »

İnsanlar hayatları boyunca sürekli alışveriş halinde olur. Bu çoğu zaman bir belgeye dayandırıldığı gibi bazen de hiçbir belgeye kayıt olmadan gerçekleşmektedir. Evde yaptırılan belgesiz bir tamirat,faturası veya fişi alınmadan yapılan bir alışveriş, bağ, bahçe işleriyle uğraşan bireyin bundan verim alması en basit örneklerdir. 
Türkiye’deki kaytıdışı ekonominin büyüklüğü ekonomimize olan olumsuz etkileri nedeniyle bu konu üzerinde araştırma yapmak zorunluluğu hissettik.
Bu çalışma ile aşağıdaki sorulara cevap aramaya çalıştık.
Kayıtdışı ekonomi nedir?
Kayıtdışı ekonomi nasıl olur?
Kayıtdışı ekonomi nerelerde oluşur ve kimler tarafından oluşturulur?
Kayıtdışı ekonominin sonuçları nelerdir?
Bu çalışmayla toplanacak bilgiler sonucu ülkemiz insanları ve siz değerli arkadaşlarımızı bu konuda bilgilendirmek, sizlerin ve ülkemiz insanlarının kayıtdışı ekonominin birer parçası olmamanız konusunda bilinçlenmenizi amaçlamaktayız.
Bu amaçla çalışmamızın
I. bölümünde; konuyla ilgili çeşitli kavram ve tanımları açıklayıp daha sonra kayıtdışı ekonominin genel bir tanımlaması yapılmıştır. Hangi alanlarda ortaya çıktığı araştırılıp kayıtlı ekonomi ile ilişkisi incelenmiştir.
II. bölümünde; çalışmamızda kullandığımız yönteme
III. bölümünde; kayıtdışı ekonominin sebep ve sonuçları açıklanmıştır.
IV. bölümünde ise; çalışmamızın sonuçlarının genel olarak değerlendirilmesi yapılmıştır.
 
1. BÖLÜM
   KAVRAMLAR, TANIMLAR VE KAYITDIŞI EKONOMİ MODELİ
   1.1. KAVRAMLAR VE TANIMLAR
Otoritelerin bilgi ve denetiminden kaçırılarak gerçekleştirilen kayıtdışı ekonomik faaliyetlerin kapsamının çok geniş olması, kayıtdışı ekonominin kapsamlı bir tanımının yapılmasını güçleştirmektedir. Kayıtdışı ekonomi kapsamında değerlendirilsin bazı faaliyetlerin ekonomik olup olmadıkları bile tartışma konusu olmaktadır. Örneğin, “toplam ekonomik gelir, belli bir dönemde, stoklarda bir azalma olmaksızın yapılabilecek maksimum tüketim olarak tanımlandığında, piyasa dışı-piyasa içi ayrımı yapılmaksızın, kıtlıklar dolayısıyla pozitif bir piyasa veya gölge fiyatı olan bütün mal ve hizmetler kapsanmaktadır” Bu durumda, bireylerin evde ve tarlada kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak yaptıkları üretim faaliyetleri ile komşular arasında karşılıklı yardımlaşma şeklinde gerçekleştirilen faaliyetler de. piyasa ve paralı değişim söz konusu olmasa bile toplam ekonomik gelir kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak, bir çok çalışmada kayıtdışı ekonomik faaliyet olarak ele alınan bu ti. ir faaliyetler bazen ekonomik olarak değerlendirilmemekte, sadece sosyolojik açıdan önemli görülmektedir.
Yabancı literatürde kayıtdışı ekonomiyi ifade etmek üzere ortaya konulan;
Black Economy (Kara Ekonomi)
Parallel Economy (Paralel Ekonomi)
Cash Ecomomy (Nakit Para Ekonomisi)
Second Economy (ikinci Ekonomi)
Clandestine Economy (Gizli Ekonomi)
Shadow Economy (Gölge Ekonomi)
Dual Economy (İkili Ekonomi)
Submerge Economy (Gizli Ekonomi)
Gray Economy (Gri Ekonomi)
Subterranean Economy (Yeraltı Ekonomisi)
Hidden Economy (Gizli Fkonomi)
Subeconomy (Alt Ekonomi)
Household Economy (Hanehalkı Ekonomisi)
Twilight Economy (Alacakanlık Ekonomisi)
Illegal Economy (Yasadışı Ekonomi)
Underground Economy (Yeraltı Ekonomisi)
Informal Economy (Gayri Resmi Ekonomi)
Unobserved Economy (Gözlemdışı Ekonomi)
Invisible Economy (Görünmez Ekonomi)
Unofficial Economy (Gayri Resmi Ekonomi)
Irregular Economy (Düzensiz Ekonomi)
Unrecorded Economy (Kayıtdışı Ekonomi)
Marginal Economy (Marjinal Ekonomi)
Unreported Economy (Beyandışı Ekonomi)
Moonlight Economy (Ayışığı Ekonomisi)


gibi çok sayıdaki kavrama bakmak bile tanım güçlüğü konusunda bir fikir vermektedir. Bu kavramlar her zaman aynı anlamı taşımamakta, yapılan çalışmanın kapsamına ve araştırmacının konuya bakış açısına göre anlam değişebilmektedir. Örneğin, moonlight (ayışığı) ve twilight (alacakaranlık) kavramları kayıtdışılığın istihdam yönünü, unreported (beyandışı) kavramı mali ve vergisel yönünü, illegal (yasadışı) kavramı yasal yönünü vurgulamaktadır. Bazı kavramlar, ekonomik ve politik kurumlar tarafından düzenlenmemiş bütün gelir getirici faaliyetleri kapsamaya yönelik olarak kullanılmaktadır. Bu durumda daha çok informal (gayri resmi) kavramı tercih edilmektedir. Bazen değişik isimlerle aynı şey kastedilmekle beraber, aynı kavramla farklı şeylerin ifade edildiği de olmaktadır. Örneğin, informal (gayri resmi) kavramı Gersuny tarafından hane halkının faaliyetleri ve sosyal amaçlı faaliyetler ile hırsızlık ve vergi kaçırma gibi ekonomik boyutu olan faaliyetler için kullanılırken, ABD Gelir idaresi (IRS) tarafından işportacılar için kullanılmaktadır. Daha önce de belirtildiği gibi, daha çok yasadışı faaliyetleri çağrıştırmasına rağmen, medya tarafından popüler yapılan ve gizliliği vurgulayan underground economy (yeraltı ekonomisi) kavramı, her türlü kayıtdışılığı kapsayacak şekilde, medyada olduğu kadar akademik çalışmalarda ve resmi kurumların araştırmalarında da yaygın olarak kullanılan bir kavramdır. Bu çalışmada da kullanılan kayıtdışı ekonomi kavramı, en geniş anlamda kullanılabilecek bir kavram olarak ülkemizde benimsenmiş ve plan, program gibi resmi belgelere girmiştir.
Kavram konusundaki çeşitlilikten sonra, kayıtdışı ekonominin gerek yabancı araştırmacılar gerekse ülkemizdeki araştırmacılar tarafından yapılmış bazı tanımlarını vermek, kayıtdışı ekonominin anlaşılması ve değişik yönlerinin ortaya çıkarılması veya en azından bu konudaki problemlerin görülmesi açısından yararlı olacaktır. Yabancı yayınlarda yapılan bazı tanımlar şöyledir:
“Yeraltı ekonomisi (underground economy), para veya benzeri mallarla ödemesi yapılan, ancak işsizlik oranı ve vergilenebilir gelir gibi resmi istatistiklere kaydedilmeyen işlemleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir.”
“Gizli ekonomi (hidden economy), sosyal boyutları ve sınırları, tartışmalara son verecek mükemmel bir tanımla kavranması mümkün olmayan, ancak tecrübe ile bilinen bir olgudur. Onu bir obje olarak değil, bir süreç olarak algılamak gerekir. Kayıtdışı ekonomi başlı başına bir şey değil, benzer faaliyetlerin bir yasal ve sosyal çevrede düzenlenmesine rağmen, toplumun kurumları tarafından düzenlenmemesi temel özelliği ile karakterize edilen gelir yaratıcı bir süreçtir.”
“Gayri resmi sektör faaliyetleri, geniş ölçüde gözden kaçan, nadiren desteklenen, sıklıkla düzenlenen, bazen hükümetler tarafından aktif bir şekilde vazgeçirilmeye çalışılan faaliyetlerdir.”
“Gayri resmi ekonomi (informal economy), ... , kavram olarak milli gelir hesapları tanımı içinde olmasına rağmen, yeterli kontrol ve denetim imkanı olmadığı için kapsanamayan, piyasa koşullarında gerçekleşen ekonomik faaliyetlerden oluşur.”
Ülkemizde yapılan çalışmalardaki bazı tanımlamalar ise şöyle özetlenebilir:
“Kayıtdışı ekonomi, gayri safi milli gelir hesaplarını elde etmede kullanılan bilinen istatistik yöntemlerine göre tahmin edilemeyen ve gelir yaratıcı ekonomik faaliyetlerin tümüdür.”
“Kayıtdışı ekonomi, kamu otoritelerinin, denetimi dışında meydana gelen her
türlü ekonomik işlem veya faaliyet olarak tanımlanabilir. “
Kayıtdışı ekonomi, mal ve hizmet üretimine konu olmasın ekonominin geleneksel ölçüm yöntemleriyle bütünüyle tespit edilemediğinden muhasebe kayıtlarında yer almayan ve GSMH büyüklüklerine yansımayan alanları  kapsamaktadır.”
Ülkemizdeki kayıtdışı ekonomi konusunda basın ve yayın organlarında bir çok değerlendirmesi yer alan Prof. Altuğ ise kayıtdışı ekonomi ve yeraltı kavramlarını ayrı ayrı ele alarak kayıtdışı ekonomiyi, “ekonomiyi düzenleyen ve yönetmeliklere aykırı olarak gerçekleştirilen belgeye bağlanmamış-kanuni defterlere işlenmemiş ekonomik işlemler (faturasız satışlar, sigortasız işçi çalıştırılması, gecekondu yapımı, işportacılık, vb.)” olarak, yeraltı ekonomisini ise  “kamu düzenini korumak için getirilen yasalara ve yönetmeliklere aykırı olarak gerçekleştirilen-ve belgeye bağlanması adetten olmayan-hem kayıtdışı hem de yasadışı ekonomik faaliyetler (kaçakçılık, uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık yasadışı kumar, fahişelik, vb.” olarak tanımlamaktadır.
Görüldüğü gibi, tanımlamaların bazıları daha dar, bazıları daha geniş kapsamlıdır. Bu açıdan, yapılacak çalışmalarda mümkün olan en geniş tanımı vererek, çalışmanın neleri kapsayıp kapsamadığını belirtmek gerekmektedir.
Çok genel anlamıyla kayıtdışı ekonomi, resmi istatistiklerde kapsan(a)mayan ekonomik faaliyetler ve onların sonuçlarıdır. Bu tanım, çok pratik olmayan ama sınırlayıcı olmadığı için kapsamı oldukça geniş olan bir tanımlamadır. Üretimi yapılıp değişimi yapılmayan ancak, fırsat maliyeti düşünüldüğünde ekonomik değeri olan ve yapılmadığı takdirde satın alınması gerekecek olan ev ekonomisi faaliyetleri ile üretimin söz konusu olmadığı, sadece transferin gerçekleştiği hırsızlık gibi faaliyetler ve gerekli düzenleyici ve yasaklayıcı kurallara uyulmadan yapılan izinsiz üretim, kaçakçılık ve uyuşturucu ticareti gibi faaliyetler, piyasa içi ve piyasa dışı veya aynı ve nakdi ödeme ayırımı yapılmadan bu tanım kapsamında düşünülebilir. Böylece, kayıtdışı ekonominin en belirgin özelliği ortaya çıkmaktadır; kayıtdışı faaliyetler ve sonuçları ölçülememiş ve resmi istatistiklerde yer almamışlardır.
Kayıtdışı ekonomiyi, sadece sosyal güvenlik sistemi dışında gerçekleşen istihdamı veya mali sistem dışında gerçekleştirilen ekonomik faaliyetleri kapsayacak şekilde, daha dar anlamda tanımlamak da mümkündür.
   1.2. Kayıtdışı Ekonomi Modeli
Kayıtdışı ekonominin daha net bir şekilde anlaşılabilmesi için, kayıtdışı ekonomiyi oluşturan faaliyetlerin nitelikleri açısından sınıflandırılarak kapsamlı bir model yardımıyla ortaya konulması yararlı olacaktır. Bu model kapsamında yer alan ekonomik faaliyetler, GSMH ve toplam istihdam gibi göstergelerin eksik tespit edilmesine yani kayıtdışılığa yol açan faaliyetlerdir. Bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin büyük. bir kısmı GSMH tanımı içinde yer almaktadır. Ancak, GSMH tanımı içinde olmayan örneğin yasadışı faaliyetler ve gelirler gibi bazı unsurlar da modelde kapsanmaktadır. Model, toplam ekonomik gelir tanımındaki faaliyetleri kapsayacak genişlikte kurulmuştur
 
Şekil 1. Kayıtdışı Ekonomi Modeli
Şekil-1’de de görüldüğü gibi kayıtdışı ekonomi, “piyasa içi-kayıtdışı ekonomi” ve “piyasa dışı-kayıtdışı ekonomi” olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. “Piyasa içi-kayıtdışı ekonomi”, piyasanın arz ve talep koşullarında ancak, kayıtdışı olarak yapılan üretim, dağıtım, değişim ve tüketim faaliyetlerini kapsamakta ve değişimin parasal veya aynı (takas vb.) olmasına göre, “piyasa içi-parasal kayıtdışı ekonomi” ve “piyasa içi-parasal olmayan kayıtdışı ekonomi” olarak iki kısımdan oluşmaktadır. Piyasa içi-kayıtdışı ekonominin parasal ve parasal olmayan olarak ele alınan alt ayırımları da, üretimlerin yasal olup olmaması açısından, yasal (legal) ve yasadışı (illegal) olarak ikiye ayrılmaktadır.
Bu model çerçevesinde, üretimi, ticareti ve tüketimi yasak olan uyuşturucuların piyasa koşullarında üretilmesi ve alınıp satılması, ödemelerin parasal olup olmamasına göre, “piyasa içi-parasal-yasadışı kayıtdışı ekonomi” veya “piyasa içi- parasal olmayan-yasadışı kayıtdışı ekonomi” kapsamında yer almaktadır. Yasadışı mal ve hizmetler ile ilgili ekonomik faaliyetler ceza yasalarına göre suç sayıldıklarından, bu tür faaliyetler yasalarla düzenlenmemişlerdir. Kayıtlı ekonomi kapsamında yasal düzenlemelere uygun olarak üretim, dağıtım ve tüketimleri yapılan mal ve hizmetlerin, söz konusu yasal düzenlemelere uyulmadan, örneğin gerekli ruhsatlar alınmadan resmi kayıt sistemi dışında ve dolayısıyla vergi gibi mükellefiyetler yerine getirilmeden, benzerleriyle beraber piyasa koşullarında üretimi, dağıtımı ve tüketimi faaliyetleri, ödemelerin parasal olup olmamasına göre, “piyasa içi-parasal-yasal kayıtdışı ekonomi” veya “piyasa içi-parasal olmayan-yasal kayıtdışı ekonomi” kapsamında yer almaktadırlar. Parasal ödemenin söz konusu olduğu işportacılık, kayıtdışı olarak yapılan inşaat ve onarım işleri, büro veya evlerde kayıtdışı olarak ders verme gibi ekonomik faaliyetler, “piyasa içi-parasal-yasal kayıtdışı” ekonomik faaliyetlere birer örnektir. Bu ve benzeri yasal faaliyetler aynı ödeme ile gerçekleştirildiğinde ise “piyasa içi-parasal olmayan-yasal kayıtdışı” ekonomik faaliyet olarak değerlendirilmektedirler.
“Piyasa dışı kayıtdışı ekonomi” kapsamında yer alan faaliyetler ise, piyasa koşullarında üretim, değişim ve tüketimi gerçekleşmeyen faaliyetlerdir. Bunlar prensip olarak parasal değişime konu olmazlar. Parasal olmayan ve piyasa dışı bu faaliyetler de kendi içinde yasal ve yasal olmayan olarak iki kısma ayrılır. Bu gruptaki faaliyetler için ödeme ya hiç söz konusu değildir ya da karşılıklı yardımlaşma vs. söz konusudur. Bu kapsamda üretilen mal ve hizmetlerin bu şekilde üretilmemeleri durumunda piyasadan bedel ödenerek temin edilmesi gerekmektedir. Bu tür faaliyetler, çoğu zaman ev ekonomisi veya sosyal ekonomi kapsamında değerlendirilmektedir. Bu açıdan, bu model çerçevesinde ev ihtiyaçlarına yönelik olarak yapılan yemek pişirme, ütü, tamirat işleri, çocuk bakma, evde tüketilmek üzere tarlada ve bahçede sebze meyve yetiştirme gibi işler ile komşular arasında karşılıklı yardımlaşma şeklinde yapılan işler, “piyasa dışı-parasal olmayan-yasal kayıtdışı ekonomi” kapsamında değerlendirilmektedir. Birisinin kendi tüketimi için bahçesinde yasadışı olarak haşhaş ve marijuana gibi uyuşturucu yapımında kullanılan bitkiler yetiştirip uyuşturucu imal etmesi ise “piyasa dışı-parasal olmayan-yasadışı kayıtdışı ekonomi” kapsamında yer almaktadır. Bu ana gruptaki faaliyetler, daha çok geleneklere bağlı olarak yürütülürler ve resmi bir düzene bağlanmamış faaliyetlerdir. Onun için çoğu zaman “gayri resmi (informal) faaliyetler” olarak anılırlar. Bu tür faaliyetlerin kapsamı çok geniş ve gözlem ve denetimi zor olduğundan, boyutlarının belirlenmesi çok zordur.
Kayıtdışı ekonomi kapsamında yer alan faaliyetlerin bir kısmı, bu faaliyetleri yürütenler tarafından kasıtlı alarak kayıtdışı yürütülmektedir. Bu tür faaliyetler bir yasağın, bir kuralın veya bir düzenlemenin bilerek ihlal edilmesi sonucu kayıtdışında kalmaktadırlar. Yukarıdaki modelde birinci grubu oluşturan piyasa içi faaliyetler böyledir. Bir kısım faaliyetler ise katılanların kastı olmaksızın, ilgililer tarafından hesaplanmasının zorluğu ve pratik olmaması sebebiyle, denetlenmek ve kayıtlarda kapsanmak istenmemesi yüzünden kayıtdışında kalmaktadırlar. Modeldeki ikinci grup faaliyetler büyük ölçüde böyledir.
Prensip olarak kamu kesimi için kayıtdışılık söz konusu olmaz denilse de kamu adına yürütülen faaliyetlerde de hatalardan, düzenlemeleri yeterince bilmemekten, yanlış ve eksik bilgi vermekten ve istismardan, kamunun ekonomik faaliyetlerini kayıtlara yansıtmadan şahsi menfaatler doğrultusunda kullanmaktan ve rüşvet almak gibi yasadışı faaliyetlerden kaynaklanan kayıtdışılık oluşmaktadır.
   1.3. Kayıtdışı Faaliyetlerin Yoğunlaştığı Alanlar
Kayıtdışı faaliyetler çok çeşitlidir ve kayıtlı ekonominin söz konusu olduğu bütün sektörlerde kayıtdışılığa rastlamak mümkündür. Kayıtlı ekonomik faaliyet olarak yürütülmesi yasaklanmış olan faaliyetler doğal olarak kayıtdışıdır. Kayıtdışılığın daha yoğun olduğu sektörler imalat sektörü dışındaki sektörler, yani tarım ve hizmetler sektörleridir. Söz konusu bu sektörlerin üretim, tüketim ve istihdam ilişkilerinin kayıtdışılığa uygun olması ve bu sektörlerdeki faaliyetlerin çok çeşitli olması, kayıtdışılığın bu sektörlerde yoğunlaşmasına yol açmaktadır. Kayıtlı ekonomi tarafından üretilen, Örneğin ev, ev eşyaları ve otomobil gibi malların bakım ve onarımları ile bahçede, evde veya işyerinde gıda maddeleri üretimi ve satışı, seyyar satıcılık, kullanılmış ve eski eşya satışı, ücret karşılığı özel ders vermek ve çocuk bakmak gibi faaliyetler ile eksik olarak beyan edilen diğer birçok faaliyet, kayıtdışı ekonomi kapsamında yer alan faaliyetlere örnek olarak gösterilebilir.
   1.4. Kayıtdışı Faaliyetlerin Gerçekleştiği Ortamlar
Kayıtdışı ekonomik faaliyetlerin gerçekleştirildiği ortamlar da çok çeşitlidir. Bu faaliyetler cadde üstü bir tezgahta gerçekleştirilebildiği gibi, evde, tarlada, ofiste, bir kamyonetin arkasında, fabrikada, ticari piyasada veya bunların bir kaçında birden. yani ekonomik faaliyetin gerçekleştirilebileceği hemen her ortamda yürütülebilmektedir.
   1.5. Kayıtdışı Ekonomiye Katılanlar
Kayıtdışı ekonomiye kimlerin katıldığına gelince, piyasa dışı-parasal olmayan yasal kayıtdışı ekonomik faaliyetler de göz önünde tutulursa, hemen herkes demek mümkündür. Piyasa içi-parasal-yasal kayıtdışı ekonomiye katılanlar üreticiler ve tüketiciler olarak geniş bir kesimi içine almaktadır. Evde yaptırılan belgesiz bir tamirat ve faturası veya fişi alınmadan yapıları bir alışveriş, kayıtdışı ekonomiye ne kadar geniş bir kesimin iştirak ettiğini gösteren basit örneklerdir.
Üretimde yer alan istihdam grupları açısından bakıldığında, resmi kayıtlı çalışanların kayıtdışı ek işleri söz konusu olabileceği gibi, resmi istatiklerde kayıtlı işsiz veya işgücü kapsamında yer almayanların da kayıtdışı ekonomik faaliyetlerde bulunmaları söz konusu olabilir. Ayrıca, çocuk yaşta olanlar ile kurumsal olmayan sivil nüfus kapsamı dışında olanların da kayıtdışı ekonomik faaliyetlere katılmaları, mümkündür. Bu grupların katılma yoğunluğunu ise ülkenin genel ekonomik ve sosyal koşulları belirlemektedir. Kayıtlı çalışanların kayıtdışı ekonomiye katılmaları, mevcut kayıtlı faaliyetlerine ilave olarak gelir getirici bir faaliyette bulunmaları şeklinde olmaktadır. Kayıtlı kesimde çalışanların, çalıştıkları alandaki mal ve hizmetlerin üretim ve dağıtımı ile iş ilişkilerinin nasıl olduğu konusundaki bilgi ve becerileri, onların bu alanda kayıtdışı ekonomiye katılma şanslarını vasıfsız kişilere göre arttırmaktadır.
Gelir grupları açısından bakıldığında, ikinci işinden veya sürekli olarak uğraştığı kayıtdışı işinden kayıtdışı gelir elde eden ücretliler, kayıtdışı kira geliri elde eden mülk sahipleri, tefecilik veya kayıtdışı olarak finansal ve reel yatırım yapan yatırımcılar, evlerinde kendi ihtiyaçlarına yönelik veya piyasaya yönelik kayıtdışı üretim yapan hane halkı üyelerinin her biri kayıtdışı ekonomiye katkıda bulunmaktadırlar. Kısaca, kayıtlı ekonomide söz konusu olan ücret, kar, kira ve faiz gibi gelir unsurlarının hepsi kayıtdışı ekonomide de söz konusudur.
Kayıtdışı ekonomik faaliyetler daha çok şirketleşmemiş girişimler ve küçük işletmeler tarafından gerçekleştirilmektedir. Büyük şirketlerin ortakları ile yöneticileri ise denetimin etkinliği açısından kayıtlı faaliyette bulunmayı tercih etmektedirler.
Kadınların toplumda üstlendikleri ev işlerini yapma, çocuk bakma, ücretsiz aile işçiliği gibi rollerinin de bir sonucu olarak, hem söz konusu faaliyetler hem de iş, hem de parça başı iş, ev işleri gibi kayıtdışı faaliyetler, daha çok kadınlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Erkekler ise daha çok piyasa koşullarında gerçekleştirilen kayıtdışı faaliyetlere katılmaktadırlar. Etnik açıdan kayıtdışılığa katılım, etnik grupların toplumdaki yerleriyle yakın ilişkilidir.
   1.6. Yasal-Yasal Olmayan Kayıtdışı Ekonomi Ayırımı
Yasal ve yasal olmayan kayıtdışı ekonomi ayırımının iyi anlaşılması gerekmektedir. Bu ayırım, ülkemizde yapılan çalışmalarda, yanlış olmasa bile diğer ülkelerdeki çalışmalardan farklı şekilde yapılabilmektedir. Örneğin, bir çalışmada; “gizli ekonomi faaliyetleri ev ekonomilerince ihtiyaçları gidermek için yapıldığı sürece yasaldır Ancak bu tip faaliyetler üretime yönelik vız gelir elde etmeyi amaçlıyorsa yasa dışı olur ve yasal yaptırımlar gerektirir.” denilmektedir. Bir diğer çalışmada da, “kayıtdışı ekonomiler aile ihtiyaçtan için yapıldığında yasal olmasına ve bir bölümünün milli gelir hesaplarınca kapsanmasına karşılık, büyük kısmı yasal olmayan faaliyetler şeklinde olmakta....” denilmektedir ki, ev üretimi dışındaki her türlü kayıtdışılığın yasal olmayan faaliyetler olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu faaliyetler, ekonomik yaşamı düzenleyen kurallara uyulmadan yapıldığından yasadışı-kuraldışıdırlar. Ancak, diğer ülkelerdeki çalışmalarda yasadışı (illegal) kayıtdışı ekonomi denildiğinde kastedilen şey. ceza yasalarının yasakladığı mal ve hizmetlerin üretimi, ticareti ve tüketimiyle ilgili faaliyetlerdir. “Yasal statü ayrımı, ceza kanunlarına göre yasa dışı olan gelir getirici faaliyetleri belirler” Kayıtdışı ekonomiyi ifade etmek için ortaya konulan kavramların çoğu, kayıtdışı ekonominin üretim ve değişim yönünü vurgularken, yasadışı kavramı nihai mal ve hizmetin yasal olmama özelliğini vurgulamaktadır. Dolayısıyla, benzerlerinin normal şartlarda üretimi, dağıtımı ve tüketimi yapılan mal ve hizmetlerin belirli şekillerde ve şartlarda üretilmesiyle ilgili düzenlemelerin maliyetinden ve vergi gibi bazı yükümlülüklerden kaçınmak gayesiyle otoritelerden gizlenerek beyan dışı bırakılması, söz konusu mal ve hizmetlerin yasadışı olduğu anlamına gelmemektedir. Bunlar, yasal kaynaklı kayıtdışı ekonomi kapsamında değerlendirilmektedir. Uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, yasadışı kumar, fuhuş, rüşvet ve hırsızlık gibi yasak olan (criminal} ve genellikle hapis cezası gerektiren faaliyetler, yasadışı (illegal) kayıtdışı ekonomi kapsamında ele alınmaktadır. Ancak yasallık ve yasadışılık, zaman sürecinde ve ülkeden ülkeye değişen izafi bir tanımlamadır. Örneğin, kumar bazı düzenlemelerle yasal hale getirilebilmekte ve uyuşturucuların üretim ve dağıtımı olmasa bile tüketimi bazen serbest olabilmektedir. Pornografi ve fuhuş sektörü de böyledir. Avrupa ülkeleri bu konularda diğer ülkelere göre daha az sınırlama getirmektedirler. Dolayısıyla, bu ülkedeki yasadışı faaliyetlerin kapsamı diğer ülkelere göre daha dardır. Bu açıdan, milli muhasebe hesaplarının, anlamı ve kapsamı zaman içinde ve ülkeden ülkeye değişen yasadışı faaliyetleri kapsayıp kapsamaması gerektiği tartışılan bir konudur. Bir çok ülkenin milli muhasebe hesapları, Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın (UN) hazırlayıp tavsiye ettiği esaslara göre tutularak uluslararası organizasyonlara bildirilmektedir. Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın 1953 yılında belirlediği hesap sistemine göre, yasal veya yasadışı bütün işlemlerin kapsanması gerekiyordu. 1968 yılındaki sistemde böyle bir şeyden bahsedilmemekte ancak, yasadışı (illegal) faaliyetlerin kapsanmaması gerektiği de belirtilmemektedir. 1993 yılında, uzun çalışmalar sonunda, Avrupa Ülkeleri Komisyonu (Eurostat), Uluslararası Para Fonu (IMF), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ve Dünya Bankası'nın (World Bank} katılımıyla geliştirilen ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı tarafından tavsiye edilen Milli Muhasebe Hesapları Sistemi’nde (System of National Accounts-1993) açıkça yasadışı işlemlerin de kapsanması gerektiği belirtilmiştir.
Gerekçe olarak da, bu yapılmadığı zaman hesaplarda hata ve dengesizlikler
olabileceği gösterilmekte ve örnek olarak, hane halkının yasadışı ürünler için yaptığı harcamaların hesaba katılmamasının, onların tasarruflarının olduğundan fazla tahmin edilmesine ve finansal hesaplarda tutarsızlığa yol açabileceği belirtilmektedir.
   1.7. Kayıtdışı Gelir-Kayıtdışı İstihdam
Kayıtdışılık, kullanıldığı yere göre anlam kazanan bir kavramdır. Ancak. kayıtdışı ekonomi denildiğinde akla gelen iki önemli konu kayıtdışı gelir ve kayıtdışı istihdam olmaktadır.
Kayıtdışı Gelir : Kayıtdışı gelir değişik kapsamlarda ele alınabilir. Ülkelerin resmi milli gelir (GSMH) rakamlarındaki kayıtdışılık, kayıtdışı ekonomi araştırmalarının başlıca konusunu oluşturmaktadır. Bu bazda ele alındığında, toplam ekonomik gelirin milli muhasebe hesaplarında kapsanmayan kısmı kayıtdışı milli geliri oluşturur. Ancak, kayıtdışı milli geliri (GSMH) tanımında yer alan faaliyetlerle sınırlandırmak da mümkündür. Kayıtdışılığın önemli sonuçlarından biri olan vergi kayıpları açısından ele alındığında ise kayıtdışı gelir, vergi kapsamında olduğu halde belgeye bağlanmayan ve beyan dışı bırakılan. dolayısıyla vergi hesaplamalarında dikkate alınmayan gelirlerden oluşmaktadır. Mali gelir (fiscal income) olarak ele alınan söz konusu kayıtdışı gelir, kayıtdışı toplam ekonomik gelirden daha dar kapsamlıdır. Bu iki farklı bazdaki kayıtdışılık arasındaki ilişki, birbirlerine bağımlılıkları ölçüsünde değişmektedir. Eğer resmi milli gelir hesapları, mali gelirler ve vergi gelirleri temeline bağlı olarak oluşturulmamış ise mali açıdan kayıtdışılığı kapsayabilir. Bu açıdan bakıldığında, izinsiz olarak gerçekleştirilen ve vergi otoritelerine beyan edilmemiş veya eksik beyan edilmiş, dolayısıyla vergiye konu olmamış bir üretim faaliyeti ve elde edilen gelir, mali açıdan kayıtdışı olduğu halde resmi milli gelir içinde kapsandığında kayıtlı milli gelir olmaktadır. Yukarıda geliştirilen model çerçevesinde kayıtdışı mali gelir, piyasa içi-parasal-yasal veya piyasa içi- parasal olmayan-yasal faaliyetlerden elde edilmektedir. Kayıtdışı mil1i gelir ise modelin tamamını oluşturan faaliyetlerden elde edilmektedir. 
Kayıtdışı İstihdam : Kayıtdışı ekonominin ikinci önemli boyutu kayıt dışı istihdamdır. İstihdam açısından kayıtdışılığı da farklı kapsamlarda ele almak mümkündür. Ülkenin çalışan nüfusunun resmi toplam istihdam rakamları içinde kapsanamaması kayıtdışı istihdamı oluşturur. Sosyal güvenlik kuruluşlarına beyan edilmeden ve gerekli yükümlülükler yerine getirilmeden gerçekleştirilen istihdam, sosyal güvenlik açısından kayıtdışılığı kapsayan, dar anlamda kayıtdışı istihdamdır. Ancak, resmi toplam istihdam rakamlarında bu kapsamda olanlar da kapsanabilmiş ise istatistiki açıdan kayıtlı istihdam içinde yer alırlar.
   1.8. Kayıtlı Ekonomi-Kayıtdışı Ekonomi İlişkisi
Kayıtdışı ekonominin kayıtlı ekonomiden kopuk ve soyut bir olgu olarak düşünülmemesi gerekir. Kayıtdışı ekonomi, bir bütün olan ekonomik ve sosyal yapının tamamlayıcı bir parçası olarak kayıtlı ekonomi ile iç içedir. Genel ekonomideki kaynakların tahsisi ile üretimi, dağıtımı ve arz talep dengeleri, kayıtlı veya kayıtsız sosyo-ekonomik şartların bütününün meydana getirdiği sistem tarafından belirlenir. Kayıtdışı ekonominin kayıtlı ekonomi ile ilişkisi genel hatlarıyla şu şekilde olmaktadır:
•   Kayıtdışı ekonomi kayıtlı ekonomiye talep yaratmaktadır. Kayıtlı ekonomi tarafından üretilen mallar, kayıtdışı ekonomide yatırım malı, ara mal ve tüketim malı olarak kullanılır. Kayıtlı ekonomi ürünlerine olan bu talep, hem piyasa dışı-kayıtdışı ekonomi hem de piyasa içi-kayıtdışı ekonomi için söz konusudur. Evde hane halkının kendi ihtiyaçları için yapılan turşu, reçel gibi ürünler ve piyasaya yönelik örgü işleri gibi ürünler için gerekli hammadde ve araç gerecin piyasadan temin edilmesi, kayıt dışı ekonominin kayıtlı ekonomi ürünlerine olan talebine bir örnektir. Aynı şekilde, piyasa koşullarında kayıtdışı olarak gerçekleştirilen üretim faaliyetlerinde de kayıtlı ekonomi ürünleri, hammadde, ara mal ve yatırım malı olarak kullanılmaktadır.
•   Kayıtlı ekonomide gerçekleştirilen üretimin dağıtımı, kayıtdışı ekonomi tarafından da yerine getirilir. Kayıtlı ekonomi ürünleri, kayıtlı dağıtım kanalları yoluyla tüketicilere ulaşabildiği gibi, kayıtdışı dağıtım kanalları da bu dağıtımda ver almaktadır.
•   Kayıtlı ekonomi tarafından üretilen malların bakım ve onarımı da yine kayıtlı ekonomi yanında, kayıtdışı ekonomi tarafından da yerine getirilmektedir. Kayıtlı ekonomiden temin edilen ürünlerin kullanım safhasındaki bakım ve onarımları, önemli oranda kayıtdışı ekonomi tarafından yapılmaktadır.
•   Kayıtdışı ekonomi, kayıtlı ekonomi tarafından da üretilen mal ve hizmetleri üreterek kayıtlı ekonomiye rekabet yaratır. Bu üretim, bazen kayıtlı ürünlerin taklit edilmesi ve yasadışı olarak aynı markanın kullanılması şeklinde de olmaktadır.











 
İKİNCİ BÖLÜM
   YÖNTEM
   2.1. Araştırma Modeli
Araştırmamız kaynak taraması ve yapılan araştırmaların incelenmesi sonucu oluşturulmuştur.
   
   2.2. Veriler ve Toplanması
Kitap,dergi,gazete ve bu konu ile ilgili yapılan araştırmalar olmak üzere veriler toplanmıştır.
   
   2.3. Verilerin Çözümü ve Yorumlanması
Veriler toplandıktan sonra araştırmamıza konu olan kayıtdışı ekonominin nedenleri,oluşumu ve sonuçları ortaya çıkartılıp açıklanmıştır.
   
   2.4. Süre
Araştırmamız 15/04/2001 tarihinde başlayıp 01/05/2001 tarihinde sonuçlanmıştır.
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
   KAYITDIŞI EKONOMİNİN SEBEP VE SONUÇLARI
   3.1 Kayıtdışı Ekonomiye Yol Açan Sebepler
Kayıtdışı ekonominin ortaya çıkmasında ve boyutlarının genişlemesinde rol oynayan faktörler, toplumun ekonomik, mali ve sosyal sisteminin özelliklerinin bütünü tarafından belirlenmektedir.
Kayıtdışı ekonomiye yol açan sebeplerin bilinmesi, olumlu yönlerinin olduğunu savunan görüşlerinde de bulunmasına karşılık, nihai tahlilde bir problem olan kayıtdışılığın önlenmesine yönelik etkin tedbirlerin alınabilmesi açısından önemlidir. Eğer sebepler doğru tespit edilmezse etkin ve tutarlı tedbir almak da mümkün olmayacaktır.
Kayıtdışı ekonomiye yol açan nedenleri şöyle sıralayabiliriz.
1-   Ekonomik sebepler
2-   Kamu maliyesinden kaynaklanan sebepler
3-   Çalışma hayatından kaynaklanan sebepler
4-   Sosyal sebepler
5-   Teknolojik gelişmelerden kaynaklanan sebepler
6-   Psikolojik sebepler
   3.1.1. Ekonomik Sebepler
Her şeyden önce bir ülkenin sahip olduğu ekonomik sistemin kendisi ve yapısal özellikleri kayıtdışılığa uygun bir zemin oluşturabilir. Bir ekonominin gelişmişlik düzeyi, gerekli yatırımların yapılarak yeterli kalkınma hızının gerçekleştirilmemesi ve kayıtlı istihdam imkanlarının yaratılamaması, kamu kesiminin ekonomik faaliyetler içerisindeki ağırlığı, düzenlemelerin ve sınırlamaların yoğunluğu kayıtdışılıkta rol oynayan faktörlerdir.
Ekonomide sektörlerin ağırlığı da kayıtdışılığın boyutlarını etkilemektedir. Tarım ve hizmetler sektörü, izleme ve denetlemenin zor olması sebebiyle kayıtdışının yoğunlaştığı sektörlerdir. Hizmetler sektörünün özelliği daha çok küçük işletmeler tarafından yürütülen ekonomik faaliyetlerin bu sektörde yoğunlaşmasıdır. İşletmeler küçüldükçe kayıtdışı işçi çalıştırma artmaktadır.
Gelir dağılımı açısından bakıldığında; gelir dağılımındaki adaletsizlik, düşük gelir grubunun genişliği ve orta gelir grubu üyelerinin nisbi olarak azlığı kayıtdışılık sebepleri arasındadır. Gelirin düşüklüğü ve fakirlik, bireyleri kayıtdışı faaliyetlerde bulunmaya zorlayan bir faktördür. Üst gelir gruplarındaki vergi ve diğer mali yükümlülüklerin ağırlığı da bu grupta yer alan bireyleri, faaliyetlerini ve gelirlerini gizlemeye yöneltmektedir.
Enflasyonun yüksek düzeylerde seyrettiği ülkelerde de kayıtdışılığın artması beklenebilir. Böyle durumlarda, sabit gelirli geniş kitleler enflasyon dolayısıyla aşınan gelirlerini telafi etmek, üreticilerde maliyetlerini azaltabilmek gayesiyle kayıtdışı ekonomiye yöneleceklerdir. Ayrıca, eğer vergi sistemi enflasyonun etkisini dikkate alan, örneğin enflasyon muhasebesi gibi düzenlemeler içermiyorsa, bu durumda da bireyler, aşırı yüklerden korunmak gayesiyle kayıtdışı faaliyetlerde bulunabileceklerdir.
İktisadi kriz ve durgunluk dönemleri de kayıtdışılığa uygun bir zemin oluşturmaktadır. Böyle dönemlerde işsiz kitleler, kayıtlı ekonomide bulamadıkları istihdam imkanlarını kayıtdışı faaliyetlerde arayacaklardır. Müteşebbisler ise kriz ve durgunluğun etkilerini minimuma indirmek ve özellikle istihdam ve üretim açısından esnek davranabilmek gayesiyle kayıtdışı faaliyetlere yöneleceklerdir.
   3.1.2. Kamu Maliyetlerinden Kaynaklanan Sebepler
Kayıtdışılık denildiğinde akla hemen “vergi verme” olgusunun gelmesi, mali sebeplerin önemini ortaya koymaktadır. Hatta bazen kayıtdışı ekonominin tanımı bile “vergi vermemek gayesiyle gizlenen faaliyetler” olarak veya bu anlama gelecek şekilde yapılabilmektedir. Vergi ve benzeri yükümlülükler ekonomik sebepler kısmında açıklandığı gibi başlı başına kayıtdışılık sebebidir.
Vergi sisteminin adil olmadığına inanan mükellefler, bu adaletsizliği vergilerden kaçınarak veya vergi kaçırarak gidermeye çalışacaklardır. Bu husus, alınan kararların ve yapılan düzenlemelerin, bu karar ve düzenlemelerden etkilenecek olan kesimlerin görüş ve katılımıyla oluşturulup, oluşturulmamasıyla da ilişkilidir. Bu yüzden, ülke yönetimiyle ilgili kararlarda olduğu kadar, vergi vb. mali konulardaki uygulamalarda da halkın eğiliminin tespit edilerek katılımının sağlanması uygulanmanın başarısı ve kayıtdışılığın asgari düzeyde tutulması açısından önemlidir.
Vergi sistemiyle ilgili söz konusu hususlar yanında, denet,imlerin yeterli sayı ve nitelikte yapılmasıyla yakalanma riskinin ve uygulanacak cezaların düşüklüğü de kayıtdışılığı kolaylaştıran unsurlardır. Mali sistem ve vergi mevzuatı karmaşık, vergiler çok ve4 çeşitli ve ödenmesi prosedür olarak çok zor ise bireyler yine kayıtdışı kalmayı tercih edebilirler.
Sık sık, çıkarılan vergi aflarının da, bireylerin kayıtdışılığı tercih etme sebebi olarak saymak gerekir. “nasıl olsa af çıkar” düşüncesi hem kayıtlı mükellefiyetlerin yerine getirmelerini engellemekte ve böylece tahsilat/tahakkuk oranları düşmekte hem de kayıtdışılığı teşvik etmektedir.
Kayıtdışılığa yol açan mali sebeplerin diğer, yüzü ise toplanan vergilerin nasıl harcandığıyla ve mükelleflerin kamu faaliyetlerinden ne kadar istifade edebildiğiyle ilgilidir. Eğer vergi gelirleri etkin bir biçimde ve bireylerin gerekli gördüğü alanlarda kullanılmıyor, rüşvet ve yolsuzluklar yaygın, kamu kaynakları israf ve istismar ediliyor ise, bireyler kayıtlı faaliyette bulunmakta ve gelirlerini doğru beyan ederek, vergilerini tam olarak ödemekte isteksiz olacaklardır.
   3.1.3. Çalışma Hayatından Kaynaklanan Sebepler
Kayıtdışı ekonomiye katılanlar açısından kayıtdışı faaliyette bulunmanın başlıca gerekçesi, kayıtlı faaliyette bulunma imkanlarının sınırlı olmasıdır. Bu temel sebep yanında, çalışma hayatının koşulları kayıtdışılıkta önemli bir faktördür. Sosyal güvenlik sisteminin etkin çalışmayışı bireylerin sisteme kayıtlı olmakla elde edecekleri faydaları ile kayıtdışı kalma durumunda elde edecekleri faydaları karşılaştırarak tercih yapmalarına sebep olmaktadır. Eğer etkin ve verimli bir sosyal sistemi yoksa, cezai yaptırımlar caydırıcı değil ise sosyal güvenlik primleri gibi istihdamla ilgili kesintiler yüksek ise kısaca kayıtdışı sektörde faaliyette bulunmanın kayıtlı sektörde faaliyette bulunmaya göre alternatif maliyeti düşük ise bireyler kayıtdışında kalmayı tercih ederler.
Çalışma hayatı ile ilgili yasal düzenlemelerin part-time, kısa süreli çalışma ve evde çalışma gibi zamanla ortaya çıkan gelişmeleri kapsayamaması, işyeri koşulları için getirilen standartlar, üretimlerin lisanslı olma gereği, çalışanlar için aranan asgari yaş, eğitim, diploma, asgari ücret ve fazla mesai gibi düzenlemeler ile kadın çalışanlara daha düşük ücret verilmesi ve bu yüzden kadınların ev işlerini tercih etmesi gibi hususların hepsi, kayıtdışı üretim ve istihdamda rol oynamaktadır.
   3.1.4. Sosyal Sebepler
Diğer sektörlerle iç içe olarak, toplumun kültür yapısı ve moral ve ahlaki değerleriyle, eğitim düzeyi ve özellikle kırdan kente göç olgusu gibi sosyal faktörler kayıtdışılığın gelişmesini ve boyutlarını etkileyen unsurlardır.
“Kamu harcamaları ile vergiler arasındaki ilişkiyi eğitim düzeyi yüksek toplumlar daha iyi kurmaktadırlar.” Ayrıca, eğitimli bireyler sendikalı ve sigortalı, kısaca kayıtlı olmanın avantajlarını bilinçli tüketicilerde kayıtlı sektör mal ve hizmetlerine karşı getirilen tüketici haklarını daha iyi değerlendireceklerdir. Dolayısıyla isteyerek kayıtdışı ekonomiye katılım minimum düzeyde olacaktır. Moral ve ahlaki değerlerin aşındığı toplumlarda, özellikle uyuşturucu ve yasadışı kumar, fuhuş, kaçakçılık ve tefecilik gibi yasal olmayan kayıtdışı faaliyetler artacaktır.
   3.1.5. Teknolojik Gelişmelerden Kaynaklanan Sebepler
Teknolojik gelişmelerin kayıtdışı faaliyetler üzerindeki başlıca etkisi, gelişen teknolojilerin emek gücünün açığa çıkarması ve insanlarında geçim kaygısıyla kayıtdışı faaliyetlere yönelmeleri şeklinde olmaktadır. Ayrıca, gelişen teknolojiler sermaye mallarının fiyatını da ucuzlatmakta ve ucuzlayan bu sermaye mallarının (çeşitli makina, alet vs. gibi üretim araçları) kullanımı yoluyla piyasaya yönelik kayıtdışı üretim ve evde üretim kolay hale gelmektedir.
   3.1.6. Psikolojik Sebepler
Kayıtdışılıkta rol oynayan psikolojik faktörler denildiğinde bireylerin kayıtdışı faaliyetlerden aldıkları duygusal tatmin anlaşılmaktadır. Bazen bireyler, ekonomik sebepler yanında duydukları heyecan sebebiyle de yasadışı faaliyetlere katılırlar. Pek çok kişide zevk duyduğu ve boş zamanlarını değerlendirme faaliyeti olarak gördüğü için kayıtdışı ekonomi kapsamında yer alan üretim faaliyetlerinde bulunabilir. Özellikle evde üretim açısından durum böyledir. Bağ-bahçe işleri ve yemek yapmak vs gibi faaliyetler, çok kişi tarafından hobi olarak da yapılmaktadır.
Bireylerin kimlik arayışları ve etkin olma isteklerini karşılayacak kayıtlı faaliyet imkanlarının sınırlı olması onları yasadışı da olabilecek kayıtdışı faaliyetlere itebilir. Pat-time işlerde çalışmak evde üretim ve bağımsız veya kendi işinde çalışmak, insanlara esnek hareket etme imkanı vermekte ve hürriyet arzularını tatmin etmektedir. Bu tür faaliyetler ise kayıtdışılığın yoğun olduğu alanlardır.
   3.2. Kayıtdışı Ekonominin Sonuçları
Bir ülkede kayıtdışı ekonominin varlığının ve boyutlarının büyüklüğünün önemi, yo1 açtığı sonuçlar bakımındandır. Kayıtdışılığın, temel ekonomik ve sosyal göstergelerin ülke gerçeklerini tam yansıtamamasından kaynaklanan istatistiki anlamdaki kayıtdışılık ile, faaliyetlerin gerekti belge ve kayıt düzenine uyulmadan ve yükümlülükler yerine getirilmeden yürütülmesinden kaynaklanan mali açıdan ve sosyal güvenlik açısından kayıtdışılık şeklinde iki boyutunun olduğu daha önce belirtilmişti. Her iki anlamdaki kayıtdışılığın da ekonomik, mali, sosyal, çalışma hayatı ve teknolojik gelişmeler ile ilgili sonuçları bulunmaktadır.
Logged

OgrenciForum.Org
Sponsor

Logged
Abruzzi
Çalışkan öğrenci
****
Mesaj Sayısı: 1031



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Mart 28, 2008, 09:59:04 ÖÖ »

Kayıtdışılığın sonuçları denildiğinde genellikle olumsuz sonuçlar akla gelse de, olumlu yönlerinin bulunduğunu ileri süren görüşlere rastlamak ta mümkün olmaktadır.
İstatistiki anlamdaki kayıtdışılığın olumsuz etkileri, bu eksik ve yanlış göstergeleri veri alarak oluşturulacak politikaların ve alınacak tedbirlerin uygulamada başarısız olması ve istenmeyen sonuçlara yol açması şeklinde dolaylı olarak olmaktadır. Yapılan düzenlemelere uyulmamasından kaynaklanan kayıtdışılığın etkileri ise daha çok doğrudan olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.
Kayıtdışılık, planlama örgütleri ve araştırma kurumları ile iktisatçıların ve diğer akademisyenlerin, ekonominin mevcut ve geçmiş durumunu izah ve ileriyi tahmin, etme konusundaki analiz ve araştırmalarını da olumsuz etkileyecektir.
Bu açıklamadan sonra, her iki anlamdaki kayıtdışılığın sonuçları, sebeplerinin açıklanma yöntemine uygun olarak, ekonomik, mali, sosyal, çalışma hayatıyla ilgili ve teknolojik sonuçlar olarak açıklanmaya çalışılacaktır. Daha sonra da, kayıtdışı ekonominin olumlu olduğu ileri sürülen sonuçları kısaca verilecek ve eleştirilecektir. Kayıtdışı ekonominin sebepleri gibi sonuçları da bir arada ye birbirlerini etkileyen unsurlar olarak göz önünde tutulmalıdır. Örneğin, yeterli vergi toplanamaması, maliye yönetimi açısından kamu bütçe açıklarının oluşması gibi bir sonuca yol açarken, kamu bütçe açıkları da enflasyon gibi ekonomik sonuçlara yol açabilmektedir.
   3.2.1. Ekonomik Sonuçlar
Bir ekonomide ulaşılmaya çalışılan temel amaçlar;
•   Kaynak dağıtımında etkinlik ve kaynakların verimli .
•   Yeterli ve sürdürülebilir büyüme ve kalkınma,
•   Fiyat istikrarı,
•   Gelir dağılımında adalet,
•    Dış dengenin sağlanması ak özetlenebilir.
Ülkenin refah düzeyi, istihdam ve fiyatlar genel seviyesi ve gelir dağılımı konularındaki iktisadi gerçeklerin doğru saptanamaması şeklinde ortaya çıkan istatistiki kayıtdışılığın, bu sayılan amaçlara ulaşma konusunda etkisi bulunmaktadır. Kayıtdışılık dolayısıyla hangi göstergelerin ne yönde sapmalı olacağını şu şekilde özetleyebiliriz;
GSMH : Bir ülkenin genel refah düzeyini gösteren başlıca gösterge, o ülkenin kişi başına düşen mi1li geliridir. İşte, kayıtdışılık demek ülkede gerçekleştirilen üretimlerin ve elde edilen gelirlerin, yapılan tüketim ve yatırım miktarlarının tamamen kapsanamaması ve kaynakların çeşitli kesimler ile sektörler arasında nasıl dağıldığının doğru belirlenememesi demektir. Böyle bir durumda, milli gelir rakamları eksik ifade edilmiş olacak ve ülkenin refah düzeyi ile verimlilik göstergeleri olduğundan düşük görünecektir.
İSTİHDAM : Ekonomilerin diğer önemli göstergeleri, istihdam durumunu, yansıtan göstergelerdir. Ülkede, gerçekte gelir getirici bir faaliyette bulunduğu halde, istihdamla ilgili göstergelerde işsiz kapsamında veya işgücü dışındakiler kapsamında veya işgücü dışındakiler kapsamında gösterilen bir kesimin olması, istihdam ve işgücüne katılım rakamlarının mutlak ve oransal olarak düşük, işsizlik rakamlarının da olduğundan yüksek görünmesine yol açacaktır.
FİYATLAR: Ülke ekonomisinin genel fiyatlar düzeyindeki gelişmelerini gösteren enflasyon rakamlarının, kayıtdışılığın söz konusu olduğu durumlarda olduğundan yüksek görünme eğilimi vardır. Sadece kayıtlı üretimlerin maliyetleri ve satış fiyatları dikkate alınarak hazırlanan fiyat göstergeleri, kayıtdışı üretimlerin kayıtdışılık dolayısıyla kayıtlı kesime nazaran oldukça yüksek ek maliyetlere katlanmadan gerçekleştirilmeleri dolayısıyla sağlanan düşük maliyet ve satış fiyatları kapsanamadan hazırlandığında, piyasa genel fiyatlar düzeyini olduğundan yüksek gösterir. Merkezi planlı ekonomilerde ise, düşük tutulmaya çalışılan mal ve hizmet fiyatları dolayısıyla, ikinci ekonomide oluşan daha yüksek fiyatlar. dikkate alınmadığından, tersi bir durum söz konusu olur.
BÜYÜME : Eğer kayıtdışı ekonominin büyüme hızı kayıtlı ekonomiden daha yüksek ise, resmi büyüme rakamları da, kayıtlı ve kayıtdışı ekonomi toplamından oluşan ekonominin bütününün büyüme hızından düşük olarak tespit edilir.
GELİR DAĞILIMI :Gelirlerin bir kısmının veya tamamının otoritelerden , gizlenmesi dolayısıyla, kayıtdışı ekonomiden en fazla kimlerin pay aldığına bağlı olarak gelir dağılımı rakamları, düşük veya yüksek gelirli kesim lehine sapmalı olarak belirlenir.
DIŞ TİCARET: Dış ticaret göstergeleri konusunda da, kayıtdışı ithalat ve ihracat sebebiyle gerçek dış ticaret dengelerinin hatalı tespit edilmesi, ülkede kayıtdışı altın ve döviz bulunması sebebiyle de döviz ve altın mevcutlarının eksik belirlenmesi söz konusudur.
İşte, temel göstergelerin kayıtdışılık sebebiyle doğru olarak tespit edilememesi sorunların yanlış teşhisine ve teşhis yanlış olunca da etkin ve doğru politikalar ile tedbirlerin alınıp uygulanamamasına, uygulamaların başarısızlığına, kaynakların yanlış yönlendirilmesine ve istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına yol açar. Örneğin, işsizlik oranının ve fiyatlar genel düzeyinin kayıtdışılık yüzünden olduğundan yüksek ve üretimlerin düşük tespit edildiği bir durumda işsizliği önlemeye ve ekonomiyi canlandırmaya yönelik bir politika, belki işsizlik oranının bir miktar düşmesine yarayabilir fakat fiyatlar genel düzeyinin daha fazla artmasına ve istikrarın daha da bozulmasına da yol açabilir. Enflasyon ve durgunluğun bir arada görüldüğü stagflasyon olgusu, kısmen istatistiki bir yanılma olarak karşımıza çıkabilir. “Kayıtdışı (unobserved) sektörün, kayıtlı sektöre oranı yaklaşık olarak sabit kaldığı sürece ise, hükümet politikalarının istikrar hedeflerine ulaşma şansı en yüksek” olacaktır.
Özellikle. ülkemiz gibi planlı kalkınma çabasındaki ülkelerde, ülke kaynaklarının ve mevcut ekonomik durumun, ulaşılması düşünülen hedeflerin ve bu hedeflere ulaştıracak politika araçlarının doğru tespit edilememesinin yol açacağı sonuçlar, kayıtdışılığın önemini daha da arttırmaktadır.
Belge ve kayıt düzenine uymamaktan, vergi ve sosyal güvenlik primi gibi mâli yükümlülükleri yerine getirmemekten kaynaklanan kayıtdışılığın ekonomik etkilerini ise şu şekilde özetleyebiliriz;
Hükümetler tarafından yapılan düzenlemeler, alınan vergiler ve yapılan diğer kesintiler ve bunların nasıl kullanılacağı, uygulamada yanlışlıklar olabilmesine rağmen, toplumun genel çıkarı ve bireysel olduğu kadar sosyal faydaları da düşünülerek, ekonominin bütünü için etkin kaynak dağılımını geçekleştirmek üzere belirlemektedir. Bu açıdan, kayıtdışılıkta büyüme demek, kaynakların kayıtlı sektörden kayıtdışı sektöre aktarılması demektir. Kayıtdışı faaliyetlerin genel olarak arzulanmayan faaliyetler olduğu, emek yoğun ve gelişmiş olmayan teknolojiler kullanan alanlarda yoğunlaştığı dikkate alınırsa, kayıtdışı ekonominin kaynak dağılımında etkinliği bozduğu ve kaynakları verimsiz alanlara yönelttiği sonucu çıkmaktadır. Kayıtdışı ekonomide ödemelerin daha çok nakdi ödeme ve takas gibi yöntemlerle gerçekleştirilmesi ise işlem etkinliğini azaltan hususlardır.
Faaliyetlerini kayıtdışı olarak yürütenlerin, faaliyetlerini kayıtlı olarak yürütenlerin kayıtlı olmaktan dolayı katlandıkları oldukça yüksek ek maliyetlere katlanmadıklarından, haksız şekilde rekabet avantajı elde ederler. Böylece kayıtlı faaliyette bulunmak zorlaşır ve ekonomideki rekabet yapısı bozularak etkinliğini kaybeder. Sonuçta, rekabetçi piyasanın etkin kaynak tahsisini geçekleştirme fonksiyonu kaybolur.
Büyük firmalardan kaynaklanan kayıtdışılık dışında, kayıtdışı faaliyetlerin daha çok küçük organizasyonlar ve şirketleşmemiş birimler tarafından gerçekleştiriliyor olması, büyük firmaların da işlerini taşeronlar vasıtasıyla veya küçülerek yürütme gayretleri, ekonominin merkezilikten uzaklaşmasına (decentralization) yol açar. Bu da optimum ölçek büyüklüğünün sağlayacağı verimlilik artışı gibi avantajların elde edilememesi sonucunu doğurur.
Aşırı harcamalar yanında, vergi ve sosyal güvenlik primi gibi mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklanan kamu açıklarının ve kan kesimi borçlanma gereği yüksekliğinin yol açtığı ekonomik sorunlar, kayıtdışılığın dolaylı olarak yol açtığı önemli sonuçlardır. Harcamalarına oranla yeterli ölçüde gelir toplayamayan hükümetler, ya harcamalarını kısma, ki bu durumda devletten beklenen hizmetler aksar, ya da para basma veya iç ve dış borçlanma yöntemleriyle açıkları kapatma yoluna başvurmak zorunda kalırlar.
Kayıtdışılığın en önemli sebeplerinden birisinin yüksek vergi oranları olduğu düşünülür ise, kayıtlı kesimin vergi yükünün daha da arttırılması, bu kesim aleyhine olan adaletsizliği daha da arttırır. Sonuçta, kayıtdışı ekonomiye kaçış hızlanır veya kaynaklar daha az vergilenen ama daha çok rant getiren verimsiz alanlara kayar.
Açıkların kendisi enflasyonist beklentileri arttırmaktadır. Para basma ve/veya iç ve dış borçlanma yöntemleriyle açıkların kapatılmaya çalışılması da enflasyonist baskıların ortaya çıkmasına yol açar. Bu şekilde, kayıtdışılık enflasyona ve yüksek enflasyondan kaynaklanan gelir dağılımında bozulmalara, istikrarsızlığın yol açacağı üretim ve yatırımlarda düşüşe ve işsizliğe, durgunluk gibi krizlere ve diğer sosyal maliyetlere yol açabilir.
Kamu kesimi açıklan, hükümetlerin ekonomiyi yönlendirmede kullanacakları para ve maliye politikalarının etkinliğini de azaltmaktadır. Faaliyetlerin kayıtdışı yürütülmesinin gelir dağılımına etkisi, kayıtdışı ekonomiden kimlerin daha çok istifade ettiğine bağlı olarak değişmektedir. Eğer daha çok düşük gelirli kesim kayıtdışı ekonomiden pay alıyor ise, gelir dağılımı bunlar lehine değişir. Yüksek gelir grubunun kayıtdışı ekonomiden daha çok pay alması durumunda ise gelir dağılımı, gruplar arasında gelir dağılımı farkını azaltmaya yönelik amacın âksi yönünde bozulur.
Kayıtlı ekonomideki düzenleme ve vergilerden kaynaklanan yüksek maliyet, insanları kendi ihtiyaçlarını kendi üretimleri ile karşılamaya (do-it-yourself) yöneltir ve ev üretimi ile piyasaya yönelik evde üretim gibi faaliyetler gelişir.
Kayıtdışı ekonomide ödemelerin daha çok nakit para kullanılarak gerçekleştiriliyor olması, fiyat istikrarının olmadığı durumlarda, kayıtlı ekonomi yanında kayıtdışı ekonomide de istikrarlı bir para birimi arayışına ve dolar ve mark gibi nispeten istikrarlı para birimlerinin ekonomide yaygın olarak kullanılmasına, yani “dolarizasyona” yol açar.
   3.2.2. Kamu Maliyesi İle İlgili Sonuçlar
Ekonomik sonuçlar kısmında da değinilen vergi kayıpları ve bunların sebep olduğu bütçe açıkları, kayıtdışılığın en önemli mali sonucudur. Kamu yönetiminin yerine getirmek zorunda olduğu savunma ve iç güvenlik ile adalet, eğitim, sağlık ve altyapı gibi pek çok hizmet, kamu harcamalarının aşağı çekilmesini güçleştirmektedir. Kamunun asli gelir kaynağı olan vergiler yeterince toplanamayınca da büyüyen açıkları sorunu ortaya çıkmaktadır. Bunun sonucu da kamusal hizmetlerin zamanında ve etkin olarak gerçekleştirilmesi zorlaşmaktadır. Bu da yaşam kalitesinde ve refah düzeyinde düşme anlamına gelmektedir.
Kayıtdışı ekonomi, vergi sistemini ve vergi idaresini olumsuz etkilemekte idarenin vergi toplama kabiliyetini ve etkinliğini azaltmaktadır. Ayrıca, vergi tabanının aşınmasına ve kaynakların gözlem ve kontrol dışına çıkmasına yol açmaktadır. Vergide adalet ve eşitlik ilkesi, vergisini düzenli ödeyen kayıtlı kesim aleyhine bozulmakta, idare ile mükellefler arasında kopukluk başlamakta ve vergi zihniyetinin oluşması güçleşmektedir.
   3.2.3. Sosyal Sonuçlar
Kayıtdışı ekonominin ekonomik ve mali sistemde yol açtığı olumsuzlular yanında, sosyal hayatta da olumsuz etkileri söz konusudur.
Kayıtdışılığın boyutlarının, özellikte yasadışı-kayıtdışı faaliyetlerin genişlemesi toplumun moral ve ahlaki değerlerinin bozulmasına ve anti-sosyal davranışların yayılmasına sebep olmaktadır. Yasadışı faaliyetler, toplumun zararlı ve ahlakdışı olarak gördüğü, kötü olarak nitelendirdiği fuhuş ve kumar ile çeşitli kaçakçılık ve uyuşturucu satışı ve kullanımı gibi faaliyetlerdir. Bu tür faaliyetler anlamındaki kayıtdışılığın toplumda yaygınlaşması ve vergi kaçırmanın adeta kanıksanması toplumun yapısının bozulmasına ve sağlıksız nesillerin ortaya çıkmasına yol açar. Sonuçta toplum, telafisi mümkün olmayan sosyal maliyetlere katlanmak zorunda kalır. “Bu durum hükümetin gelir kaybına uğramasından öte anlamlar taşımaktadır. Yurttaşlık ahlakında bir çöküş ve kayıtdışı ekonominin öteki yönleridir. Burada asıl dikkatleri çeken.”
Kayıtdışı faaliyette bulunanların geniş bir kesim oluşturması, idare edenler ile edilenler arasında bir kopukluk yaratır ve güvensizlik ortamı oluşturur. Kayıtlı faaliyette bulunanlar, yaygın kayıtdışılığı gördükçe devlet otoritesine olan güvenlerini kaybederler. Kayıtdışı faaliyetlerde bulunanlar da, kayıtdışılığın tabiatı gereği ilişkilerini yasal düzenlemeler ve genel ve açık kurallar dışında yürütürler. Sorunlarını da bazen yasadışı yollarla çözme yoluna giderler. Rüşvet ve suiistimal yaygınlaşır ve “mafya” olarak tabir edilen yasadışı örgütler oluşabilir. İtalya’daki mafya olayını, hatta ülkemizde son yıllarda basında çek-senet mafyası olarak çokça bahsedilen olayı bu gelişmelere örnek olarak gösterebiliriz. Kayıtdışı ekonomi ile yasadışı örgütlerin ilişkisini, 11 Eylül 1995 tarihli Hürriyet gazetesinin İl Mondo adlı ekonomi-finans dergisinin araştırmasına dayanarak verdiği haberden de anlayabiliriz. Bu habere göre, İtalyan Mafyası’nın ekonomik faaliyetlerinin yıllık cirosu 27,5 Trilyon Lirete {17 Milyar $) ulaşmaktadır. Bütün bunlar, hukuk ve adalet sisteminin etkinliğinin kaybolması, yeraltı ilişkilerinin buradan doğacak boşluğu doldurması ve toplumda suç ve suçlu sayısının artması anlamına gelmektedir ki, sosyal açıdan ne kadar sakıncalı olduğu açıktır. Böyle bir ortamda, sağlıklı bir politik yapının gelişmesi de zordur.
Kayıtdışı ekonomik faaliyetler çoğu zaman çevre ile ilgili düzenlemelere uyulmadan gerçekleştirildiğinden. kayıtdışı ekonomik faaliyetlerden dolayı doğal kaynakların tahribi ve sürdürülebilir kalkınma amacının gerçekleştirilememesi söz konusu olmaktadır. Gecekondu ve kaçak yapılaşma da çarpık şehirleşme sorununun ortaya çıkmasına yol açmaktadır.
Kayıtdışı üretimler, belgesiz ve kayıtsız üretilmeleri sebebiyle standart dışı ve garantisiz olduğundan, söz konusu ürünleri tüketen tüketici kesimin de kayıtdışılıktan dolayı mağdur olması ve kayıtlı sektör tüketicilerini korumaya yönelik yasalardan ve satış sonrası hizmetlerden yararlanamaması söz konusudur. Güvenlikten de yoksun olan kayıtdışı sektörün ürünleri, bazen hayati tehlike bile yaratabilir. Özellikle gıda ve sağlık sektörlerindeki kayıtdışılık tüketiciler açısından risklidir. Ruhsatsız ve standartlara uyulmadan üretilen gıda maddeleri ile ilaçlar, temizlik ve kozmetik ürünleri ve ruhsatsız muayenehaneler ile buralarda diplomasız kişilerce verilen sağlık hizmetleri tüketiciler açısından riskli kayıtdışı faaliyetlere örnektir. Ankara Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Nezih Yavuz Tan’ın, 9 Ağustos 1995 tarihli Hürriyet gazetesinde yer alan “Ankara'da, 800 diplomalı diş hekimine karşılık, 800 de sahte diş hekimi bulunduğu, sahte diş hekimlerinin, iltihaplı bir dişi çekerek hastanın ölümüne veya hatalı protez yaparak çene eklemi bozukluklarına yol açabilecekleri iddiası, konunun önemini vurgulamaktadır.
Kayıtdışı ekonomiye, ekonomik ve sosyal sistemlerin işleyişi üzerindeki etkileri ve bu sistemlerin geleceğinde oynayacağı rol açısından da önem verilmektedir. Bu konuda Handy, geliştirdiği modelinde gelecekle ilgili olarak, küçük işlerin ve kendi işinde çalışmanın, part time işlerin ve kendi ihtiyacını kendi karşılamanın (do-it yourself), sonuçta kayıtdışılığın yaygın olduğu bir ekonomik yapı öngörmektedir. Gersuny de, hane halkı üretimi ve imece şeklindeki üretim yapısından, büyük değişimle (great transformation) geçilen düzenli endüstriyel üretim safhasından sonra, tekrar hane halkı üretiminin (household production) yaygın olduğu sisteme dönüleceğini ileri sürmektedir.
   3.2.4. Çalışma Hayatı İle İlgili Sonuçlar
Çalışma hayatı ile ilgili olumsuz sonuçlar büyük ölçüde kayıtdışı istihdamdan kaynaklanmaktadır. Kayıtdışı istihdam, her şeyden önce sosyal güvenlik sisteminin etkinliğini bozmaktadır. Kayıtdışı istihdam demek, çalışanların gerekli vasıflara sahip olmaması ve asgari yaş haddi, asgari ücret fazla mesai ve işyeri standartları gibi konulardaki düzenlemelere uyulmaması, gerekli sosyal güvenlik, vergi ve diğer fonların eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi demektir. Böyle olunca, çalışan nüfus sosyal güvenlik şemsiyesi altında kapsanamamakta, yeterli prim toplanamamakta, sosyal güvenlik kuruluşları da, başta finansman zorlukları olmak üzere çeşitli zorluklarla karşılaşmakta ve kendilerinden beklenen hizmetleri etkin olarak yerine getirememektedirler.
Kayıtdışı istihdamın bir diğer yönü de, kayıtdışı çalışanların sendikal haklardan yoksun olmasıdır. Kayıtdışı çalışan kesimlerin ağırlığının artması, sendikaların zayıflamasına ve çalışan geniş kesimin haklarının korunmasında zafiyete yol açar. Çeşitli gerekçelerle kayıtdışı çalışma durumunda olanlar, sendikasız olma ve sosyal güvenlik kapsamı dışında olma, çalıştıkları işyerinin ruhsatsız olması gibi nedenlerle, sağlıksız ortamlarda, işyeri ve iş güvenliği olmadan, pazarlık gücünden yoksun ve korumasız, istismara açık ve sigortasız olarak çalışmak zorunda kalırlar. Bu da iş hayatında sağlıksız bir ortamın oluşmasına ve çalışma ilişkilerinin ve işgücü piyasasının işleyişinin bozulmasına yol açar. Kayıtdışı ekonomik faaliyetlerde kadın ve çocuk işçilere de talep olduğundan, bu kesimin de zor şartlarda çalışması söz konusudur.
   3.2.5. Teknolojik Sonuçlar
Kayıtdışı ekonomik faaliyetlerin daha çok tarım ve hizmetler sektörlerinde yoğunlaşması ve genel olarak küçük işletmeler ve şirketleşmemiş organizasyonlar tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle, küçük işletmeler gelişen teknolojilere daha kolay uyum sağlar denebilirse de, teknoloji geliştirmesi ve etkin araştırma-geliştirme faaliyetinde bulunmaları beklenemez. “Teknoloji üretme ve uygulama kapasitesi sanayiin rekabet gücünü belirleyen temel unsur haline gelmişken,” kayıtdışı ekonominin teknolojik gelişmeler üzerindeki etkilerinin de olumsuz olduğu görülmektedir.
 
   3.2.6. Kayıtdışı Ekonominin Olumlu Olarak Değerlendirilen Sonuçları
Kayıtdışı ekonomiyle ilgili bazı çalışmalarda, kayıtdışılığın olumlu yönlerinin olduğu da belirtilmektedir. Kayıtdışı ekonomiyi olumlu bulan görüşlerin başında, kayıtdışı ekonominin ülkenin karşılaştığı ekonomik krizleri aşmasında, işsiz kitlelere istihdam ve gelir imkanı sağlayarak ve mal ve hizmet arzını arttırarak yardım olduğu ve bir çeşit “sosyal güvenlik sübabı” görevi gördüğü görüşü gelmektedir.
Ayrıca;
•   Vergi ve sosyal güvenlik primleri gibi kamusal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sonucu elde edilen maliyet düşüşlerinin iç ve dış pazarlarda rekabet gücü kazandırdığı,
•   Vergi gelirlerinin devlet tarafından etkin kullanılmaması dolayısıyla, özel kesim tarafından devletten kaçırılan kaynakların daha etkin kullanıldığı, •
•   Kayıtdışı ekonominin gelir dağılımını dengeleyerek yoksulluğu . “hafifletici rol oynadığı” •
•   Kayıtdışı ekonominin kayıtlı ekonomiye talep yarattığı,
•   Kayıtdışı ekonomide yaratılan gelirlerin, borsa ve bankalar kanalıyla kayıtlı sektöre aktarılarak kayıtlı ekonomiye kaynak sağladığı,
•   Kayıtdışı ekonominin enflasyon vergisinin en büyük mükellefi olduğu gibi yaklaşımlarla da, kayıtdışı ekonominin olumlu yönlerinin olduğu ileri sürülmektedir.
Bireylerin, evde, bahçede ve tarlada kendi ihtiyaçlarına yönelik olarak veya komşular arasında karşılıklı yardımlaşma şeklinde, ekonomik boyutu olan ancak kayıtdışı olma kastı olmaksızın yürüttükleri faaliyetlerden doğan ve olumsuz olarak nitelendirilemeyecek kayıtdışılık haricinde, ilk bakışta doğru gibi görünen bütün görüşlere katılmak mümkün değildir. Sosyal yapıda yol açtığı bozulmaya rağmen kayıtdışı ekonominin sosyal güvenlik sübabı olarak görülmesi devlet de dahil olmak üzere üçüncü kişilerin haklarının gasp edilmesiyle sağlanan maliyet düşüşleri ve ülke içinde haksızın haklı karşısında rekabet avantajı elde etmesi kabul edilebilir bir görüş değildir.
Uluslararası ticaret, ancak rekabet, ileri teknoloji kullanımı ve kaliteli mal ihraç ile etkin pazarlama ve tanıtım faaliyetleriyle daha sağlıklı temellere oturabilir. Kayıtdışı ekonomik faaliyetlerde bulunan ve genellikle küçük boyutlu olan firmalar bu özellikleri pek fazla taşımadıklarından, bu açıdan da kayıtdışı ekonominin olumlu etkisinden pek söz edilemez.
Kayıtdışı ekonomi bir kesime istihdam yaratmaktadır ancak, bu istihdam sağlıksız bir istihdamdır. İstihdamı geliştirmenin alternatifi kayıtdışı sektörü geliştirmek değil, uygun düzenlemelerle kayıtdışı sektörü kayıt altına alarak kayıtlı istihdamı geliştirmektir.
Kayıtdışılığın kamu gelirlerinde sebep olduğu aşınma, bütçe açıkları ve bunlardan kaynaklanan ekonomik sorunlar düşünüldüğünde, yol açtığı olumsuzluklardan kurtuluşun bunlara sebep olan kayıtdışı ekonomide görülmesi de yanlıştır.
Devletin kamu gelirlerini etkin kullanmadığını veri kabul ederek, kayıtdışılığın ve vergi kaçırmanın doğru olduğunu savunmak mümkün değildir. Bir yanlış başka bir yanlışı gerekçe göstererek savunulamaz. Yapılması gereken, kayıtdışılığı teşvik etmek değil, vergi gelirlerini etkin kullanmanın yollarını aramaktır.
Kayıtlı ekonomiye yarattığı talep ve ona sağladığı kaynaklar açısından kayıtdışı ekonominin olumlu bulunması da, sanki bu kesimin kayıtlı faaliyette bulunması hiç mümkün değilmiş gibi olaya bakıldığı için tatmin edici değildir. Sadece yasadışı nitelikli olan kayıtdışı faaliyetler engellendiğinde kayıtlı ekonomiye
katılmayacaklardır. Yasal kaynaklı kayıtdışı faaliyetlerin, isabetli tedbirler alınmak suretiyle, tamamıyla olmasa bile büyük ölçüde kayıtlı ekonomiye kazandırılması mümkündür. Bu gerçekleştirilebilir ise, bu faaliyetleri yürüten kesim ekonomik sistemin işleyişine çok daha sağlıklı koşullarda katkıda bulunabilir. Çok katı kuralların hakim olduğu ekonomilerde, hür teşebbüs için bir sığınak gibi görülen kayıtdışı ekonomi konusunda yapılması gereken, bu sektörü geliştirmek değil, katı kuralları ve engelleri ortadan kaldırarak, optimum sonuç verecek düzenlemeleri yapmak ve kayıtlı sektörü geliştirmektir. yoksa “Gayri resmi (kayıtdışı) ekonomik faaliyetlerin büyümesi politik yaklaşımı ne olursa olsun tüm hükümet türlerine karşı bir başkaldırı niteliğindedir.”















 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
   SONUÇ VE GENEL DEĞERLENDİRME
Sistemleri ve gelişmişlik düzeyleri faklı da olsa, gelişmiş veya azgelişmiş, kapitalist veya sosyalist, hemen her ülkede karşılaşılan kayıtdışı ekonominin, özellikle müdahale ve sınırlamaların yoğun olduğu ülkelerde daha büyük boyutta olduğu görülmektedir. Ülkemizdeki kayıtdışı ekonominin boyutlarının büyüklüğü ve önemi uzun zamandır bilinmesine rağmen, bu konuda yeterince araştırma yapılmamıştır.
Kayıtdışı ekonominin ortaya çıkarak gelişmesinde, bireylerin kayıttı ekonomik faaliyetlerde bulunmasını engelleyecek kadar aşırı devlet müdahaleleri ve düzenlemeler yanında, kayıtlı ekonomi tarafından yeterli istihdam imkanlarının yaratılamaması, vergi oranlarının ve sosyal güvenlik primi gibi istihdamla ilgili kesintilerin yüksekliği ile yeterli vergi bilincinin oluşmaması ve denetimlerin yetersiz olması gibi ekonomik, mali, sosyal ve psikolojik birçok faktör rol oynamaktadır. Kayıtdışı faaliyetlerin yaygınlaşması sonucu, yeterince vergi toplanamaması sebebiyle ortaya çıkan önemli kamu açıkları ve dürüst mükellefler aleyhine bozulan vergi yükü dağılımı, sosyal yapıda bozulma, ekonomide haksız rekabet, çatışma ilişkilerinde bozulma gibi olumsuz sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, kayıtdışı ekonomi dolayısıyla ekonomik göstergelerin gerçekleri doğru yansıtmaması, ekonomiyi yönlendirmek üzere hatalı politikalarının tespit edilmesine ve uygulamada istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına yol açabilir. Bütün bunlara rağmen kayıtdışı ekonominin geniş kitlelere gelir ve iş imkanı sağlayan bir sosyal güvenlik sübabı olduğunu düşünenler ve olumlu olarak değerlendirenler de vardır.
Bu çalışmanın sonuçları, ülkemizde mali açıdan ve sosyal güvenlik kuruluşlarına kayıtlılık açısından da önemli ölçüde kayıtdışılık olduğunu, dolayısıyla iktisadi faaliyetlerin büyük ölçüde otoritelerden gizlendiğini göstermektedir.
Ülkemizde, özellikle gelir vergisi kaçakları çok yüksek boyutlardadır. Vergi denetim sonuçlarından yararlanılarak yapılan hesaplamalarda, 1960-1993 döneminde kaçırılan gelir vergisi miktarı, tahsil edilen miktarın ortalama olarak %139,2’sidir. Kurumlar vergisinde %46,5, diğer dolaysız vergilerde ise %59,9 olarak tespit edilen söz konusu oran, toplam dolaysız vergilerde %121,5 olarak gerçekleşmiştir.
Denetim sonuçları dikkate alınarak yapılan tahminler, dolaylı vergilerdeki kaçağın nisbi olarak düşük olduğunu göstermektedir. 1960-1993 dönemi için yurtiçi dolaylı vergilerde tespit edilen kayıtdışılık oranı, ortalama olarak %21.8 olarak bulunmuştur. Ancak, yasal ve efektif KDV vergi oranları sektörel olarak incelendiğinde ve 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemizde yaratılan toplam katma değerin yaklaşık %13’ünü yaratmasına rağmen. tahsil edilen toplam KDV’nin yaklaşık %50’sini ödediği göz önünde tutulduğunda, dolaylı vergilerdeki kaçağın da önemli boyutlarda olduğu görülmektedir.
1980’yılında sırasıyla %60,2 ve %40,3 olan işgücüne katılım ve işgücü/nüfus oranları, emekli ve istidam çağındaki öğrenci sayısının nisbi artışının da etkisiyle, 1992 yılında sırasıyla %52,3 ve %35,9 olarak gerçekleşmiştir. Yıllar itibariyle düşüş gösteren bu oranlar, bir ölçüde kayıtdışı istihdam ve kayıtdışı ekonominin geliştiğini de göstermektedir. Genel nüfus sayımı ve hane halkı gelir ve tüketim harcamaları anketi gibi, hane halkı işgücü anketlerine göre daha kapsamlı olan araştırmalar da toplam istihdam rakamlarının, 1980 yılında %12,3, 1985 yılında %17,8, 1987 yılında %16.5 ve 1990 yılında %21.4 oranında düşük olduğunu göstermektedir.
Ülkemizde sosyal güvenlik sistemi açısından kayıtdışılığın yoğunlaştığı sektörler tarım ve hizmetler sektörleridir. 1992 yılı verilerine göre, tarım sektöründe çalışanların %17'si herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışmaktadır. Tarım dışı sektörlerde 1980 yılında %38,4 olan kayıtdışılık, düzenli bir şekilde düşerek 1991 yılında %27 olmuş, 1992 yılında bir miktar yükselerek %29,7 olarak gerçekleşmiştir. Çalışan kadın kesimindeki kayıtdışılık erkek kesimine oranla daha yüksektir. Tarım sektöründe kayıtdışılık, erkeklerde %60 iken kadınlarda  %95 seviyesindedir. Tarım dışı sektörlerde ise bu oranlar sırasıyla %24 ve %42'dir.
Ülkemizde kayıtdışılığın sebeplerinden bazıları da bu çalışmada ortaya konulmuştur. Vergi sistemiyle ilgili olarak, ülkemizde vergi oranları OECD ülkeleriyle kıyaslandığında oldukça yüksektir. İstisna, muafiyet ve diğer indirimler, nisbi olarak çok yüksek boyutlardadır. Belge ve kayıt düzenini bozan götürü vergileme, vergi sistemimizde hala önemli bir yer işgal etmektedir. Vergilerle ilgili çok fazla değişiklik ve düzenleme yapılmaktadır. Gelir dağılımı ile ilgili olarak da, kayıtdışı faaliyette bulunma eğiliminin yüksek olduğu düşük ve yüksek gelir grupları açısından dengesizlik söz konusudur. İstihdamla ilgili kesintilerin yüksekliği, sosyal güvenlik sisteminin etkin olmayışı ve denetimlerin azlığı, kayıtdışı istihdamın yüksek boyutlarda olmasının bazı sebepleridir.
Ülkemiz, önemli kamu açıkları ve bu açıklardan kaynaklanan enflasyon gibi önemli ekonomik sorunların yanında, sosyal güvenlik sisteminde de birçok sorunla karşı karşıyadır. Kayıtdışı ekonominin ortaya çıkmasında önemli bir etkisinin olduğu bu sorunların aşılması, kayıtdışı ekonominin kayıt altına alınmasıyla büyük ölçüde çözülebilir görünmektedir. Plan ve programlarda öngörülen politika ve tedbirlerin etkin olarak bir türlü uygulamaya geçirilememesi, bu sorunların büyümesine çözümünün daha da zor hale gelmesine yol açmaktadır. Ülkemizdeki kayıtdışılığı önlemeye yönelik olarak,
•   Ekonomik, mali ve sosyal konulardaki düzenlemelerin, toplumun çeşitli kesimlerinin katılımıyla, günümüzün ihtiyaçlarını ve özelliklerini dikkate alarak ve basitlik, adalet ve etkinlik ilkeleri doğrultusunda yapılması
gibi genel tedbirler yanında,
•   Vergi oranlarının yeniden düzenlemesi ve oldukça yüksek olan oranların düşürülmesi,
•   Kesimler arasındaki vergi yükü adaletsizliğinin, kayıtdışı faaliyetlere açmayacak şekilde giderilmesi ve ücretlilerin vergi yükünün düşürülerek istihdam üzerindeki vergi ve benzeri kesintilerin azaltılması,
•   Yaygın olarak kullanılan vergisel teşviklerin, muafiyetlerin ve istisnaların gözden geçirilerek asgari bir seviyeye indirilmesi,
•   Vergilemede üniter sistemden uzaklaştıran uygulamaların düzeltilmesi,
•   Belge ve kayıt düzenini bozan götürü usulde vergilemenin kapsamının daraltılması,
•   Herkese bir vergi numarası verilmesi uygulamasının yaygınlaştırılarak fonksiyonel hale getirilmesi,
•   Vergi idaresinin yeniden yapılandırılarak tam olarak otomasyona geç sağlanması ve idare ile mükellef ilişkilerinde işlemlerin basitleştirilerek, kırtasiyeciliğin azaltılması ve vergi toplamada bankalar sisteminden yararlanılması,
•   Vergi denetim birimleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilerek denetimlerin daha yoğun ve etkin bir şekilde yapılmasının sağlanması,
•   Vergi beyannamelerinin daha sağlıklı düzenlenmesi bakımından muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinden azami ölçüde yararlanılması,
•   Vergi yasalarının çok sık değiştirilmesini gerektirmeyecek ve karışıklıklara meydan vermeyecek şekilde düzenlenmesi•
•   Vergi cezalarının caydırıcı olacak şekilde düzenlenmesi ve sık sık af çıkarma yoluna gidilmemesi
Gibi vergisel tedbirler,
•   Kayıtlı istihdam imkanlarının artırılması,
•   Esnek zamanlı, kısmi zamanlı ve diğer standart dışı atipik çalışma biçimleri konusundaki hukuki boşluğun giderilmesi,
•   Tarım kesiminin kendine özgü çalışma ilişkilerini dikkate alacak şekilde, çalışma ilişkilerini düzenleyecek olan tarım iş kanununun çıkarılması,
•   İşgücü maliyetini artıran ve kayıtdışı istihdamı teşvik eden istihdam ile ilgili yüksek kesintilerin aşağı çekilmesinin sağlanması,
•   Sosyal güvenlik kuruluşlarının etkin hizmet verebilmesi ve cazibesinin artırılması için söz konusu kuruluşlarda norm ve standart birliğinin sağlanması, denetimlerin artırılması ve bu kuruluşların kaynak israfının önlenmesi gibi istihdam ve sosyal güvenlik sistemi ile ilgili tedbirlerin alınarak uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir.
Sosyal güvenlik ve vergiler açısından kayıtdışılığı önlemeye ve faaliyetlerin belge ve kayıt düzenine uygun yürütülmesini sağlamaya yönelik bu tedbirler yanında, istatistiklerin daha gerçekçi bir şekilde, kayıtdışı olarak yürütülen faaliyetleri de kapsayacak şekilde tutulmasını sağlamaya yönelik olarak, DİE'nin ulusal bilgi sistemi koordinatörlüğü fonksiyonuna kavuşturularak, kurumlar arası düzenli bilgi akışının sağlanması gerekmektedir.
Bütün bu konularda plan ve programlarda da öngörülen tedbirlerin bir an önce uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir. Alınacak tedbirlerin sonuç vermesi ancak halkın da katılımının sağlanması ve vatandaşlık bilincinin geliştirilmesi ile mümkün olacaktır. Bu sebeple eğitim konusunun da ihmal edilmemesi gerekmektedir.
Alınacak her türlü tedbire rağmen, kayıtdışılığın tamamen önlenebileceğini düşünmek aşırı iyimserlik olacaktır. Hükümetler varolduğu sürece, toplumsal yaşamın gereği olarak düşük düzeyde de olsa vergileme, düzenleme ve kısıtlamalar söz konusu olacağı için, faaliyetlerini kayıtdışı olarak yürütmek isteyecek birileri ve kayıtdışılık her zaman söz konusu olacaktır. Bu açıdan, amaç onu tamamen yok etmek değil boyutlarını sorun oluşturmayacak bir seviyeye çekmek olmalıdır.
 
KAYNAKÇA
ALTUĞ, O., (1994). Kayıtdışı Ekonomi, İstanbul.
DPT. (1995). VII. Beşyıllık Kalkınma Planı Stratejisi.
ÖZSOYLU, A.F., (1993). Gizli Ekonomi: Tanımı Sebepleri, Türkiye’deki Boyutları.
TEMEL, A.; ŞİMŞEK, A.; YAZICI, K., (1994). Kayıtdışı Ekonomi: Tanımı, Tespit Yöntemleri ve Türk Ekonomisindeki Büyüklüğü, DPT, Ankara.
Logged

OgrenciForum.Org
Sayfa: 1
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer: