Bedava Ödev İndir > Akademik-Üniversite Kaynaklar > Maliye Kaynaklar > YOLSUZLUKLA MÜCADELE PAKETİ

Reklamlar

Sayfa: 1
  Yazdır  
Gönderen Konu: YOLSUZLUKLA MÜCADELE PAKETİ  (Okunma Sayısı 817 defa)
Mart 30, 2008, 13:34:17 ÖS
Abruzzi
Çalışkan öğrenci
****

Rep +7/-0
Mesaj Sayısı: 1031



Üyelik Bilgileri
« : Mart 30, 2008, 13:34:17 ÖS »

Yolsuzlukla mücadele paketi

a.      Tanımı

Yolsuzluk, "kamu gücünün özel çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanılması" olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre, yolsuzluk olayında kamu gücünü kullanan kişinin yetkili olması (yetki öğesi) ve yasalara aykırı olarak özel çıkar sağlaması (çıkar öğesi) gerekmektedir.  Bu çıkar rüşvet olabileceği gibi, kamu kaynağının kötüye kullanılması şeklinde de olabilir.

Rüşvetle birlikte ele alınan yolsuzluğun bir diğer özelliği de, karmaşık bir yapı sergilemesidir. Yolsuzluğa kaynaklık eden ilişkinin gizlenmesi, işlemlerin yasalara uydurulma çabası, çıkar sağlayanların etkinliği ve bulundukları konumlar, bu karmaşık olguyu çoğu kez çözmemizi zorlaştırır.

Burada belirtilmesi gereken bir diğer husus da, yolsuzluğun belgeli olduğu gerçeğidir. Çünkü yolsuzluk bir kamu kaynağının kullanımı ile ilgili olduğundan, bürokrasinin bu kaynak kullanımını belgelendirmesi gerekmektedir. Ancak buradaki belgelendirme, aynı zamanda "yolsuzluğu peçeleme" amacı taşımaktadır. Yolsuzluk olgusunun karmaşık bir yapı sergilemesi de bu özelliğinden kaynaklanmaktadır.

Öte yandan yolsuzlukla mücadele salt polisiye bir olay olarak görülmemelidir. Uluslararası ilişkilerin gelişmesi, ekonomik ilişkilerin de karmaşık bir yapı sergilemesine yol açmıştır. Bu karmaşık ilişkileri sağlıklı tahlil edecek uzmanların sadece maliyede değil, yolsuzlukla mücadele edecek olan poliste de, yargıda da olması gerektiği açıktır.

b.      Nedenleri

1.      Gözü doymaz bazı işadamları ile kötü niyetli ve ahlaksız bazı bürokratların ve bazı siyasilerin yasalara aykırı biçimde bir çıkar birliği oluşturmaları

2.      Bu işbirliğinin sonucu olarak, "devleti soyarak iş yapma alışkanlığını" meslek edinen bir kültürün bazı çevrelerde yerleşmesi ve yaygınlaşması

3.      Devletin kaynaklarını çıkar aracı olarak gören bu çevrelerle, bürokrasinin içli-dışlılığı - karşılıklı çıkar birlikteliğine yönelik ilişkiler

4.      Siyasetin kamu adına, kendisinin çözmesi gereken bazı işleri, yasadışı faaliyetleri meslek edinen gruplara - çetelere ihale etmesi - çözüm yolunu yer altı dünyasında araması   

5.      "Bugün git yarın gel" anlayışının egemen olduğu bürokrasi

6.      Farklı yorumlara yol açan - açık olmayan - yasalar  ve hukuk kuralları (mevzuat)

7.      Kamunun saydam olmaması

8.      Siyasal partilerin finansman arayışları - Siyasal partilerin mali açıdan saydamlaşmaması, yeterince denetlenememesi

9.      Politika yapmanın pahalı maliyeti - Politikacının kaynağı açıklanmayan seçim harcamaları

10.  Kamuda düşük ücret politikası ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan, beceri düzeyi düşük memur çalıştırılması

11.  Ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan para cezaları

12.  Yolsuzluğa karşı sağlıklı bir toplumsal kültürün oluşmaması,  toplumun duyarsızlığı

13.  Kayıtdışı ekonominin varlığı - etkisi ve yüksek gücü

14. Yasaların yetersizliği, yargının ağır çalışması, yolsuzluk ve rüşvet olaylarını kovuşturmada yetersizlik,

c.       Yolsuzluğun Boyutları

Türkiye yukarıda sayılan ve yolsuzluğun kaynağını oluşturan nedenleri, birebir yaşayan bir ülkedir. Dolayısıyla yolsuzluk olgusundan en ağır biçimde etkilenen ülkelerden birisidir. Nitekim Uluslararası Saydamlık Örgütünün derecelendirmesinde de oldukça kötü bir notu bulunmaktadır. Konuya bu açıdan bakıldığında yolsuzluğun boyutlarının hiç de küçümsenmeyecek tutarlara ulaştığı söylenebilir. Yolsuzluğun boyutlarının özellikle 1985 sonrası yoğunlaştığı ve dolayısıyla  toplumsal yozlaşmaya ortam hazırladığı bilinmektedir.

1985 sonrası kamuoyuna yansıyan bazı büyük yolsuzluk olaylarını şöyle sıralayabiliriz:

1.      Hayali İhracat Skandalları (1985 - 2001)

2.      İsmail Özdağlar Olayı (bir denizcilik şirketinden rüşvet istenmesi ve bunun bir teyp bandıyla saptanması)

3.      Jaguar Olayı (Dönemin Başbakanının kızı ve damadına jaguar otomobil hediye edilmesi)

4.      Karayollarında Yapılan Yolsuzluklar (Usulsüz ihaleler yapılması ve dönemin Karayolları Genel Müdürünün mahkum olması)

5.      İstanbul Bankası Yolsuzluğu (İstanbul Bankasının içinin boşaltılması ve daha sonra Ziraat Bankasının bünyesine alınması)

6.      Hisarbank Yolsuzluğu (Hisarbank'ın içinin boşaltılması ve daha sonra bu Bankanın Ziraat Bankası bünyesine alınması)

7.      Civangate Skandalı (Emlakbank Genel Müdürü Engin Civanın, Selim Edes'ten rüşvet alması ve bunun yargıya yansıması)

8.      Tofaş İhalesi Skandalı (Tofaş'taki kamu hisselerinin satışı dolayısıyla açılan ihale zarfının yasal usullere aykırı olarak dönemin Başbakanın konutunda açması)

9.      Bosna Yardımı Skandalı (Yurtdışında Bosna'ya yardım için toplanan paraların özel çıkarlar için kullanılması ve bir siyasal partinin bu yardım paralarını kullanması konusu)

10.  Turban Olayı (Dönemin Genel Müdürü Ömer Bilgin'in Turban A.Ş.'de yaptığı yolsuzluklar ve kamu kaynaklarının sahte belgelerle çekilmesi)

11.  Yat Sandalı (Dönemin Başbakanının eşi, Özer Çiller'in yatlarının bakım ve onarımını bir kamu kuruluşu olan TÜRBAN'a yaptırması)

12.  Türkiye Kalkınma Bankası Yolsuzluğu (Usulsüz krediler açılması ve dönemin Genel Müdürünün mahkum olması)

13.  İlksan Skandalı (İlkokul öğretmenlerinin kurdukları bu Sandıkta biriken paraların dönemin Başbakanınca yapılan yönlendirme sonucu belli kişilere kullandırılması)

14.  İski Skandalı (İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki bu kuruluşun kaynaklarının dönemin Genel Müdürünce çıkar amaçlı olarak kullanılması ve Genel Müdür Ergun Göknel'in mahkumiyeti)

15.  Meclisteki Sağlık Skandalı ( TBMM doktoru Levent Burak Yıldız'ın, bazı sağlık kuruluşlarınca TBMM'nin soyulduğunu açıklaması ve protesto amacıyla görevinden istifa etmesi)   

16.  TYT Bank Olayı (TYT Bank'ın içinin boşaltılması ve mudilerin mağdur olması)

17.  İmpeks Bank Olayı (Bankanın içinin boşaltılması ve mudilerinin mağdur edilmesi)

18.  Bankerlik Skandalları (-Binlerce yurttaşın birikimleri bankerler aracılığı ile hortumlanmış, yurttaşların birikimlerine bankerler adeta el koymuşlardır. Yargılanan bankerlerden, sadece Banker Yalçın mahkum olmuş ve uzun süre hapiste yatmıştır-)

19.  Türkbank Olayı (Yer altı dünyasının ünlü adamı Çakıcı'nın bankayı pazarlaması)

20.  Mercümek Olayı (Yurtdışında toplanan ve şeriat yanlılarının destek verdiği paraların yurt içinde, siyasal bir partinin seçim masrafları olarak kullanılması)

21.  Kuşadası'ndaki Pelister Çiftliği Skandalı (Dönemin Başbakanının Kuşadasında aldığı çıftliği, kamuoyundan gizlemek amacıyla, Tapuda yardımcısı adına yaptırması ve bunun daha sonra kamuoyuna yansıması)

22.  Örtülü Ödenek Skandalı (Dönemin Başbakanının, seçimlerde partisinin desteklenmesi amacıyla örtülü ödeneği dolandırıcılara  kullandırtması - Parsadan olayı)   

23.  Meclisteki Koltuk Yolsuzluğu (TBMM Genel Kurulunun yeniden yapılması sırasında başta koltuklar olmak üzere, pek çok alanda yapılan yolsuzluklar, dönemin Meclis Başkanına bir inşaat firmasınca sağlanan ayrıcalıklar)

24.  Susurluk Olayının Ortaya Çıkardığı Karanlık İlişkiler (Devletin çözmesi gereken bazı işleri çetelere ihale etmesiyle başlayan süreç... Bu süreçte devlet içindeki çetelerin uyuşturucu ticaretine başlamaları)

25.  Kamu Bankalarındaki Büyük Yolsuzluklar  (Türkiye Halk Bankası - Ziraat Bankası ve Türkiye Emlak Bankasınca, politik baskılar sonucu açılan ve geri dönmeyen milyarlarca dolarlık krediler)

26.  Gülay Aslıtürk'ün Şişli Belediyesindeki Yolsuzlukları (Şişli Belediye Başkanının bir iş adamıyla çıkar ilişkisine dayanan ve sonu evliliğe kadar giden ilişkileri. Soygunun boyutunun ortaya çıkmasıyla birlikte Şişli Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk'ün yurtdışına kaçışı. Ayrıca Gülay Aslıtürk'ün eşi Orhan Aslıtürk'ün firmalarında ortaya çıkarılan büyük naylon fatura yolsuzlukları)

27.  İnterbank'taki Yolsuzluklar (İnterbank'ın içinin boşaltılarak, eski Bakan Cavit Çağların Nergis Grubuna trilyonlarca liralık usulsüz kaynak aktarılması)

28.  Deprem Sonrası Ortaya Çıkan Kızılay Skandalı (Kızılay kaynaklarının savurganca kullanılması ve buranın bir aile şirketi haline dönüştürülmesi - Kızılay'daki rant kavgası halen sürmektedir.)

29.  Bedelsiz İthalat Projesi Çerçevesinde Ziraat Bankasında Yaşanan Skandallar (Türkiye'ye döviz kazandırmak amacıyla Ziraat Bankasınca Avrupa’daki kökten dinci kuruluşlara reklam verilmesi ve bu kuruluşlara büyük kaynak aktarılması)

30.  Paraşüt Operasyonu (Gaziantep ve Kilis'te bir holdingin yaptığı -muz, çay, pamuk, akaryakıt- hayali ihracat olayı)

31.  Kasırga 1 Operasyonu (Egebank'ın içinin boşaltılması ve bunun sonucu olarak Bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi)

32.  Kasırga 2 Operasyonu (Sümerbank'ın hortumlanması ve Bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi)

33.  Kasırga 3 Operasyonu (Yurtbank'ın hortumlanması ve Bankanın  Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi)

34.  Etibank’taki Yolsuzluklar (Etibank’ın içinin boşaltılarak, bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi)

35.  Bufalo Operasyonu (Türkiye'ye kaçak yollardan et sokulması ve kayıtdışı üretim yapılması)

36.  Matador Operasyonu (Urfi Çetinkaya ve adamlarının uyuşturucu ticareti)

37.  Hayal Operasyonu (Bursa'da Devlet Tiyatrosunda yaşanan skandal ve naylon fatura olayı)

38.  Sis Operasyonu (Ankara ve İstanbul'da iki holdingin yaptığı hayali şeker ihracatı)

39.  Balina Operasyonu (50 trilyon liralık bir hayali ihracat olayının Hesap Uzmanlarınca İzmir'de ortaya çıkarılması)

40. Fırtına Operasyonu (Mersin'de ortaya çıkarılan ve Serbest Bölge yöneticilerinin de adlarının karıştığı hayali ihracat olayı)

41.  Serhat Operasyonu (Kars'ta Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde ortaya çıkarılan ihale yolsuzluğu)

42.  Ahtapot Operasyonu (Antalya'da ortaya çıkarılan akaryakıt yolsuzluğu)

43.  Akrep Operasyonu (Atatürk'ün kurduğu Türk Dil Kurumunda ortaya çıkan yolsuzluklar)

44.  Beyaz Enerji ve Mavi Akım Operasyonları (Aralarında eski bir Bakanın ve bir grup TEAŞ yöneticisinin de yer aldığı enerji ihalelerinde yaşanan yolsuzluklar. Kamuoyu baskısı sonucu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer, Bakanlıktan istifa etmek zorunda kalmıştır.)

45.  Son Kredi Operasyonu (Bursa’da eski bakan Cavit Çağlar’a ait fabrikalarda ortaya çıkarılan naylon fatura yolsuzlukları)

Tüm bu yolsuzluklar sonucu, Türkiye'nin dış ve iç borçlarına eşit bir kaynağın hortumlandığı rahatça söylenebilir. Bu rakam 200 - 300 milyar dolar arasında değişmektedir. Daha açıkçası, milyarlarca dolarlık kamu kaynağı, çeşitli dönemlerde belli kişi ya da gruplara peşkeş çekilmiştir. 65 milyon yurttaştan alınan vergiler, devleti kendi gelir kapısı olarak gören 300 aileye hortumlanmıştır.

d.      Yolsuzlukla savaşımda kullanılan temel yasalar

• 765 sayılı Türk Ceza Yasasının çeşitli maddeleri (Görevi kötüye kullanma, Görevi ihmal, Evrakta sahtecilik, Rüşvet, Zimmet, İhtilas vb. suçlar)

•  19.04.1990 tarih ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasası.

•  13.11.1966 tarih ve 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Yasa.

• 29.07.1999 tarih ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası.

•  02.12.1999 tarih ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Yasa

•   1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Yasa

Ancak hukuk sistemimizin, yolsuzlukların soruşturulması konusunda yeterli olmadığı açıktır. Bu konuda da ivedilikle bir çalışmanın başlatılması ve yasal boşlukların doldurulması gerekmektedir.

e.      Yolsuzluk ekonomisini büyüten -meşrulaştıran- uygulamalar

Yolsuzluk olgusunun kurumsallaşmasına yol açan uygulamalar büyük ölçüde 1985 sonrası izlenen ekonomik politikalardan kaynaklanmıştır. Bu dönemde alınan bazı kararların temelinde kayıtdışı parayı, ekonomiye kazandırmak vardı. Ancak bu yapılırken, çetelerle, mafyayla adeta işbirliği yapılmış, bu kişilerin toplumda saygın kişiler olmalarına çalışılmıştır. Dönemin Başbakanı, eski kaçakçıların, birer işadamı olduklarını açıklamıştır. Kirli para umut olarak görülmüştür.

Yine bu dönemde, borçla devlet harcamalarını finanse etme anlayışı devleti yönetenlerce benimsenmiş, yasalara uymama adeta bir ilke olarak görülmüştür. O kadar ki dönemin Başbakanı, Anayasayı kastederek, "Anayasayı bir defa delmenin" pek de sakınca doğurmayacağını söylemek cesaretini göstermiştir.   

Bu anlayışı egemen kılmak isteyen dönemin iktidarları, hukuku da kendi anlayışlarına uydurmaya çalışmışlardır. Bu amaçla yapılan bazı düzenlemeleri ve doğurduğu sonuçları şöyle sıralayabiliriz.

1.      Bankalarda isimsiz hesap açılmasına olanak verilmesi.

2.      Merkez bankasınca yapılan altın satışlarında kimlik tespiti uygulamasından vazgeçilmesi.

3.      Hayali ihracatın bir politika olarak benimsenmesi ve bu konuda yapılan denetimlerin bir Başbakanlık genelgesiyle engellenmesi

4.      Sık aralıklarla vergi afları çıkarılması

5.      İmar aflarının kötüye kullanılması ve yozlaştırılması

6.      Yönetimin siyasallaştırılması ve politikada "ben kadromla çalışırım" düşüncesinin egemen olması ve bunun toplumca olağan karşılanmasına çalışılması

7.      Sendikasızlaştırma - Örgütlü toplum olmanın engellenmesi

8.      Emek harcamadan, üretmeden, "köşeyi dönme" düşüncesinin Kamu kaynaklarına dayandırılması

9.      Yolsuzlukla suçlananların cezalandırılmaması, dolayısıyla "yapanın yanına kar kalır" düşüncesinin topluma egemen olması

10.  Denetimin siyasal amaçlarla kullanılması - etkisizleştirilmesi

11.  "Ben zengini severim", "benim memurum işini bilir" anlayışının yaygınlaşması ve adeta kabul görmesi

12.  Paranın gücünü bütün değerlerin üzerinde görme anlayışı ve bu anlayışın doğal sonucu olarak toplumu küçük görme, aşağılama, adam yerine koymama davranışının bazı çevrelerde yerleşmesi

f.        Yolsuzlukları önlemede alınması gereken önlemler

Amaç, yolsuzluğu özendiren sistemi değiştirmektir. Bu konuda yapılması gerekenleri,

•   Siyasal

• Hukuki

•    İdari

Olarak üç ayrı başlık altında sıralayabiliriz.   

I. Siyasal Olarak Yapılması Gerekenler

1. Milletvekili dokunulmazlığı sınırlandırılmalıdır

Anayasanın, suç isnadı altında bulunan ve özellikle adı yolsuzluğa karışan milletvekillerinin yargılanmalarını engelleyen 83. maddesi değiştirilerek, milletvekili dokunulmazlığı sınırlandırılmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde yolsuzluğun siyasal ayağı ortaya çıkarılamaz. Bunun sonucu olarak da Parlamentoya karşı toplumda oluşan kuşku, parlamenterler sistemi dolayısıyla demokrasiyi yaralar, güveni sarsar. Yolsuzluktaki şeytan üçgeni olan, politikacı - bürokrat - hortumcu ilişkilerinin tüm ayrıntılarıyla sorgulanabilmesi için bu düzenlemelerin yapılması zorunludur.

Bu değişiklik önerisi kürsü dokunulmazlığının mutlaklığını güvence altına almaya yönelmiş, ağır hapis veya ölüm cezasını gerektiren cürümlerde suçüstü hali ile zimmet, ihtilas, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, kaçakçılık, resmi ihale ve alım-satımlara fesat karıştırma cürümlerinden dolayı milletvekilinin, Meclis kararı olmaksızın sorguya çekilip yargılanabilmesine imkan tanınmıştır. Ancak bu hallerde de suç işlediği ileri sürülen milletvekili, ağır hapis veya ölüm cezası gerektiren cürümlerde suçüstü hali veya Meclisin kararı olmadıkça tutuklanamayacak ve tutulamayacaktır. Bunun nedeni, milletvekilinin sorgulama ve yargılama sırasında dahi, yasama işlevine katılabilmesini sağlamaktır.   

2. Meclis soruşturması siyasallaştırılmamalıdır

Anayasamız, suç işlediği öne sürülen Başbakan ve Bakanlar hakkındaki soruşturmaları, 100. maddesine yer alan "Meclis soruşturması" prosedürüne bağlamıştır. Ne var ki son zamanlarda Meclis soruşturmasının siyasallaştığı, suçlama ve aklamaların siyasal amaçlar doğrultusunda gündeme gelip, gündemden çıktığı, siyasal pazarlık konusu yapıldığı görülmektedir. Bu durumun, yolsuzlukla mücadelenin önünü tıkayan önemli bir engel olduğu yadsınamaz.

Yolsuzlukla mücadelede samimi ve kararlı bir politika izlenmek isteniyorsa, Anayasanın 100. maddesinde, Meclis soruşturmasının siyasallaşmasını engelleyecek ve bağımsız yargıyı daha fazla yetki ve görevle işe karıştıracak bir değişikliğe gidilmelidir.

3. Siyasete ahlak egemen kılınmalıdır

Siyasal sorumluluk yok sayılarak, yolsuzlukla mücadele edilemez. Asıl olan yolsuzluğun siyasal ayağına ulaşmaktır. Bu yapılmadığı takdirde yolsuzluğun beli kırılamaz. Bunu sağlamak için, dokunulmazlık dışında ayrıca, Siyasal Partiler Yasasında değişiklik yapılarak, siyasal partilerin  parasal kaynakları kamunun bilgisine sunulmalıdır.

Bu bağlamda, seçime giren politikacıların, seçim öncesi yapacakları harcamaların tutarını ve kaynağını açıklama zorunluluğu getirilmelidir. 

Seçimle gelen her yurttaş mazbatasını almadan önce, mal varlığını kamuoyuna açıklamalı, böylece temiz siyasetin yolu açılmalıdır.

Bir "Siyasi Ahlak Yasası" çıkarılmalı, milletvekillerinin kamu kesiminde ve özel sektörde yapamayacakları işler bu yasada tanımlanmalıdır.

II. Hukuki Olarak Yapılması Gerekenler

1. Demokratik kitle örgütlerini güçlendirecek politikalar izlenmelidir

Yolsuzlukla mücadelede bir toplumsal kültürün oluşması için, demokratik kitle örgütlerinin çalışmaları özendirilmeli, önündeki engeller kaldırılmalıdır. Çünkü yolsuzlukla mücadele aynı zamanda bir kültür sorunudur. Toplumun bu konuda duyarlı olmasını sağlayacak önlemler alınmalı, topluma mesaj verecek, eğitecek kurumlar yolsuzluğun yarattığı yozlaşma konusunda halkı aydınlatmalıdır. Yolsuzlukla savaşımda kararlılık ve sürekliliğin sağlanması, büyük ölçüde bu kültürün oluşmasına bağlıdır. 

2. Kamu yönetimi saydamlaşmalıdır

Kamunun saydamlığını sağlayacak, yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Gizliliği kural edinen rejimlerin, yolsuzluğa tümüyle açık rejimler olduğu unutulmamalıdır. Devletin, ulusal güvenliğin zorunlu kıldığı sırlar dışında, kendi yurttaşından gizleyeceği bir sırrının olmaması gerekir. Günümüzde yurttaşın bilgilenme hakkı, basın özgürlüğünün bir yönelişi olarak temel haklardan biri olarak görülmektedir. Kaldı ki, siyasal iktidarların toplumca denetiminin en önemli yollarından birisi kamunun saydamlığıdır. Bu çerçevede, yolsuzluğa adeta çarşaf örten, "bankacılık sırrı", "meslek sırrı" ve "devlet sırrı" olarak çeşitli yasalarda yer alan tanımlar gözden geçirilmeli ve uluslararası normlara uygun yeni tanımları yapılmalıdır.

3. Medya özgür olmalıdır

Yolsuzlukla savaşımın etkinliği açısından basın ve yayın özgürlüğünün önemi bellidir.  Bu bağlamda medya üzerindeki baskılar kaldırılmalıdır.

III. İdari Olarak Yapılması Gerekenler

1. Yargıyı bağımsız olmalıdır

Yolsuzlukla mücadelede, yargının tarafsızlığını ve güçler ayrılığı ilkesi doğrultusunda bağımsızlığını sağlamak çok önemlidir.

Yargının bağımsızlığını güvence altına almak amacıyla oluşturulan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu için 1982 tarihli Anayasamızın benimsediği model, ne yazık ki  yargıyı yürütmenin etkilerine açık bırakmıştır. Yargıyı bağımsız kılmak için:

•    Öncelikle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısı değiştirilerek Adalet Bakanı ile Adalet Bakanlığı Müsteşarının Kurulda görev almalarına –Anayasanın 159. maddesi değiştirilerek- son verilmelidir.

•    Yine Anayasanın 159. maddesinde yapılacak bir değişiklikle, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin, doğrudan doğruya yüksek yargı organlarınca seçilmesi modeli getirilmeli, Cumhurbaşkanının Kurul üyelerini seçme yetkisi kaldırılmalıdır.

• Anayasanın 144. maddesinde hakimler ve savcılar hakkındaki araştırma, inceleme ve soruşturmaların Adalet Bakanlığının izni ile Adalet Bakanlığı müfettişlerince veya Adalet Bakanının görevlendireceği kıdemli hakim ve savcı eliyle yapılması yönteminin benimsenmesi de, yürütmenin yargıyı  etkilemesine yol açabilecek bir başka husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Anayasanın 144. maddesinde yapılacak bir değişiklikle, hakimler ve savcılar hakkındaki araştırma, inceleme ve soruşturmalar, Kurul’a bağlı müfettişlere bırakılmalıdır. 

•   Diğer yandan, Anayasanın 104, 146, 154, 155, 156 ve 157.  Maddelerinde Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekilinin seçiminde Cumhurbaşkanına tanınan yetkiler kaldırılmalı, söz konusu yüksek yargı organı üyelerinin seçimi tamamen yargıya bırakılarak, yargı ve yürütme arasında tam bir ayrılık sağlanmalıdır.

2. Adli Kolluk gücü oluşturulmalıdır.

Yargı sürecini geciktirecek etkenlerin ortadan kaldırılması için, gerekli yasal ve yönetsel değişiklikler yapılmalıdır. Bu yapılmadığı takdirde, toplumun yargıya olan güveni sarsılır. Çünkü geciken adalet,  adaletsizliği doğurmaktadır. Yolsuzluk olaylarının ortaya çıkarılmasının bir uzmanlık işi olduğunun unutulmaması gerekir. Bu çerçevede olayın sorgulanması ve belgelendirilmesi büyük önem taşımaktadır. "Adli kolluk" gücünün oluşturulması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Gerektiğinde özel uzmanlık mahkemelerinin kurulmasından kaçınılmamalıdır. Ankara Sanayi Odasının kendi üyeleri arasında yaptığı bir anketin, yargı ile ilgili bölümü oldukça çarpıcıdır. ASO üyelerinin yüzde 39'u adalete hiçbir güven duymadıklarını ifade etmişlerdir. Adalete duydukları güvenin tam olduğunu söyleyenlerin oranı ise maalesef sadece yüzde 2 düzeyinde kalmıştır (Türkiye'de ve Dünyada Devlet-Özel Sektör İlişkisi - ASO, Ankara 2000 Sh.29).   

3. Denetim birimleri güçlendirilmelidir

Denetim birimleri güçlendirilmeli ve siyasal baskılardan arındırılmalıdır. Çünkü yolsuzluk sorunu salt polisiye önlemlerle çözülemez. Yolsuzlukla mücadelede yalnız devletin caydırcı gücüyle değil; halkının yanında, işçisinin, dürüst işvereninin yanında, sevecen bir devlet  mantığıyla daha da etkin yapılır. Halkın çıkarlarını koruyan, haksız rekabeti engelleyen bir dürüst iktidar mantığıyla da başarılı sonuçlara doğru yürütülür.

4. Kamu harcamalarını denetlemede çağdaş yöntemler seçilmelidir

Sayıştay Yasası yeniden ele alınarak, Sayıştay'ın "performans denetimi" yapmasına olanak sağlanmalıdır. Böylece verimsiz kamu harcamalarının önü alınacak, örneğin ‘Tuz Gölünde alabalık tesisi kurma’ gibi bir düşünce gündeme gelmeyecektir.  Ayaş tüneline gömülen paraların hesabı sorulmadan, bazı uluslararası boyuttaki ihalelere ilişkin kirli defterler kapatılmaya yüz tutmadan gerekenler yapılabilecektir.   

5. Devlet İhale Yasası Değiştirilmelidir

Devlet İhale Yasası yeniden düzenlenerek, kamu ihalelerinin saydam bir ortamda gerçekleşmesine olanak sağlanmalıdır. Bugün için siyaseti finanse eden bir olgunun da; yasal düzenlemelerin eskimişliği yetersizliği ya da işlevsizliği sonucunda yönlendirilebilen devlet ihaleleri ile siyasal partilerin kendilerine ve yandaşlarına kaynak aktarmaları olduğu bilinmektedir.

6. Yolsuzlukla savaşımda eşgüdüme önem verilmelidir

Yolsuzlukla savaşımda, Adalet Bakanlığı - İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı arasında mutlaka eşgüdüm sağlanmalı ve  sağlıklı bir istihbarat arşivi oluşturulmalıdır.

7. Maliye Bakanlığı yeniden yapılanmalıdır

Maliye Bakanlığı yeniden yapılanmalı, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede Bakanlık etkin konuma getirilmelidir. Bürokrasiyi en aza indirecek ve yurttaşa güven verecek bir anlayış egemen kılınmalıdır.  (Örneğin bugün bir işveren kendi primini Bağ-Kur'a, yanında çalıştırdığı işçinin primini SSK'ya, vergisini vergi dairesine yatırmaktadır.) Oysa bütün bu ve benzeri ödemeleri tek bir beyanname ile bir merkeze (vergi dairesi) ödemek mümkündür.

8. Bazı kamu görevlileri mal varlıkları kamuoyuna açıklamalıdır

Yolsuzlukla savaşımda, bürokrasi önemli bir işleve sahiptir. Kamu kaynaklarını çıkar sağlayarak kullandıran bürokratların, kamuda görev almamalarını sağlamanın en etkin yollarından biri de, mal varlığının kamuoyuna açıklama zorunluluğunun getirilmesidir. 3628 sayılı “Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Yasası”nda yapılacak bir değişiklikle, belli düzeydeki kamu görevlilerinin, mal varlıklarını düzenli aralıklarla kamuoyuna açıklamaları zorunluluğu getirilmelidir.

Logged

OgrenciForum.Org
Sponsor Bağlantı

SON SAVAŞ (ONLİNE STRATEJİ OYUNU)
HEMEN ÜYE OL. ORDUNU KUR SAVAŞMAYA BAŞLA.
İYİ DERECELER ELDE EDENE BÜYÜK ÖDÜLLER VERİLECEK.

Logged
Sayfa: 1
  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC | Sitemap
Rengli Theme By Burak & Forum - Tagged
iyinet webmaster forumu 2008 seo yarışması - evden eve nakliye - evden eve taşıma - Sesli Chat - jinekolog
izlesene - ForumTahtasi.com - Karadeniz Video - Forumlar - Blouse - Sohbet - ingilizce eğitim seti - ÖDEV - Ayyıldız - AVOYUN - Dönem ödevi - ödev - e-okul - evden eve nakliyat - msn nickleri - Ödev Sitesi
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Arşiv (Basit Görünüm)
Bu Sayfa 0.24 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu