bedava ödev indir
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Kasım 21, 2008, 00:37:19 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Reklamlar

  İletileri Göster
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 »
266  Lise Ödev Kaynakları / Türkçe-Edebiyat / Cümlenin Öğeleri Test : Aralık 17, 2007, 15:26:49 ÖS
1. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi bir sıfat tamlamasıdır?
A) Amcam, dersanenin bekçisidir.
B) Arkadaşımın dayısı, uzun boyludur.
C) Ailenin en küçük ferdi, futbolcudur.
D) Herkesten önce eve geleceğini söyledi.
E) Beğendiği kazak çimen yeşiliydi.


2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "özne" açıklaması ile birlikte verilmiştir?
A) Bu ikisi, Yiğit ile Nazlı, sınıfın en çalışkanıdırlar.
B) Toplantıya mutlaka yarın siz de katılacaksınız.
C) Sana, herkesten çok sana güveniyorum ben.
D) Sizden, inanınız, bunu asla beklemiyordum.
E) Ev sahibini hiç mi hiç tanımıyorum bile.


3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi bir deyimden oluşmuştur?
A) Ben yüz vermeyince, hemen yanımızdan ayrıldı.
B) Bu acı, tüm konu komşuyu oldukça üzdü.
C) Telefonda, "Bir daha gözüme görünme!" dedi.
D) Üzüldüm, gördüklerim ciğerimi parçaladı.
E) Olur olmaz herkese dil uzatmakta ustadır.


4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, özne adlaşmış bir sıfattır?
A) Amcam, köpeğine çok temiz bakıyor.
B) Salı gününden beri dedemgil evde yoklar.
C) Çalışkanlar, mutlaka çalışmalarının karşılığını alır.
D) Bizim okul, her yarışmayı mutlaka kazanırdı.
E) Kaleci, en çok göz dolduran oyuncuydu.


5. "Sağlığını yitirerek yatalak bir kadın haline gelen annelerini gören çocuklar, doktorun sözlerine tümüyle hak verdiler."
Bu cümlede aşağıdaki öğelerden hangisi yoktur?
A) Özne B) Nesne
C) Dolaylı Tümleç D) Yüklem
E) Zarf Tümleci


6. Aşağıdaki cümlelerin hangisi yalnızca sözde özne ve yüklemden oluşmaktadır?
A) Televizyonun arızasını yine düzeltemedi.
B) Ağabeyimin arabasından çalınan teybi, üç gün sonra bulduk.
C) Salonun dün kırılan kapı tokmağı tamir edildi.
D) İki günden beri durmadan bu konuyu tekrarlıyoruz.
E) Geçen yıl, bu sınıflar daha başarılıydı.


7. Aşağıdaki sorulardan hangisi belirtili nesneyi bulmaya yöneliktir?
A) Suyunuzu mu kestiler?
B) Kapıyı böyle kim çalıyor?
C) O saatte evde mi yoktun?
D) Borcunuzu ne zaman ödeyeceksiniz?
E) Derse Ahmet dün mü gelmedi?



8. Aşağıdaki sorulardan hangisi eylemi yapanı bulmaya yöneliktir?
A) Bir hafta sonra Mersin'e mi gidiyorsunuz?
B) Kardeşinle birlikte aynı evde mi kalıyorsunuz?
C) Bu güzel armağanları kime aldınız?
D) Salı günü beni telefonla sen mi aradın?
E) Yeni taşındığınız ev, köşedeki ev mi?



9. Aşağıdaki cümlelerde yer alan deyimlerden hangisi zarf tümleci görevinde kullanılmıştır?
A) Bu çocuğun karnı doysa, gözü doymuyor.
B) Trafiği kazasız atlatmak için gözünü dört aç.
C) Bu yıl kış erken bastırdı; ama bahar da erken geldi.
D) Sıcaklar ortalığı kasıp kavurduğunda yaylaları özlüyorum.
E) Neredeyse yağmur bastıracak, elini çabuk tut.


10. "Yıl sonunda, herkes, istediği üniversiteye yerleşecek."
Bu cümledeki öğelerin sıralanışı, aşağıdakilerin hangisiyle aynıdır?
A) Dükkandaki son malları çok ucuza sattı.
B) Berber çıraklığı yaparak, gelecekteki mesleğine hazırlanıyor.
C) Hafta sonunda, öğrenciler tiyatroya gidecekler.
D) Parasız kitaplar, yakında elinizde olacak.
E) Onun konuşmasına herkes hayran oluyor.


11. Açık salon penceresinden içeri giren akşam rüzgârı, bize bahçedeki çiçeklerin kokusunu taşıdı.
Bu cümlenin öğeleri, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
A) Nesne - dolaylı tümleç - özne - yüklem
B) Özne - dolaylı tümleç - nesne - yüklem
C) Dolaylı tümleç - özne - özne - yüklem
D) Dolaylı tümleç - nesne - özne - yüklem
E) Özne - nesne - dolaylı tümleç – yüklem


12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğeleri ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır?
A) Adını soylu / bir ailenin hayatta kalan tek kişisinden / almıştı.
B) İlk dersimi bir köy odasında yaptığımı / hatırlıyorum.
C) Arkadaşımı / yatılı okul sıralarından beri / görmemiştim.
D) Halk edebiyatımızda / doğa için yazılmış güzel şiirlere / rastlıyoruz.
E) Tatilde nereye gittiğimizi / sana / anlatmalıyım.


13. Aşağıdakilerin hangisinde, nesnenin açıklayıcı olan bir arasöz kullanılmıştır?
A) Az önce yere düşürdüğünü, mavi renkli mendilini, çantasına yerleştirdi.
B) Akşamdan beri, beni her yerde aradığını bana demin söylediler.
C) Şimdi yirmi yaş küçük olmayı, ki mümkün değil, çok isterdim.
D) Beni bu kılıkta görenler, zannediyorum, aklımdan şüphe etmişlerdir.
E) Öğrenciler, sanırım, benden çok sana inandılar.


14. Aşağıdaki sorulardan hangisi, dolaylı tümleci buldurmaya yöneliktir?
A) Dün akşam nereye gitmiştiniz?
B) Sana bu gömleği baban mı aldı?
C) Çantanın içinde ne saklıyorsun?
D) Amcan geziden ne zaman döndü?
E) Seninle neleri tartışacağız?


15. Aşağıdakilerin hangisinde zincirleme ad tamlaması, cümlenin öznesidir?
A) Psikolojik romanın kahramanlarına zaten bu yakışırdı.
B) Sevginin bedelinden elde edilenleri unutmayınız.
C) Kapının zil sesinden bebek de rahatsız oldu.
D) Öğrencilerin ders sorularına bakış açımız farklı.
E) Okuyucu kitlesinin eleştirisi, her zaman değerli sayılmıştır.


17. Aşağıdaki yanıtlardan hangisi, dolaylı tümleçtir?
A) - Ülkemizde verilen eğitim yeterli midir?
- Yeterli değildir.
B) - Sizce bir tiyatro yapıtı nasıl olmalıdır?
- Düşündürücü.
C) - Okuduğun bu roman, sizce kime sesleniyor?
- Aydın okurlara.
D) - Siz neden öykü yazmayı denemiyorsunuz?
- Kendime güvenmediğimden.
E) - Öğrencilerinizden ne bekliyorsunuz?
- Beni gerçekten anlamalarını.


18. "Sessizce aralanan sokak kapılarından çıkan insanlar, şimdi kağnılarla tarlalarına gidiyorlar." cümlesinde aşağıdaki öğelerden hangisi yoktur?
A) Özne B) Zarf tümleci
C) Dolaylı tümleç D) Nesne
E) Yüklem


19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ortak özne" kullanılmıştır?
A) Oğlu gazeteyi okuyor; babası da onu dinliyordu.
B) Sabah bahçeye baktım; bahçede kimsecikler yoktu.
C) Bugün eski mahalleme gittim; tanıdıkların çoğu taşınmıştı.
D) Kız anlatmaya çalışıyor; annesi, sık sık konuşmasını kesiyordu.
E) Gazeteyi elime aldım; okunmadık yerini bırakmadım.


20. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi, sırasıyla, "nesne, özne ve yüklem"den oluşmuştur?
A) İyi söyle, iyi işit.
B) İşleyen demir ışıldar.
C) Sürüden ayrılanı kurt kapar.
D) Bal tutan parmağını yalar.
E) Mızrak çuvala sığmaz.

CEVAP ANAHTARI
CÜMLENİN ÖĞELERİ Cevap Anahtarı
1. A
2. B
3. C
4. D
5. E
6. A
7. B
8. C
9. D
10. E
11. A
12. B
13. C
14. D
15. E
16. B
17. C
18. D
19. E
20. A
267  Lise Ödev Kaynakları / Türkçe-Edebiyat / Anlatım Bozukluğu Test : Aralık 17, 2007, 15:26:26 ÖS
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen iki sözcüğün bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açmıştır?
A) Her çeşit türlü spor gösterilerini izlemeyi severim.
B) İnsanlar toplu yaşamaktan elbette hoşlanırlar.
C) Bu yaz Akdeniz sahillerinde sıcaktan çok bunaldık.
D) Kalemi, sana diye aldım, benim işime yaradı.
E) Her söylenene kulak asma, diye seni uyarmıştım.



2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili söz çıkarılırsa cümlenin anlamında bir değişme olmaz?
A) Oyundaki aktörler, bence rollerine tam uygundurlar.
B) Sözlerinde hem de yalan olduğu bilinen bölümler vardı.
C) Bu resimleri nereden aldığımı hiç kimse bilmiyordu.
D) O, her şeye, herkesten daha iyi yaklaşır.
E) Daha çok, çoğunluğun düşüncesine katılır.



3. "Namık Kemal'in yazdığı piyesler içinde "Vatan Yahut Silistre" piyesi, ülkemizde bugüne kadar en çok sahnelenen ve oynanan oyundur.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu, aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
A) "yazdığı piyesler" atılarak "yazdıkları" getirilmeli
B) "piyesi" ile "ve oynanan" atılmalı
C) "piyesi" atılmalı
D) "bugüne kadar" atılmalı
E) "sahnelenen ve" atılmalı



4. Bu değerli övgüler, birer nezaket sözü değildir;
I
gerçekten yurdumuz Akdeniz ikliminden Alpler
II III
iklimine kadar basamak basamak değişen doğal
IV
yapısıyla eşsiz tek bir cennettir.
V
Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi atılırsa cümlenin anlamında bir daralma ya da bozulma olmaz?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Çalışmalarım sırasında, ondan çok faydalandım.
B) Bir süre sonra çalışmalarıma, bıraktığım yerden devam edeceğim.
C) Zihnimden geçenleri, yazıya dökmekte zorlanıyorum.
D) Dışarıda çalışırken, işlerimi de hiç ihmal etmedim.
E) Sınava hemen hemen en az bir çalışmayla girdi.




6. Aşağıdakilerin hangisinde "ben" sözcüğünün çıkarılması, cümlede anlatım bozukluğu yol açar?
A) Ben bugün seninle ne olursa olsun görüşmeyecektim.
B) Ben kendimi onunla hiçbir konuda eşit tutmuyorum.
C) Nerede oturduğunu ben söyledim sanıyordum.
D) Öğrencilerin girdikleri sınavın sonucunu en çok ben merak ediyorum.
E) Sana bunu daha önce de söylemedim mi ben?




7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) O yırtık gömleği niye sırtından atmıyorsun?
B) El örgüsü çantanı kullanamıyorsun.
C) Donup buz tutan gölde kayıyorlardı.
D) Bana yaptıklarından ötürü ona kırgınım.
E) Kimileri sorumluluk almaktan kaçınır.





8. "Salona girince ilk dikkati çeken, ortadaki kocaman masadır."
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
A) "girince" yerine "girer girmez" getirilerek.
B) "ilk" sözcüğü atılarak.
C) "kocaman" sözcüğü yerine "büyükçe" getirilerek.
D) "salona" sözcüğü yerine "içeri" sözcüğü getirilerek.
E) "ilk" sözcüğü "dikkati" sözcüğünden sonraya alınarak.


9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Roman yazarı, hayal dünyasını genişletmelidir.
B) Deneme türünün bazıları, çeşitli değişik konularda bilgi verebilir.
C) Tiyatro seyircisi, seyrettiği oyunla ilgili yorum yapabilmelidir.
D) Oyuncunun duyarlılığı seyirciyi eserle bütünleştirir.
E) Epik tiyatronun duyarlılığına ve izleyiciyi etkilemesine hayranım.




10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, gereksiz sözcük kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Burada ileriye dönük bir açıklama yapmadan geçemeyeceğim.
B) Dilimiz yeni sözcük türetilmesine son derece elverişli ve müsaittir.
C) Bizim "koşa" sözcüğü, "beste"nin tam karşılığı gibi bir şey.
D) Buna ancak daire sahipleri karar verir ve uygulamaya koyar.
E) Kuzu eti, sağlıklı ve yaşlı olmayan kişilerce yenmelidir.




11. (I) Ankara'da sonbahar hem uzun, hem de yağışlı geçer. (II) Hava fazla soğuk değildir. (III) Gün, bazen ılık ve güneşli, bazen, serin ve nemlidir. (IV) Sürekli havada hafif bir esinti ve ıslak toprak kokusu etrafı sarar. (V) İçinizi açan güneşi her an beklersiniz.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.




12. Yanımda oturan bayan, sürekli eşinin
I II
kulağına eğilip, işitilmeyecek kadar
III IV
alçak sesle bir şeyler söylüyordu.
V
Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi atılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.


13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Şairin isteği, şiirlerinin özünü ikinci, biçimini birinci plana çıkarmaktı.
B) Bu türler içinde en çok romanları, sonra öyküleri severmiş.
C) Şiirlerim övülmesin, ama gerçek anlamda değerlendirilip tanıtılsın isterim.
D) İnsanlara bakıyor, yüzlerindeki ifadeleri değerlendiriyorum.
E) Yazar vapurda, trende, uçakta her yerde, her an yazma halinde olmalıdır.


14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Yazdıklarımın değişik konuları içerdiğini ve eleştirildiğini biliyorum.
B) Bu kadar çok işi bir günde nasıl bitirebildiğime ben de şaşıyorum.
C) Günlük türünün konu ve kullanım alanı genişledi.
D) Anı yazarı, yaşamını anlatırken, başkalarının yaşamına da girer.
E) Onun tek amacı, eserinin başarılı olması ve eserlerine başarılı ün kazandırmaktır.


15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kendi" sözcüğünün çıkarılması, anlatımda bozukluğa yol açmaz?
A) Bu çalışmaları kendi değil, kardeşi yapmış.
B) Çorbayı kendi için değil, hasta annesi için istemiş.
C) Bu güzel şiirlerin kendi için yazıldığını sanıyorsa, aldanıyor.
D) O da diğerleri gibi, mirastan kendi hakkıma düşene saygı göstermelidir.
E) Herkesin kendi gibi duymasını, düşünmesini istiyor.


16. "Sözcüklerin cümle içinde gereken yerden başka yerde kullanılmaları, kimi kez anlamın bulanıklaşmasına, kimi kez de amaçlananın dışında bir anlam çıkmasına yol açar."
Burada sözü edilen durum, aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?
A) Sevgi konusunda kısaca görüşlerimi ona da anlattım.
B) Kitaplar yazarak, ölmezlik peşinde koşarlar yazarlar.
C) Çocukların kafalarını birtakım gülünç düşüncelerle doldurmuşlar.
D) Yazar, diğer insanlarla aynı yazgıyı, aynı yaşamı paylaşır.
E) O zaman, bu eleştiride art niyet aramamak elde değil.


17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük çıkarılırsa anlam değişmez?
A) Düşüncelere dalmamı hep anlayışla karşılamasına alıştım.
B) Babam arada bir Dikmen pazarında dolaşır, insanları izlerdi.
C) Sözünü ettiğim olaylar, başımdan geçen, yaşadığım son sürüvendi.
D) Yeri gelmişken birkaç sözcükle annem ve babamdan söz açmak isterim.
E) Güçlü mü güçlü, hamarat ve sessiz sakin bir kadındı.


18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çekimser" sözcüğü yanlış kullanılmıştır?
A) Türkiye, bu konudaki oyunun, çekimser olduğunu duyurdu.
B) Her sorun karşısında çekimser tavır hoş karşılanmaz.
C) Çekimserlikle tarafsızlık kesinlikle özdeş değildir.
D) Niçin çekimser kaldığını anlamak olası değil.
E) Uğur, içine kapanık, kimseyle kaynaşamayan, çekimser bir çocuktur.





19. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük yanlış kullanılmıştır?
A) Üstü başı perişandı, saçları uzamış, tırnakları büyümüştü.
B) Bahçedeki ağaçların altına şöyle bir uzanacağım.
C) Bulutlar korkunç bir gürültüyle çarpışıyordu.
D) Bu güzellikleri ne olursun, yıkmaya çalışma.
E) Senin gizli dertlerin, sıkıntıların da var mı?


20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Dilimize, İtalyanca ve Rumca dillerinden denizcilikle ilgili pek çok sözcük geçmiştir.
B) Çevrede binlerce ağacın milyarlarca dalı ve yarağı arasında kaybolmuş kuşların cıvıltısı...
C) Eleştirinin saygı, sevgi ve anlayış ortamı içinde yapılması gerektiğine inandım.
D) İnsanın hem kendini hem de başkalarını eleştirmesi, yaşlılara özgü bir davranıştır.
E) Kimi roman kahramanları, gerçek hayattaki kişiler kadar inandırıcı, etkileyicidirler.

21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Yayla adamı, toprağı gibi dışından sönük, içinden uyanık, duyarlıdır.
B) Yayla nasıl sessiz görünürse, insanı da durgun, vurdumduymaz görünür.
C) Sanıyorum yayla, bir büyük ruhun, kendini saklayan bir ruhun boz maskesidir.
D) Yayla, Anadolu'nun yalnız vurur silahı değil, duyar yüreği, özler gözü, ister gönlüdür.
E) Bence, yayla buğdayının, olmayacakmış gibi, ağır ağır yetiştiğini sanıyorum.


22. (I) Yağmur aralıksız yağıyordu. (II) Açık pencereden içeriye keskin bir toprak kokusu geliyordu. (III) Yağmurlu günün sıcak ıslaklığı bunaltıyordu insanı. (V) Yağmur damlaları stabilize yolda birikimler oluşturuyordu. (V) Bu yağmur, bu mevsimde ekinleri mahvedecek, diye söylendi Ali Dede.
Parçadaki, numaralanmış cümlelerin hangisinde yanlış anlamda kullanılan bir sözcük vardır?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.



ANLATIM BOZUKLUKLARI I Cevap Anahtarı
1. A
2. B
3. E
4. E
5. E
6. D
7. C
8. E
9. B
10. B
11. D
12. D
13. A
14. E
15. D
16. A
17. C
18. E
19. A
20. A
21. E
22. D
268  Serbest Kürsü / PayLasım Ve Muhabbet / Ynt: Ben bebekken FB Yi Tutuyordum (Gs liler girsin) : Aralık 17, 2007, 15:11:43 ÖS
O nerden çıktıı Gülümseme
Ben Galatasayaray'lıyım Gülümseme
269  Serbest Kürsü / Müzik / Enbe Orkestrası Unutamam : Aralık 17, 2007, 15:04:10 ÖS
Merhaba arkadaşlar
Bugünlerde teleizyonlarda rast gelmişsinizdir...Enbe orkestrası..
Sesiyle,yorumuyla,duruşuyla,parçalarındaki kaliteyle ilerideki yerini fısıldıyor adeta.
Çıkarılan albümün ilk klibi Unutamam adlı şarkıya çekildi.Orkestraya Ferhat Göçer , Sezen Aksu , Ajda Pekkan destek veriyor.
AlbümdeAytekin Kurt, Sultana, Aslı Güngör ve Atacan Yücel konuk sanatçılık yapıyor.

Şarkının kalitesinin yanında klip de bir o kadar kaliteli ve ilgi çekici.Kilibi aşağıdan izleyebilirsiniz.


[youtube=425,350]NznJiPk-6WI[/youtube]

Şarkı Sözleri :

Unutmadım unutamam
Kara sevdam merak etme
Yaşamaksa yaşadım lakin
Canımın çoğu kaldı sende

Pişman mıyım asla
Güzelleştim yasla
Sevmedim mi sevdim evet
Senden sonra ihtirasla

Ama benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme
Haberin yok içerime içerime akar …
270  Lise Ödev Kaynakları / Fizik Ödevleri / Hareket Kanunları : Aralık 17, 2007, 14:07:34 ÖS

Hareket kanunları

1687’de büyük İngiliz bilim adamı Sir Isaac Newton kuvvet ve hareketle ilgili üç yasa yayımladı. Bunlara Newton hareket yasaları denir.
   Şimdi bu hareket yasalarını birinci hareket kanunundan başlayarak inceleyebiliriz.

Kanun I. (Eylemsizlik Prensibi)
Eğer maddesel bir noktanın yeri mutlak bir koordinat eksenler sistemine göre tarif edilirse ve bu maddesel nokta dışarıdan başka cisimlerin etkisi altında bulunmuyorsa bu nokta ivmesiz olarak hareket edecektir; yani ya yani ya hareketsiz duracak  veya bir doğru üzerinde sabit bir hızla hareket edecektir.
Newton’un bu ifadesi şöyle açıklanabilir :
Bir kuvvetin uygulanmasıyla  durumunu değişmeye mecbur edilmediği takdirde, her cisim bulunduğu hareketsiz halinde veya düzgün hareket halinde kalır.
Yani daha açık söylemek gerekirse :
Hareketsiz halde duran ya da sabit bir hızla hareket etmekte olan bir cisme, herhangi bir başka kuvvet uygulanmadığı sürece bu durağan halini ya da sabit hızlı halini korur.(Otobüs birden durduğunda yolcuların birden öne doğru savrulduklarına dikkat etmişsinizdir. Savrulmanın nedeni, yolcuların durma anından önceki sabit hızlı hareketlerini sürdürmeleridir.)
Bütün deneylerimiz gösterir ki; nerede ve ne zaman bir ivme meydana gelirse, bu ivme iki sebebin yalnız birinden veya her ikisinden dolayı meydana gelir. Bu ivme, kullanılan sistemin mutlak bir eksenler sistemi olmadığından veya başka cisimlerin etkisinden veya her iki sebepten ötürü olabilir. Başka bir sebep mümkün değildir.
Bu iki sebebin mevcut olmaması halinde, maddesel noktanın ivmesi bulunmayacağı hakikati, bazen her noktanın eylemsizliği vardır sözü ile ifade edilir; ve bu sebepten mutlak bir eksenler sistemine eylemsiz sistem denir.
Kanunun kendisi, eylemsiz bir sisteminin anlamını genişletmemize imkan verir. Dolayısıyla, herhangi bir S1 eksenler sistemi mutlak bir eksenler sistemine göre ivmesiz olarak hareket ediyorsa, bir P maddesel noktasının S1 sistemine göre ivmesi mutlak bir sisteme göre ivmesinin aynı olacaktır; yani  S1 de eylemsiz bir sistem olacaktır. Böylece birinci kanun doğru ise, yukarıda sözü geçen S sistemi çok büyük bir ihtimalle eylemsiz bir sistemdir.
Birinci hareket kanunu, eğer P maddesel noktası başka bir cisim veya cisimlerin etkisi altında kalıyorsa ve bu etkiler birbirini yok etmiyorlarsa, P nin eylemsiz bir eksenler sistemine göre hareketine ivme verilmiş olacaktır. Başka cisimlerin etkisi altında kaldığı zaman P maddesel noktası kuvvet etkisi altındadır denir. Birinci kanuna göre, bu takdirde , kuvvet sadece ivme ortaya çıkaran bir şeydir. Bu ancak başka cisimler tarafından uygulanır ve ortaya çıkardığı ivme ile ölçülür. Biz kuvvetleri verilen bir veya başka başka (fakat belli) maddesel noktalar üzerinde meydana getirdikleri ivmeleriyle karşılaştırabiliriz.
Newton’un ikinci kanununu da şimdi açıklayabiliriz. Bu kanun kuvvetlerin bir maddesel nokta üzerinde ortaya çıktıkları ivmelerin karşılaştırılmasının sonucunu ifade eder.

Kanun II. (Temel Prensip)
Sistemin hızındaki değişme miktarı (ivme), kuvvetle doğru orantılı olarak değişmektedir. Sürtünmesiz ortamda bulunan bir cisim, bir kuvvet etkisinde kaldığı zaman, giderek hızlanan bir hareket yapar. Yani, ivmesi sürekli artar.
Bu açıklamadan anlaşılacağı gibi, sistemi hareket ettiren kuvvet ile sistemin ivmesi arasında sabit bir orantı vardır. Bu orana o cismin kütlesi denir. Buna Newton’un temel prensibi denir.
Bir başka şekilde açıklamak gerekirse;
Eylemsiz bir eksenler sisteminde, maddesel bir nokta üzerine etki ettiği zaman bir a ivmesini ortaya çıkaran bir F kuvveti ivme ile orantılı olup bununla aynı yönü içerir; yani
 
dır; burada m skaler bir büyüklüktür.
   Denklemde görüldüğü gibi kütle (m) yada ivme (a) ne kadar büyükse, kuvvet (F) de o kadar büyüktür. Eğer bisikletin arkasına paten kayan bir çocuk tutunuyorsa, bisiklete belirli bir ivme (a) kazandırabilmek için öncekinden daha büyük bir kuvvet (F) kullanmanız gerekir; çünkü hareket ettireceğiniz kütle (m) büyümüştür.
   Bu denklemin açıklanması iki sonucu ortaya çıkarır :
-   Hareketin değişimi uygulanan kuvvetle orantılıdır.
-   Hareketin değişimi kuvvetin etkisinin yönünde meydana gelir.

 m skalerine maddesel noktanın kütlesi diyeceğiz. Bu skalerin, ancak kuvvetin etkisi altında bulunan kütle değiştiği zaman değiştiği görülür; kanunun ifade edildiği şekil esas itibariyle kütle değişimini bulundurmayan problemlere uygulanır. Öte taraftan, kütle değişimini bulunduran çeşitli formüller vardır. Böyle problemler için kanunun bir dereceye kadar değiştirilmiş bir ifadesi istenir. Newton bu yönü bildiği için kanunun ifadesine her iki tipe de uygulanan bir şekil vermiştir. Bu şekil bir dereceye kadar daha geneldir ve ara sıra kendi ifademizi buna göre değiştireceğiz. Fakat böyle yapmakla kanunun mantıki muhteviyatı artmış olacaktır. Bu iki şekil ifade birbirine mantıki olarak eşdeğerdir ve ikisinden herhangi biri diğerinden elde edilebilir.
Bu noktada ihtiyatlı olmak gerekir. “m skalerine maddesel noktanın kütlesi diyeceğiz” ifadesinde gerçekten kütle ile ne anlatmak istediğimizi tarif etmiş olduk. Eğer bilinen büyüklükte bir kuvvet uygulamak mümkün olmadığını kabul edersek, kütleyi ölçecek veya, birim kuvvetin etkisi altında eylemsiz bir eksenler sisteminde birim ivme ile hareket eden kütle, şeklinde birim kütleyi tarif edecek bir durumda olmak lazımdır. Birim kuvvet hakkındaki bilgiden emin olduğumuz takdirde, kuvvet birimini kanundan aynı şekilde faydalanarak tarif edebiliriz. Şu halde birim kuvvet, birim kütleye tesir ettiğinde, eylemsiz bir eksenler sistemine göre, birim ivme ortaya çıkan kuvvettir. Kütle birimi başka türlü belirtildiği takdirde bu tarif yeter derecede bir tarif olur.
Fakat şurası açıktır ki, yalnız ikinci kanun yardımıyla her iki tarifi birden aynı zamanda yapamayız.İki ancak biri yapılabilir. Şu halde biz, ya iki kütlenin karşılaştırılmasını ve birim kütlenin tarifini veya  birim kuvvetin tarifini bağımsız olarak yapmanın çaresini bulmalıyız. Bundan başka, bu iki yol, ikinci kanunda bulunan kütle ve kuvvetin dinamik kavramları ile uygun olmalıdır.
İkinci kanunu, ister birim kütlede birim ivme meydana getiren kuvvet şeklinde birim kuvveti  tarif için kullanalım, ister birim kuvvetin etkisi altında birim ivme kazanılan kütle şeklinde birim kütleyi tarif için kullanalım, her iki durumda da çoğunlukla mutlak bir birimler sistemi dediğimiz sistemi elde ederiz   
 
denkleminden ve eksenlerin eylemsiz bir sistem olması gerektiği niteliğinden başka böyle bir birimler sistemi hakkında mutlak bir şey yoktur.
   İkinci kanunun ifadesinin, verilen bir kuvvetin  bir m kütlesinde meydana getirdiği ivmenin, başka kuvvetlerin mevcut veya yok oluşuna, veya kuvvet tesir etmeye başladığı zaman m nin hareket tarzına herhangi bir şekilde bağlı olmadığını anlattığına dikkat ediniz. Bu kanun, tıpkı, bir kuvvetin kendisine tekabül eden ivme gibi, bir vektör olduğunu ve böylece  vektörlerin özelliklerinin kuvvetlere de derhal uygulanabileceğini gösterir.
   Fakat ikinci kanun daha esaslı ipotezleri içinde bulundurmaktadır. Bu kanunda kütle, uzunluk ve zaman temel birimlerinin gözlemenin, veya gözetilen kütlenin hareketine bağlı olmadığı kabul edilmiştir; böylece, mesela eylemsiz bir eksenler sisteminde hareketsiz bulunan bir gözlemen standart kütle, uzunluk ve zaman birimlerini tarif eder ve bunları eylemsiz olmayan bir sisteme götürür veya böyle bir sistemden bunları gözlerse eylemsiz olmayan eksenler sistemi nasıl hareket ederse etsin bu birimler değişmeyeceklerdir.
   
Kanun III. (Etki - Tepki Prensibi)
   Her etki, kendisine eşit ve ters yönde bir tepki doğurur. (Bir jet uçağında, motor çok büyük bir gaz kütlesini sürekli olarak arkaya doğru püskürtür; bu nedenle de uçak, bu püskürtmeye ters yönde, yani öne doğru itilir.) Elde tutulan, yani üzeride yukarı doğru bir kuvvet uygulanan tuğlanın yere düşmemesi de bu yasayla açıklanır.
   Eğer bir B1 cismi bir B2 cismine bir kuvvet uygularsa,  B2 cismi de B1 e bu kuvvete eşit ve zıt yönde bir kuvvet uygular.
   Bu ifadenin anlamı şudur : Tepki daima etkiye eşit ve bununla zıt yöndedir; veya cisimlerin birbirleri üzerindeki etkileri eşit ve zıttırlar.
   Bu kanun, kuvvetlerin daima tek değil fakat zıt olarak göründüklerini ifade eder. Bu çift kuvvet aynı doğru üzerinde eşit ve zıt yöndedirler. Başka başka cisimlere etki ettikleri için bunların etkileri yok olamaz. B1 den B2 ye uygulanan kuvvet B2 de, ve B2 den B1 e uygulanan kuvvet de B1 de bir ivme meydana getirir.
   Kanun, B1 ve B2 nin hareketleri veya bunların kütleleri, yahut üçüncü bir cisim tarafından uygulanan kuvvet gibi başka kuvvetlerin varlığı veya yokluğu hakkında hiçbir şey demiyor. Şartlar ne olursa olsun ve başka cisimler bulunsun veya bulunmasın, etki ve tepki daima birbirine eşit ve zıttır.
   Şimdi ikinci ve üçüncü kanunları birer birer göz önüne alalım. İki cismin kütleleri m1 ve m2 olsun; F1, B2 nin B1 e uyguladığı kuvveti F2 de B1 in B2 ye uyguladığı kuvveti göstersin; ve a1 ve a2 de bu kuvvetler tarafından oluşturulan ivmeler olsun. Bu takdirde ikinci hareket kanunundan
      ve     

üçüncü kanundan
 
çıkar ve, dolayısıyla

 
elde edilir. İvmelerin, tabii olarak, aynı eksenler sistemine göre alındıkları kabul edilmektedir.
   Bu ifadenin önemi, uzunluk ve zaman birimlerinden başkalarının yardımı olmaksızın ve tartma gibi işlemlerle yani kütlelerin ağırlıklarıyla oldukça bağımsız olarak, a1 ve a2 nin ölçülebilir olmalarındadır. Bu sebepten, uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş deneylerde m1 ve m2 kütlelerinin oranını dinamik olarak belirtebilir ve bir birim kütle seçildiği zaman bilinmeyen kütleyi bulabiliriz.
   Fakat hareket kanunlarının geçerli olduğunu gösteren hakiki ispat, bu kanunların doğruluğunu veya yanlışlığını kontrol için yapılmış şu veya bu deneyle yapılmaz.
   Hakiki ispat, bu kanunların, başka türlü izahı mümkün olmayan büyük çapta olay gruplarına uygulanmasında, mesela gök cisimlerinin tutulmaları, denizlerin yükselip alçalması, düşen cisimlerin ve mermilerin hareketleri, bazıları (en az önemlileri değil) hatta güneş sisteminin de dışında çok uzaklarda, ve diğerleri bir gazı teşkil eden maddesel noktalar kadar küçük cisimlerle ilgili çok çeşitli bir çok olaylar gibi, henüz ortaya çıkmamış ve uzun yıllarca ortaya çıkmayacak olan olayların zaman, yer ve şartları hakkında önceden bilgi vermiş olmasında görülür. İşte doğru sistemleştirmenin bu geniş alanı ve tabiat olaylarına dair tahminlerdir ki hareket kanunlarının sıhhatli oluşu konusunda bize inanç veriyor. 
                     

Gökhan Türkay
                     gokhanty@hotmail.com

   
Sayfa: « 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 »
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

Tagged evden eve nakliye - evden eve taşıma - Sesli Chat
forumtahtasi.com elektornik devre - Sohbet - AVOYUN - Dönem ödevi - ödev - e-okul - evden eve nakliyat - msn nickleri - Ödev Sitesi
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! Dilber MC Theme by HarzeM