Bedava Ödev İndir > Akademik-Üniversite Kaynaklar > Halkla ilişkiler kaynakları > ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ İNCELEMESİ

Reklamlar
Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ İNCELEMESİ  (Okunma Sayısı 162 defa)
Mart 12, 2008, 20:24:12 ÖS
Abruzzi
Çalışkan öğrenci
****

Rep +4/-0
Mesaj Sayısı: 1031



Üyelik Bilgileri
« : Mart 12, 2008, 20:24:12 ÖS »




Örgütsel Davranış dersinin iş yeri analizi ile ilgili hazırladığım bu ödevde inceleyeceğimiz isyeri icin Dersaneleri sectim. Malum, bölümüm Fen bilgisi ögretmenligi.... Hem alanımızla ilgili birsey olursa bizim icin daha faydalı olur, hem de ilerde dersanede calısmayı düsünürsem  biraz bir seyler ögrenirim diye düsündüm. Bu konuda tanıdık bir dersane bana daha yardımcı olur diye söyle bir aklımdan geçirdim dersanelerde çalışan bir tanıdık var mıdır diye? Araya taraya abimin okuldan bir arkadaşını bulduk burada , vakti zamanında calışmış... Dersaneye gittik ama gittiğime de pisman oldum diyebilirim. Her seyden önce OSS tercihlerinin son haftası olduğu icin dersanede bir trafik...Bir anket yapacaz dedik biraz tedirgin oldular. Ödev olduğunu anlatana  daha doğrusu onlar anlayana kadar hayli uğrastık....En azından kapıdan cevirmediler ya ona da sükür. Cünkü bazı arkadaşlar öyle catkapı girdikleri dersanelerden geri cevrildiklerinde ben de oradaydım...Sabrın sonu selamettir,biraz bekledik ögretmelerle görüsmek icin....Öncelikle dersanenin Ankara subesinin kurucularından biri hem de müdürü olan Nazım ögretmen ile görüstük, ardından da Ali ögretmen ve son olarak da dersanenin temizlik, güvenlik, tamir isleriyle ilgilenen Cihat abi ile görüstüm...Öncelikle dersanenin kuruluşunu, fiziksel görünüsünü, örgüt şemasını anlatacağım daha sonra da sorularımıza aldığımız yanıtlardan bahsedeceğim...ve kendi değerlendirmem ile sonlandıracağım....

DERSANENİN KURULUŞU, FİZİKSEL GÖRÜNÜŞÜ VE ÖRGÜT SEMASI
Kavram dersaneleri otuz yıllık bir dersane. Türkiye genelinde başta istanbul olmak üzere 16 tane subesi var. Kavram dersanelerinin sloganı “NİTELİKLİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM VERMEDE “1” NUMARADIR. Kavram dersanelerinin felsefesi ise “Çeşitli yıllarda başta Türkiye Birinciliği olmak üzere önemli başarılar elde etmemize karşın,  bizim için önemli olan kitlesel başarı yüzdesidir.” diye bahsediliyor internetteki sayfasında ve ilk hedeflerinin “Öğrenciyi, öncelikle onun tercihleri yönünde, bir yüksek öğrenim kurumuna yerleştirmek olduğu “ belirtiliyor. Kavram Dersanelerinin Ankara şubesine gelince dersanenin felsefesi ve amaçları hakkında aldığımız yanıt ne tesadüftürki yine aynı. Ankara Kavram Dersanesi ise 1996’da 12 dersane ögretmeninin ortaklığı sonucunda kurulmus, 3 yıl kadar bağımsız olarak calışmışlar ve 1999’da Kavram Dersanelerinin Ankara şubeliğini almışlar. Şu anda dersanede yönetim kurulunda 5 kisi var, bu kisiler aynı zamanda dersanenin kurucuları. Müdür olarak Nazım ögretmen calışıyor, aynı zamanda derslere de giriyor. Dersanede 15 tane öğretmen, 3 hizmetli ve 1 sekreter çalışıyor. Halkla iliskiler , insan kaynakları, muhasebe gibi birimler belirgin degil. Bu tür islerin hepsi yönetim kurulu ve aynı zamanda dersanede ögretmen olarak calısan kisiler tarafından gerceklesiyor.

İsyerinin fiziksel görünümü;
Dersane binası dört katlı bir bina. Giris katının sağ bölümünde müdür ve söz sahibi olan öğretmenlerin masaları ile sekreterlik bölümü var; sol tarafında ise öğretmenler odası, kantin, salon ve tuvaletler var, diğer katlarda ise derslikler bulunuyor. Binanın dekorasyonu iyi denilebilir, cok fazla para kazanan bir isyeri olmadığı belli ama ellerinden geldiğince ortamı yaşanılabilir hale getirdikleri doğru. Dersanede cok fazla dikkatimi çeken bir sey olmadı. Cok klasik bir yapılanma mesela; müdürün masası cam bir bolme ile ayrılmıstı. Sekreter masası da bu bölmenin hemen yanındaydı. Dersliklerdeki sıra ve yazı tahtalarının, ögretmenler odasındaki sandalye ve koltukların, müdür masasının ya da ortamda bulunan dolapların ve birkac yapay çiçeklendirmenin hic bir ayrıcalığı yoktu.

Simdi de dersane çalışanlarıyla yaptığım görüşmeler ve binbir zorlukla aldığım yanıtlardan bahsedeyim...

Görüsme odamıza ilk olarak dersane müdürü ve kurucularından olan Nazım ögretmen girdi. Kendisine sorularımızı bir bir yönelttik....( o sıcakta bize birseyler icer misiniz diye sormadılar, bunu arkadaşlarla diğer dersanelere gidip ordaki tutumu görünce farkettim ya neyse ! )
Dersaneye alınma kriterleri pek de fazla değil daha çok kendi tanıdıklarını boş olan yerlere aldıklarını söylüyor. Aynı zamanda başarılı ögretmenlere teklifler götürüyorlarmış. Yeni bir basvuruyu da geri cevirmediklerini söyledi, sanırım burada “gözüm tutarsa ise alırım” gibi bir yaklaşım sergileniyor.
İs yerinde calışanlar özel bir eğitimden geçirilmiyor. “Bilgisayar bilmeyen birini sekreter diye ise almayız zaten!” diyor.
İste yükselme kriterlerini ise özveri ,sevgi, çalışma ve başarı olduğunu söylüyor. Mesela stajer öğretmenlerin dersane öğretmenliğine yükselmelerini böyle bir şey doğrultusunda yapıyorlarmıs.
Kendisi zaten kurucu olduğu icin her türlü karara katılabiliyor.
İsyerinde iletişim öğretmenler ile öğretmenler kurulu toplantısı ile sağlanıyormuş, personel ile ise iletişim sözel olarak sağlanıyor.
Dersanede fazla bir birim olmadığından dolayı ilişkilerinin gayet iyi, sıcak olduğunu ve dersanede anlaşamadıkları hic bir kişinin şu an olmadığını söylüyor.
Gruplar arası çatışmaları soruyorum “ Yok ! “ diyor. Tekrar soruyorum ögretmenler arasında hic mi tartışmalar, anlaşmazlıklar yok diye, bu sefer “ bazıları birbirlerinin ayağını kaydırmaya calışıyor” cevabını veriyor. Bunları söylüyor ancak ,daha fazla konuşmuyor.
Gruplar arası çatışmaların ise konuşularak halledildiğini söylüyor. “Bugüne kadar hic kimseyi isten böyle bir nedenden dolayı cıkardınızmı? “diye soruyorum. Cevap “ Hayır ! “ ve ekliyor ben sormadan ” Hep kendileri ayrılmak istemistir, biz bugune kadar kimseyi kovmadık “diye bir cevap veriyor. Bu noktada kendi kendime “vay be! Amma da güzel isyeriymis burası diyorum!!!!!!!!”sonra cıkıyor ya ic yüzleri.....
İsyerinin en sevdiği yönü yaptıgı iş ; yani “ insan yetistirme” diyor. Sevmediğini sorunca ilk başta yok diyor, ben ısrar edince de maddi açıdan bazen tatminsizlikler yaşadığını ve cok yorulduğu anlatıyor. Ama sonunda toparlıyor “ bunlar tatlı yorgunluklar ! “
İsyerini kesinlikle değiştirmeyi düşünmüyor. Adam zaten kendi kurmuş dersaneyi. Keşke sorsaydım “hissenizi satıp daha cok para var diye otelcilik isine girermiydiniz” diye...ama tırstım, cünkü ortam biraz gerginleşiyordu hemen soruları bitirip kaçmak istiyordum.
İs yerinde denetimi  kendileri yani patron olan ögretmenler yapıyor. Denetledikleri konular ise ögretmenlerde derse girip girilmemesi, ögrenciler ile iletisimleri; personelde ise temizlik, düzen.
Doğal olarak hic ceza almamıs ve rahatlıkla kendi isleri icin vakit ayırıyordu, ama bu isini de gözardı ettigini göstermez. Cünkü derslere giriyor ve yaptığı iste de oldukca titiz. Yaptıkları is gereği hicbir işkazası olmuyor.
Kendisi bir sendikaya üye değil, ama öğretmenlerin coğu üyeymis.
İs yerindeki iletisimi sorunca beklediğim yanıtı alıyorum “ Cok iyi “. Herkesin birbiryle sonderece iyi geçindiğini söylüyor. Zaten kurucular yakın ve yıllardır arkadaslar ve bu yüzden kendi aralarında iletisimin iyi olduğuna ben de inandım. Öğretmenler ve personel ile ilgili kısmına pek inanmadım. Pek fazla ast-üst ilişkisinin olmadığını söyledi. Genellikle isteklerini “rica ederim ve teşekkür ederim “ gibi ifadeler kullandıklarını söyledi, ama adamın bize karsı olan tutumundan pek de öyle rica edecek biri olmadığını hissettim.
Kendisi işine oldukça motive olmuş gibi görünüyor. Yönetim kurulu kendi aralarında tatile ,ev ziyaretlerine gidiyorlarmıs. Ayrıca belirli zamanlarda yemeklerin ve pikniklerin düzenlendigini söylüyor ama parasal açıdan mesela ikramiye ya da ödül gibi seyler pek yapılmıyor.
İsyeri kendini zaten belli bir konuma getirmis daha fazla gelecek istemiyor.
Yaptığı işin hangi yönleriyle onda stres yarattığını soruyorum...cevap olarak “stressiz iş olur mu, heryerde stres var!” diyor.
En can alıcı soru, oldukça zorlanıp “isyerinizi üç kelimeyle özetlermisiniz” sorusuna uzun süre bekleyip (vallahi aynen yazıyorum) “ insan yetistiriyoruz, ülkeye katkımız olursa ne mutlu! “


Görüsme odasına ikinci giren kisi ise  dersane ögretmenlerinden Ali ögretmendi...neyseki güzel bir karsılık verdi, biz derdimizi anlattıktan sonra “buyrun” diyerek....ona da sorularımızı yöneltik ve en azından daha icten cevaplar aldık...ilk birkac soruyu ona tekrar sorma geregi duymadım.
Dersaneye katılışı dersane yoneticilerinin teklifi sonucunda olmuş. Ona göre dersanede yükselmeyi sadece ,deneyimli hocaların zümre baskanı olması olarak görüyor.
İsyerinde katıldıkları kararlar pek de fazla degil, ögrenciler ve desler ile ilgili kararlara katılabiliyorlar.
Dersanede iletisimin sözel yollarla sağlandıgını söylüyor.
Yöneticisinin yönetim bicimini anlatmasını istiyorum....Yanıt fazla sasırtmıyor beni “ Çok iyi “. Biraz daha acıklamasını istiyorum. Yönetimin anlayışlı, güleryüzlü, cok fazla kuralcı olmadıgını söylüyor. Verdiği cevaplarda oldukça samimiydi.
En iyi anlaştığı insanları soruyorum,herkesle iyi olduklarını ama ögretmenlerle daha yakın olduklarını söylüyor. Anlaşamadıkları insanlar pek yokmus.
Gruplar arası çatışmalar nelerden doğuyor diye sorunca, yanıtı “pek olmaz” oluyor , ama sonra kisiler arası kıskançlıklardan dolayı iki sekreterin birbiri arasında geçen olayı anlatıyor. Eski sekreter doğum iznine ayrılınca yeni sekreter alınıyor. Sonra eskisi de geri dönüyor. Bir ipte iki canbaz oynamaz demısler....Aynı durum; yenisi daha fazla imtiyaz istemiş ,yöneticiler de kabul etmeyince yenisi isten ayrılmıs. Aynı sekilde ögretmenlerle aralarında olan ufak tefek sorunların da konusularak halledildigini soyluyor.
İs yerinin en cok insana verdigi değeri begeniyor, ona göre ilişkiler son derece iyi. Beğenmediği yönü yokmus..Hemen maaşını soruyorum, “diger dersane ögretmenleriyle hemen hemen aynı” cevabını veriyor. İs yerini değistirmeyi su an düşünmediğini, ama “daha iyi bir ücretle ve koşullar da belki !“diye ekliyor ardından.
Dersanede kontrolün cok sıkı olmadığını söylüyor, eğer bir aksaklık varsa bu zaten hemen farkediliyomuş. Bugüne kadar hic ceza almamış. Ögretmenlere derslere girmedikleri zaman ders ücretini ödememe gibi bir ceza veriliyormus.


 Yönetimden kaynaklanan sorunlar..........Gülümseme)))))))
                 


Dersanede ki ilişkileri son derece iyi bulduğunu üstüne basa basa tekrarlıyor. Rahatlıkla izin isteyebiliyorlarmıs...Kendisi Egitim-Sen’e üye.
İs yerinde motivasyon sağlamak icin neler yapılıyor sorusuna karsılık olarak; dersanenin düzenledigi piknikleri, yemekleri örnek veriyor. Mesela maddi acıdan herhangi bir odül veriliyor mu? diye sorunca cevabı hayır oluyor. Ögrencilerinin başarılı olmaları ve aralarındaki iliskilerin iyi olması da kensisi icin bir motivasyon kaynağıymış.
İsyeri kendisine pek fazla gelecek sağlamıyor doğal olarak ama ilerde dersaneye ortak olmayı düsünüyormus.
Dersaneciligin bir cok acıdan stres yarattığını söylüyor mesela yoğun ders programı, uzun süre calışmaları, milli eğitim ile ilgili sorunlar. Mesela dersane sürekli teftiş geçiriyormuş MEB tarafından. Bu soruda müdür bey neden bu konudan bahsetmedi diye düsünüyorum. Sanırım dersane bir kere ceza almış;  dersaneye kayıtlı olmayan bir ögretmen calıstırdığı icin. Bunun dışında dersanede koordinasyon eksikliği olduğunu ve bunun stres yarattığını anlatıyor. Sanırım bu yönetimden de kaynaklana bir sorun. Bazı zamanlar kar yağdığı zaman az ögrenci geldiği icin dersane tatil edilmiş, böylesi durumları kastettiğini söylüyor. İste final sorusu, bu sorumuz en zor olanı....İsyerini üc kelimeyle özetlemesini istiyorum, cevabı dört kelimeden olusuyor .” Herkes kendi bildigini yapıyor.”

Görüsme odamıza giren son talihsiz insan ise Cihat abi......kendisi dersanenin ortalık islerini yapmakla görevli. Dersaneye bir tanıdık vasıtasıyla girmis. Dersanenin temizlik, tamir, bazen ulasım, bankaya gitme, alısveris gibi isleriyle uğraşıyormus...Baştan söyleyeyim ;zaten gönlü yoktu soruları cevaplamaya, sorularımın coğuna evet hayır iyi gibi kısa ve “öz” cevaplar verdi...Dersanede hicbir karara katılamıyorlar. Müdürün dediği olur diyor. Mesela sana herhangi bir tamir icin gereken parayı soruyorlarmı diye sorduğumda ise başını sallıyor emme basma tulumba gibi......İsyerinde ki iletisimden son derece memnun, “herkes cok iyi anlasıyor “diyor.
Yöneticininizin yönetim biçimi nasıl, beğeniyor musunuz ? Tam bu sırada müdür bey kapıdan geçiyor....Bu durum onu pek etkilemiyor aslında cünkü cevabı tahmin ettiğim şey oluyor ”cok iyi “...( buralarda sabırsızlanıyorum ya niye kimse dogru dürüst cevap vermiyor burda hersey bu kadar iyi olamaz....Ama adama da hak vermek lazım simdi, ne desinki...Adam cekiniyor besbelli...  Bence o müdürü kimse sevmez yani....) En iyi anlaştığı birimler olarak herkesi gösteriyor....patronları,müdürü, ögretmenleri, diğer personel görevlilerini.... herkes herkesle iyi anlaşıyormuş orda. İsyerinde çatışa kesinlikle yok, o yüzden halledilmeye de gerek yokmuş.
İsyerini cok seviyor, hersey dört dörtlük onun için... is yerini daha yüksek ücret daha iyi calısma kosullarında bile değiştirmeyi düşünmüyor...Denetim ile ilgili “arada müdür gelir bakar, zaten yaptığımız işi beğeniyorlar” diyor. Hic ceza almamıs. İsyerindeki ortamı da sıcak buluyor.
Rahatlıkla gidip müdürden izin alabiliyormuş. Sendikaya üye değil (bence sendikanın ne demek olduğunu bile doğru dürüst bilmiyor). Dersane yöneticileri personeli de zaman zaman kendi aralarında düzenledikleri yemeklere ve dersane pikniklerine götürüyorlarmıs. İsinin fazla stresi yokmus ve yönetimden kaynaklanan hic bir sorunun da olmadığını söylüyor....
Sıra en zor soruya geliyor bu soru 500 milyar eder....ama yinede cok zorlanıyor ve cevap veremiyor, “ sen birseyler yaz iste!” diyor.....
Motivasyonnn............Gülümseme)))     

DEGERLENDİRME VE YORUM........
Genel olarak dersane ile ilgili değerlendirmem pek de iyi olmadı....Kendime bosubosuna nefret etmemisim dersanelerden diyordum dersaneden çıkarken; cünkü, bana karsı yaklaşımları ve sorularıma verdikleri cevaplar pek de tatmin edici değildi...Aslında ben de biliyordum taaa en başta bana yüzde yüz gercekleri anlatmayacaklarını....Nedeni nedir tam bilemiyorum ama baştan beri bu anket konusuna pek bi şüpheyle yaklaşmışlardı, tedirgin bile olmuş olabilirlerdi. Belki de beni rakip dersanelerden birinden gelmis bir ajan olarak da görebilirlerdi, belki sorularımla onları hipnoz edip daha sonra da dersaneyi soyacaktım....İs bu inat ettim vazgecmedim. Ben de sizi kötülerim dedim. Görünüste son derece iyi ve kaliteli olan bu isyeri aslında o kadar da iyi bir yer değildi....Onların bana verdigi yanıtlardan hangilerinin samimi ve gercek cevaplar olduğunu, hangilerin ise kendilerini bana ya da kendilerine iyi göstermek  icin verildiğini anladım zaten....Dersaneyi de özel bir sirket gibi görebiliriz. Tabiiki yapılan is biraz daha farklı...Bir fabrikaya benzetirsek dersaneye basvuran ögrenciye malzeme ve ÖSS’ yi kazanmıs üniversiteli ögrenciye de ürün diyebiliriz...Sonucta bu isten para kazanıyorlar. Ne kadar çok ögrenciyi üniversiteye gönderirseler, o kadar başarılı sayılırlar. Bir sonraki yıl daha fazla başarı icin daha da calışırlar, gelişirler. Ögrenciler daha iyi üniversitelere girdikçe gelecek yıl kazanacakları para da daha cok olacaktır. Bu yüzden kendilerini geliştirmek zorundadırlar, bunun için de iyi calışanlara ve iyi bir yönetimle, uyuma ihtiyacları vardır. Ögretmenler alınan kararlara katılmalı, iyi bir calışma için yeterince doyurulmalıdırlar. Bu açıdan bu dersanede patron olan ögretmenlerin dışında diğerlerinin kararlara katılabilme gibi bir şansları fazla yok, cünkü yönetim de patron ögretmenler var ve kendi bildiklerinin daha gecerli ve uygun olduklarını düsünüyorlar. Ögretmenlerin iyi bir çalışma için doyurulması ise bence her zaman sorundur, eğer başka bir dersane daha iyi bir ücretle ögretmen çalıştırıyorsa, bu ögretmende zamanla işinden memnuniyetsizlik doğurabilir. Öğretmenlikte öğrenci başarısı icin kesinlikle sevgi cok önemli. Bu yüzden bence öğretmen herseyden önce yaptığı işi sevmelidir. Bu dersanede yapılan öğretmenliğin diğerlerinden fazla bir farkı yok. Eğer ögretmen isini sevmiyorsa zaten yapamaz, ama dersane ögretmenligini ayakta tutan sey de bence maddi kosullardır; yani para.... Bazıları ise ögrenci başarısının kendilerini motive eden tek sey olduğunu söyler. Yok böyle birsey,kimse hic bir ekstra beklentisi olmadan oralarda bütün günlerini haftalarını gecirmez. Dersanelerdeki eğitim adı altına yapılan bu isin gercek amacı bence sadece üniversite...Diger öğretim kurumlarındaki eğitim ise (kalitesi ve uygulanısı tartısılır) en azından boylesi bir amac taşımıyor, yani para kazanmak... O yüzden dersaneciliği egitimin bir kolu olan bir isletmecilik olarak görüyorum...Bu dersane de diğerlerinden hic farklı degil. Ben cok fazla sevmiyorum dersaneciligi burda bir kere daha anladım ama ben de üniversiteye girerken dersaneye gitmistim. Bu da ülkede olusturulan üniversiteler ve dersaneler den olusan bir sektör. İste bu noktada da derin bir konuya dogru gittigimi farkediyorum...eğitim sorunları...Bu konu beni asmadan ben baska bir konuya dalayım....dersane yönetiminin de diğer şirket yöneticilerinden farkı yok aslında, belli bir güçleri olduğu icin bunu da kullandıklarından eminim. Mesela dersane müdürünün öyle cok fazla iyi bir yönetici olduğunu düsünmüyorum, anlayışlı, liderlik vasfına sahip, acık görüşlü, tarafsız falan.... ögretmenler ise isyan edecek durumdalar ama her yer aynı, hic bir sey değişmiyor. Kendileri de aslında bu fabrika misali calısan bu kurumda birer isci olmayı coktan kabullenmisler. Eger günün birinde dersaneciligi bırakırlarsa sudan cıkmıs balığa dönerler herhalde. Dersane personelinin durumu ise iste tam bizim yurdum insanı...Adam aldıgı üc kurus maasla coluk cocugunu nasıl besleyeceginin derdinde, motivasyon falan zaten istemiyor. Eger yaptıgı is iyi olmazsa kovulacagını biliyor , ister istemez dört elle sarılıyor isine.
Simdide sonlandıralım bu ödevi....Dersaneciligin aslında egitimle fazla bir alakasının olmadıgını gördüm, ben orada ne kadar yapabilirdim valla bilinmez...aman kimse düsürmesin beni oralara, en azından oraya....


Logged

OgrenciForum.Org
Sayfa: 1
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengli Theme By Burak & Forum - Tagged
intaniye - barbie oyunları - kpss 2008 - iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması - evden eve nakliye - evden eve taşıma - Sesli Chat
izlesene bilgi - Forumlar - Blouse - Sohbet - sohbet - bayrak - ingilizce eğitim seti - ÖDEV - Ayyıldız - AVOYUN - Dönem ödevi - ödev
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Arşiv (Basit Görünüm)
Bu Sayfa 0.136 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu