|
Abruzzi
|
 |
« : Mart 12, 2008, 18:14:46 ÖS » |
|
Stratejik Liderliğin icra edilmesindeki en önemli aşama liderim ve ekibinin derinlemesine, ciddi düşündüğü, gelecekle ilgili entelektüel bir çerçevenin oluşmasına yol açan cephe amacı belirleme çalışmasıdır.”
Umut Bir Yöntem Olamaz. Çev. Ayşe Bilge Dicleli, Boyner Holding yayınları, İstanbul,1997, 287 s. Gordon R. SULLİVAN – Michael V. HARPER ISBN 975 – 7004 – 01 – 4
• Kitabın Teknik Karnesi: Kapak tasarımı 4, Görsel malzeme tasarımı 4, İç düzen 4, Baskı Kalitesi 5, Dizgi 4.
• Anahtar Sözcükler / Kavramlar : Bugün yarınla yarışır. Düşün.... yap..... Ol...., Başarıyı aşmak, Proses iyileştirme, Fili görmek, Gelecekte odaklan.
• Özet : Kitabın yazarları ve “Umut Bir Yöntem Olamaz”ın mimarları olan Gordon Sillivan ve Planlamacı olan Mike Harper. ABD’nin yeni kara kuvvetlerini, onun nasıl oluştuğunu ve kendisini nasıl yönettiğini kişisel değerlendirmeleriyle aktarmaktadırlar. Birleşik Devletler Kara Kuvvetleri büyük ölçüdeki bütçe ve insan gücü kesintisine karşın kendisini yeni hedef ve misyonlara uygun donatmayı, askerlerinin becerilerini geliştirmeyi; teknolojiyi kullanmayı, yeni yöntemler oluşturmayı ve daha yüksek verimlilik düzeyi sağlamayı başarmıştır. Amerikan İşletme yöneticiliği kullandığı pek çok yöntemi ABD’nin ordusunun deneylerinden almıştır. Bu iki başarılı lider orduda yaşadıklarını, değerleriyle, kâr amacı güden bir işletme gibi düşünerek kendileri için çıkardıkları dersleri hayatın diğer alanlarındaki liderlerin de anlayacağı şekilde sunmaktadırlar. Bu eserde değişimin kaldıraçlarını, stratejik mimariyi yaratmayı, vizyon ve misyonun önemini, ekip kurmak ve bir arada tutmak gibi günlük hayatta karşılaşacağımız önemli stratejik konuları düşünürsek, bu iki komutanın yaşadıklarından çıkardıkları deneyim ve derslerin, bizlere hayatımıza,, örgütlerimize bakmada ve onları değerlendirmede iyi bir yönlendirici oluyor ve bunu cömertçe bizlere sunuyor. Bu nedenle eser kendini dünya çapında büyük bir işletme gibi gören birleşik devletler ordusunun yeniden yapılandırılmasını, değişen dünyada liderliğin nasıl olacağını, değişim için gereken kaldıraçları, stratejik mimariyi oluşturmayı, yeni ekip kurmayı veya mevcut ekibi ayakta tutma yöntemlerini, yapılacak eylemleri önemli olanın insan olduğunu düşünerek lider yetiştirmek gerektiğini ve bütün bunların umudun bir yöntem olarak kullanılmasıyla çözümlenemeyeceğini birçok gerçek ve yaşanmış örneklerle destekleyerek ilgili olan kişilere yani bizlere sunuyor.
• Eleştirisi : a. Biçimsel Eleştiri : Boyner Holding yayınlarından çıkan kitap, iş dünyasının fikir geliştirme, yeniden yapılanma ve strateji konularında Amerikan Kara Kuvvetlerinden öğrenebileceği bir çok bilgiyi içermektedir. Kitabın genelinde konudan farklı anlatılan okuyucunun dikkatini çekmesi, gereken paragraflar koyu renkte basılmış. Yazılar ve düzenleme iyi düşünülmüş, kaliteden ödün verilmemiş (kitabın sayfaları, birinci cins hamurdan olup, okuyucunun daha iyi anlayabilmesi için örneklerin bazıları şekillendirilmiş). İşletmecilik dünyasına örnek olmayı, yol göstermeyi düşünen bu kitap içinde böyle davranmak kaçınılmaz olmuş. b. Bilimsel Eleştiri : İşletmecilik dünyasında değişim yapmak, örgütü yeniden düzenlemek, reformlarda bulunmak kimi zaman üst düzey yöneticilere çok güç, riskli, hatta imkansız görünmektedir. Bu açıdan kitapta dünyanın süper gücü olan Amerikan Kara Kuvvetlerinin dünyadaki belirleyici ve yönetici rolünü korumak için nasıl zor aşamalarından geçtiğini göstermekte. Bu aşamaları stratejik bir plana uygun olarak anlatması, işletmecilik dünyasının kolayca faydalanmasını sağlayarak Kara Kuvvetlerinin uygulamalarını alarak direkt kendi hayatlarını geçirebilme rahatlığını ve avantajını sunuyor. Kitabın genelinde alt konu başlıklarının bile örneklerle renklendirilmesi adeta uyguladıkları stratejik yöntemlerin garantili ve uygulanabilirliğinin bir kanıtı niteliğinde, bu da kitabın pozitif ve akıcı yönlerinden bazılarını gösteriyor. Eserde negatif yön olarak sayılamayacak ama okuyucuyu sıkan, soğutan, askeri terimlere fazlaca giren kısımlar mevcut. Kitabın genelinde konuları özetleyen, kolay anlaşılmasını sağlayan paragraflar kullanılmış. Orduyla ilgili verdiği her örnekten sonra bunun işletme dünyasındaki karşılığıyla konunun zamanında işletmecilik alanına uygulanmasını göstermesi okuyucunun avantajı. Kendi uyguladığı stratejileri kullanan işletmelerden kendi isimleriyle, mesela Coco-Cola gibi açıkça bahsetmiş. Ayrıca konular basit ve anlaşılabilir şekillerle açıklanmaya çalışılmış. • İşletmecilik Alanına Olan/Olası Katkısı : İlk olarak Amerikan Kara Kuvvetlerinde kullanılan stratejiler işletme literatürüne sokulmuştur.böylece işletmecilik dünyası kısa zamanda gelişmeyi, nasıl ve neden değişmenin gerektiğini tekniklerin neler olduğunu açık, sade ama teknik terimlerle dolu bu eserden alabilir. Kitabın bir öncü olması açısından önemli katkıları vardır. • İlgili Literatür : 1. HAMEL G. – C. K. Prahalad, Geleceği Kazanmak, Boston, Harvard Business School Press, İstanbul Anadolu Grubu Yayınları, 1994. 2. DRUCKA P., Değişim Çağının Yönetimi, İstanbul Türk Henkel Dergisi Yayınları, 1995. 3. HAMMER M. – JAMES C., Değişim Mühendisliği, Sabah Kitapları, İstanbul, 1993. 4. SENGE Peter M., Beşinci Disiplin, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 1990. 5. DAVİDOW W. – MICHAEL S., Sanal Şirket, Koç Unysis Yayınları, İstanbul, 1993. 6. MONTGOMERY A. – MICHAEL P., Strategy, Cambridge, Mass, Harvard Business Review Press, 1991. 7. TOFFER A. – HEİDIT, Savaş ve Savaş Karşıtı Mücadele, Sabah Yayınları, İstanbul, 1993. Okuma Notları / Kitaptan Çıkarttım
EYLEMDEN ÖĞRENMEK
Eylemden öğrenmek ve kazanılan bilgiyi paylaşmak örgütsel öğrenmenin özüdür. Örgütü dinleyerek ve performansın görüşülmesini kolaylaştırarak, lider öğrenilen dersleri paylaşır ve riski azaltarak öğrenmeyi mümkün kılar. Öğrenme; gelişme ve iyileşme uğruna dinlemeye ve değişmeye istekli olmaya her şeyden daha fazla gereksinim duyar. Bazı dersler artık fiilen öğrenilmiştir.sabitlenmeleri ve dağıtılmaları gerekmez. Örgütlerimiz öğrenilmiş derslerle donatılmıştır, ancak bunlar bilgi hazinesinin bir parçası değillerse ya da biz bunlardan yararlanamıyorsak, hiçbir değer taşıyamazlar. Big Mac, kızartılmış elmalı pasta, büyük pomes, Mc Muffin gibi ürünlerin tümünün Mc Donald’s firmasının merkezinde değil tabanında geliştirildiğini anımsayın. Vizyonun bir örgütün içinde fikirlerine destek verecek bir “kritik kütle” oluşturacak kadar içselleştirilmesi uzun zaman alır. Böylesi bir süreç için yıllar gerekir. Maccas Husetts Teknoloji Enstitüsündeki Sistem Düşünme ve Örgütsel Öğrenme Programı müdürü Peter Senge, öğrenen örgütü şu şekilde tanımlar: Öğrenen örgüt “geleceği yaratma kapasitesini sürekli artıran örgüttür. Böyle bir örgüte yalnızca ayakta kalmak yetmez. Yaşayabilmek için öğrenme ya da sık sık kullanılan değimle uyarıcı öğrenme daha önemlidir, hatta gereklidir. Ancak öğrenen bir örgütte (uyarıcı öğrenme) yaratma kapasitemizi güçlendiren “yaratıcı öğrenme” ile tanımlamak durumundadır.” Çıkartılan Dersler: Örgütsel öğrenme için bir yapı Geniş anlamda örgütsel öğrenme ancak bir örgütün farklı parçalarında öğrenilen şeylerin örgüt çapında görüşülüp benimsenmesi durumunda mümkündür. Öğrenme tecrit bir durumda başlar; bir kişi ya da bir ekip değer taşıyan bir şeyi öğrenir. Bunun örgütsel öğrenmeye dönüştürülmesi bir paylaşma mekanizmasını gerektirir. Entelektüel olan, fiziksel olandan önce gelir. Genel Müdür olarak 1981’den beri General Elektric’in dönüşümüne önderlik eden Jack Welch bunu şöyle ifade eder: “İyi lider vizyon yaratır. Vizyonu somut olarak ortaya koyar. Vizyona coşkuyla sahip çıkar ve ödün vermeden onu tamamlanmaya doğru götürür. Günümüzde insanlar eskisine göre daha çok çalışıyorlar. İnsanlar ve örgütler değişiyor. Yeniden biçimleniyor. Yeniden yapılanıyor. Yeniden düzenleniyor. Kaliteyi iyileştiriyor. Çevrem süresini kısaltıyor. Çelişkili görünse de örgütler rekabet gücünü muhafaza edemiyor.
“Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez!...” s. 29. Savaşçı, Sistem Yayıncılık, İstanbul, 2000, 416 s. DOĞAN CÜCELOĞLU ISBN 975 – 322 – 138 – X
• Kitabın Teknik Karnesi: Kapak tasarımı 4, Görsel malzeme tasarımı 4, İç düzen 3, Baskı Kalitesi 3, Dizgi 3.
• Anahtar Sözcükler / Kavramlar : Anlamsızlık, değerler bilinci, farkındalık, hapishane, savaş, uyandıran dostlar.
• Özet : ARİG OKURER, Eskişehir doğumlu, beş yıllık bir öğretmendir. Mesleğine başlarken çok büyük hayalleri ve idealleri vardı. Öğretmenliği seçmesinin temelindeki neden ülke eğitimine katkıda bulunmak amacıyla değerli ve bilinçli insanlar yetiştirmekti. Ancak zaman geçtikçe idealini gerçekleştirmeye olan inancı azaldı. Bunun sebebini kendinden başka herkesin, seçtiği meslekle ilgili düşünceleriydi. Başta anne ve babası olmak üzere etrafındaki herkes yanlış yolda olduğunu, bu mesleğin kendisine bir fayda getirmeyeceğini savunuyordu. Görev yaptığı okuldaki deneyimli öğretmenler bile çabalarının boş olduğunu ve zamanla mevcut çarkın içinde yerini alarak ideallerinden kopacağını söylüyorlardı. Düzeni değiştirmek ya da olumlu bir katkı yapmak için çalışmanın bir şey ifade etmeyeceğini savunanlarla doluydu etrafı. Zaman içinde, etrafındakileri haklı görmeye ve ideallerinden vazgeçmeye başladı. İşte tam o sırada Doğan CÜCELOĞLU ile tanışma fırsatı buldu. İçinde bulunduğu durumu ve bu noktaya nasıl geldiğini anlattı. İlerleyen zamanda yaptıkları görüşmeler Arif Bey’e ideallerini geri kazandırdı. Ve artık ne olursa olsun, kim ne der ve nasıl düşünürse düşünsün hedeflediği yolda ilerlemeye karar vermişti...
• Eleştirisi : c. Biçimsel Eleştiri : Kitabın boyutları ideal. Sayfa sayısı göz önüne alındığında kitabın daha ince olması daha geniş olmasına yol açacak ve bu da kullanışsız bir hale getirecektir. Dolayısıyla biçimsel olarak kitabın boyutları uygun. d. Bilimsel Eleştiri : Kitap, insanın kendisini Arif bey’in durumu ile karşılaştırarak bulunduğu noktayı ölçmesine yardımcı oluyor. Ancak bu ölçümde tam olarak başarı sağlamak için Arif bey gibi bir hayat yaşamış ve onun gibi ideallere sahip olmuş olmak gerekiyor. Belki Arif Bey’in hayatı marjinal bir örnek olabilir. Ama genel olarak insanın kendi ile hesaplaşması ve çıkış noktası ile bulunduğu yer arasındaki durumu kıyaslayabilmesi bakımından yol gösterici. Gereken değişimi sağlayabilmek için ip uçları veriyor. • İşletmecilik Alanına Olan/Olası Katkısı : İşletmecilik alanına katkısı yöneticiler bazında olabilir. Yani yöneticinin, bir insan olarak kendi ile sürekli barışık, özgüveni olan ve neyi niçin yaptığını bilen bir insan olma yolunda kendine sorması gereken soruları ve bu sorulara nasıl cevap bulabileceği konusunu işlemesi olabilir. • İlgili Literatür : 1. Zeynep DÜREN, 2000’li Yıllarda Yönetim, Alfa Yayınları, İstanbul, 2000. 2. S. CLAYTON, Strateji Geliştirme, Hayat Yayınları, İstanbul, 1999. 3. İbrahim KAVAKOĞLU, Değişim ve Yaratıcılık, İstanbul, 1998. 4. G. SULLİVAN – M. HAPPER, Umut Bir Yöntem Olamaz, Boyner Holding Yayınları, İstanbul, 1997. 5. Doğan ERGUN, Kimlikler Kıskacında Ulusal Kişilik, İmge Kitabevi, Ankara, 2000. 6. MONTGOMERY A. – MICHAEL P., Strategy, Cambridge, Mass, Harvard Business Review Press, 1991. 7. Florence LİTTESER, Kişiliğinizi Tanıyın, Sistem Yayıncılık.
Okuma Notları / Kitaptan Çıkarttım
KİŞİSEL DEĞİŞİMİ BAŞARABİLMEK
Arayış içindeki insana pek rastlanmıyor toplumumuzda. Çoğu insan aslında bir başkasını nasıl değiştirebileceği konusuyla ilgileniyor. Sanırım bu ilginin altında benlik duygusu yatıyor. Çünkü insan kendini değiştirip bulunduğu ortama ayak uydurmak ya da ideal olana ulaşmak yerine çevresindekileri değiştirmek yoluyla onların kendisine uygun hale gelmesi ya da idealleri, bulunduğu noktaya indirgenmesi kolayına geliyor. Ve bir çok insan kolay yolu seçiyor... Oysa insan, değişimin bireyden topluma yayıldığını göz ardı ediyor. Öncelikle değişmesi gerekenin kişinin kendisi olduğu fikrini kabullenmiyor. Ağaç yaşken eğilir ve bu eğilen ağaçlar zamanla ormanı oluşturur. Dolayısıyla insan bireysel değişimini gerçekleştirdiği anda aslında toplumsal değişim adına önemli bir başlangıç yapmış demektir. Tabii ki her alanda olduğu gibi bireysel alandaki değişimi başarmak da kolay olmayacaktır. Öncelikle, insanı değişime zorlayacak çeşitli sebepler olmalıdır. Bunlar kişinin kaygıları, mutsuzluğu, gerginliği, depresyonu vb. dir. Tüm bu saydığımız nedenler kişiyi huzursuz eder ve daha iyiyi aramaya zorlar. İşte bu anda değişimin ilk adımları atılmış demektir. Bu kaygılar ve huzursuzluklar, kişinin kendini, mevcut durumu ve içinde bulunduğu ortamı sorgulamasına yol açar. Önemli olan kişinin kendine doğru soruları sorabilmesidir. Ancak daha önemlisi bu sorduğu sorulara doğru cevaplar bulabilmektir. Zira bulduğu cevaplar, değişim yolunda kişiye rehber olacaktır. Eğer doğru cevapları bulamazsa, yanlış bir yola sapar ki bu da hedeflenen “daha iyiyi bulma” amacının aksine mevcut durumdan daha kötü bir durumla karşı karşıya bırakabilir. İşte böyle durumlarla karşılaşmamak için, değişim sürecini başlatan kişinin ilke edinmesi gereken kurallar vardır: Karar verirken bilinçli ve sorumluluğun farkında olmak. Verdiği kararlardan pişmanlık duymamak. Sabırlı olmak, beklediğini ve ne için beklediğini bilmek. Ölüm bilinci içinde olmak ve yaşanan anın kıymetini bilmek. Hiçbir şeyin müptelası olmamak. Her şeye sevgi ve saygı ile yaklaşmak. Karşılaşılan sorunları, üstesinden gelinmesi gereken bir öğrenme fırsatı olarak görmek. Yaşamına katkıda bulunan her şeye ve herkese şükran duygusu beslemek. Tüm bunların yanında sağlığına özen göstermek. Tüm bu bilgiler ışığında kişi değişimi başarabilirse, bulunduğu toplum da zaman içinde değişerek özlenen ideal yapıya kavuşur.
“İnsanlar ve şartlar değişmektedir, bu değişim bazen kimsenin tahmin edemeyeceği kadar ani olabilir.” s. 37.
Ticaret Dünyasında, Başarının Sırları. Çev. Hüseyin KANBUR, İnkılâp Kitabevi, İstanbul.,1993, 204 s. Mark H. Mc CORMACK ISBN 975 – 10 – 0369 – 5
• Kitabın Teknik Karnesi: Kapak tasarım 3, Görsel malzeme tasarımı 3, İç düzen 5, Baskı Kalitesi 5, Dizgi 4.
• Anahtar Sözcükler / Kavramlar : Match – Tough satışı, Şirket Kültürleri, Back – end Harcamalar, Şansı yakalamak.
• Özet : Kitapta, Satış, yöneticilik, iletişim, iş gezisi, organize olmak vb. işletme ile ilgisi olana konularda yazarın görüşleri var. yaşadığı tecrübeleri, görüşlerini şekillendirmiş, bunları kitaba aktarmış. Anlatılanlar iş dünyasında yaşanan olaylar, iş dünyasının sorunları, bu sorunların çözümleri veya en aza indirmek için yapılması gerekenler. Ayrıca kitap iş dünyasına yeni girecek kişiler için yol gösterici nitelikte; bir yöneticinin, çalışanın yapması gerekenler, hareket, tavır, konuşma vs. anlatılıyor. Para konusunda neler yapmalı, dost edinebilinir mi, kimler dost olabilir, sözümüzü yerine getirme, nazik olmak, güvenilir olmak, sattığımız malı tanımak gibi işletmeciliğin temeli olan davranışlar, düşünceler var. Bunlardan yola çıkarak kitabı bölüm bölüm ele alırsak, ilk bölümde genel bilgiler hakkında fikirler sunmuş yazar. İkinci bölüm satış ile ilgili müşterilere karşı nasıl davranmalı, müşterilerin satışla ilgili görüşleri bir satış sırasında müşteri neler düşünür, bir satışı başaramazsak neler yapmalıyız, o müşteriyi kaybetmemek için ne gibi şıklar bulmalıyız. Bu bölümde ayrıca pazarlama konusuna da değinilmiş. Üçüncü bölüm yöneticilik hakkında. Yöneticinin çalışanlarına karşı tutumu üzerinde durmuş. Ardından gelen bölüm öne geçmek için ne gibi stratejiler izlememiz gerektiğini anlatıyor. Ardından gelen bölümler diğer bölümlere nazaran daha kısa tutulmuş. Bunlar; organize olmak, iletişim, iş gezisi ve ağırlama konularında. Bu konular önceki konuları destekler nitelikte, önceki konularda anlayamadığımız ya da detaya inilmemiş bazı notların ayrıntıya kavuşturulmasında yardımcı oluyor.
• Eleştirisi : e. Biçimsel Eleştiri : Ticaret Dünyasında Başarının Sırları” isimli bu kitap ticaret ve işletmecilik için yararlı bir kitaptır. Ayrıca kitabın ebatları kullanılabilir düzeydedir. f. Bilimsel Eleştiri : Ticaret dünyasında ve işletmecilik dünyasında başarılı olmak için yapılması gerekenler anlatılmış. Bunlar uygulamaya geçildiğinde kitapta yazılanlardan daha farklı şekilde olacaktır. En büyük sebebi ise, yazarın yabancı olması. Yazarın yabancı olması çalıştığı, ilişkiler kurduğu kişilerin imkanlarının farklı olduğu göz ardı edilmemeli. Yazar da dahil tüm kişiler bizim yaşadığımız dünyanın dışında, şartları daha farklı. Kitapta yazılanların bir çoğu Avrupa ülkelerinde, Amerika’da uygulanırsa verim sağlanır. İkincisi ise yazılanların kelimesi kelimesine uygulanabilmesi. Bu da zor bir ihtimal. Değişen dünyada hiçbir şey eskisi gibi kalmaz. Kişiler, uygulamalar değişir. Her insanın her kuruluşun ayrı bir karakteri vardır; onları tanıyarak, çözerek okuduklarımızın ışığında hareket edersek başarılı olabiliriz.
|