|
Abruzzi
|
 |
« Yanıtla #1 : Mart 27, 2008, 16:47:41 ÖS » |
|
adaptasyonlar söz konusu olabilecektir. Sürekli gelişim evresi yeniden yapılanmanın bir parçası olmamakla birlikte, süreçlerdeki problemlerin devamlı olarak çözümlenmesi bu sonucu doğurmaktadır. Yapılacak değişiklik ve yerleştirmeler süreç sahibinin denetimi ve kontrolü altında gerçekleşir. İş süreçlerinin yeniden düşünülmesi ve süreç odaklı olmaktaki temel amaçlar şunlardır: Pek çok iş bir tek iş halinde birleştirilir. Çeşitli adımların sorumluluğu birleştirilir ve buna vaka ekibi adı verilir. Süreç sorumluluğunun bir ekibe verilmesi paslaşmaları, hata, gecikme gibi tehlikeleri ortadan kaldırır. Kararları elemanlar verir. Süreç yönetiminin uygulanmasıyla şirketler, vaka ekiplerine çok ve birbirini takip eden işleri yaptırarak süreçleri yatay olarak birleştirmenin yanı sıra dikey olarak da birleştirmektedir. Dikey birleştirmede, elemanlar, yanıt almak için yönetim hiyerarşisine gitmek yerine kendileri karar verirler. İşi hem yatay hem dikey birleştirmenin yararları, gecikmelerin önlenmesi, genel giderlerin düşürülmesi, müşterilerden iyi tepkiler alınması ve elemanların yetkilerinin artırılmasıdır. Sürecin içindeki adımlar, doğal bir sıra içinde gerçekleştirilir. Çizgiselliğin yarattığı yapay iş sıralaması yerine, işler doğal akışında gerçekleştirilir. İş, en mantıklı yerde gerçekleştirilir. Kontrol ve denetimler azaltılır. Mutabakat en aza indirgenir. Süreçteki harici bağlantı noktalarının sayısı azaltılarak mutabakat yapılmasını gerektiren birbirleriyle uyumsuz veri alınması olasılığı azaltılır. Her sürecin müşterisi vardır ve sürece odaklanmak müşteriye odaklanmayı sağlamaktadır. Çıktının nerede oluştuğu ve nereye ulaştığına bakmak yapılacak işlere değer katmak açısından önemlidir. Sürecin sınırları, müşterileri ve tedarikçileri belirlenerek daha iyi iletişim sağlanır ve ihtiyaçlar doğru bir şekilde belirlenir. Sürecin işlediği bütün departmanlardan geçerek süreci yönetmek bütün departmanları tek tek yönetmekten daha az risklidir. Süreç sahiplerinin atanmasıyla fonksiyonel organizasyonlarda yer alan sorumluluğun bölüştürülmesi ortadan kalkmış olur. Süreçlerin yönetimi zamanın ve kaynakların etkin bir şekilde yönetimini sağlamaktadır.
3. Süreç ve Süreç Yönetimi Kavramları 3.1. Süreç Nedir? Süreç kavramı değişik biçimlerde tanımlanabilmektedir. Bu tanımlardan bazıları şunlardır: İlerleme, süren bir şey Belirli bir sonuca götüren kademeli değişim Belli bir sona ilerleyen eylemler ve işlemler serisi Bu genel tanımların yanısıra, kuruluşlar tarafından özel amaçlı olarak yapılmış tanımlar da vardır. AT&T’nin tanımı şöyledir: “Belli girdiler ve belli çıktıları üreten katma değerli çabalarla karakterize edilen birbirleriyle ilişkili iş faaliyetleri dizisi” Bu tanıma göre bir süreç belli fonksiyonel organizasyon içinde yer alabilir yada birkaç fonksiyonel organizasyona yayılmış olabilir. IBM şirketi tarafından verilen tanım ise şöyledir:“Bir süreç, iç veya dış müşteri için yararlı sonuç verebilen, tekrarlanabilir, tanımlanabilir ve ölçülebilir çabaların serisidir.” Yukarıda verilen ve benzeri tanımlardan hareketle bir süreç yalın bir biçimde şöyle tanımlanabilir: "Belli girdileri içeren, ve belli çıktıları üreten, katma değerli çabalarla karakterize edilen, birbirleriyle ilişkili iş faaliyetleri kümesidir.” İş süreçleri: • Birbirleriyle ilişkili tekrar eden faaliyetler olup yatırımın kaynaklarını yararlı kılar. • Hedef ve amacı belirler. • Belirlenmiş ve ölçülebilir sonuç veya ürünlere ulaşmayı amaçlar. • İç ve dış müşterileri vardır.
Girdi Çıktı
Şekil 7: İş Süreci
İş süreçlerini 3’e ayırabiliriz: A) Temel süreçler: Değer katan faaliyetlerdir. Müşterinin isteklerinin şirketin içinden geçerek gerekli tedarik maddelerinin satıcıya ulaştırılması gibi faaliyetlerdir. B) Destek süreçleri: Direkt olarak değer katmayan aktiviteler olup temel süreçlere destek olmaktadır. Bu aktiviteler finansal ve personel yönetimi gibi konuları içerir. C) Geliştirme süreçleri: Temel ve destek süreçlerinin daha yüksek bir performansa ulaştırılmaları için yapılan faaliyetlerdir.
Sermaye Hammadde Ürün/Hizmet Teknoloji İnsan kaynağı Satış Ürün/Hizmet
Şekil 8: Bir işletmenin varlığını sürdürebilmesi için gerekli unsurlar ve dış çevreyle olan etkileşimi
Müşteriye değer katan faaliyetler, müşteri için önemli olanlardır. Müşterinin ihtiyaç duyduğu, istediği, para ödemeye gönüllü olduğu ürün veya hizmetlerdir. Müşteri ilişkileri yönetimi, araştırma- geliştirme, lojistik yönetimi, tedarik zinciri yönetimi değer yaratan faaliyetlere örnektir. Değer katmayan faaliyetler ise şirket içinde günlük işler, evraklar ile fonksiyonel departmanlar arasında ilerleyen kopyalama, onaylama, doldurma, hazırlama kontrol gibi faaliyetlerdir.
Şekil 9: Sürece değer katan ve katmayan faaliyetler 3.2. Sürecin Özellikleri Sürecin temel özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz: Tekrarlanabilir olma Tanımlanabilir olma Ölçülebilir olma Katma değer yaratmak Kesinlikle bir sorumlunun bulunması Fonksiyonlar arası olma Hiyerarşinin tersine yatay organizasyonu gerektirme olarak sıralanabilir. Tekrarlanabilir olma: Tekrarlanabilir olan bir döngü standartlaştırılabilir. Bir taraftan işlem basitleştirme ve standartlaştırma çalışmaları yapılırken, diğer taraftan süreç üzerinde kontrol noktaları tanımlanabilir ve istatistiksel olarak karar vermeye yönelik analizler yapılabilir. Süreklilik gösteren bir döngü üzerinde yapılacak en küçük bir geliştirme faaliyeti bir kazanç olarak gösterecektir. Bir sürecin tekrarlanabilir olması neden önemlidir? Süreç üzerinde çalışmalar yapmak belli bir kaynağın bu çalışmalara ayrılmasını gerektirmektedir. Süreç üzerinde gerçekleştirilecek her türlü teşhis, geliştirme ve standardizasyon faaliyetinin kendini geri ödemesi gerekmektedir. Başka bir değişle süreç üzerinde organizasyona ekonomik bir getirisi olmalıdır. Bu nedenle süreçler belirlenirken tekrarlanan işlemler süreç olarak tanımlanır.
Tanımlanabilir olma: Organizasyonda gerçekleştirilen faaliyetleri, süreçler olarak tanımlamaya başlayınca ortaya çıkan en belirgin sorun, bu süreçler arasındaki ilişkinin yani hiyerarşinin tanımlanmasıdır. Süreçlerin sınırlarının belirlenmesi, hem süreç çıktılarının ve bu çıktıları kullanan müşterilerin hem de girdilerin ve bu girdileri sağlayan tedarikçilerin belirlenmesi açısından gereklidir.
Ölçülebilir olma: Prosesin performans ölçüt / göstergeleri ile izlenebilme özelliğidir. Ölçemediğimiz hiçbir şeyi kontrol edemeyiz. Tanımlanan süreçlerin ölçülebilir olması, kontrol ve geliştirme çalışmaları sırasında gösterilen çabanın ne kadar etkin olduğunu belirleyebilmek açısından önemlidir. Bunun yanısıra, kritik parametrelerini ölçülebilir hale getirdiğimiz bir sürecin, istenen çıktıları üretme ve müşterilerini memnun etme performansını değerlendirebiliriz.
Kesinlikle bir sorumlunun bulunması: Sürecin çıktılarını her koşulda beklentiler doğrultusunda olmasında sorumlu olan bir kişi bulunmalıdır. Bu kişi, sürecin içinde çalışan ve sürecin çıktılarından en çok etkilenen kişi olmalıdır.
Katma değer yaratmak: Prosesin, çıktının kalitesi ve çıktıyı kullanan müşterinin tatmini üzerinde olumlu etki yaratabilme özelliğidir.
Fonksiyonlar arası yapının bulunması: Sadece bir noktada başlayıp biten faaliyetler dizisi, bir süreç olarak tanımlandırılamaz. Süreç kavramının temelinde arayüz yönetimi yaklaşımı yatmaktadır. Süreç yönetimi metodolojisinin amaçlarından biri de süreci oluşturan adımlar arasında ilişkiyi tanımlamaktır.
Hiyerarşinin tersine yatay organizasyonu gerektirme: Organizasyonda süreç yaklaşımıyla faaliyetleri gruplandırırken geleneksel yönetim sisteminin etkisinde kalıp, hiyerarşik bir yapıyı gerektiren tanımlamalar yapmaktan kaçınılmalıdır. İşin yapıldığı yerde kararlar alınmalı, işin ve çıktılarının kontrolü otomatik olarak yapılmıyorsa işi yapan kişi tarafından gerçekleştirilmelidir.
3.3. Sürecin Temel Unsurları Girdi, girdiyi sağlayan tedarikçi, çıktı, çıktıları kullanan müşteri, süreç performans ölçütleri, müşteri ihtiyaç ve beklentileri ile süreç aktiviteleri sürecin temel unsurlarını oluşturmaktadır.
Girdi: Girdiler, bir sürecin üzerinde dönüşüm sağlayacağı ve katma değer yaratacağı ve dönüşüm sağlamada kullanacağı unsurlardır. Bunları üç başlık altında toplayabiliriz: Kaynak: Somut fiziksel girdiler (malzeme, para, enerji vb) Destek: Soyut hizmet girdileri. İç müşteri ilişkisi içinde gerçekleştirilen işler ( ulaşım, eğitim, beslenme) Bilgi: Kavramsal,sayısal, bilgi temelli girdiler ( müşteri beklentileri, ekonomik araştırmalar)
Çıktı: Çıktılar, bir sürecin dönüşüm sağlayarak ürettiği unsurlardır. Bunlar üç başlık altında toplanabilir: Kaynak: Somut fiziksel çıktılar ( ürün, enerji vb) Destek: Soyut hizmet çıktıları. İç müşteri ilişkisi içinde gerçekleştirilen işler. ( fotokopi, sağlık, taşıma) Bilgi: Kavramsal, sayısal, bilgi temelli çıktılar. ( ücret değerleri, üretim programı değerleri)
Tedarikçi: Girdilerinin bir veya birkaçını temin eden kişi veya kuruluşlardır. Tedarikçiler organizasyon içinden veya dışından olabilirler.
Müşteri: Sürecin çıktılarını kullanan organizasyon içinden veya dışından kişi veya kuruluşlardır.
Süreç Performans Ölçütleri: Sürecin, müşteri ihtiyaç ve beklentilerini karşılama derecesini ölçmeye yarayan göstergelerdir. (hurda oranı, zamanında teslim edilen sipariş oranı)
Müşteri İhtiyaç ve Beklentileri: Müşteri tarafından veya müşteri adına ürün veya hizmet konusunda tanımlanmış özelliklerdir.
Süreç Aktiviteleri (Dönüşüm): Süreçler, girdileri çıktılara dönüştürürler. Dönüşüm, bir eylem, bir işlem, bir hareket anlamına gelmektedir. Dönüşüm sonucunda girdilerden daha farklı, daha değerli çıktılar elde edilir. Genel olarak dört tür dönüşümden bahsedebiliriz: • Fiziksel Dönüşüm: Hammaddenin veya yarı mamulün, ilgili bilgileri kullanarak daha değerli bilgileri dönüştürmesidir. Fiziksel dönüşüm bir durum değişikliği olarak düşünülebilir. • Konumsal Dönüşüm: Bir malzemenin veya herhangi bir nesnenin bir yerden başka bir yere taşınması ve depolanması anlamına gelmektedir. • Değersel Dönüşüm: Değer ile ilgili bir dönüşümdür. Örneğin bankacılık, sigortacılık değersel dönüşüm sağlayan süreçlerdir. • Bilgisel Dönüşüm: Verilerin azaltılması, çoğaltılması, birleştirilmesi, değiştirilmesi yoluyla daha anlamlı çıktı olarak üretilir. Eğitim süreci bilgisel dönüşüm için uygundur.
Sürecin sesi (Sürecin performansı)
Müşterinin sesi ( müşteri beklentileri/ihtiyaçları)
---------------------------------
--------------------------------- Şekil 10: Süreçlerin sahip olduğu ortak özellikler
3.4. Süreç Hiyerarşisi Süreç hiyerarşisi, süreçlerin dikey ilişkilerinin derinliklerini tanımlar. Hiyerarşideki üst düzey süreçler, hiyerarşideki alt düzey süreçleri kapsarlar. Süreçler küçük ve basit olabileceği gibi geniş kapsamlı ve karmaşık olabilirler. Bir fonksiyonun içinde başlayıp biten süreçler olabileceği gibi, ürün ve hizmet yaratan tüm zinciri kapsayan süreçler de olabilir. Süreçler büyüdükçe bir fonksiyon sınırını aşıp, fonksiyonlar arası ve hatta şirketler arası niteliğe bürünürler. Bu nedenle, bir organizasyondaki süreçler en üsten en alta doğru, bileşenlerine ayrılarak hiyerarşik olarak sınırlanırlar. İşler kümesini içinde bulunduğu daha büyük bir grup içindeki yeriyle ilişkili olarak incelenmekte bunun alt proses adı verilen daha büyük bir alanın bir parçası olduğunu görülebilir ve daha da genelleştirirsek birbiriyle ilişkili alt prosesler ve yine birbiriyle ilişkili ana prosesler de toplam bir üretim sistemini meydana getirdiğini görebiliriz. Ana proseslerin alt proseslerin işlerin ve görevlerin oluşturduğu hiyerarşik sistemi göstermektedir. O zaman, bir ana proses bir imalat sisteminin alt sistemi veya bileşeni olarak düşünülebilir. Sırasıyla ona prosesler çeşitli sayıdaki alt proseslerden alt prosesler de değişik sayılardaki işlerden meydana gelmektedir. Günümüzde ana proseslerin büyük kısmı oldukça karmaşık yapılara ve çok sayıda alt proseslere sahip olup, organizasyon içerisinde yer alan fonksiyonel bölümlerin çoğuyla etkileşim halindedir. Bu tür proseslere bazen çapraz-fonksiyonel (cross-functional) prosesler olarak adlandırılabilmektedir. Örneğin, bir imalat şirketinde gelen siparişlerin ve işlenmesi, bu firmanın pazarlama prosesinin bir alt süreci olarak görülebilir. Siparişin alınması, işleminde yer alan fonksiyonlar yalnızca satış işlemleri olmakla kalmayıp bileşim sistemi, üretim planlama ve kontrol ve alıcılar hesapları gibi fonksiyonları da ilgilendirdiğinden, bu işten çapraz-fonksiyonel bir alt prosestir. Pratikte alt prosesleri prosesler olarak adlandırılmaya yönelik bir eğilim söz konusudur. Bu belirli bir işin referans olarak alındığından böyle olmaktadır. Örneğin, bir kontrolün yaptığı işlerin toplamının bir süreci teşkil ettiğini ve bu işlerin diğer bileşenlerinin de bir alt süreci oluşturduğunu düşünebilir. Diğer yandan da bu bileşenlerden birinin sorumlusu olan yönetici kendi yaptığı işi bir proses olarak görebilir.
Süreç hiyerarşisi 4 seviyede tanımlanmaktadır. Ana süreçler: Ana süreçler, içinde bulunulan endüstriyel sektör ve iş alanında, rekabette üstünlük ve başarı sağlanabilmesi için kritik niteliğe haiz süreçlere verilen addır. Sürecin iş sonuçları üzerinde direkt etkisi olan ve stratejik öneme sahip üst seviyede süreçlerdir. (Örnek:Pazara sunma ana süreci)
Süreçler: Ana süreçleri oluşturan ve birbirleriyle etkileşimde olan süreçlerdir. (Örnek:Pazar araştırma süreci, Pazarlama süreci, Satış süreci) Alt süreçler: Süreçleri oluşturan ve iki veya daha fazla fonksiyonu ilgilendiren faaliyetlerdir. (örnek:Satış süreci; satış bütçesinin yapılması, siparişlerin alınması ve satışın gerçekleştirilmesi alt proseslerini içerir.)
Süreç aktiviteleri: Aynı fonksiyon içinde veya birkaç kişi tarafından gerçekleştirilen ve alt süreçleri oluşturan faaliyetlerdir. (Örnek:Siparişlerin alınması alt süreci; müşteri taleplerinin gözden geçirilmesi ve siparişlerin sisteme girilmesi proses aktivitelerini içerir.)
Kritik Süreç
Süreç
Alt Süreç
İşlem
Şekil 11. Süreç hiyerarşisi
3.5. Süreç Yönetimi Nedir ve Hedefleri Nelerdir? Süreç yönetimi, müşteri ihtiyaçları ve taleplerine dayanarak anahtar süreçlerin değerlendirilmesi, analizi ve performansın artırılması için yeni süreç tasarımını içeren sürekli bir metodolojidir. Süreç yönetiminin hedefi genellikle yeni bilgi ve kaynakları kullanarak veya önceki var olan kaynakları yeni bir şekilde kullanarak, bir organizasyonun daha etkin, daha verimli, daha uyumlu, daha yüksek kapasitede ve daha kısa sürede faaliyet göstermesini sağlamaktır. Şimdi bu kavramları ele alalım: • Etkinlik: Süreç çıktılarının müşteri taleplerini karşılama yeteneği • Verimlilik: Çıktıların, bu çıktıları üretmek için kullanılan girdilere oranıdır. • Uyumluluk: Süreçlerin değişen müşteri taleplerini karşılama yeteneği • Kapasite: Sürecin ortaya koyduğu kapasite • Çevrim Süresi: Sürecin girdiyi çıktıya dönüştürmesi için gereken zaman Yukarıdaki kriterlerle sağlanacak gelişmeler ile müşteri memnuniyeti, maliyet avantajı ve değer zinciri sağlanır. Böylece müşteri memnuniyetleri artacak, yapılan işlere ait aktiviteler değer katan ve değer katmayan olması açısından düşünülerek değer katmayanların elimine edilmesi sağlanacak, bu da kaynakların doğru kullanımını sağlayacak ve maliyetleri düşürecektir. Proses yönetiminin prensipleri köklerini iyi yönetilen üretim proseslerinin özelliklerinden olmaktadır. Süreç Yönetiminin aşamaları süreç değerlendirme, süreç analizi ve süreç geliştirmedir. SÜREÇ YÖNETİMİ
Şekil 12: Süreç Yönetimi aşamaları 3.6. Süreçlerle Yönetim ve Organizasyonel Yapı Süreç yönetimi, süreçleri yönetmek demektir. Süreçlerle yönetim ise, yönetim işini süreçlerle, yani süreçlere odaklanarak yapmak anlamına gelmektedir. Süreç yönetimi bir yönetim tekniği olarak kabul edilebilir. Hem geleneksel hem de yeni yönetim yaklaşımları kapsamında uygulanabilir. Süreçlerle yönetim ise yönetim anlayışını, bir yönetim yapısını ifade etmektedir. Bu anlayışın uygulanabilmesi, yeni yönetim ilkelerine uygun bir yapısal dönüşümü gerektirmektedir. Ancak, süreçlerle yönetim anlayışına geçebilmek için, süreç yönetimi aşamasından geçmek, yani süreçlerin etkin bir şekilde yönetiliyor olması zorunludur. Bu bakış açısı altında süreç yönetimini süreçlerle yönetimin bir aşaması olarak düşünebiliriz .
Süreç Yönetimi Süreçlerle Yönetim
Şekil 13: Süreç Yönetimi ile süreçlerle yönetim arasındaki ilişki
Süreçlerle yönetim, fonksiyonel departmanların yerine süreçlerin ve departman yöneticileri yerine süreç sahiplerinin olduğu yönetim anlayışıdır.
DEPARTMANLAR AR-GE Üretim İK Finans Pazarlama S Yeni Ürün Ü geliştirme R E Sipariş Ç L Tedarik E R Satış sonrası hizmet
Şekil 14: Fonksiyonel departmanların yerini süreçler alıyor.
Fonksiyonel bazlı örgütlerde tüm çalışmalar bağlı olunan fonksiyon içinde başlatılmakta, geliştirilmekte, desteklenmekte ve odaklaşmaktadır. Genellikle yöneticiler kendi performansı ve yönetimi ile ilgilenmekte, hiç kimse sürecin tümünü sahiplenmemekte ve sorumluluğu yüklenmemektedir. Süreçler, fonksiyonların sınırlarını aşmaktadır. Fonksiyonlar dikey, süreçler yataydır. Yani, bir sürecin sadece o fonksiyon dahilinde optimize edilmesi ve bunu gerçekleştirirken fonksiyonun önündeki ve arkasındaki kısımların göz önünde bulundurulmaması ve etkilerinin hesaplanmaması bütünüyle sürecin daha kötü işleyişine sebep olabilir. Geleneksel organizasyonlarda karşılaşılan bir diğer eksiklik, hedefin sadece o fonksiyon içindeki işlerin tamamlanması olmasıdır. Bütünsel bir süreç hedefinin olmaması da fonksiyonlar arası bariyerlerin oluşmasına ve işlerin ilerleyişinde ara stokların oluşmasına yol açar. Bir sürece katılan insanlar kendi birimlerine doğru içe ve patrona doğru yukarı bakıyorlar, ama hiçbirisi dışarıya yani müşteriye bakmıyor. İşleri uzmanlaştıran ve süreçleri parçalara bölen klasik iş yapıları organizasyondaki yenilikçi hareketleri ve yaratıcılığı bastırıyor. Uzmanlaşmış yapılar, pazardaki değişimlere tepki vermekte yetersiz kalıyor. Süreçlerin parçalara ayrılması, bunların tekrar birleştirilmesi için yapıştırıcılara (denetimci, kontrolör, yetkili, müdür) ihtiyaç duymaktadır. Bu da genel giderleri artırmaktadır. Süreç odaklı yönetimin sonuçları şu şekilde olacaktır • İş birimleri işlevsel bölümlerden süreç ekiplerine değişir. • İşler basit görevlerden çok boyutlu işlere değişir. • İnsanların rolleri değişir - kontrol edilenden yetkilendirilene • İşe hazırlanma değişir - yetiştirmeden eğitime • Performans ölçüm ve ücret politikalarında odak noktası değişir - faaliyetten sonuçlara • İlerleme kriteri değişir - performanstan yeteneğe • Değerler değişir - koruyucudan üretkene • Yöneticiler değişir - amirden antrenöre • Organizasyonel yapı değişir - hiyerarşiden sadeliğe • Üst düzey yöneticiler değişir - skor tutucudan lidere
4. SÜREÇ DEĞERLENDİRME 4.1. Süreçlerle İlgili Bilgi Toplama Bir sürecin geliştirilmesi isteniyorsa, mevcut sürecin tanımlanması gerekir. Eğer şirket, mevcut sürecin işleyişi hakkında hiçbir bilgiye sahip değilse süreci nasıl geliştireceğini ve hangi girişimlerde de bulunması gerektiğini belirleyemez. İş süreçleri iki şekilde dökümante edilebilir: 1. her bir spesifik alt süreçlerin dökümante edilmesi, incelenmesi 2. tüm sürecin bir kerede incelenmesi Tüm süreci incelemenin temel amaçları şunlardır: • Süreç takımının tüm sürecin içeriğini anlaması, faaliyetlerin sonuçlarını görmesi açısından önemlidir. • Sürecin eğilimi ve sınırları belirlenir. • Ana süreçten hareketle daha spesifik problemlere ulaşılabilir. Bu yaklaşım oldukça pratik olup, özellikle en başta tüm süreçlerin detaylı bir analizi gerekli değildir. Sürekli değişen iş süreçleri için de bu yaklaşımın kullanılması daha uygundur. İkinci yaklaşımda ise alt süreçlerin tanımlanması söz konusudur. Burada tüm alt süreçlerin incelenmesi mümkün olmamakla birlikte en önemli olanlar esas alınır. Avantajları: • Pek çok çalışanın bu çalışmaya katılmasıyla geliştirme motivasyonun sağlanması açısından önemlidir. • Spesifik alanlarda iyileştirme yapma ihtiyacı doğabilir. • Alt süreçlerin incelenmesiyle bu alt süreçlerin geliştirilmesi mümkün hale gelir.
4.1.1. Kritik İş Süreçlerinin Belirlenmesi Süreç takımları oluşturulmadan önce üzerinde çalışılacak kritik sürecin belirlenmesi gerekir. Organizasyonun kritik süreçleri, organizasyonun misyonuyla birebir ilişkili olmalıdır. Bu süreçler organizasyonun amaçlarının bir ifadesidir. Süreç hiyerarşisi dikkate alınarak süreçlerin sınırları belirlenir. Sınırları belirlenmiş iki süreç farklı takımlara verilerek, bu takımlar arasında doğabilecek çatışmalar engellenmiş olur. Süreçlerden hangisinin kritik süreç olarak seçileceği konusunda dikkate alınması gereken husus, stratejik hedeflerin başarıya ulaşmasında hangi süreçlerin etkisinin yüksek düzeyde olduğudur. Bu amaçla da katma değer, karlılık, marjinal maliyet ve duyarlılık analizlerinin yapılması gerekir. Dolayısıyla başarı faktörlerini doğrudan etkileyerek iş sonuçları üzerinde büyük ağırlığı olan süreç ana süreçtir. Öncelikli amaç, süreç yönetimine geçilecek süreçleri belirlemektir. Ancak bir örgütte yüzlerce süreç yer almaktadır ve bu süreçlerin tümü aynı önemde değildir. Bunların içinden “önemli” olanlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu amaçla da önem farklılıklarını ortaya koyacak kriterler tanımlanmalıdır. “Önem” kavramı değişken ve göreli bir kavramdır. Yani değişik dönemlerde, değişik nedenlerle önem kavramı buna bağlı olarak da kriterler ve süreçler farklı olacaktır. Kriterlerin belirlenmesinde dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, süreçlerdeki sorunlara değil, genel ilerleme yönüne ve fırsatlara odaklanarak, genel geçer ilkelere uyum göstermektir. Bu kriterlerin bazılarını şöyle sıralayabiliriz: • Açıklık, belirlik, tanımlanabilirlik • Stratejilere uygunluk • Uygulanabilirlik • Ekonomiklik, yüksek katma değer üretmek • Ölçülebilirlik • Geliştirmeye açıklık • Esneklik Bu kriterlerin sayısı daha da artırılabilir. Ayrıca bunlar örgütten örgüte de farklılıklar gösterebilirler. Kriterleri belirlemenin bir amacı da süreçleri geliştirmek olabilir. Bu durumda süreçlerin iyileştirmeye açık alanlarına yani sorunlara odaklanmak gerekecektir. Bu durumda aşağıdaki kriterler örnek alınabilir: • Dış müşteri şikayetleri • İç müşteri şikayetleri • Yüksek maliyetler • Uzun süreli çevrim • Daha iyi kıyaslama örnekleri • Kullanılabilir yeni teknolojilerin varlığı Süreç değerlendirme kriterlerini belirlemenin amaçları değiştiğinde, kriterler de farklılaşacaktır.
4.1.2. Süreç Sahibinin ve Süreç Takımının Belirlenmesi Karmaşık süreçlerde genellikle süreç sahibi belirsizdir. “bu benim sorumluluğum değil” cümlesi süreçleri sahiplenmenin kaçınıldığının en temel göstergesidir. Sahiplikteki belirsizlik, sürecin müşkülatının, organizasyon yapısının, kültürün ve yönetim şeklini bir fonksiyonudur. Süreç yönetiminin, ilk hükmü süreç sahibinin belirlenmesidir. Süreç sahibi bir dizi faaliyetlerin sorumluluğunu, mesuliyetini almaktadır. Açık olarak belirmek gerekirse süreç sahibi, sürecin izlerliğinden ve performansından sorumlu, yapma, denetleme, değiştirme yetkisine sahip kişidir. Süreç sahibi, fonksiyonlardaki değişikliklerin uygulayıcısıdır. Süreç sahibi, sürecin organizasyondaki “sesi”dir. Süreç sahibinin belirlenmesinin süreç yönetimi açısından önemi şu nedenlere bağlıdır: Hataların düzeltilmesi ve sürecin iyileştirilmesi için gerekli sorumluluğu belirlenmek Sorunların çözümlenmesini sağlamak Yetkisel sorunları çözümlenmek Değişiklik yapmak için yetki vermek. Süreç sahibi, maliyet ve denetleme, program, kalite, verimlilik ve tasarım sorunlarından dolayı değiştirme yetkisine sahiptir. Süreç sahibi seçiminde dikkat edilecek husus, seçilecek kişinin süreci, büyük resmin bir parçası olarak görebilecek, süreci etkileyebilecek ve gelişim planını kabul ettirebilecek bir yetkiye, yeteneğe sahip olmasıdır. Süreç sahibi sürecin başından sonuna kadar sorumlu olan kişidir. Süreç sahibinin belirlenmesinde genellikle seçilen süreç üzerinde en çok sorumluluk alanına sahip olan kişi süreç sahibi olarak seçilir. Süreç sahibi, kritik sürecin belirlenmesi ve sınırların belirlenmesinden sonra seçilmesi gerekir. Süreç sahipliğinin belirlenmesi faaliyetleri, sürecin gelişimini garantilemez. Bunun için süreç sahibinin, seçilecek süreç takımıyla uyumlu bir şekilde geliştirilen yeni süreci uygulaması gerekir. Pek çok süreç takımı, problemi analiz etmekte ve tavsiye verebilmekle beraber, süreci değiştirmek için yeterli yetki ve gücü kendilerinde bulamazlar. Süreç sahibinin belirlenmesi ve gereken yetkinin verilmesi ile süreç takımının güvenirlilik ve uygulama hızı artacaktır. Süreç sahipliği uygulaması, organizasyonda çok seviyeli hiyerarşik yapıdan yatay yapılanmaya geçişte bir araç olarak değerlendirilmeli ve fonksiyonel liderler süreç sahibi yapılmalıdır. Süreç sahibi, kendi sorumluluğuna verilen süreci inceledikten sonra bu süreç üzerinde süreç yönetimi uygulaması yapacak olan ekibi belirler. Süreç yönetimi projesinin başarıya ulaşmasının en temel kriterlerinden biri süreç takımıdır. Sürecin üstünlüğü, karmaşıklığı, fonksiyonel görevlerin fazlalığı, organizasyon kültürünün değişime olan etkisi gibi faktörler proje takımının niteliğini, kimlerden ve kaç kişiden oluşması gerektiğini belirleyecektir. Bir iki departmanı içeren ve düşük seviyede bir süreç için üç veya dört kişiden oluşan bir takım yeterlidir. Fakat pek çok departman içeren ve organizasyonun başarıya ulaşmasında önemli bir etkiye sahip olan bir süreç için 10-12 kişiden oluşan bir proje takımının oluşturulması gerekir. İlk durum için proje takımı zamanının bir bölümünü proje çalışmalarına ayırırken ikinci durumda takım zamanının tümünü projeye adar. Eğer proje büyük ve süreç değişiklikleri oldukça karmaşık ve zor ise bu proje birden fazla takım arasında bölüştürülebilir. Böylece bir takım yerleştirme aşamasıyla uğraşırken diğer bir takım yapısal değişiklikler ile ilgili sorumluluğu üstlenir. Proje takımının seçimi ve hazırlanması Proje takımının seçiminde dikkatli davranılması gerekmektedir. Seçim sırasında herbir takım üyesinin sahip olması gereken roller tanımlanıp sorun çözme yeteneğine sahip olup olmadığına dikkat edilir. Proje takımında herkes problem çözümü için farklı yaklaşımlarda, farklı bakış açılarına sahip olmaları gerekir. Süreç sahibi, süreç takımını oluşturma görevini üstlenmektedir. Süreç takımı oluşturulduktan sonra süreç ekibindeki üyelerin sıkı bir eğitim almaları ve rollerini iyice anlamaları gerekir. Sahip oldukları deneyim doğrultusunda kimileri sorularla süreci anlamaya çalışacak, kimileri ise süreç yeniden yapılandırmanın temel faydaları hakkında bilgi alma ihtiyacı duyacaktır. Takım, belirlenmiş bir projede çalışmak üzere projenin gerektirdiği çeşitli disiplinlerin, değişik eğitim, bilgi, beceri ve görüşe sahip kimselerin ortak bir amaca ulaşmak üzere bir araya gelmesiyle oluşmuş bir topluluktur. Takım çalışmalarında etkili sonuçlar sistematik bir yöntemin uygulanması ile alınabilir. İzlenecek yöntem şu adımları içerir. Bir takımın oluşumunda 4 önemli aşama bulunur : Formasyon, bocalama, uzlaşma, uygulama Aşama 1: Formasyon Takım ilk oluştuğunda takım üyeleri havuz kenarındaki çekingen yüzücülere benzerler. Bu aşamada üyeler oldukça sinirli, resmi fakat ürkek ve dikkatli bir davranış biçimi sergilerler. Formasyon bireysel kişiliklerden takım kişiliğine doğru geçişin başladığı bir andır. Liderin tutum ve davranışları ile yol göstericiliği formal veya informal olarak sürekli izlenmektedir. Bu aşamada hakim olan temel duygu ve davranışlar ise şöyle olabilir; a) Duygular Heyecan, bekleme ve iyimserlik Proje için seçilmiş olmanın gururu Proje bilgi ve tecrübelerden dolayı yapacakları katkının sabırsızlığı. Peşin hükümler Şüphe, korku, sonuca ilişkin merak duygusu b) Davranışlar Hedefin derhal belirlenmesi ve nasıl yapılacağının şekillendirilmesi teşebbüsleri. Grup davranışlarının analizi, kabul edilebilirlikleri ve bunlara çözüm getirme girişimleri. Hangi bilgilerin toplanması gerektiğine karar verme istekleri. Konu, sorunlar ve çözümlerle ilgili kibirli, heyecanlı tartışmalar; sessiz kalan diğer üyeler. Temel sorunlardan sapmalar. Konuyla ilgili olmayan şeylerin kıyasıya tartışılması. Organizasyon, engeller vb. konulardaki şikayetler.
Aşama 2: Bocalama Takımlar için en güç aşamadır. Bu aşamada takımlar önlerinde uzayıp giden iş yükü hakkında çok daha gerçekçi bilgilere erişmişler ve muhtemelen panik aşamasına gelmişlerdir. Onları suda boğulmamak için çırpınan acemi yüzücülere benzetebiliriz. Artık proje onların başlangıçta ümit ettiklerinden çok daha değişik bir çehreye bürünmüş, takım içinde hoşnutsuzluklar, suçlamalar başlamış ve şevk kaybolmaya yüz tutmuştur. İlerlemenin yavaş gitmesi şikayetleri, kararlar için yeterli bilimsel kanıtların olmayışı, yapılması gereken işlemler için tartışmalar, kişisel bilgi, tecrübe ve yeteneklerin dışında hiçbir şeye itibar etmeme gibi direnişler bu aşamanın tipik davranışlarıdır. a) Duygular Göreve karşı sadece kendilerinde uygun, rahat, kullanılabilir yaklaşımlardan başkasına karşı direnişler Takım hakkında projenin başarısı bakımından keskin düşünce değişiklikleri b) Davranışlar Çoğunlukça "temel neden" olarak benimsenmiş olmasına rağmen sürdürülen tartışmalar Rekabet ve savunma mekanizmalarının harekete geçirdiği davranışlar - taraf tutma Proje ve takım seçimine ilişkin önyargıların açığa çıkartılması, eleştirilmesi Gerçekçi olmayan hedefler için baskı. aşırı iş yükünden kaçınma istekleri Tansiyonu arttırıcı, tutarsız, iğneleyici davranışlar Aşama 3 : Uzlaşma Takım çalışmaları sürdükçe üyeler birbirleriyle çalışmaya daha çok alışacaklardır. Başlangıçtaki katı, rekabetçi tutum ve davranışlar yavaş yavaş yerini uzlaşmaya terkedecektir. Takım bu aşamada su yüzünde kalabilmek için birbirlerine destek veren yüzücüler gibi tanımlanabilir. Artık takıma özgün yazılı olmayan kurallar zinciri yürürlüğe girmekte duygusal çelişkiler yerini işbirliğine bırakmakta, üyelerin takım içinde üstlendikleri roller şekillenmeye başlamaktadır. a) Duygular Yapıcı eleştiriler getirebilme yeteneği Takım elemanlarının kabulü Her şeyin çözülebileceğine dair güven duygusu b) Davranışlar Uyumu bozmaktan kaçınan, tartışmalara yol açmayacak davranış, konuşma biçimleri Takım dinamiklerinin, şahsi problemlerin üzerine yapıcı bir yaklaşımla gitme, dostça arkadaşça yaklaşımlar Ortak takım ruhu ve hedeflerin belirlenmesi Takım çalışma kurallarının ve sınırların belirlenmesi ve bunların kabulü - uyulması Aşama 4: Uygulama Birbirlerinin güçlü ve zayıf noktalarının belirlenmesi ve kabulü ile olgunluğa ulaşan takım artık sorunları belirleme, irdeleme, çözüm önerileri üretebilme ve uygulamaya koyabilme konularında başarılı bir icraat yapabilecek aşamaya gelmiştir. a) Duygular Birbirleriyle olan ilişkileri olgunluğa ulaşmış kimselerin yapıcı düşünce ve yaklaşımları Takım başarılarından dolayı gururlanma b) Davranışlar Yapıcı yönde davranış değişiklikleri Takım olarak çalışmayı bozabilecek davranışlardan belirgin kaçışlar, önleme çabaları Takım çalışmalarına artan miktarlarda katılım. Bütünleşme Başarılı takım çalışmaları reçetesi 1. Net, açık ve üzerinde uzlaşılmış takım hedefi 2. Geliştirme/proje planı 3. Açık seçik tanımlanmış roller 4. İyi iletişim 5. Yararlı takım davranışları 6. İyi tanımlanmış karar yöntemleri 7. Dengeli katılımlar 8. Deklare edilmiş çalışma kural ve kaideleri 9. Takım dinamiği , roller konularında ön bilgiler 10. Teknik, bilimsel disiplinli yaklaşımlar. Seçilecek süreç sahibi ve belirlenecek olan süreç takımına üst yönetim tarafından yeterli destek verilmelidir. Üst yönetim, takıma kendini kanıtlayabilmesi için fırsatlar yaratmalı, takımda işi sahiplenme hissi yaratmalıdır. Bu da yönetimin takımın süreç üzerinde söz sahibi olmasını sağlamasıyla mümkündür. Süreç geliştirme ve süreç yönetiminde roller ve sorumluluklar Roller Süreç Yönetimi Sorumluluklar Üst Yönetim 1. Süreç sahiplerini atar. 2. Kalıcı süreç ekiplerini belirler. 3. 4. Süreç ekibinin ölçümlerini izler ve ekibe geri bildirim verir. 5. Süreç sahiplerinden gelen problemleri çözüme kavuşturur. 6. Süreç performansını gözden geçirir. 7. Süreç iyileştirmeleri tanır/ödüllendirir. 8. Stratejik ve işlevsel değişiklikleri için akış diyagramları kullanır. 9. Bölümler arası kopuklukları giderir. Süreç Sahibi 1. Sürecin üst düzey lideri ve savunucusudur. 2. Sürecin uygun kaynaklara sahip olmasını sağlar. 3. Bölümler arası tartışmaları çözümler. 4. Süreç performansını izler ve üst yönetime raporlar. 5. Süreç iyileştirmelerin uygulanmasını izler. 6. Süreci değerlendirir. Süreç Ekibi 1. Süreç iyileştirmelerini analiz eder ve iyileştirir. 2. Değişiklikleri yapar veya önerir. 3. Bölümler arası konuları süreç sahibine iletir. 4. Süreç iyileştirmelerini uygular. 5. Süreç performansını izler ve problemleri giderir. 6. Ölçümlerdeki gelişmeleri izler ve öneriler getirir. Süreç lideri 1. Ekip toplantılarını idare eder. 2. Süreç sahibiyle sürekli ilişkide olur. Tablo 1: Süreç Yönetiminde roller
|