bedava ödev indir
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Kasım 20, 2008, 11:29:05 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Reklamlar

  İletileri Göster
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 »
111  Akademik-Üniversite Kaynaklar / Bilgisayar Kaynaklar / WEB'DE GÜVENLİK : Mayıs 13, 2008, 11:11:56 ÖÖ
GÜVENLİK ÖNEMLİDİR

Günümüzde artik internet tabir yerindeyse her eve girmistir. Dünya ticareti de artik internete dogru bir yönelme göstermektedir. Kullanicilar evlerinden çikmadan istedikleri ürünleri sadece bir tiklamayla siparis edebilir bir duruma gelmislerdir.

Ancak teknoloji, internetin bu yaygin kullanimina paralel olarak bir çok problemi de beraberinde getirmektedir. Internet kullanicilari (aslinda interneti hiç kulanmayan kisiler bile ) internet üzerinden alis-veris yapma konusunda hevesli olduklari kadar güvenli alis-veris yapma ve bilgilerinin çalinmasi konusunda da endise tasimaktadirlar. Güvenlik konusunda, örnek olarak bir bankanin sistemlerinin hacklendigi ili ilgili, internette çikan haberler kullanicilarin bu endiselerinin daha da artmasina neden olmaktadir.

Bu nedenle artik internette klasik ticaret anlayisinin ve yönetiminin yaninda internet güvenligi konusuna da gerekli ilginin gösterilmesi gerekmektedir. Zaten bu nedenledir ki dünyada bir çok sirket IT bütçelerinde güvenlik alanina da büyük paylar ayirmaktadirlar. Infonetics Research'ün yaptigi bir arastirmaya göre güvenlik ürünleri konusunda yapilacak harcamalarin 2 kat artmasi bekleniyor. Hatta güvenlik alaninda boy gösteren bir çok sigorta sirketleri de mevcuttur. Tüm bunlarin sebebi daha güvenli bir sisteme sahip olma ve daha da önemlisi kullanicilarin güvenini kazanmaktir.

Internet güvenliginde bir çok degisik yönde tehditler vardir. Örnek olarak web sitelerinin hacklenmesini verebiliriz. Web sitelerinin hacklenmesi, bir sirketin önemli bilgilerinin çalinmasina neden olmasa bile, çok daha da önemli olan prestij kaybina neden olmaktadir. Kullanicilar bir sirketin web sitesinin hacklendigini görünce bu sirketin güvenlik ve gizlilik konusunda yeterli özeni göstermedigini düsünüp o sirketle olan ilskilerinde daha temkinli davranmak durumunda kalmaktadirlar. En sonra geçen sene içinde olan ve dünya yazilim devi Microsoft'a karsi yapilan bu tip saldirilar yine bu sirketin prestij kaybina yönelik saldirilardir.

Bunun disinda sirketlerin bilgisayar sistemlerine girilerek kredi karti ve müsteri bilgileri gibi önemli bilgilerin çalinmasi o sirket için çok daha kötü bir durumdur. Tabi bu gibi olaylar her zaman ve siklikla olan olaylar degildir ancak bir kere bu tip bir saldiriyla karsilasmak sirketin islerini dogrudan etkilemektedir. Bu yüzden yöneticiler tarafindan fazla önemsenmemektedir, tabi baslarina böyle kötü bir kabus gelinceye kadar.

Diger yandan hükümet sitelerine karsi yapilan saldirilar ise daha çok siyasi anlamda olmakta ve o ülkenin dünya çapinda kötü tanitimina neden olmaktadirlar.

Iste bu tip olaylar aslinda kullanicidan tutunda, sistem yöneticileri ve sirket yöneticilerine kadar degisik gruplarin bu konuda ki bilgisizliginden kaynaklanmaktadir.

Genelde güvenlik konusunda yaygin ama yanlis bir görüs vardir. Herkes güvenligin herzaman baskalari tarafindan saglanacagina inanmaktadir. Sistemine bir firewall yazilimi yükleyen bir sistem yöneticisi artik sistem güvenliginden o firewall ve destek veren kisilerin sorumlu oldugunu düsünmektedirler. Aslinda firewall artik güvenlik konusunda olmazsa olmaz bir araç haline gelmistir ancak tek baçina yeterli degildir. Bunun yaninda sistemimize özel olarak almamiz gereken önlemleri ve saldirilarin nereden gelebilecegini bilmemiz gerekmektedir. Ancak bu sekilde gerçek bir güvenlikten bahsedebiliriz.

Maalesef ülkemizde internet kullanicilari güvenlik konusunda yeterli bilgiye sahip degil ve bu yönde yapilan çalismalar da çok yetersizdir durumdadir. Özellikle sadece yaptigi ise yogunlasan sirketler güvenlik konusunu göz ardi etmektedirler. Bu alanda yapacaklari harcamalarin bosa gidecegini ve gereksiz oldugunu düsünmektedirler. Tabi bu yine bilgisizlikten kaynaklanmaktadir. Aslinda güvenlik konusunda yapilan harcamalarin önemi saldiriya ugrayan bir sirketin kaybettigi prestij ve is kaybina bakilarak bile anlasilabilir!

Ülkemizde de son zamanlarda hacking konusunda çok fazla faaliyet vardir. Özellikle script kiddie dedigimiz kisiler tarafindan yapilan bu tip saldirilar maalesef basarili sonuçlanmaktadir. Halbuki çok basit bazi önlemlerle bu tip küçük önemsiz ama sonuçlari ölümcül olabilecek saldirilara engel olabiliriz.

Bu nedenle hangi kesimden olursa olsun artik bir internet kullanicisinin internet güvenligi konusunda bilgi sahibi olmasi kaçinilmaz bir duruma gelmistir. Ancak bu sekilde internetteki kötü niyetli kisilere karsi kendimizi koruma yollarini bilir ve daha iyi önlemler alabiliriz.

Internetteki teknolojilerin gelismesine ve karmasiklasmasina karsin saldirganlarin kullandiklari yöntemler de gelismekte ve degismektedir. Bu nedenle güvenlik konusunda kendimizi her zaman gelistirmeli ve tedbirli olmaliyiz...

Çünkü "güvenlik bir çözüm degil bir süreçtir."

FTP GÜVENLİĞİ

   İlk olarak ftp yolu ile bir web sitesinin ya da web sunucusunun kırıldığını inceleyeceğim. Öncelikle aşağıda da devamı görüldüğü gibi FTP nin ne olduğu ve ilişiklerinin ne olduğunu açıklamak gerekir. Aslında ftp de en önemli açık anonim ftp kullanımıdır. Güvenlik seviyesinin üst düzeyde olması istenen sistemlerde anonim ftp kullanımı oldukça sakıncalıdır. Herkesin ftp servisini kullanabilmesi iyi niyetli hizmet veren siteler için olumludur ancak kötü niyetli kişiler bu özellik sayesinde gayet rahat biçimde sunucuya girebilir, belgelerinizi silebilir, değiştirebilir ya da iz bırakmadan çalabilir. Kurumların veritabanlarına ulaşıldığında o kurumun güvenliğinden şüphe etmek gerekir. Ftp yolu ile hack olayını engellemek için yapılması gereken dizin izinlerini iyi biçimde düzenlemektir. Yetkili kişiler ancak girmeleri gereken yerlere ulaşabilmeli. Şifrelerin doğru seçimi de ftp de önemli bir unsurdur. Yazının devamında da belirtileceği gibi iyi seçilmemiş şifreler sistem güvenliğini önemli ölçüde yok edecektir. Şimdi FTP ile ilgili genel bilgilere göz atalım.

FTP Nedir?
FTP (File Transfer Protocol) Internete bağlı bir bilgisayardan diğerine (her iki yönde de) dosya aktarımı yapmak için geliştirilen bir internet protokolü ve bu işi yapan uygulama programlarına verilen genel addır. İlk geliştirilen internet protokollerinden biridir. FTP protokolü ile bir başka bilgisayardan bir başka bilgisayara dosya aktarımı yapılırken, o bilgisayar ile etkileşimli-aynı anda (on-line) bağlantı kurulur ve protokol ile sağlanan bir dizi komutlar yardımıyla iki bilgisayar arasında dosya alma/gönderme işlemleri yapılır.

Anonymous FTP'de dosya gönderilmesi ve incoming dizininin kullanımı
FTP'de bağlandığımız makinaya dosya göndermek istersek, bunu PUT komutu kullanarak yapıyoruz. Anonymous FTP'lerde bağlandığımız makinaya bir dosya gönderme (yani yazma) hakkımız -genellikle- yoktur. FTP siteleri, kullanıcıların belli bir süre dosyalarını koyabilmeleri için bir dizin açmışlardır : bu dizinin adı incoming. genellikle kök (root) dizininde, ya da pub'ın altında (pub/incoming) olarak bulunur. Anonymous FTP lerde, sadece incoming dizinine yazma yetkimiz vardır. Buraya alt dizin açabilir, program kopyalayabiliriz (PUT ile). incoming özellikle, kullanıcıların internet'te buldukları ilginç programları başkaları ile paylaşabilmeleri için güzel bir ortam. Bazı sitelerde incoming kullanımı kısıtlanmış olabilir. Bu kısıtlamalar değişiktir. Dizin açma, dosya upload etme (gönderme), dosya silme, incoming içindeki dosyaları görme, incoming içindeki dosya sayısı ve uzunluk limitleri vb gibi özelliklerden bir kısmı ya da tamamı iptal edilmiş olabilir.
Incoming kullanımında uymamız gereken bazı kurallar var :
Herşeyden önce, incoming dizini herkesin kullanımına açık. Bu yüzden, fazla sayıda ve büyüklükte dosyayı bu alanda TUTMAMALIYIZ.
incoming'e koyduğumuz bir dosyayı bir süre sonra silmeyi unutmamalıyız. Ancak, başkalarının upload ettiği dosyalara dokunmamamız lazım.
incomin içinde lisanslı yazılımlar, uygunsuz dosyalar, prpoaganda içeren dosyalar vb bulundurmamalıyız.
Eğer bir program koymuşsak (söz gelimi unzip.exe), aynı isimde kısa bir açıklama dosyası da koyup programın kısa bir tanımını burada vermeliyiz (söz gelimi, unzip.txt -dosya içinde, pkzip.exe'nin ZIP dosyalarını açan bir DOS programı olduğunu söyleyebiliriz).
incoming'in uygunsuz kullanımına rastladığımızda, ilgili FTP Sitesi yöneticisine haber vermeliyiz.
 
Anonymous FTP'de, şifre olarak lütfen e-mail adresinizi doğru olarak girin. Bazı FTP merkezleri, e-mail adresinin uygunsuz girilmesi (ya da girilmeyip boş geçilmesi) durumunda FTP yapmanıza izin vermemektedir.


ANONYMOUS FTP nedir?
FTP işlemi sırasında, güvenlik olarak, bağlanacağımız makinadaki kullanıcı numarası (User Name) ve parola (Password) bilgilerini bilmemiz gerekir (Program, bunları bize sorar). Bağlanılan makina, kişiye özel ve parolasını sadece bizim bildiğimiz bir makina olabileceği gibi, herkese açık bir arşiv merkezi de olabilir. Böyle merkezlere herkesin kolayca erişip dosya almasını sağlamak için tek tip bir kullanıcı numarası tanımlanmıştır: anonymous ya da ftp .
Bu merkezlere ftp yapıldığında kullanıcı ismi olarak anonymous (ya da ftp) girildiğinde, bizden parola olarak KENDİ E-POSTA ADRESİMİZİ girmemiz istenir. Parola yazılırken GÖRULMEZ. Bu sizi sakın şaşırtmasın !!! Şifre olarak kesinlikle kullandığınız bilgisayarın şifresini GİRMEYİN! Örnek olarak;
ftp ftp.itu.edu.tr user ftp password gokcol@sariyer.cc.itu.edu.tr (yazarken GÖRÜNMEZ)
verilebilir. Burada, şifre olarak e-mail adresinin girilmesi genellikle istatistiksel amaçlar içindir. Web üzerinden yapılan anonymous FTP'lerde şifre girilmesine gerek kalmaz.

Anonim FTP dikkat edilecek noktalar

   FTP servislerinde yapılması gerekenlerin özetini inceleyelim:
Güvenlik
Anonim  FTP tüm kullanıcılara  "upload" dizininize veya , hesabınızdaki "public" read/write permissions. izinleri verilmiş her dizine erişme hakkı tanımaktadır.Anonim kullanıcılar alanınıza dosya yükleme veya alanınızdan dosya  çekme iznine sahiptirler. Anonim FTP erişimine belli kısıtlamalar getirmek istiyorsanız, dizinleriniz için uygun izin düzenlemeleri yapmalısınız.Böylece kullanıcıların tüm dosya veya dizinlere erişimine belli kısıtlamalar getirebilirsiniz.  File Manager 'ı kullanarak ve public read and/or write izinlerini kaldırarak ,belli dosya veya dizinlere (örneğin cgi-local)erişimi kısıtlayabilirsiniz.
Sorumluluk
Hesabınızın sahibi olarak alanınızda tutulan dosyalardan siz sorumlusunuz. Bu sizin tarafınızdan yüklenen dosyalar için geçerli olduğu gibi anonim FTP kullanıcıları tarafından yüklenen dosyalar için de geçerlidir.Anonim FTP kullanımıyla sitenizin bir   "warez" sitesi olma olasılığı doğmaktadır.Bu siteler   "hacker" ların illegal yazılım ticareti  yapmak için kullandığı sitelerdir.Hesabın sahibi olarak tüm içerik sizin sorumluluğunuz altındadır. Eğer siteniz  "warez" programlarının ticaretinin yapıldığı bir yer haline gelirse, illegal olarak kopyalanan programların gerçek sahipleri tarafından hukuki kovuşturmaya maruz kalabilirsiniz.


   Son olarak söylenebilecek şey de ftp servislerinde bazı dosyaların kullanımına ve yerleştirimine izin verilmemelidir. Örneğin http://www.geocities.com ftp sunucusuna excel veri tabanı dosyaları atılamıyor. Şahsen ben denedim kabul etmiyor. Diğer ücretsiz web alanı hizmeti veren siteler de sunucularına kullanıcıları tarafından atılan “.exe” gibi program içeren dosyaları robot programları sayesinde bulup siliyorlar. Bunların warez, hack, crack programları ya da “.mp3” dosyalarını istememelerilidir. Ücretsiz web alanlarının bu tür kötü niyetli kişilerin samanlıkları olmasını önleme ya da sunucuyu ele geçirmek için kullandıkları bu yöntemi engellemek için tüm bunları yapmalıdır. 
SUNUCU GÜVENLİĞİ
Bir web sayfasının hack ya da crack’e maruz kalması için kullanılacak bir diğer yöntem de dosyaların saklandığı suncuya içerden ya da dışardan saldırı olacaktır. Sunucu güvenliği dediğimizde aklımıza sunucuda kullanılacak olan işletim sistemi aklımıza öncelikle gelir. Çünkü donanıma ve yazılıma hükmeden işletim sistemidir. Dünyada birçok firma eski olmasına karşın güvenilirliğini hep kanıtlayan Unix İşletim Sistemini kullanmaktadır. Linux işletim sistemlerini de kullanan sunucular da yaygınlaşmaktadır. Ve en az unix kadar güvenli olmaktadır. Unix ve Linux sistemlerinin güvenlik konusundaki muhtemel açıkları ve korunma yöntemleri çoğunlukla aynıdır. Bu nedenle unix ve linux birlikte anlatılacaktır.
Unix ve Linux Sunuclarında Güvenlik
Güvenlik, Unix işletim sistemin en kuvvetli aynı zamanda da en zayıf olduğu konulardan birisidir. En kuvvetli çünkü işletim sistemi kendisini ve kullanıcılarının sahip oldukları dosyaları çok iyi bir şekilde koruyabilmektedir. En zayıf çünkü bir kez kötü niyetli birisi root şifresini ele geçirirse sisteminizi çok kolayca mahvedebilir. Unix altında her türlü erişim, kullanıcı tanıtım kodları ve şifreleri konusunda yeteri kadar hassas davranmıyorlarsa sisteminizde güvenlik yok demektir.

Sistemin Güvenliği İçin Uyarılar: Güvenlikte root şifresi son derece önemlidir. Kullanıcı psikolojisi olsa gerek, insanlar root yetkileriyle çalışmaktan hoşlanıyorlar. Bu nedenle de, eğer şifreyi biliyorlarsa gerekmese bile root kullanıcı olarak login etmeyi tercih ediyorlar. Bu nedenle:
Root şifresini iyi koruyunuz. Yetkili olmayan kimselere vermeyiniz.
 Şifreyi sık sık değiştiriniz.
Kullanıcılarınızı şifre kullanmaya zorlayınız. Şifrelerini birbirlerine vermemeleri konusunda uyarınız.
Bu sistemin yürümesi için her kullanıcıya farklı bir hesap açmaya üşenmeyiniz.
Kullanıcılarınızı kolay tahmin edilebilecek şifreler seçmemeleri konusunda uyarınız.
İşten ayrılan ya da görev yeri değişen kullanıcıların hesaplarını hemen erişilmez hale getiriniz. Bunun en kolay yolu, ilgili kullanıcının /etc/passwd  dosyasındaki kaydında şifre bölümünün ilk karakteri olarak bir *eklemektir. Bir nedenle kullanıcı hesabını tekrar açmanız gerekirse bu *işareti kaldırırsanız olur biter.
Sisteminizin /var/adm/mesages veya benzer dosyalarına sık sık bakınız. Sistemde meydana gelen loginler  ve su komutuyla root olan kullanıcılarla ilgili kayıtlar bu dosyalarda arşivlenmektedir. Bu dosyadaki kayıtlar isteminize girmeye çalışan kimseler olup olmadığı konusunda fikir verecektir.
Terminal başlı seri arabirimlerden ve bilgisayar ağı üzerinden gelen telnet, rlogin gibi bağlantılarda root olarak login edilmesini önleyiniz. Bu önleme işini BDS UNIX’lerde /etc/ttyab dosyasında, SVR4 UNIX’lerde /etc/defaults/login dosyalarında gerekli değişiklikleri yaparak halledebilirsiniz.

SUID PROGRAMLAR: En tehlikeli güvenlik gedikleridir. SUID özelliğine sahip programlar hangi kullanıcı tarafından kullanılırsa kullanılsın, çalıştıkları sürece root yetkilerine sahiptirler. Eğer bir SUID program, bir şekilde bir kabuk programına çıkış veriyorsa bunu keşfeden bir kullanıcı şifre vermeden root oldu demektir. Ne isterse yapar.
Sistem ilk kurulduğunda SUID programlatın bir listesini alın ve bu listeyi iyi saklayın zaman zaman sistemdeki SUID programların bir listesini alıp, elinizdeki ilk listeyle karşılaştırın. SUID programların bir listesini almak için şu komutu kullanabilirsiniz.
#find/-user roor-perm-4000-execls-I{}\;
ÖNERİ : İnternet bağlantısında güvenli çalışmak için “firewall” yöntemlerini kullanınız. Bu yöntemde, sizin bilgisayar ağınızla internet arasına bir bilgisayar eklemeniz gerekecektir. Bunu göze alabiliyorsanız, “firewall” sistemi sorununuzu çözecektir.



Sunucu Güvenliğinde Firewall
İnternette güvenlik ile ilgili konular arasında adı sık sık geçen FIREWALL kavramı esas olarak yazılım ile oluşturulup, internet üzerinden bir sisteme girişleri kısıtlayan/yasaklayan ve genellikle bir internet gateway servisi (ana internet bağlantısını sağlayan servis - ağ geçidi) olarak çalışan bir bilgisayar üzerinde bulunan güvenlik sistemine verilen genel addır.
 
Firewall internet ağından yerel ağı korumanın çeşitli yollarından birisidir. Genel olarak iki türlü firewall yapısından bahsedebiliriz; veri trafiği engelleyen türler ve veri trafiğine izin veren türler. Bazı firewall tiplerinde veri akışının engellenmesi esas iken bazılarında da veri trafiğini düzenlemek ve sınırlamak önem kazanır. Genellikle fırewallar dışarıdan ağa yetkisiz erişimleri engellemek için düzenlenir. Ağdan dışarıya erişim serbest iken dışarıdan ağa erişim kısıtlanır. Bazı firewallar sadece e-mail trafiğine izin verirken diğerleri farklı cinsten veri iletimine izin vermekle birlikte problem olabilecek servisleri (FTP, NFS, X-Windows gibi) ve bazı iletişim türlerini bloke ederler. Bu tür seçimler ve erişim izinleri tamamen kullanıcıların tercihlerine göre belirlenir.
Fırewall'un esas amacı ağa zarar vermek yada sızmak isteyenleri engellemektir. Genel olarak şirketler ve veri merkezleri için firewall sıkça kullanılan bir güvenlik metodudur.
Fırewallar güvenlik ve denetim için bir tür geçit noktası oluşturur. Ayrıca sisteme modem ile bağlantı kurulmak istendiğinde fırewall bu bağlantıyı kontrol edip izleyebilme imkanına da sahiptir.
Firewall ile birlikte çeşitli kullanıcı erişimi denetleme ve yetkilendirme mekanizmalarının kullanılması da (one time password gibi) yerel ağın güvenliğini arttıran bir unsurdur. Firewall bu türden, kullanıcı şifre ve yetkilerinin tanımlanıp kullanılması ve bu bilgilerin ağlar arasındaki trafiğinin gizlenmesi konusunda ekstra özellikler sunar.

Anonim Sunucularda Güvenlik Açıkları, Çözümleri
Bir şirket yerel bilgisayar ağı veya lan ile Internete bağlandığı her seferde potansiyel bir tehlike ile karşı karşıyadır. Internetin açıklığına bağlı olarak, ona bağlı olan her anonim network de saldırıya açıktır. Internetteki crackerlar, anonim network’e teorik olarak girebilir ve çeşitli şekillerde ona zarar verebilirler. Önemli bir bilgiyi çalabilir ya da zarar verebilir, kişisel bilgisayarlara hatta networkün tamamına zarar verebilir; anonim bilgisayarın kaynaklarını kullanabilir veya kendini, anonimin bir çalışanı olarak göstererek anonim network ve kaynaklarından faydalanabilir. Çözüm networkü Internetten çıkartmakta değildir. Bunu yerine, şirket networkünü korumak için firewalls kurabilir. Bu firewalls, anonim networkteki herhangi birinin Internete girmesine olanak tanır, ancak Internetteki cracker, hacker veya diğerlerinin anonim networke girip zarar vermelerine izin vermez.
Firewalls, routers, servers ve değişik yazılımlar kullanılarak kurulan donanım ve yazılım kombinasyonlarıdır. Internet ve corperate network arasındaki en zedelenebilir noktalarda otururlar ve sistem yetkililerinin istekleri doğrultusunda oldukça basit yada karmaşık yapılı olabilirler. Çok çeşitli firewalls vardır ama birçoğunun bir iki ortak noktası bulunur.
En basit firewallardan birisi paket süzmeden faydalanır. Paket süzmede, bir screening router Internet ve anonim network arasında yol alan her data paketinin header’ını inceler. Paket headerları içinde, gönderen ve alıcının IP adresleri, paketi yollamak için kullanılan protokol ve benzer bilgileri de içeren şeyler yazar. Bu bilgilere dayanarak , router datayı yollamak için ne çeşit bir Internet servisi-FTP veya rlogin gibi- kullanıldığını, datanın göndericisi ve akıcısının kimliği gibi şeyleri öğrenir. (rlogin komutu, Telnet’e benzer, birisinin bir bilgisayara bağlanmasına izin verir. Tehlikelidir çünkü kullanıcılar password yazmadan da bunu yapabilir). Bu bilgiler toplandıktan sonra, router Internet ve anonim network arasında yollanan bazı paketleri geçirmeyebilir. Örneğin, router email dışında her türlü trafiğe engel olabilir. Buna ek olarak, şüpheli hedeflerden veya belirli kullanıcılardan giden veya onlara gelen trafiği bloke edebilir.


E-TİCARET’TE GÜVENLİK

  E – ticaret sitelerinde güvenlik konusunu incelersek karşımıza iki ana bölüm çıkar. Birincisi sanal mağazanın yapması gerekenler, diğeri ise müşterinin yapması gerekenler. Öncelikle sanal mağazanın yapması gerekenler  üzerinde duralım. Ürünlerini sanal vitrinine yerleştirmiş ve satışa sunmuş olan bir sanal mağaza normal olarak herhangi bir önlem almadan satışlarını gerçekleştirebilir. Asp tekniği ile hazırlanmış anlık ve kişiye özel sayfalar sayesinde basit formlar doldurularak ve bu form doğrultusunda kredi kartı ile ilgili banka ile irtibata geçilerek alışveriş işlemi tamamlanabilir. Ancak hayatımızda da sıkça rastladığımız gibi sanal hayatta da kötü niyetli kişiler yığınla bulunmaktadır. İşte bunlar başkalarını kredi kartları üzerinden ürün sipariş etmek isterler ve eğer sanal mağaza gereken önlemi almadı ise emellerine ulaşırlar. İsim yapmış ve belli bir kitlesi olan tüm mağazaların güvenlik elemanları vardır. Aynen normal mağaza mekanında olduğu gibi sanal mağazada da mutlaka güvenlik mekanizmaları kurulmalıdır. Bir çok sanal mağazada (hatta hepsinde) bu güvenlik mekanizmalarını görürüz. Sitenin güvenliğinin kim tarafından sağlandığını, referanslarını ve kariyerini göz önünde bulundurarak o siteye güvenir ya da güvenmeyiz. Bir çok banka bu güvenlik hizmetini sunmaktadır. Bunlar paket şifrelemeyi temel alan SSL ve SET sistemleridir. SSL halen dünyada birçok site tarafından kullanılan ve yaygın olan güvenlik sistemidir. SET ise adını yeni duyurmaya başlamış ancak SSL sistemine göre oldukça güvenli, kriptografiyi daha sıkı kullanan, müşteri ile bankanın birbirini tamamen güvenli bir biçimde tanıyıp işlemlerini gerçekleştirmesine imkan tanır. Yazının devamında bunlardan ayrıntısı ile bahsedeceğiz ve içinde geçen terimlerin anlamlarını ve ne işe yaradıklarını öğreneceğiz. Şimdi de müşterinin yapması gerekenlere gelelim. Bir çok e-ticaret sitesinin tavsiyesi şu birkaç noktayı vurgulamaktadır; güvenmediğiniz sitelere kredi kartı bilgilerinizi ve kişisel bilgilerinizi vermeyiniz. Tanınmış sitelerden alış veriş yapınız ve genellikle onlara güveniniz. Sitelerde yer alan sözleşmeleri dikkatlice okuyunuz ve ona göre hareket ediniz.

Elektronik ticarette alıcı ve satıcı birbirlerini görmeksizin iş yaptıklarından karşılıklı olarak güvenin sağlanması için ek bir takım önlemler almaya ihtiyaç duyarlar. Öncelikle alıcı ve satıcı taraflar birbirlerinin kimliklerinden emin olmak isterler. İşte bu ihtiyaç dijital imza ve dijital sertifikaların geliştirilme nedenidir. Bunlar aracılığıyla iki taraf birbirlerinin kimliğinden emin olabilmektedir. Türkiye'de şu anda dijital sertifikalar ile ilgili yasal altyapı henüz oluşturulmadığı için alıcı tarafında bulunan bireysel kullanıcılar henüz dijital sertifika kullanmaya başlamamışlar, satış yapan siteler de müşterilerine bunu şart koşmamışlardır. Bu nedenle satıcılar alıcıların kimliklerini kontrol edememektedirler. Ancak Garanti Bankası'nın ödeme sistemini kullanarak Internet'ten satış yapmak isteyen firmalara bankamız bu şartı getirmiş ve böylece tüketicilerin alışveriş yaptıkları sitenin kimliği ile ilgili kuşku duymalarını önlemiştir.
Elektronik ticarette güvenlik konusunda değerlendirilmesi gereken diğer bir konu da alıcıların elektronik ticaret sitelerinden alışveriş yapmak için vermek durumunda kaldıkları kredi kartı vb. bilgilerin Internet üzerinden iletilirken üçüncü şahısların eline geçmesi riskidir. Bilindiği gibi özellikle telefonla yapılan satışlarda (gazeteye ilan vermek, katalog satışları vb) kredi kartı numarası ve son kullanma tarihi alışveriş için yeterli olmaktadır. Bu yüzden bu bilgilerin korunması elektronik ticaretin gelişimi için büyük önem taşımaktadır.
Ancak elektronik ticarette kredi kartı bilgilerinin başkalarının eline geçme riski günlük hayattakine göre çok daha azdır. Günlük hayatta ödeme yaparken kredi kartı bir başkasına verilmekte, bu yüzden kredi kartının üzerindeki bilgilerin gizliliği büyük oranda ortadan kalkmaktadır. Sanal alışveriş hizmeti veren firmalar, kredi kartı bilgilerinin güvenliği ve gizliliğini sağlamak için yaygın olarak SSL ve SET gibi güvenlik standartlarını kullanmaktadırlar. Kullanıcı, işyeri ve banka arasındaki veri akışı sırasında bilgilerin şifrelenerek aktarılması esasına dayanan güvenlik sistemleri sayesinde bilgilerin başka bir kişinin eline geçmesi durumunda çözülebilmesi (yani kullanılabilmesi) önlenir. Böylece kart bilgilerinin gizliliği ve alışverişin güvenliği sağlanmış olur. Garanti Bankası sistemini kullanan firmalar müşterinin kredi kartı bilgilerini göremezken Garanti Bankası da yapılan alışverişin içeriğini bilmez. Ayrıca kredi kartı sahiplerinin Internet üzerinde yapılan alışverişlere de diğer alışverişler gibi her zaman itiraz hakkı vardır.


Kredi Kartı Sahiplerine Öneriler

• Alışveriş yaptığınız sayfanın güvenilir olduğunu anlamanın en kesin yolu, kredi kartınızla ilgili bilgileri gireceğiniz sayfanın Internet adresindeki "http" nin "https" ye dönüşmesidir. Bu dönüşüm firmanın sanal mağazasının bulunduğu sitenin SSL güvenlik protokolünü kullandığını gösterir.
• Internet üzerinde sanal alışveriş hizmeti veren firmalar, sanal alışverişin güvenliğini sağlayan standartlar ve teknolojiler kullanmaktadır. Internet tarayıcınızın Explorer veya Netscape olmasına bağlı olarak kilit ikonu kilitlenmiş ve anahtar ikonunun kırık olmadığı sayfalar güvenli sayfalardır. Fakat bu durum tarayıcı versiyonlarına göre ve sertifikanın alındığı sertifikasyon kurumuna göre değişiklik gösterebilir.
• Güvenilir ve isim sahibi sitelerden yaptığınız alışverişlerinizde güvenlik açısından bir problem çıkması ihtimali çok düşüktür. Tanımadığınız veya güvenliğinden emin olmadığınız bir siteden alışveriş yapmanız gerekiyorsa limiti düşük bir kredi kartı kullanınız.
• Satın aldığınız ürün ile ilgili teslim tarihi, ilave ücretler, garanti koşulları gibi detaylara çok dikkat ediniz.
• Satın alma işleminizin bittiğini belirten mesajı yazıcıdan çıkartarak saklayınız.
• Kredi kartı ekstrelerinizi dikkatle inceleyiniz, şüphe duyduğunuz bir harcamayı bankanıza bildiriniz ve takip ediniz.

SSL (Secure Socket Layer)
SSL network üzerindeki bilgi transferi sırasında güvenlik ve gizliliğin sağlanması amacıyla Netscape tarafından geliştirilmiş bir güvenlik protokolüdür. 1996 yılında 3.0 versiyonunun çıkarılmasıyla hemen bütün Internet tarayıcılarının (Microsoft Explorer, Netscape Navigator vb) desteklediği bir standart haline gelmiş ve çok geniş uygulama alanları bulmuştur.
SSL gönderilen bilginin kesinlikle ve sadece doğru adreste deşifre edilebilmesini sağlar. Bilgi gönderilmeden önce otomatik olarak şifrelenir ve sadece doğru alıcı tarafından deşifre edilebilir. Her iki tarafta da doğrulama yapılarak işlemin ve bilginin gizliliği ve bütünlüğü korunur.
Veri akışında kullanılan şifreleme yönteminin gücü kullanılan anahtar uzunluğuna bağlıdır. Anahtar uzunluğu bilginin korunması için çok önemlidir. Örneğin; 8 bit üzerinden bir iletimin çözülmesi son derece kolaydır. Bit, ikilik sayma düzeninde bir rakamı ifade eder. Bir bit, 0 veya 1 olmak üzere 2 farklı değer alabilir. 8 bit ise sadece 28=256 olası farklı anahtar içerir. Bir bilgisayar bu 256 farklı olasılığı sıra ile inceleyerek bir sonuca ulaşabilir. SSL protokolünde 40 bit ve 128 bit şifreleme kullanılmaktadır. 128 bit şifrelemede 2128 değişik anahtar vardır ve bu şifrenin çözülebilmesi çok büyük bir maliyet ve zaman gerektirir. Kötü niyetli bir kişinin 128 bit'lik şifreyi çözebilmesi için 1 milyon dolarlık yatırım yaptıktan sonra 67 yıl gibi bir zaman harcaması gerekir. Bu örnekten anlaşıldığı gibi SSL güvenlik sistemi tam ve kesin bir koruma sağlar.

SET (Secure Electronic Transactions)
SET banka kartlari ve ödemeler ile ilgili bilgilerin güvenligini saglamak amaciyla Visa, Mastercard, Microsoft, Netscape, GTE, IBM, SAIC, Terisa Systems ve Verisign'in katilimiyla olusan bir konsorsiyum tarafindan gelistirilmistir. SET uyumlu ilk alisveris, 18 Temmuz 1997'de San Francisco'da yapilan tanitimla Ispanya ve Singapur'da bulunan sanal magazalardan gerçeklestirilmistir. Garanti Bankasi Subat 1998'de gerçeklestirdigi SET uyumlu alisverisle, bu protokolü kullanmaya baslayan Dünya'da yedinci, Avrupa'da dördüncü ve Türkiye'de ilk kurulus olmustur.
SET protokolünde alisveris, sanal cüzdan ve sertifika araciligi ile daha güvenli bir ortamda gerçeklestirilir. SET, alisveris islemi sirasinda ödeme bilgisi gizliligini, kart kullanicisinin gerçek kart sahibi oldugunu ve isyerinin banka ile anlasmali bir isyeri oldugunu garantiler.
SET sisteminde provizyon islemi müsteri alisveris seçimini yaptiktan sonra müsterinin sanal cüzdani ile magazanin Sanal POS'unun (V-POS) birbirlerinin gerçekliklerini dijital sertifikalar araciligiyla kontrol etmeleri ile baslar. Magazanin Sanal POS yazilimi siparis tutarini ve sanal cüzdanda bulunan ve alisveris için seçilen kredi kartinin sertifika bilgilerini bankaya iletmesi ile devam eder. Banka yapilan alisverisin içerigini (malin ne oldugu, kaç tane alindigi vb.) görmeksizin provizyon verir. Müsterinin kredi karti bilgilerini görmeyen sanal magaza ise bankadan gelecek onayi bekler. Onayi aldiktan sonra da ürünü alicisina gönderir.
SET sistemi de SSL'de oldugu gibi kullanici, isyeri ve banka arasindaki veri akisi sirasinda bilgilerin sifrelenerek gönderilmesi esasina dayanir. Bu sistemden faydalananabilmek için kullanilmak istenen kredi kartinin SET uyumlu olmasi gerekir. SET protokolünü kullanmak isteyen kredi karti sahipleri iki ön kosulu yerine getirmek zorundadirlar:
Öncelikle kullanmak istedikleri her bir kredi karti için sertifikasyon kurumu (Certificate Authority) ayri birer SET sertifikasi almalidirlar. Ardindan kart sahipleri yine kredi karti veren bir bankadan sanal cüzdan adi verilen bir programi alip bilgisayarlarina yüklemeli ve bu yükleme sirasinda SET sertifikali kredi kartlarini programa tanitmalidirlar. SET uyumlu alisverisler sanal cüzdanin yüklü oldugu bilgisayar kullanilarak SET uyumlu magazalardan yapilabilecektir. Sanal cüzdan programi en fazla üç kez yüklenmek üzere yazildigindan en fazla üç bilgisayarda kullanilabilecektir. SET protokolünün SSL'e göre çok daha yüksek denebilecek güvenligine ragmen yeterince yayginlasamamasi sanal cüzdanin mobilitesinin olmamasina baglanabilir. Bu yüzden Garanti Bankasi sistemi SET uyumlu olmasina karsin SET protokolünü tam olarak uygulamamaktadir.
Sanal magazalar ise Sanal POS (Point of Sale) olarak adlandirilan V-POS yazilimini yükledikten sonra bir sertifikasyon kurumundan (<http://www.verisign.com/>, www.gte.com <http://www.gte.com/>) dijital bir sertifika alarak alisverislerin güvenligini saglarlar.
SET ile gerçeklesen alisveris sirasinda gerçeklesen islemler sirasiyla asagidaki gibidir:
SET protokolü, kart sahibi Internet üzerinde arastirmasini tamamlayip seçimini yaptiktan ve siparisini verdikten sonra devreye girmektedir. SET isleminin baslamasindan önce kart sahibi siparis formunu doldurmus ve onaylamis olmalidir. Kart sahibi ayrica kart türünü de seçmis olmalidir.
1. Kart sahibinin yazilimi satici firmaya kullanilacak kredi kartini belirten ve ödeme altyapisini saglayan kurulusun sertifikali açik anahtarinin kopyasini isteyen bir mesaj gönderir.
2. Satici firmanin yazilimi mesaji aldiginda, sadece o mesaja özel bir islem tanimlama numarasi belirler. Daha sonra bu özel tanimlama numarasiyla beraber kart sahibine satici firmanin açik anahtarini ve ödeme altyapisini saglayan kurulusun (genelde bankalar) onayli açik anahtarini gönderir.
3. Kart sahibinin yazilimi satici firmanin ve ödeme altyapisini saglayan kurulusun sertifikalarini kontrol eder ve siparis sürecinde kullanmak üzere bunlari kaydeder. Kart sahibinin yazilimi siparis bilgisini ve ödeme talimatlarini olusturur. Yazilim satici firma tarafindan belirlenen özel tanimlama numarasi ile siparis bilgisini ve ödeme talimatlarini iliskilendirir. Bu tanimlama daha sonra satici firma tarafindan ödeme talebi yapildiginda, ödeme altyapisini saglayan kurulus tarafindan siparis bilgisini ve ödeme talimatlarini iliskilendirmede kullanilacaktir.
4. Kart sahibinin yazilimi siparis bilgisi ve ödeme talimatlari için bir dijital imza olusturur. Yazilim daha sonra ödeme altyapisini saglayan kurulusun açik anahtarini kullanarak dijital olarak imzalanan ödeme talimatlarini sifreler. Son olarak yazilim imzalanmis ve sifrelenmis siparis bilgisini ve ödeme talimatlarini bir mesajla satici firmaya gönderir.
5. Satici firmanin yazilimi siparisi alir ve kart sahibinin açik anahtari üzerindeki dijital sertifikayi kontrol eder. Bundan sonra gene bu açik anahari kullanarak siparisin gerçekten kart sahibinden geldiginden ve mesajin gönderim esnasinda degistirilmedigini teyit eder (Satici firma ödeme talimatlari ödeme altyapisini saglayan firmanin açik anahtari ile sifrelendigi için desifre edemez).
6. Bu islemlerin ardindan satici firmanin yazilimi ödeme onayi istenmesi de dahil olmak üzere siparisle ilgili islemlere baslar (lütfen 9. Maddeye bakiniz)
7. Siparis bilgisi isleme alindiktan sonra, satici firmanin yazilimi bir cevap mesaji hazirlar ve dijital olarak imzalar (satici firmanin onayli açik anahtari ile). Kart sahibinin siparisinin alindiginin ve isleme konuldugunun bildirilmesi amaciyla hazirlanan cevap mesaji kart sahibine gönderilir.
8. Kart sahibinin yazilimi satici firmadan cevap mesajini aldigi zaman dijital sertifikasini kontrol eder. Bunun ardindan bu mesaji kullanarak kart sahibine bir teyit mesaji gösterir veya siparisin durumunu günceller.
9. Kart sahibinden gelen siparislerin isleme konulmasi esnasinda (lütfen 6. maddeye bakiniz) satici firmanin yazilimi ödenmesi talep edilen tutari, siparis bilgisindeki islemi belirleyen özel tanimlama numarasini ve islemle ilgili diger bilgileri içeren bir ödeme onay talebini hazirlar ve bu mesaji dijital olarak imzalar. Ardindan bu talep ödeme altyapisini saglayan kurulusun açik anahtari kullanilarak sifrelenir. Satici firmanin ödeme onay talebi ve kart sahibinin sifrelenmis ödeme talimatlari ödeme altyapisini saglayan kurulusa gönderilir.
10. Ödeme altyapisini saglayan kurulus onay talebini aldigi zaman satici firmadan gelen onay talebini kendi gizli anahtarini kullanarak desifre eder. Ardindan satici firmanin açik anahtari üzerindeki dijital sertifikayi kontrol eder ve sertifikanin geçerlilik sürerisinin dolup dolmadigini belirler.
11. Ödeme altyapisini saglayan kurulus kart sahibinin satici firmadan gelen onay talebiyle birlikte gönderilen ödeme talimatlarini kart sahibinin açik anahtarini kullanarak desifre eder. Ardindan bu açik anahtari kullanarak kart sahibinin ödeme talimatlari üzerindeki dijital imzasini kontrol eder ve böylece ödeme talimatlarinin kart sahibi tarafindan imzalandigindan ve iletim esnasinda degisiklige ugramadigindan emin olur.
12. Ödeme altyapisini saglayan kurulus satici firma tarafindan gönderilen islem tanimlayicisi ile ile kart sahibinden gelen ödeme talimatlarindaki tanimlari karsilastirarak her ikisininde ayni olup olmadigini kontrol eder. Kontrolün ardindan ödeme altyapisinin saglayan kurulus, kredi kartini veren bankaya Internet üzerinden çalismayan bir ödeme sistemiyle bir onay talebi gönderir.
13. Karti veren banka onay talebini isleme alir ve ödeme altyapisini saglayan kurulusa güvenli ödeme sistemi araciligiyla bir cevap gönderir.
14. Onay cevabini aldiktan sonra ödeme altyapisini saglayan kurulus karti veren bankanin cevabini ve onayli açik anahtarini içeren bir onay cevap mesaji yaratir ve dijital olarak imzalar. Cevap satici firmanin açik anahtarini kullanarak sifrelenir ve satici firmaya gönderilir.
15. Satici firmanin yazilimi ödeme altyapisini saglayan kurulustan onay cevabini aldigi zaman kendi gizli anahtariyla desifre eder. Ardindan ödeme altyapisini saglayan kurulusun açik anahtari üzerindeki dijital sertifikayi kontrol eder ve bu açik anahtari kullanarak ödeme alyapisini saglayan kurulusun onay cevap mesajindaki dijital imzayi kontrol eder. Satici firmanin yazilimi, siparis tamamen yerine getirildikten sonra ödeme talebinde bulunulabilmesi için (gün sonu islemi ile) bu onay cevap mesajini kaydeder.
16. Satici firma onay cevabini aldiktan sonra kart sahibinin siparisi tamamlar ve ilgili ürünü sevkeder veya sözkonusu hizmeti verir.
17. Siparisi yerine getirdikten sonra satici firma ödeme talebinde bulunur (Siparisin tamamlanmasi esnasindaki gecikmeler onay talebi ile ödeme talebi mesajlari arasinda önemli zaman araliklari olusmasina yol açabilir).
18. Ödeme talebinde bulunmak için satici firmanin yazilimi islemin nihai tutarini, siparis bilgisindeki islem tanim numarasini ve islem hakkindaki diger bilgileri içeren bir gün sonu islemi olusturur ve dijital olarak imzalar. Bu talep ödeme altyapisi saglayan kurulusun açik anahtari ile sifrelenir ve ödeme saglayan kurulus gönderilir.
19. Ödeme altyapisini saglayan kurulus gün sonu islemi talebini aldigi zaman, kendi açik anahtarini kullanarak talebi desifre eder. Daha sonra satici firmanin açik anahtarini kullanarak gün sonu islemindeki dijital imzayi kontrol eder. Satici firmadan gelen gün sonu islemiyle, daha önce isleme alinan onay talebini karsilastirir ve bir tahsilat talebi olusturarak bunu kredi kartini veren bankaya güvenli ödeme sistemiyle gönderir.
20. Ödeme altyapisini saglayan kurulus kendi onayli açik anahtarini içeren bir gün sonu cevap mesaji olusturur ve bunu dijital olarak imzalar. Bu cevap satici firmanin açik anahtari ile sifrelenerek satici firmaya gönderilir. Bu mesaj sayesinde gün sonu isleminin ödeme altyapisini saglayan kurulus tarafindan alindigini ve isleme konuldugunu satici firmaya bildirir.
21. Satici firmanin yazilimi ödeme altyapisini saglayan kurulustan gün sonu isleminin cevabini alinca, mesaji kendi gizli anahtarini kullanarak desifre eder. Ardindan ödeme altyapisini saglayan kurulusun açik anahtari üzerindeki dijital sertifikayi kontrol eder ve yine bu açik anahtari kullanarak ödeme altyapisini saglayan kurulusun dijital imzasini kontrol eder. Son olarak satici firmanin yazilimi günsonu islemi cevabini yapilan ödemeler için gönderilen günsonu talep mesajlari ile mutabakat için kaydeder.
Daha fazla bilgi için <http://www.setco.org/> sitesi ziyaret edilebilir.

SORU – YANIT

• Dijital imza nedir?
Günlük hayatta kullanılan imzalarda olduğu gibi, dijital imzalar da elektronik ortamda gönderilen bilginin veya e-mail'in kime ait olduğunu göstermek için kullanılır. Dijital imzaların oluşturulmasında ve doğrulanmasında dijital sertifikalar kullanılır. Gönderdiğiniz veriyi imzalamak için kendinize ait bir dijital sertifikanız bulunmalıdır.
• Dijital imzanın özellikleri nelerdir?
1. Dijital imza bir kullanıcı, sunucu ya da host'tan gönderilen bilgilerin kesinlikle o kuruma veya kişiye ait olduğunu doğrulayarak, verinin başkası tarafından yollanmadığını garanti eder.
2. Dijital imza, veri akışı sırasında bilgilerin içeriğini korur, bir başka kişinin eline geçmesini ya da değiştirilmesini engeller, bilginin sadece alıcıya gittiğini ve sadece alıcı tarafından okunacağını garanti eder.
3. Dijital imza, veriyi gönderenin ve alanın kim olduğunun kanıtlanmasına imkan tanır. Yani imzalanmış bir dokümanı yollayan kişi onu yolladığını inkar edemez ve alıcı da aldığını inkar edemez.
• Dijital imza nasıl oluşturulur ve doğrulanır?
Gönderilecek mesaj özgün bir biçimde kısaltılarak mesajın yeni bir versiyonu elde edilir, buna "hash" adı verilir. Sonra saklı anahtar kullanılarak bu "hash" kodlanır. Bu kodlanmış "hash" dijital imza olarak kullanılır. Mesaj iletilirken bir şekilde değişirse bunun "hash"i ilk mesajdan farklı olur. Yani dijital imza mesaj ve saklı anahtara özgüdür. Dijital imza mesaja eklenir ve mesajla birlikte alıcıya gider. Alıcı mesajı, şifrelenmiş "hash"i yollayan kişinin açık anahtarını kullanarak çözer. Bu iki "hash" aynı ise saklı anahtarı sadece gönderen bildiği için bu mesajın gönderen kişiye ait olduğu ve mesajın değişmeden geldiği onaylanmış olur.
• Şifreleme nedir?
Şifreleme tekniği, sizin okuduğunuz bilgiyi bir başkasının okuyamayacağı bir yapıya dönüştürmek için kullanılır. Bu yöntemde bilgi, alıcı dışında başka bir kişi tarafından okunamaması yada değiştirilememesi için kodlanır. Bilgi, transfer sırasında bir başkasının eline geçse bile şifrelenmiş olduğundan okunması güçtür. Şifreleme ve şifreyi çözme için bir matematiksel algoritma ve bir anahtar gereklidir. Anahtar bir metin ile birlikte bir mesaj veya dijital imzayı şifrelemek üzere kullanılan özel bir sayı olarak nitelenebilir.
• Açık anahtar şifrelemesi nedir?
Bu sistemde bilgilerin güvenli bir ortamda iletimi için açık ve gizli anahtarlar kullanılır. Bir anahtarın diğerinden türetilmesi veya hesaplanması mümkün değildir. Açık anahtarın başkaları tarafından bilinmesinin bir sakıncası yoktur fakat saklı anahtarınızı kesinlikle bir başkası bilmemelidir. Dijital anahtarlar açık-gizli anahtar şifreleme algoritması üzerine kurulmuştur. Bir açık-gizli anahtar çifti bir sayı çiftinden ibarettir. Gizli anahtar sadece sahibi olan kişi ya da kurum tarafından bilinir ve dijital imzayı oluşturmak için kullanılır. Açık anahtar ise dijital imzaların doğrulanması için kullanılır. Bir dijital imzanın doğrulanması mesajın geldiği kişinin kimliğinin doğrulanması anlamına gelir.
• Anahtar nedir?
Anahtar, şifrelemek veya deşifre etmek için kullanılan sayısal karakterler dizisidir. Simetrik anahtar algoritmasında şifrelemek ve deşifre etmek için aynı anahtar; açık anahtar algoritmasında şifrelemek için açık anahtar, deşifre etmek için ise gizli anahtar kullanılır. Dijital imzalar açık anahtar algoritmasını kullanır. Dijital imza imzanın sahibinin gizli anahtarı kullanılarak oluşturulur. Alıcı da imza sahibinin açık anahtarını kullanarak imzasını kontrol eder.
• Kök sertifika nedir?
Kök sertifika, sertifikasyon kurumunun dijital sertifikasıdır. Kullanıcılar sertifika kurumunun kök sertifikasını Internet üzerinden bilgisayarlarına yüklerken, sertifika kurumunun güvenilirliğini kabul etmiş olurlar. Sertifika ile birlikte gelen açık anahtar öncelikle sertifikasyon kurumunun kimliğini doğrulamakta kullanılır. Bu açık anahtar sertifikasyon kurumunun dağıttığı sertifikaların da okunabilmesini ve böylece bu sertifikaların doğruluğunun kontrol edilebilmesini sağlar.
• Dijital Sertifika nedir?
Dijital sertifika, ya da dijital kimlik, günlük hayatta kullanılan ehliyet, pasaport gibi kimlik kartlarının elektronik ortamdaki karşılığını ifade eder. Dijital sertifika kişinin kimliğini ve söz konusu bilgiye veya online hizmete ulaşım hakkını kanıtlamak için elektronik olarak ibraz edilmek üzere geliştirilmiştir. Dijital sertifikalar dijital bilgileri şifrelemek ve şifrelenen bilgileri çözmek için kullanılan bir çift elektronik anahtar ile kimlik bilgisini bağlar. Dijital sertifika kullanıcıların ve kuruluşların bilgilerinin iletişim ağlarında güvenli bir şekilde iletilmesini sağlar.
• Dijital sertifika hangi bilgileri içerir?
Dijital sertifikada kullanıcıya ait açık anahtar, kullanıcının adı, son kullanma tarihi sertifikanın alındığı kurumun adı ve seri numarası bulunur.
• Dijital sertifikanın özellikleri nelerdir?
- Mesajların şifrelenmesi ve deşifre edilmesindeki güvenlik ve gizliliği sağlar
- Mesajı gönderenin ve mesajı alanın doğru yerler olduğunu garanti eder
- İletilen dokümanların tarih ve zamanını doğrular
- Doküman arşivi oluşturulmasını kolaylaştırır
• Dijital sertifika ne için gereklidir?
Dijital sertifikanız ile Internet üzerinde yaptığınız işlemlerde Internet tarayıcınız aracılığıyla kendi kimliğinizi kanıtlamış olursunuz. Bu sertifikalar Internet üzerindeki alışverişlerde, ticari faaliyetlerde ve bilgilerin şifrelenmesinde kullanılır. Elektronik ticaret yapan şirketler ve finansal kurumlar başta olmak üzere bir çok kurum Internet üzerinde gerçek ve yasal bir şirket olduklarını kanıtlamak için sertifikaya ihtiyaç duymaktadırlar. Ayrıca Internet bankacılığı, online alışveriş gibi iletilen bilginin gizliliği ve doğruluğunun çok önemli olduğu işlemlerin yaygınlaşması ve bu siteleri kullanan kişilerin de kimliklerinin doğrulanabilmesi için şifre kullanımının yanı sıra dijital sertifikanın da kullanılması güvenliğin arttırılmasını sağladığından, birçok firma müşterilerinden dijital sertifika talep etmeye başlamışlardır. Türkiye'de ise yasal düzenlemelerin eksik olması nedeniyle dijital sertifikalar henüz kullanıcılar tarafından kullanılmamaktadır. Ancak AB'ye uyum çalışmaları ile beraber yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi ve böylece dijital imzaların kullanımının başlaması beklenmektedir.
• Dijital sertifika nasıl çalışır?
Sertifikasyon kurumu güvenilir bir kaynak olarak, bir kurum ya da kişiyi bir açık anahtar ile eşleştirir. Dijital sertifika açık anahtar ile kişi veya kurumun eşleştirilmiş halidir. Dijital anahtarlar açık-gizli anahtar şifreleme algoritması üzerine kurulmuştur. Bir açık-gizli anahtar çifti bir sayı çiftinden ibarettir. Gizli anahtar sadece sahibi olan kişi ya da kurum tarafından bilinir ve dijital imzayı oluşturmak için kullanılır. Açık anahtar ise dijital imzaların doğrulanması için kullanılır. Bir dijital imzanın doğrulanması mesajın geldiği kişinin kimliğinin doğrulanması anlamına gelir.
• Dijital sertifikayı nasıl alabilirim?
GlobalSign ve VeriSign gibi sertifikasyon kurumlarından temin edilebilir. Sertifika isteyen kişinin bilgileri sertifikasyon kurumuna ulaştıktan ve doğrulandıktan sonra sertifika talepleri otomatik olarak işleme konur ve elektronik ortamda sertifikalar iletilir.
• Sertifikasyon kurumu nedir?
Dijital sertifikaların verilmesi ve yönetilmesini gerçekleştiren kurumdur. Dijital sertifikalar bu kurumların gizli anahtarıyla imzalanır.
• Dijital sertifikayı destekleyen uygulamalar?
- Microsoft Internet Explorer v3.02 ve daha üst versiyonları
- Netscape Navigator v3.xx
- Netscape Communicator v4.xx


   Son olarak e-ticaret ile ilgili ülkemiz insanından bir kesitin kaygılarını dile getirmek istiyorum. Aşağıdaki yazının tüm bilgileri aynen alınmıştır. İlginç bulduğum için eklemek de yarar gördüm.

... http://www.internethaftasi.org.tr  adresinden alınmıştır
Cüneyt Toraman
22 şubat 1001
www.internethaftasi.org.tr - "kamuoyu görüşleri"
url: www.ctoraman.netteyim.net
Kurum: Türkiye İş Bankası B.İ.M.   
Meslek/Görev: Yazılım Uzmanı(Metalurji Müh-Ekonomist) / Proje Yönetici Yardımcısı
Güvenlik konusunun halen yeterince ciddiye alınmadığını düşünüyorum.Türk sitelerinden alışveriş yapmaya halen elim varmıyor!...
   Halen yeterince güven kazanamamış olmasına karşın yapılan araştırmalar yakın zamanda e-ticaret sitelerinin güvenlik için yaptıkları masrafın iki katına çıkacağını gösteriyor. Çünkü hack edilen bir sanal mağazanın prestiji düşecek ve rağbet görmeyecektir.



KAYNAKLAR

savaskose@guvenlikhaber.com (Giriş yazısı)
http://merkan.tripod.com (Firewall)
http://www.garanti.com.tr (SSL, SET)
http://www.tansas.com.tr (Öneriler)
http://www.internethaftasi.org.tr (Bir görüş)
http://www.etm.com.tr (Anonim FTP)
http://creatin.virtualave.net (Anonim FTP)
http://www.guvenlikhaber.com (E-Ticaret)
Linux İşletim Sistemi (Görkem Çetin)
Kim Korkar Unix’den

112  Akademik-Üniversite Kaynaklar / Bilgisayar Kaynaklar / Ynt: SUBNET : Mayıs 13, 2008, 11:08:31 ÖÖ
3.TCP/IP ve Bilesenleri
Su ana kadar bilgisayar agi kavramlari ve ag yapisinin fiziksel katmanlari hakkinda genel bir fikir edindik. Bu noktada bilgisayarlar arasi iletisimi saglayan temel protokol katmanlarina gelmis bulunuyoruz. Burada okuyucuya alt yapi protokolleri ile ilgili detayli ancak cok teknik olmayan bilgiler verilecek ve sistemin temel calisma prensipleri aciklanmaya calisilacaktir.

Genel tanimlar

TCP/IP katmanlardan olusan bir protokoller kumesidir. Her katman degisik gorevlere sahip olup altindaki ve ustundeki katmanlar ile gerekli bilgi alisverisini saglamakla yukumludur. Asagidaki sekilde bu katmanlar bir blok sema halinde gosterilmektedir.

 


Cizim-10 TCP/IP katmanlari
TCP/IP katmanlarinin tam olarak ne oldugu, nasil calistigi konusunda bir fikir sahibi olabilmek icin bir ornek uzerinde inceleyelim:

TCP/IP nin kullanildigi en onemli servislerden birisi elektronik postadir (e-posta). E- posta servisi icin bir uygulama protokolu belirlenmistir (SMTP). Bu protokol e- posta’nin bir bilgisayardan bir baska bilgisayara nasil iletilecegini belirler. Yani e- postayi gonderen ve alan kisinin adreslerinin belirlenmesi, mektup iceriginin hazirlanmasi vs. gibi. Ancak e-posta servisi bu mektubun bilgisayarlar arasinda nasil iletilecegi ile ilgilenmez, iki bilgisayar arasinda bir iletisimin oldugunu varsayarak mektubun yollanmasi gorevini TCP ve IP katmanlarina birakir. TCP katmani komutlarin karsi tarafa ulastirilmasindan sorumludur. Karsi tarafa ne yollandigi ve hatali yollanan mesajlarin tekrar yollanmasinin kayitlarini tutarak gerekli kontrolleri yapar. Eger gonderilecek mesaj bir kerede gonderilemeyecek kadar buyuk ise (Ornegin uzunca bir e-posta gonderiliyorsa) TCP onu uygun boydaki segment’lere (TCP katmanlarinin iletisim icin kullandiklari birim bilgi miktari) boler ve bu segment’lerin karsi tarafa dogru sirada, hatasiz olarak ulasmalarini saglar. Internet uzerindeki tek servis e-posta olmadigi icin ve segment’lerin karsi tarafa hatasiz ulastirilmasini saglayan iletisim yontemine tum diger servisler de ihtiyac duydugu icin TCP ayri bir katman olarak calismakta ve tum diger servisler onun uzerinde yer almaktadir. Boylece yeni bir takim uygulamalar da daha kolay gelistirilebilmektedir. Ust seviye uygulama protokollerinin TCP katmanini cagirmalari gibi benzer sekilde TCP de IP katmanini cagirmaktadir. Ayrica bazi servisler TCP katmanina ihtiyac duymamakta ve bunlar direk olarak IP katmani ile gorusmektedirler. Boyle belirli gorevler icin belirli hazir yordamlar olusturulmasi ve protokol seviyeleri insa edilmesi stratejisine ‘katmanlasma’ adi verilir. Yukarida verilen ornekteki e- posta servisi (SMTP), TCP ve IP ayri katmanlardir ve her katman altindaki diger katman ile konusmakta diger bir deyisle onu cagirmakta ya da onun sundugu sevisleri kullanmaktadir. En genel haliyle TCP/IP uygulamalari 4 ayri katman kullanir. Bunlar:

- Bir uygulama protokolu, mesela e-posta

- Ust seviye uygulama protokollerinin gereksinim duydugu TCP gibi bir protokol katmani

- IP katmani. Gonderilen bilginin istenilen adrese yollanmasini saglar.

- Belirli bir fiziksel ortami saglayan protokol katmani. Ornegin Ethernet, seri hat, X.25 vs.

Internet birbirine gecis yollari (gateway) ile baglanmis cok sayidaki bagimsiz bilgisayar aglarindan olusur ve buna ‘catenet model’ adi verilir. Kullanici bu aglar uzerinde yer alan herhangi bir bilgisayara ulasmak isteyebilir. Bu islem esnasinda kullanici farkina varmadan bilgiler, duzinelerce ag uzerinden gecis yapip varis yerine ulasirlar. Bu kadar islem esnasinda kullanicinin bilmesi gereken tek sey ulasmak istedigi noktadaki bilgisayarin ‘Internet adresi’ dir. Bu adres toplam 32 bit uzunlugunda bir sayidir. Fakat bu sayi 8 bitlik 4 ayri ondalik sayi seklinde kullanilir (144.122.199.20 gibi). Bu 8 bitlik gruplara ‘octet’ ismi de verilir. Bu adres yapisi genelde karsidaki sistem hakkinda bilgi de verir. Mesela 144.122 ODTU icin verilmis bir numaradir. ODTU ucuncu octet’i kampus icindeki birimlere dagitmistir. Ornegin, 144.122.199 bilgisayar merkezinde bulunan bir Ethernet agda kullanilan bir adrestir. Son octet ise bu Ethernete 254 tane bilgisayar baglanmasina izin verir (0 ve 255 bilgisayar adreslemesinde kullanilmayan ozel amacli adresler oldugu icin 254 bilgisayar adreslenebilir).

IP baglantisiz “connectionless” ag teknolojisini kullanmaktadir ve bilgi “datagramlar” (TCP/IP temel bilgi birim miktari) dizisi halinde bir noktadan digerine iletilir. Buyuk bir bilgi grubunun (buyuk bir dosya veya e-posta gibi) parcalari olan “datagram” ag uzerinde tek basina yol alir. Mesela 15000 octet’lik bir kutuk pek cok ag tarafindan bir kere de iletilemeyecek kadar buyuk oldugu icin protokoller bunu 30 adet 500 octetlik datagramlara boler. Her datagram ag uzerinden tek tek yollanir ve bunlar karsi tarafta yine 15000 octet lik bir kutuk olarak birlestirilir. Dogal olarak once yola cikan bir datagram kendisinden sonra yola cikan bir datagramdan sonra karsiya varabilir veya ag uzerinde olusan bir hatadan dolayi bazi datagramlar yolda kaybolabilir. Kaybolan veya yanlis sirada ulasan datagramlarin siralanmasi veya hatali gelenlerin yeniden alinmasi hep ust seviye protokollerce yapilir. Bu arada “paket” ve “datagram” kavramlarina bir aciklama getirmek yararli olabilir. TCP/IP ile ilgili kavramlarda “datagram” daha dogru bir terminolojidir. Zira datagram TCP/IP de iletisim icin kullanilan birim bilgi miktaridir. Paket ise fiziksel ortamdan (Ethernet, X.25 vs.) ortama degisen bir buyukluktur. Mesela X.25 ortaminda datagramlar 128 byte lik paketlere donusturulup fiziksel ortamda boyle tasinirlar ve bu islemle IP seviyesi hic ilgilenmez. Dolayisiyla bir IP datagrami X.25 ortaminda birden cok paketler halinde tasinmis olur.


TCP katmani

TCP’nin (“transmission control protocol-iletisim kontrol protokolu”) temel islevi, ust katmandan (uygulama katmani) gelen bilginin segment ler haline donusturulmesi, iletisim ortaminda kaybolan bilginin tekrar yollanmasi ve ayri siralar halinde gelebilen bilginin dogru sirada siralanmasidir. IP (“internet protocol”) ise tek tek datagramlarin yonlendirilmesinden sorumludur. Bu acidan bakildiginda TCP katmaninin hemen hemen tum isi ustlendigi gorulmekle beraber (kucuk aglar icin bu dogrudur) buyuk ve karmasik aglarda IP katmani en onemli gorevi ustlenmektedir. Bu gibi durumlarda degisik fiziksel katmanlardan gecmek, dogru yolu bulmak cok karmasik bir is halini almaktadir.

Su ana kadar sadece Internet adresleri ile bir noktadan diger noktaya ulasilmasi konusundan bahsettik ancak birden fazla kisinin ayni sisteme ulasmak istemesi durumunda neler olacagi konusuna henuz bir aciklik getirmedik. Dogal olarak bir segment’i dogru varis noktasina ulastirmak tek basina yeterli degildir. TCP bu segment’in kime ait oldugunu da bilmek zorundadir. “Demultiplexing” bu soruna care bulan yontemdir. TCP/IP ‘de degisik seviyelerde “demultiplexing” yapilir. Bu islem icin gerekli bilgi bir seri “baslik” (header) icinde bulunmaktadir. Baslik, datagram’a eklenen basit bir kac octet’den olusan bir bilgiden ibarettir. Yollanmak istenen mesaji bir mektuba benzetecek olursak baslik o mektubun zarfi ve zarf uzerindeki adres bilgisidir. Her katman kendi zarfini ve adres bilgisini yazip bir alt katmana iletmekte ve o alt katmanda onu daha buyuk bir zarfin icine koyup uzerine adres yazip diger katmana iletmektedir. Benzer islem varis noktasinda bu sefer ters sirada takip edilmektedir.

Bir ornek vererek aciklamaya calisirsak: Asagidaki noktalar ile gosterilen satir bir noktadan diger bir noktaya gidecek olan bir dosyayi temsil etsin,

...............

TCP katmani bu dosyayi tasinabilecek buyuklukteki parcalara ayirir:

... ... ... ... ...

Her segment’in basina TCP bir baslik koyar. Bu baslik bilgisinin en onemlileri ‘port numarasi’ ve ‘sira numarasi’ dir. Port numarasi, ornegin birden fazla kisinin ayni anda dosya yollamasi veya karsidaki bilgisayara baglanmasi durumunda TCP’nin herkese verdigi farkli bir numaradir. Uc kisi ayni anda dosya transferine baslamissa TCP, 1000, 1001 ve 1002 “kaynak” port numaralarini bu uc kisiye verir boylece herkesin paketi birbirinden ayrilmis olur. Ayni zamanda varis noktasindaki TCP de ayrica bir “varis” port numarasi verir. Kaynak noktasindaki TCP nin varis port numarasini bilmesi gereklidir ve bunu iletisim kuruldugu anda TCP karsi taraftan ogrenir. Bu bilgiler basliktaki “kaynak” ve “varis” port numaralari olarak belirlenmis olur. Ayrica her segment bir “sira” numarasina sahiptir. Bu numara ile karsi taraf dogru sayidaki segmenti eksiksiz alip almadigini anlayabilir. Aslinda TCP segmentleri degil octet leri numaralar. Diyelim ki her datagram icinde 500 octet bilgi varsa ilk datagram numarasi 0, ikinci datagram numarasi 500, ucuncusu 1000 seklinde verilir. Baslik icinde bulunan ucuncu onemli bilgi ise “kontrol toplami” (Checksum) sayisidir. Bu sayi segment icindeki tum octet ler toplanarak hesaplanir ve sonuc basligin icine konur. Karsi noktadaki TCP kontrol toplami hesabini tekrar yapar. Eger bilgi yolda bozulmamissa kaynak noktasindaki hesaplanan sayi ile varis noktasindaki hesaplanan sayi ayni cikar. Aksi takdirde segment yolda bozulmustur bu durumda bu datagram kaynak noktasindan tekrar istenir. Asagida bir TCP segmenti ornegi verilmektedir.

 


Cizim-11 TCP Segmenti
Eger TCP basligini “T” ile gosterecek olursak yukarda noktalarla gosterdigimiz dosya asagidaki duruma gelir:

T... T... T... T... T...

Baslik icinde bulunan diger bilgiler genelde iki bilgisayar arasinda kurulan baglantinin kontrolune yoneliktir. Segment’in varisinda alici gonderici noktaya bir “onay” (acknowledgement) yollar. Ornegin kaynak noktasina yollanan “onay numarasi” (Acknowledgement number) 1500 ise octet numarasi 1500 e kadar tum bilginin alindigini gosterir. Eger kaynak noktasi belli bir zaman icinde bu bilgiyi varis noktasindan alamazsa o bilgiyi tekrar yollar. “Pencere” bilgisi bir anda ne kadar bilginin gonderilecegini kontrol etmek icin kullanilir. Burada amac her segment’in gonderilmesinden sonra karsiya ulasip ulasmadigi ile ilgili onay (ack) beklenmesi yerine segment’leri onay beklemeksizin pencere bilgisine gore yollamaktir. Zira yavas hatlar kullanilarak yapilan iletisimde onay beklenmesi iletisimi cok daha yavaslatir. Diger taraftan cok hizli bir sekilde surekli segment yollanmasi karsi tarafin bir anda alabileceginden fazla bir trafik yaratacagindan yine problemler ortaya cikabilir. Dolayisiyla her iki taraf o anda ne kadar bilgiyi alabilecegini “pencere” bilgisi icinde belirtir. Bilgisayar bilgiyi aldikca pencere alanindaki bos yer azalir ve sifir oldugunda yollayici bilgi yollamayi durdurur. Alici nokta bilgiyi isledikce pencere artar ve bu da yeni bilgiyi karsidan kabul edebilecegini gosterir. “Acil isareti” ise bir kontrol karakteri veya diger bir komut ile transferi kesmek vs. amaclarla kullanilan bir alandir. Bunlar disinda ki alanlar TCP protokolunun detaylari ile ilgili oldugu icin burada anlatilmayacaktir.


IP katmani

TCP katmanina gelen bilgi segmentlere ayrildiktan sonra IP katmanina yollanir. IP katmani, kendisine gelen TCP segmenti icinde ne oldugu ile ilgilenmez. Sadece kendisine verilen bu bilgiyi ilgili IP adresine yollamak amacindadir. IP katmaninin gorevi bu segment icin ulasilmak istenen noktaya gidecek bir “yol” (route) bulmaktir. Arada gecilecek sistemler ve gecis yollarinin bu paketi dogru yere gecirmesi icin kendi baslik bilgisini TCP katmanindan gelen segment’e ekler. TCP katmanindan gelen segmentlere IP basliginin eklenmesi ile olusturulan IP paket birimlerine datagram adi verilir. IP basligi eklenmis bir datagram asagidaki cizimde gosterilmektedir:

 


Cizim-12 IP Datagram
Bu basliktaki temel bilgi kaynak ve varis Internet adresi (32-bitlik adres, 144.122.199.20 gibi), protokol numarasi ve kontrol toplamidir. Kaynak Internet adresi tabiiki sizin bilgisayarinizin Internet adresidir. Bu sayede varis noktasindaki bilgisayar bu paketin nereden geldigini anlar. Varis Internet adresi ulasmak istediginiz bilgisayarin adresidir. Bu bilgi sayesinde aradaki yonlendiriciler veya gecis yollari (gateway) bu datagram’i nereye yollayabileceklerini bilirler. Protokol numarasi IP’ye karsi tarafta bu datagram’i TCP’ye vermesi gerektigini soyler. Her ne kadar IP trafiginin cogunu TCP kullansa da TCP disinda bazi protokollerde kullanilmaktadir dolayisiyla protokoller arasi bu ayrim protokol numarasi ile belirlenir. Son olarak kontrol toplami IP basliginin yolda bozulup bozulmadigini kontrol etmek icin kullanilir. Dikkat edilirse TCP ve IP ayri ayri kontrol toplamlari kullanmaktalar. IP kontrol toplami baslik bilgisinin bozulup bozulmadigi veya mesajin yanlis yere gidip gitmedigini kontrol icin kullanilir. Bu protokollerin tasarimi sirasinda TCP’nin ayrica bir kontrol toplami hesaplamasi ve kullanmasi daha verimli ve guvenli bulundugu icin iki ayri kontrol toplami alinmasi yoluna gidilmistir.

IP basligini “I” ile gosterecek olursak IP katmanindan cikan ve TCP verisi tasiyan bir datagram su hale gelir:

IT...IT...IT...IT...IT...

Basliktaki “Yasam suresi” (Time to Live) alani IP paketinin yolculugu esnasinda gecilen her sistemde bir azaltilir ve sifir oldugunda bu paket yok edilir. Bu sayede olusmasi muhtemel sonsuz donguler ortadan kaldirilmis olur. IP katmaninda artik baska baslik eklenmez ve iletilecek bilgi fiziksel iletisim ortami uzerinden yollanmak uzere alt katmana (bu Ethernet, X.25, telefon hatti vs. olabilir) yollanir.


Fiziksel katman

Fiziksel katman gercekte Data Link Connection (DLC) ve Fiziksel ortami icermektedir. Ancak biz burada bu ara katmanlari genlleyip tumune Fiziksel katman adini verecegiz. Gunumuzde pek cok bilgisayar aginin Etherneti temel iletisim ortami olarak kullanmasindan dolayi da Ethernet teknolojisini ornek olarak anlatacagiz. Dolayisiyla burada Ethernet ortaminin TCP/IP ile olan iletisimini aciklayacagiz. Ethernet kendine has bir adresleme kullanir. Ethernet tasarlanirken dunya uzerinde herhangi bir yerde kullanilan bir Ethernet kartinin tum diger kartlardan ayrilmasini saglayan bir mantik izlenmistir. Ayrica, kullanicinin Ethernet adresinin ne oldugunu dusunmemesi icin her Ethernet karti fabrika cikisinda kendisine has bir adresle piyasaya verilmektedir. Her Ethernet kartinin kendine has numarasi olmasini saglayan tasarim 48 bitlik fiziksel adres yapisidir. Ethernet kart ureticisi firmalar merkezi bir otoriteden uretecekleri kartlar icin belirli buyuklukte numara bloklari alir ve uretimlerinde bu numaralari kullanirlar. Boylece baska bir ureticinin karti ile bir cakisma meydana gelmez. Ethernet teknoloji olarak yayin teknolojisini (broadcast medium) kullanir. Yani bir istasyondan Ethernet ortamina yollanan bir paketi o Ethernet agindaki tum istasyonlar gorur. Ancak dogru varis noktasinin kim oldugunu, o aga bagli makinalar Ethernet basligindan anlarlar. Her Ethernet paketi 14 octet’lik bir basliga sahiptir. Bu baslikta kaynak ve varis Ethernet adresi ve bir tip kodu vardir. Dolayisiyla ag uzerindeki her makina bir paketin kendine ait olup olmadigini bu basliktaki varis noktasi bilgisine bakarak anlar (Bu Ethernet teknolojisindeki en onemli guvenlik bosluklarindan birisidir). Bu noktada Ethernet adresleri ile Internet adresleri arasinda bir baglanti olmadigini belirtmekte yarar var. Her makina hangi Ethernet adresinin hangi Internet adresine karsilik geldigini tutan bir tablo tutmak durumundadir (Bu tablonun nasil yaratildigi ilerde aciklanacaktir). Tip kodu alani ayni ag uzerinde farkli protokollerin kullanilmasini saglar. Dolayisiyla ayni anda TCP/IP, DECnet, IPX/SPX gibi protokoller ayni ag uzerinde calisabilir. Her protokol basliktaki tip alanina kendine has numarasini koyar. Kontrol toplami (Checksum) alanindaki deger ile komple paket kontrol edilir. Alici ve vericinin hesapladigi degerler birbirine uymuyorsa paket yok edilir. Ancak burada kontrol toplami basligin icine degilde paketin sonuna konulur. Ethernet katmaninda islenip gonderilen mesaj ya da bilginin (Bu bilgi paketlerine frame adi verilir) son hali asagidaki duruma gelir:

 


Cizim-13 Ethernet Paketi
Ethernet basligini “E” ile ve Kontrol toplamini “C” ile gosterirsek yolladigimiz dosya su sekli alir:

EIT...C EIT...C EIT...C EIT...C EIT...C

Bu paketler (frame) varis noktasinda alindiginda butun basliklar uygun katmanlarca atilir. Ethernet arayuzu Ethernet baslik ve kontrol toplamini atar. Tip koduna bakarak protokol tipini belirler ve Ethernet cihaz surucusu (device driver) bu datagram’i IP katmanina gecirir. IP katmani kendisi ile ilgili katmani atar ve protokol alanina bakar, protokol alaninda TCP oldugu icin segmenti TCP katmanina gecirir. TCP sira numarasina bakar, bu bilgiyi ve diger bilgileri iletilen dosyayiyi orijinal durumuna getirmek icin kullanir. Sonucta bir bilgisayar diger bir bilgisayar ile iletisimi tamamlar.


Ethernet encapsulation: ARP

Yukarida Ethernet uzerinde IP datagramlarin nasil yer aldigindan bahsettik. Fakat aciklanmadan kalan bir nokta bir Internet adresi ile iletisime gecmek icin hangi Ethernet adresine ulasmamiz gerektigi idi. Bu amacla kullanilan protokol ARP’dir (“Address Resolution Protocol”). ARP aslinda bir IP protokolu degildir ve dolayisiyla ARP datagramlari IP basligina sahip degildir. Varsayalimki bilgisayariniz 128.6.4.194 IP adresine sahip ve siz de 128.6.4.7 ile iletisime gecmek istiyorsunuz. Sizin sisteminizin ilk kontrol edecegi nokta 128.6.4.7 ile ayni ag uzerinde olup olmadiginizdir. Ayni ag uzerinde yer aliyorsaniz, bu Ethernet uzerinden direk olarak haberlesebileceksiniz anlamina gelir. Ardindan 128.6.4.7 adresinin ARP tablosunda olup olmadigi ve Ethernet adresini bilip bilmedigi kontrol edilir. Eger tabloda bu adresler varsa Ethernet basligina eklenir ve paket yollanir. Fakat tabloda adres yoksa paketi yollamak icin bir yol yoktur. Dolayisiyla burada ARP devreye girer. Bir ARP istek paketi ag uzerine yollanir ve bu paket icinde “128.6.4.7” adresinin Ethernet adresi nedir sorgusu vardir. Ag uzerindeki tum sistemler ARP istegini dinlerler bu istegi cevaplandirmasi gereken istasyona bu istek ulastiginda cevap ag uzerine yollanir. 128.6.4.7 istegi gorur ve bir ARP cevabi ile “128.6.4.7 nin Ethernet adresi 8:0:20:1:56:34” bilgisini istek yapan istasyona yollar. Bu bilgi, alici noktada ARP tablosuna islenir ve daha sonra benzer sorgulama yapilmaksizin iletisim mumkun kilinir. Ag uzerindeki bazi istasyonlar surekli agi dinleyerek ARP sorgularini alip kendi tablolarini da guncelleyebilirler.


TCP disindaki diger protokoller: UDP ve ICMP

Yukarida sadece TCP katmanini kullanan bir iletisim turunu acikladik. TCP gordugumuz gibi mesaji segment’lere bolen ve bunlari birlestiren bir katmandi. Fakat bazi uygulamalarda yollanan mesajlar tek bir datagram’in icine girebilecek buyukluktedirler. Bu cins mesajlara en guzel ornek adres kontroludur (name lookup). Internet uzerindeki bir bilgisayara ulasmak icin kullanicilar Internet adresi yerine o bilgisayarin adini kullanirlar. Bilgisayar sistemi baglanti kurmak icin calismaya baslamadan once bu ismi Internet adresine cevirmek durumundadir. Internet adreslerinin isimlerle karsilik tablolari belirli bilgisayarlar uzerinde tutuldugu icin kullanicinin sistemi bu bilgisayardan bu adresi sorgulayip ogrenmek durumundadir. Bu sorgulama cok kisa bir islemdir ve tek bir segment icine sigar. Dolayisiyla bu is icin TCP katmaninin kullanilmasi gereksizdir. Cevap paketinin yolda kaybolmasi durumunda en kotu ihtimalle bu sorgulama tekrar yapilir. Bu cins kullanimlar icin TCP nin alternatifi protokoller vardir. Boyle amaclar icin en cok kullanilan protokol ise UDP’dir(User Datagram Protocol).

UDP datagramlarin belirli siralara konmasinin gerekli olmadigi uygulamalarda kullanilmak uzere dizayn edilmistir. TCP’de oldugu gibi UDP’de de bir baslik vardir. Ag yazilimi bu UDP basligini iletilecek bilginin basina koyar. Ardindan UDP bu bilgiyi IP katmanina yollar. IP katmani kendi baslik bilgisini ve protokol numarasini yerlestirir (bu sefer protokol numarasi alanina UDP’ye ait deger yazilir). Fakat UDP TCP’nin yaptiklarinin hepsini yapmaz. Bilgi burada datagramlara bolunmez ve yollanan paketlerin kayidi tutulmaz. UDP’nin tek sagladigi port numarasidir. Boylece pek cok program UDP’yi kullanabilir. Daha az bilgi icerdigi icin dogal olarak UDP basligi TCP basligina gore daha kisadir. Baslik, kaynak ve varis port numaralari ile kontrol toplamini iceren tum bilgidir.

Diger bir protokol ise ICMP’dir (“Internet Control Message Protocol”). ICMP, hata mesajlari ve TCP/IP yaziliminin bir takim kendi mesaj trafigi amaclari icin kullanilir. Mesela bir bilgisayara baglanmak istediginizde sisteminiz size “host unreachable” ICMP mesaji ile geri donebilir. ICMP ag hakkinda bazi bilgileri toplamak amaci ile de kullanilir. ICMP yapi olarak UDP’ye benzer bir protokoldur. ICMP de mesajlarini sadece bir datagram icine koyar. Bununla beraber UDP’ye gore daha basit bir yapidadir. Baslik bilgisinde port numarasi bulundurmaz. Butun ICMP mesajlari ag yaziliminin kendisince yorumlanir, ICMP mesajinin nereye gidecegi ile ilgili bir port numarasina gerek yoktur. ICMP ‘yi kullanan en populer Internet uygulamasi PING komutudur. Bu komut yardimi ile Internet kullanicilari ulasmak istedikleri herhangi bir bilgisayarin acik olup olmadigini, hatlardaki sorunlari aninda test etmek imkanina sahiptirler Su ana kadar gordugumuz katmanlari ve bilgi akisinin nasil oldugunu asagidaki sekilde daha acik izleyebiliriz.

 


Cizim-14 Katmanlar arasi bilgi akis

Internet Adresleri

Daha once de gordugumuz gibi Internet adresleri 32-bitlik sayilardir ve noktalarla ayrilmis 4 octet (ondalik sayi olarak) olarak gosterilirler. Ornek vermek gerekirse, 128.10.2.30 Internet adresi 10000000 00001010 00000010 00011110 seklinde 32-bit olarak gosterilir. Temel problem bu bilgisayar agi adresinin hem bilgisayar agini ve hem de belli bir bilgisayari tek basina gosterebilmesidir.

Internet’te degisik buyuklukte bilgisayar aglarinin bulunmasindan dolayi Internet adres yapisinin tum bu aglarin adres sorununu cozmesi gerekmektedir. Tum bu ihtiyaclari karsilayabilmek amaci ile Internet tasarlanirken 32bitlik adres yapisi secilmis ve bilgisayar aglarinin cogunun kucuk aglar olacagi varsayimi ile yola cikilmistir.

32-bit Internet adresleri, 'Ag Bilgi Merkezi (NIC) Internet Kayit Kabul' tarafindan yonetilmektedir. Yerel yonetilen bir ag uluslararasi platformda daha buyuk bir aga baglanmadiginda adres rastgele olabilir. Fakat, bu tip adresler ileride Internet'e baglanilmasi durumunda sorun cikartabilecegi icin onerilmemektedir. Ag yoneticisi bir diger IP-tabanli sisteme, ornegin NSFNET'e baglanmak istediginde tum yerel adreslerin 'Uluslararasi Internet Kayit Kabul' tarafindan belirlenmesi zorunludur.

Degisik buyuklukteki aglari adreslemek amaci ile 3 sinif adres kullanilmaktadir:

A Sinifi adresler: Ilk byte 0 'la 126 arasinda degisir. Ilk byte ag numarasidir. Gerisi bilgisayarlarin adresini belirler. Bu tip adresleme, herbiri 16,777,216 bilgisayardan olusan 126 agin adreslenmesine izin verir.

B Sinifi adresler: Ilk byte 128 'le 191 arasinda degisir. Ilk iki byte ag numarasidir. Gerisi bilgisayar adresini belirler. Bu tip adresleme, herbiri 65,536 bilgisayardan olusan 16,384 agin adreslenmesine izin verir.

C Sinifi adresler: Ilk byte 192 ile 223 arasinda degisir. Ilk uc byte ag numarasidir. Gerisi bilgisayarlarin adresini belirler. Bu tip adresleme, herbiri 254 bilgisayardan olusan 2,000,000 agin adreslenmesine izin verir.

A Sinifi Adresler


 0     1       8      16   24   31
+-------+---------------+--------------------------------+
|0   |Ag Numarasi   |Bilgisayar Numarasi       |
+-------+---------------+--------------------------------+

B Sinifi Adresler

 0  1           16                31
+--+--+------------+--------------------+
|1 |0 |Ag Numarasi |Bilgisayar Numarasi   |
+--+--+------------+--------------------+

C Sinifi Adresler

 0  1  2      24         31
+--+--+--+--------------+-----------------------+
|1 |1 |0 |Ag Numarasi   |Bilgisayar Numarasi   |
+--+--+--+--------------+-----------------------+

127 ile baslayan adresler Internet tarafindan ozel amaclarla (localhost tanimi icin) kullanilmaktadir.
223'un uzerindeki adresler gelecekte kullanilmak uzere D-sinifi ve E-sinifi adresler olarak reserve edilmis olarak tutulmaktadir.

A sinifi adresler, NSFNET, MILNET gibi buyuk aglarda kullanilir. C sinifi adresler, genellikle universite yerleskelerinde kurulu yerel aglarla, ufak devlet kuruluslarinda kullanilir. NIC sadece ag numaralarini yonetir. Bolgede olmasi beklenen bilgisayar sayisina gore A, B veya C sinifi adresleme secilir. Bir bolgeye ag numarasi verildikten sonra bilgisayarlarin nasil adreslenecegini bolge yonetimi belirler. IP adres alani ozellikle son yillarda artan kullanim talebi sonucunda hizla tukenmeye baslamistir. Bu nedenle yapilan IP adres taleplerinin gercekci olmasinin saglanmasi icin gerekli kontroller yapilmaktadir.


Alt Aglar (Subnet)

Subnet ya da alt ag kavrami, kurumlarin ellerindeki Internet adres yapisindan daha verimli yararlanmalari icin gelistirilen bir adresleme yontemidir. Pek cok buyuk organizasyon kendilerine verilen Internet numaralarini "subnet" lere bolerek kullanmayi daha uygun bulmaktadirlar. Subnet kavrami aslinda 'Bilgisayar numarasi' alanindaki bazi bitlerin 'Ag numarasi' olarak kullanilmasindan ortaya cikmistir. Boylece, elimizdeki bir adres ile tanimlanabilecek bilgisayar sayisi dusurulerek, tanimlanabilecek ag sayisini yukseltmek mumkun olmaktadir.

Nasil bir alt ag yapisinin kullanilacagi kurumlarin ag alt yapilarina ve topolojilerine bagimli olarak degismektedir. Subnet kullanilmasi durumunda bilgisayarlarin adreslenmesi kontrolu merkezi olmaktan cikmakta ve yetki dagitimi yapilmaktadir. Subnet yapisinin kullanilmasi yanlizca o adresi kullanan kurumun kendisini ilgilendirmekte ve bunun kurum disina hicbir etkisi de bulunmamaktadir. Herhangi bir dis kullanici subnet kullanilan bir aga ulasmak istediginde o agda kullanilan subnet yonteminden haberdar olmadan istedigi noktaya ulasabilir. Kurum sadece kendi icinde kullandigi gecis yollari ya da yonlendiriciler uzerinde hangi subnet'e nasil gidilebilecegi tanimlamalarini yapmak durumundadir.

Bir Internet agini subnet’lere bolmek, subnet maskesi denilen bir IP adresi kullanilarak yapilmaktadir. Eger maske adresteki adres bit'i 1 ise o alan ag adresini gostermektedir, adres bit'i 0 ise o alan adresin bilgisayar numarasi alanini gostermektedir. Konuyu daha anlasilir kilmak icin bir ornek uzerinde inceleyelim:

ODTU kampusu icin bir B-sinifi adres olan 144.122.0.0 kayitli olarak kullanilmaktadir. Bu adres ile ODTU 65.536 adet bilgisayari adresleyebilme yetenegine sahiptir. Standart B- sinifi bir adresin maske adresi 255.255.0.0 olmaktadir. Ancak bu adres alindiktan sonra ODTU'nun teknik ve idari yapisi goz onunde tutularak farkli subnet yapisi uygulanmasina karar verilmistir. Adres icindeki ucuncu octet'inde ag alani adreslemesinde kullanilmasi ile ODTU'de 254 adede kadar farkli bilgisayar aginin tanimlanabilmesi mumkun olmustur. Maske adres olarak 255.255.255.0 kullanilmaktadir. Ilk iki octet (255.255) B-sinifi adresi, ucuncu octet (255) subnet adresini tanimlamakta, dorduncu octet (0) ise o subnet uzerindeki bilgisayari tanimlamaktadir.


144.122.0.0 ODTU icin  kayitli adres

255.255.0.0  Standart B-Sinifi adres maskesi   Bir ag, 65536 bilgisayar
255.255.255.0 Yeni maske         254 ag, her agda 254 bilgisayar


ODTU de uygulanan adres maskesi ile subnetlere bolunmus olan ag adresleri merkezi olarak bolumlere dagitilmakta ve her bir subnet kendi yerel agi uzerindeki ag parcasinda 254 taneye kadar bilgisayarini adresleyebilmektedir. Boylece tek bir merkezden tum universitedeki makinalarin IP adreslerinin tanimlanmasi gibi bir sorun ortadan kaldirilmis ve adresleme yetkisi ayri birimlere verilerek onlara kendi iclerinde esnek hareket etme kabiliyeti taninmistir. Bir ornek verecek olursak: Bilgisayar Muhendisligi bolumu icin 71 subneti ayrilmis ve 144.122.71.0 ag adresi kullanimlarina ayrilmistir. Boylece, bolum icinde 144.122.71.1 den 144.122.71.254 'e kadar olan adreslerin dagitimi yetkisi bolumun kendisine birakilmistir. Ayni sekilde Matematik bolumu icin 144.122.36.0, Fizik bolumu icin 144.122.30.0 ag adresi ayrilmistir.
C-sinifi bir adres uzerinde yapilan bir subnetlemeye ornek verecek olursak:

Elinde C-sinifi 193.140.65.0 adres olan bir kurum subnet adresi olarak 255.255.255.192 kullandiginda


   193.140.65.0   11000001 10001100 01000001 00000000
   255.255.255.192   11111111 11111111 11111111 11000000
                        <-------------------------->|<---->
                      |
         Ag numarasi alani       |Bilgisayar Numarasi

elindeki bu adresi dort farkli parcaya bolebilir. Degisik subnet maskeleri ile nasil sonuclar edinilebilecegi ile ilgili ornek bir tablo verecek olursak :

IP adres   Subnet      Aciklama

128.66.12.1    255.25.255.0   128.66.12  subneti  uzerindeki 
            1.  bilgisayar 
130.97.16.132   255.255.255.192   130.97.16.128 subneti uzerindeki
             4. bilgisayar.
192.178.16.66   255.255.255.192   192.178.16.64 subneti  uzerindeki
            2. bilgisayar
132.90.132.5   255.255.240.0   132.90.128 subnetindeki 4.5 inci
            bilgisayar.
18.20.16.91   255.255.0.0   18.20.0.0 subnetindeki 16.91 inci
            bilgisayar


Ozel adresler

Internet adreslemesinde 0 ve 255'in ozel bir kullanimi vardir. 0 adresi, Internet uzerinde kendi adresini bilmeyen bilgisayarlar icin (Belirli bazi durumlarda bir makinanin kendisinin bilgisayar numarasini bilip hangi ag uzerinde oldugunu bilmemesi gibi bir durum olabilmektedir) veya bir agin kendisini tanimlamak icin kullanilmaktadir (144.122.0.0 gibi). 255 adresi genel duyuru "broadcast" amaci ile kullanilmaktadir. Bir ag uzerindeki tum istasyonlarin duymasini istediginiz bir mesaj genel duyuru "broadcast" mesajidir. Duyuru mesaji genelde bir istasyon hangi istasyon ile konusacagini bilemedigi bir durumda kullanilan bir mesajlasma yontemidir. Ornegin ulasmak istediginiz bir bilgisayarin adi elinizde bulunabilir ama onun IP adresine ihtiyac duydunuz, bu cevirme isini yapan en yakin "name server" makinasinin adresini de bilmiyorsunuz. Boyle bir durumda bu isteginizi yayin mesaji yolu ile yollayabilirsiniz. Bazi durumlarda birden fazla sisteme bir bilginin gonderilmesi gerekebilir boyle bir durumda her bilgisayara ayri ayri mesaj gonderilmesi yerine tek bir yayin mesaji yollanmasi cok daha kullanisli bir yoldur. Yayin mesaji yollamak icin gidecek olan mesajin IP numarasinin bilgisayar adresi alanina 255 verilir. Ornegin 144.122.99 agi uzerinde yer alan bir bilgisayar yayin mesaji yollamak icin 144.122.99.255 adresini kullanir. Yayin mesaji yollanmasi birazda kullanilan agin fiziksel katmaninin ozelliklerine baglidir. Mesela bir Ethernet aginda yayin mumkun iken noktadan noktaya (point-to-point) hatlarda bu mumkun olmamaktadir.

Bazi eski surum TCP/IP protokolune sahip bilgisayarlarda yayin adresi olarak 255 yerine 0 kullanilabilmektedir. Ayrica yine bazi eski surumler subnet kavramina hic sahip olmayabilmektedir.

Yukarida da belirttigimiz gibi 0 ve 255'in ozel kullanim alanlari oldugu icin aga bagli bilgisayarlara bu adresler kesinlikle verilmemelidir. Ayrica adresler asla 0 ve 127 ile ve 223'un uzerindeki bir sayi ile baslamamalidir.

113  Akademik-Üniversite Kaynaklar / Bilgisayar Kaynaklar / SUBNET : Mayıs 13, 2008, 11:07:53 ÖÖ
İNTERNETTE GÜVENLİK - 1
    Bu hafta ilk yazı dizisine internetin nasıl çalıştığını anlamaya çalışarak başlayacağız. Aşağıdaki metinde internetin tarihçesi ve ağların çalışma prensiplerini inceleyebilirsiniz. Bu metin Türk Cracker'ları Gazetesi editörü projman tarafından hazırlanmıştır (bu arada onada teşekkür edelim). 2. Bölümde yine internetin genel işleyişi üzerine bilgilere devam ediceğiz ve IP, TCP, UDP, ICMP tanımları ile TCP ve UDP port mimarilerini ve genel güvenlik zaaflarını inceleyeceğiz. 3. bölüm için ise firewall konusunu işlemeyi düşünüyorum. Sorularınız olursa e-mail ile yada ICQ-14960590 'dan iletebilirsiniz.


--------------------------------------------------------------------------------

1- İnternet nasıl çalışır? (Düzenleyen Projman)

    İnternet'in yaygınlaşmasıyla birlikte TCP/IP kısaltmasını çok sık duymaya başladık. Bu kısaltmanın bir bilgisayar ağı protokolü olduğu, İnternet'in bu protokol üzerine kurulu olduğu hep tekrarlandı. Buraya kadar anladık. Ama hiç kimsede çıkıp bu TCP/IP'yi doğru düzgün anlatmadı. Internet'e bağlanırken girdiğimiz değerler (IP, Subnet Mask, Default Gateway vs. vs.) ne anlama geliyor. Bunları yanlış girince niye İnternet'e çıkş yapamıyoruz, kısacası nasıl oluyor da oluyor, hiç bilemedik. Ama artık yeter. Size bu yazıda TCP/IP'nin ne olduğunu bir bir anlatacağım. Artık gerçekler karanlıkta kalmayacak. TCP/IP, Transmission Control Protocol/Internet Protocol ifadesinin kısaltması. Türkçesi, İletim Kontrolü/İnternet Protokolü oluyor. Protokol belli bir işi düzenleyen kurallar dizisi demek.. Örneğin, devlet protokolü devlet erkanının nerede duracağını, nasıl oturup kalkacağını düzenler. Ağ protokolleri de bilgisayarlar arası bağlantıyı, iletişimi düzenliyor. TCP/IP'nin adına bakıp tek bir protokol olduğunu düşünmeyin. TCP/IP, bir protokoller kümesi. Herbiri değişik işler yapan bir yığın protokolden oluşuyor.

    TCP/IP'nin kökleri, 1960'ların sonunda 1970'lerin başında Amerikan Savunma Bakanlığı'na bağlı İleri Araştırma Projeleri Ajansının (Advanced Research Projects Agecncy, ARPA) yürüttüğü paket anahtarlamalı ağ deneylerine kadar uzanır. TCP/IP'nin yaratılmasını sağlayan proje ABD'deki bilgisayarların bir felaket anında da ayakta kalabilmesini, birbirleriyle iletişimin devam etmesini amaçlıyordu. Şimdi baktığımız zaman projenin fazlasıyla amacına ulaştığını ve daha başka şeyleri de başardığını görüyoruz.

    Bu projenin ilk aşamasında, 1970'de ARPANET bilgisayarları Network Control Protocol'ünü kullanmaya başladılar. 1972'de ilk telnet spesifikasyonu tanımlandı. 1973'de FTP  (File Transfer Protocol) tanımlandı. 1974'te Transmission Control Program ayrıntılı bir şekilde tanımlandı. 1981'de IP standartı yayımlandı. 1982'de Defence Communications Agency (DCA) ve ARPA, TCP ile IP'yi TCP/IP Protokol suiti olarak tanımladı. 1983'de, ARPANET NCT'den TCP/IP'ye geçti. 1984'de Domain Name System (DNS) tanıtıldı.

    Yukarıda kısaca verdiğimiz tarihçe aynı zamanda Internet'in tarihçesidir. Internet ile TCP/IP ayrılmaz kardeşlerdir. TCP/IP, İnternet'in temelidir.

    Bu kısa tarihçeden sonra, bir yerel alan bilgisayar ağı üzerinde TCP/IP'yi anlatmaya geçelim. Burada anlatılanlar İnternet üzerinden de geçerlidir. TCP/IP ile kurulan bir bilgisayar ağında bir bilgisayarı üç parametre ile tanımlarız. Bu parametreler bilgisayarın adı, IP adresi ve MAC adresidir. TCP/IP protokoller kümesi bu 3 parametreyi kullanarak bilgisayarları birbirine bağlar.

    Bilgisayar adı kullanıcı tarafından İşletim Sistemi yüklenirken bilgisayara verilen addır. (Bilgisayarlara MUHASEBE, SATIS, ye da AHMET gibi açıklayıcı ve kolay adlar verilmelidir.). MAC (Media Access Control, Ortama Erişim Kontrolü) adresi, bilgisayrların ağ kartının ya da benzer ağ cihazlarının içine değiştirilemez bir şekilde yerleştirilmiş bulunan bir adrestir. (0020AFF8E771 örneğinde olduğu gibi onaltılı düzende rakamlardan oluşur). MAC adresine donanım adresi de denir. IP adresi ise 131.107.2.101 örnek adresinde olduğu gibi, 4 bölümden oluşan bir adrestir. Nokta ile biri diğerinden ayrılan bu bölümlerin her biri 0 ile 255 arasında değer alabilir.

    IP adresinin ilk bölümü adresinin gösterir. IP adresleri kabaca 3 sınıftır: Bu sınıflar A, B ve C olarak sınıflandırılır. A sınıfı adreslerin ilk bölümü 1 ile 126 arasında bir değer alabilir. B sınıfı adreslerin ilk bölümü ise 128 ile 191 arasında yer alır. C sınıfı adresler 192 ile 233 arasında bulunur. 223'ten sonrası ne oldu diye sorabilirsiniz. 223'ten sonrası bizi hiç ilgilendirmeyen işler için ayrılmıştır.

    Dikkatli okuyucu arada 127 ile başlayan adreslerin kayıp olduğunu farketmiştir. 127 ile başlayan adresler özel işler için ayrılmıştır. Bu adreslerin bir tanesi bizi ilgilendirir ve sık sık kullanmamız gerekir. Bu adres 127.0.0.1'dir ve kendi bilgisayarımızı gösterir. İşlerin yolunda gidip gitmediğini öğrenmek için ilk önce bu adresi kullanırız.

    İnternette A sınıfı adresler çok değerli adreslerdir ve büyük ağlardaki bilgisayarlar için ayrılmıştır. Örneğin IBM'in adresleri A sınıfı adreslerdir. Şu anda İnternette A sınıfı adres tükenmiştir, kimseye verilmemektedir. A sınıfı adres alan bir işletme yaklaşık 16 milyon adres tanımlayabilir. İnternet'te B sınıfı adresler de şu anda tükenmiştir. Bir B sınıfı adreste yaklaşık 65000 bilgisayar tanımlanabilir. Örneğin, Microsoft'a bir B sınıfı adres alanı ayrılmıştır. C sınıfı adresler halen boldur, kullanılabilir. Ama C sınıfı bir adres alanı ile de ancak 250 küsür adres alanı tanımlanabilir. Bir yerel ağ kurarken İnternet'teki adres kısıtlamaları bizi bağlamaz. Kendi ağımız için her sınıftan bir adres verebiliriz. Burada verilen adreslerin İnternet ile bir bağlantısı yoktur. Bu noktaya dikkat ediniz. TCP/IP'yi anlamak için kendimizi bir yerel, daha sonra dageniş bir ağ ile ksıtlayacağız. Böyle bir ağın İnternet bağlantısı ise bambaşka bir konudur. Şimdi kendi bilgisayar ağımız için bir C sınıfı adres alanı tanımlayalım. Bilgisayarlarımıza vereceğimiz adresler 220.107.2.100 ile 220.107.2.200 arasında yer alsın. Örnek adresler:

    Birinci bilgisayar için 220.107.2.100
    İkinci bilgisayar için 220.107.2.101
    Üçüncü bilgisayar için 220.107.2.102
    ..........
    Sonuncu bilgisayar için 220.107.2.200

    Dikkat ederseniz, bütün bilgisayarların adreslerinin ilk üç hanesi sabit: 220.107.2. Bu adrese, tam olarak söylemek gerekirse 220.107.2.0 adresine, ağ tanımlayıcısı (Network ID) denir. Yani, sizin ağınızın adresi nedir derlerse 220.107.2.0 diyebiliriz. Buradan çıkaracağımız ilk sonuç şu: Hiç bir bilgisayara, sonu 0 ile biten bir adres veremeyiz. Sonu 0 ile biten adresler ağı tanımlar.

    Bilgisayarımıza veremeyeceğimiz ikinci bir adres de, sonu 255 ile biten bir adrestir. Örnek ağımızdaki bilgisayarların adresleri araasında 220.107.2.255 yer alamaz. Sonu 255 ile biten adresler broadcast adresleridir. Broadcaast yayın demektir; Aynen radyo televizyon yayınlarındaki gibi. Yani, belli bir bilgisayara değil de tüm ağa mesaj göndereceğimiz zaman sonu 255'le biten bir adres kullanırız, böylece ağa yayın yaparız. Örnek ağımızda herkese gidecek mesajın hedef adresi 220.107.2.255 olur.

    Şimdi biraz toplayalım. IP adresleri iki bölümden oluşur. İlk bölüm ağın adresidir. İkinci bölüm ağ içindeki bilgisayarların adresleridir. Örneğimizdeki adreslerde "220.107.2." ifadesini içeren bölüm, ağı tanımlar. Geri kalan kısım ise (100,101,...,200 gibi) ağdaki bilgisayarların her birini tanımlar. Başka bir ağda ağ adresleri 131.107.0.0 şeklinde, bir başkasında ise 90.0.0.0 şeklinde olabilir. Ağ adresleri seçtiğimiz sınıfa bağlıdır.

    Bir bilgisayar, IP adresinin hangi bölümünün ağı tanımladığını, hangi bölümünün ise bilgisayarı tanımladığını bilmek zorundadır. Bunun için Subnet Mask bilgisini kullanır. Subnet Mask'i AĞ MASKESİ şeklinde çevirebiliriz. Subnet Mask'da bir IP adresidir; Dört bölümden oluşur ve ağ adresinin hangi bölüme kadar geldiğni göstermek için kullanılır. Örneğimizde Subnet Mask 255.255.255.0'dır. Yani örneğimizde ağ adresi IP adresinin ilk üç hanesi ile tanımlanmaktadır. Bilgisayarlar kendi ağ tanımlayıcılarını bulmak için Subnet Mask'i kullanırlar. Bu yüzden Subnet Mask'in doğru bir şekilde girilmesi ağımızın çalışması açısından önemlidir. Yanlış girilen subnet mask değeri, bilgisayarın diğer bilgisayarlarla iletişimini engeller.

    Bilgisayarlar ağ tanımlayıcılarını bulmak için Subnet Mask'ı nasıl kullanırlar? Şimdi örnek bilgisayarımızdaki üç bilgisayarın adres bilgilerini Şekil-1' deki gibi girdiğimizi varsayalım:



Yukarıdaki şekilde MUHASEBE ve SATIŞ bilgisayarlarının Subnet Mask'i doğru, AHMET bilgisayarının Subnet Mask'i yanlış girilmiştir. Şimdi Ahmet adlı bilgisayarın MUHASEBE adlı bilgisayara bir bilgi iletmek istedigini varsayalım. AHMET bilgisayarı MUHASEBE'nin IP adresini kullanacaktır. AHMET, bilgi göndereceği bilgisayarın, yani MUHASEBE'nin, kendi ağında olup olmadığını anlamak için şu işlemleri yapar.

    Önce kendi IP adresi ile Subnet Mask'ini AND işleminden geçirir; sonuç 220.107.2.96'dır. (inanmayan bu rakamları 0 ve 1 lerden oluşan ikili düzendeki rakamlara çevirip AND işlemini kontrol edebilir.) Bu rakam ona göre, içinde bulunduğu ağın tanımlayıcısıdır.

    Sonra kendi Subnet Mask'i ile MUHASEBE'nin IP adresini AND işleminden geçirir; sonuç 220.107.2.112'dir. Bu iki adres ayni olmadığı için AHMET bilgisayarı, MUHASEBE bilgisayarının başka br ağda olduğunu varsayar. Bu da yanlış bir varsayım olduğu için MUHASEBE bilgisayarına bilgi gönderemez. Bu hatanın giderilmesi oldukça basittir. AHMET'in Subnet Mask değerini diğer bilgisayarlarla aynı yaparsanız, bütün bilgisayarlar aynı ağ üzerinde bulunduklarını hesaplayıp birbirlerine bilgi gönderebilirler. Bir bilgisayar ancak kendi ağı üzerindeki bir bilgisayara bilgi gönderebilirler. Bir bilgisayar ancak kendi ağı üzerindeki bir bilgisayara bilgi gönderebilir. Başka bir ağda bulunan bilgisayarlara bilgi göndermek gerekirse, yönlendirici (ROUTER) adı verilen cihazlar kullanılır. Cihaz dedik ama, üzerinde birden fazla ağ kartı bulunan bilgisayarlar da yönlendirici görevi görebilirler.



 

    Şekil 1' de iki ayrı ağ, yönlendirici yardımıyla birbirlerine bağlanmış. SATIS bilgisayarı MEHMET bilgisayarına bilgi göndermek isterse, daha önce anlatılan işlemleri yaparak MEHMET bilgisayarının kendi ağında olmadığını anlar. ileteceği bilgiyi G bilgisayarına gönderir. G bilgisayarında iki adet ağ kartı (ethernet) bulunmaktadır. Kartların birisi 220.107.2.0 ağına, diğeri 131.107.2.0 ağına bağlıdır. G'de çalışmakta olan işletim sistemi (Windows NT ya da Novell Netware gibi) bu iki kart arasındaki bağlantıyı sağlar.

    G bilgisayarında bulunan ağ kartlarının herbirinin ayrı bir IP adresi vardır. Şekil 1 'de bu adresler 220.107.2.150 ve 131.107.2.30 şeklindedir. Bilgisayar